{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                    T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/2618 <br>KARAR NO\t\t: 2024/266<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...         (...)<br>ÜYE\t\t: ...         (...)<br>ÜYE\t\t: ...         (...)<br>KATİP\t\t: ...         (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:06/10/2022<br>NUMARASI\t:2020/115 Esas - 2022/457 Karar<br><br>DAVACI\t:... - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ... <br><br>DAVA\t:Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t:25/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t:15/02/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:15/02/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. İzmit Ticari Şubesi'nden 21/06/2018 tarihinde ... proje numaralı anaparası 700.000,00-TL bedelli ve 24/07/2018 tarihinde ... proje numaralı anaparası 500.000,00-TL bedelli iki adet çek karşılığı kredi kullanıldığını, tarafların karşılıklı olarak  ... proje numaralı krediyi 27/08/2018-22/06/2020 tarihleri arasında 24 eşit taksitte toplam ... proje numaralı krediyi de 27/08/2018-27/04/2020 tarihleri arası 21 eşit taksitte toplam 615.660,92-TL olarak ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davacı tarafından kullanılan iki adet krediye istinaden toplam 1.587.088,00-TL bedelli müşteri çeki davalı banka yetkili şubesine teminat olarak teslim edildiğini, 2019 yılında davalı bankanın İzmit Ticari Şubesi uhdesinde bulunan davacıya ait nakit 645.735,00-TL'nin davacı tarafından davalı bankadan talep edilmesi sonrasında davalı bankaca davacı tarafından kredi taksitleri gecikmeye uğramaksızın ödendiğini, objektif nitelikte olmayan değerlendirmeleri sonucunda davacının riskli görüldüğü gerekçesiyle söz konusu 645.735,00-TL'nin davacının ... ve rızası alınmaksızın. yukarıdaki bahse konu ... proje numaralı kredinin 7. taksidinden itibaren kalan kredi borcunun tamamına, ... proje numaralı kredinin ise 9-10-11-12-13-14. taksit borçlarına davalı banka tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak mahsup edildiğini, ana parası 880.373,00-TL olan vadesi gelmemiş iki adet kredi taksitlerine istinaden toplam 937.484,00-TL tahsil edildiğini, davalı bankanın haksız tutumu nedeniyle davacıdan tahsil edilen 937.484,00-TL'nin finansı için davacı tarafından, Vakıfbank'tan kredi kullanıldığını, söz konusu kredinin bu aşamaya kadar davaıya aylık zararının 19.530,00-TL olduğunu, her iki kredinin kapaması yapılmış olmasına karşı davalı bankaca Mart 2019 tarihi itibariyle bloke konulduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, davalı banka tarafından davacının kullanmış olduğu kredilerin hiçbir sebep yokken haksız yere geri çağrıldığının ve haksız yere erken kapatıldığının tespitine, davalının kullandırdığı kredilerin haksız yere erken çağrılması neticesinde kredi borçları davacu tarafından kapatılmasına rağmen davacıdan fazlaca tahsil edilen faiz alacağına ilişkin 5.000,00-TL alacağının davalıdan yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı kalması kaydı ile davalı bankanın haksız ve hukuka aykırı eylemin neticesinde davacının uğradığı zararlara ilişkin olarak şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı firmaya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı banka ile 22/05/2018 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalayarak kendisine tanınan limit dahilinde 21/06/2018 tarihinde  ... nolu projeden 700.000,00-TL bedelli 24 ay taksitli ve 24.07.2018 tarihinde ... nolu projeden 21 ay taksitli 500.000,00-TL tutarında iki adet kredi kullandığını, davacının bu kredilerin davalı bankanın usulsüz işlemiyle erken kapatılarak kendilerinden fazla tahsilat yapıldığını iddia ettiklerini, katılım bankaları, konvasiyanel bankalardan farklı olarak, faizsiz bankacılık ilkelerine, göre hareket ettiklerini ve mevzuatta yazılı düzenlemelere bağlı olarak mevduat sahiplerini ticari kazanç elde etmek amacına ve zarar etme riskine ortak ettiğini,  davalı bankanın tüm katılım bankaları gibi  konvansiyonel bankalardan farklı olarak; müşterisini ticaretine ortak etmesi sebebiyle her zaman kazanç elde etme garantisi verdiğini, davalı bankanın ticari kazanç elde etme amacıyla hareket ederken aynı zamanda bir güven kurumu olmasının gereği olarak mevduat sahiplerinin menfaatlerini korumakla yükümlü olduklarını, bu nedenle kendisini zarara uğratacak ve kendisinin ticari faaliyetine ortak olmayı istemiş müşterilerinin mevduatını korumak amacıyla öngörülü davranmak ve zarara uğrama riskinden azami ölçüde kaçınmakla yükümlü olduğunu, davacının yapılandırma başvurusunun kabul edilmemesi riskine karşılık konkordato işlemlerini  daha hızlı bir şekilde yürütebilmek amacıyla şirket merkezini Kocaeli'den Adapazarı'na taşıdığının öğrenildiğini, bu süreçte banka personeli tarafından müşteri ziyaretinde davacının, şirket merkezi değişikliği ve leasing şirketlerinde yaşadıkları ödeme güçlüğünü teyit etmiş olduğunu, edinilen olumsuz istihbarat ve davacıyla yapılan görüşme neticesinde, dava konusu edilen iki kredinin erken kapama komisyonu tahsil edilmeden kapatılmasına karar verildiğini, davacının, davalı bankadan kullandığı kredilerin erken kapatılması nedeniyle zarara uğradığını iddia ettiğini ve maddi tazminat talebinde bulunduğunu fakat davacının zarara uğradığını iddia etmekle birlikte zararını ispatlayamadığını, zarar olduğu ve tutarı ispatlanmadan maddi tazminat hükmedilmesinin mümkün olmadığını, davacının öncelikle uğradığını iddia ettiği zararını ispatlaması gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı, diğer bilcümle hukuki ve cezai talep ve şikâyet haklarının saklı kalması kaydıyla, usul, yasa ve taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın KABULÜNE,<br>2-Davalı tarafından fazladan tahsil edildiği tespit edilen 50.061,40 TL ile davalının bloke işlemi nedeni ile oluşan 9.351,50 TL zarardan ibaret toplam 59.412,90 TL'nin 25/02/2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte (50.061,40 TL yönünden yasal faiz, 9.351,50 TL yönünden avans faiz) davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki ihtilafa konu olayda davalı bankanın belirtilen yükümlülükler gereğince zarara uğrama riski bulunduğunu tespit ederek, söz konusu riski bertaraf etme amacıyla, davacıyı zarara uğratmayacak şekilde ve davacının bilgisi dahilinde hareket ettiğini ancak bu yöndeki savunmala yerel mahkeme tarafından değer atfedilmediğini, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi'nin \"muacceliyet sözleşmesi\" başlıklı 24. maddesinde \"ihtarsız muacceliyet halleri\" düzenlendiğini bu hüküm uyarınca davacının, sayılan hallerin varlığı halinde  davalı bankanın alacaklarının tamamının herhangi bir ihtara ve ihbara gerek olmaksızın kendiliğinden muaccel hale geleceğini kabul ve beyan ettiğini, davacının yeniden yapılandırma yapması nedeniyle ihtarsız muacceliyet hallerinden birinin gerçekleşmiş olduğunu, yerel mahkeme tarafından \"tahsilatların yapılandırma anlaşmaları imzalanmadan önce yapıldığının\" belirtilmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira davalı banka tarafından doğru şekilde tespit edildiği üzere; davacının yeniden yapılandırma için girişimleri bulunduğunu ve bu nedenle yeniden yapılandırma anlaşmalarının imzalandığı tarihin önem arz etmediğini,  davalı bankanın bankacılık faaliyetleri kapsamında basiretli bir tacir sıfatıyla, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak ve davacıyı zarara uğratmadan kredi alacağını vadesinden önce tahsil ettiğinin açıkça ortada olduğunu, muaccel olmayan bir alacağın tahsili söz konusu olmayıp, belirtilen hususlar ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak tahsilat yapıldığını, erken kapama yahut vadeden önce çağırma nedeniyle davacıdan fazladan tahsil edilmiş bir tutar bulunmadığını,  diğer yandan davacının zarar iddiasının temelinin Vakıfbank'tan kullandığını iddia ettiği kredilere dayandığını ancak, davacının iddiasının aksine, davacının kredi ödemeleri için Vakıfbank'tan kredi kullanmak zorunda kalmadığının tespit edildiğini, buna göre davacının herhangi bir zarara uğramadığı açıkça ortadayken, yerel mahkeme tarafından aksi kanaate varılarak davanın kabulüne karar verilmesinin yapılan tespit ile kurulan hüküm arasında çelişki oluşturduğunu, yerel mahkeme nezdinde ki yargılama boyunca ısrarla üzerinde durulduğu üzere, incelemenin taraflardan birinin katılım bankası olduğu ve çalışma prensibinin konvansiyonel bankalardan farklı olduğu ele alınarak yapılması gerektiğini, itirazların doğrultusunda bilirkişi raporu düzenlenmesi durumunda davalı bankanın davacıdan  herhangi bir şekilde fazladan tahsilat yapmadığının tespit edilebileceğini, bu nedenle yerel mahkeme tarafından kurulan hükmün eksik incelemeye dayandığını, davalının çek hesaplarına haksız yere bloke konulması söz konusu olmayıp, davacının herhangi bir zarara uğramadığını, davacının zarara uğradığını ispat edemediğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarih, 2020/115 Esas - 2022/457 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava sözleşmeye aykırılık nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar arasında 22.05.2018 tarihinde 8.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşme kapsamında 138 numaralı proje ile davacıya 21.06.2018 tarihinde 700.000,00 TL kredi kullandırıldığı, kredinin 24 eşit taksitle davalıya ödenmesinin kararlaştırıldığı, yine aynı genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya 139 proje numaralı 500.000,00 TL bedelli kredinin kullandırıldığı, anılan kredinin 21 eşit taksitte geri ödenmesinin kararlaştırıldığı görülmüştür. <br>Dosyaya alınan bilirkişi kök ve ek raporlarındaki tespitlere göre; davacı tarafından 138 ve 139 proje numaralı kredilere ilişkin ödemeler süresinde ve herhangi bir gecikme olmaksızın devam ederken, davalı tarafından davacının adresinin Kocaeli ilinden Adapazarı’na alınmasının konkordato hazırlığı olarak değerlendirilmesi ve davacının dava dışı QNB Finans Finansal Kiralama A.Ş. ile DLL Finansal Kiralama A.Ş.’ye olan borçlarının yeniden yapılandırılması nedenleri ile kredilerin taraflar arasındaki sözleşmenin 24.maddesine dayanılarak geri çağrıldığı, bu kapsamda davacının hesaplarında bulunan teminat hesabından 26.02.2019 ve 27.02.2019 tarihlerinde toplam 606.283,56 TL tahsilat yapıldığı, yine davacı tarafından 05.03.2019 tarihinde yapılan havale ve yine aynı tarihli bloke çözme işlemleri ile 937.462,58 TL ödeme alındığı, ancak ödeme tarihlerinde vadesi gelen anapara borcunun 887.401,18 TL olduğunun tespit edildiği, anılan fazla ödemenin 138 proje numaralı kredinin erken tahsil edilen 9,10,11,12,13 ve 14 numaralı taksitlerinin faizlerinin de tahsil edilmesinden kaynaklandığı, 139 proje numaralı kredinin tüm taksitlerinde ve 138 proje numaralı kredinin diğer taksitlerinde fazla ödeme bulunmadığı, davalının kredileri erken çağırması nedeniyle erken kapama sayılmayacağı bu nedenle erken kapama ücretinden davacının sorumlu olmadığının tespit edildiği, yine davalının dava dışı olan 137 proje numaralı hesabındaki çekleri bloke edip vadesine kadar beklettiği ve erken kapama yapmadığından dolayı davacının 9.351,50 TL zararının oluştuğu, davalı tarafından kredinin geri çağrılmasında davacının konkordato hazırlığı içinde olmasına dayanıldığı, ancak dosyaya bunu ispatlar bir delil sunamadığı, yine dosyaya gelen dava dışı QNB Finans Finansal Kiralama A.Ş. ile DLL Finansal Kiralama A.Ş. cevaplarına göre davacının yeniden yapılandırma sözleşmelerinin kredinin geri çağrıldığı tarihten sonra yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla taraflar arasında sözleşmenin 24.1.4 maddesindeki “…alacaklıları ile temdit anlaşması yapması…” şeklindeki düzenlemenin kredinin erken çağrıldığı tarih itibariyle gerçekleşmediği, bu şekilde davalı tarafından yapılan kredi geri çağırma işleminin anılan sözleşmeye aykırı olduğu gibi anılan tarihlerde davacının ödeme güçlüğü içinde olduğunun da ispat edilemediği nazara alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.419,70-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 855,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.564,00-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/02/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ec190f1b0813e9a","SID":"790d750a10bee787"}}