{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/69 <br>KARAR NO\t\t: 2024/190<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2022 (Dava) -  21/11/2023 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2022/972 Esas (Derdest Dosya)<br>TALEP             \t: İhtiyati Tedbir<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  21/11/2023 ara karar tarihli ve 2022/972 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>TALEP:<br>\tİhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili dilekçesinde özetle; İzmir 4. ATM'nin 2019/232 Esas sayılı dosyasında şirketin feshi ve tasfiye memuru atanması hakkında verilen kararın kesinleşmediğini, Yargıtay 11. HD'sinde ön inceleme aşamasında olduğunu, aslında kanun yolu denetiminde olan bir karar varken bunun kesinleşmeyeceğinin açık olduğunu, HMK 302/5 ve 367/2 maddeleri dikkate almadan verilen kararların mahkemenin sorumluluğunu doğurduğunu, şirketin fesih etmediği ve tasfiye memuru atamasının henüz gerçekleşmediğinin tartışılmayacak kadar açık hale geldiğini, tasfiye memuru  sıfatıyla temsil yetkisi olmayan ... tarafından vekalet verilerek davalı şirket temsil edildiğinden iş bu davada HMK 52. madde uyarınca dava şartı yoksunluğunun giderilmesi için şirkete temsil kayyımı atanması gerektiğini, tefrik edilen İzmir 2. ATM'ye gönderilen dosya bilirkişisi ile dava bilirkişisinin aynı olduğunu, söz konusu raporda 09/09/2022 tarihli genel kurulda ...'in payları müvekkilin onayı olmaksızın ve bu yönde verilmiş bir mahkeme kararı olmaksızın hazirun cetveline  geçirmiş olduğu dikkate alınarak payın bölünmezliği ilkesinden hareketle genel kurulun kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunun belirtildiğini, payları bölüp hazirun cetveli hazırlayanın ... olduğunu, payları ortaklığını giderilmesi beklemeden bölündüğünü, dava dilekçesi ekinde sunulan uzman görüşünün 18. sayfasında ...'in hiçbir görevi olmamasına rağmen payların böldüğü tespitin yer aldığını, bu payların çoğunluk payı olması nedeniyle de temsilin sağlanmamasının sonuca doğrudan etkili olduğu görüşünün belirtildiğini, dava konusu genel kurulun %21 nisapla yapılmış olduğundan tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenle 17/07/2023 tarihli ara karardan dönülmesini talep ettiklerini, davanın halen ticaret sicil gazetesinde ve internet sitesinde ilan edilmemiş olduğunu, kanunun uygulanmasının tedbir kararı ile sağlanması gerektiğini ileri sürerek, davalı şirkete tedbiren temsil kayyumu atanmasına, miras bırakan ...'nun %58 payı üzerinde el birliği mülkiyeti devam ettiğinden bu payların temsilinin dava konusu genel kurulda sağlanmadığında TTK 449. madde uyarınca genel kurulun yürütmesini tedbiren durdurulmasına, TTK 448. madde uyarınca iş bu dava açıldığını, TTSG'de ve şirketin internet sitesinde tedbiren ilanına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 21/11/2023 TARİHLİ ARA KARARI\t:<br>\tİlk derece mahkemesince; \"... İzmir 4. ATM'nin 2019/232 Esas 2022/135 karar sayılı dosyasında 27/02/2020 tarihli ara karar ile davalı şirkete 17/03/2020 tarihinden itibaren  mali müşavir ...'in tedbiren yönetim kayyumu olarak görevlendirilmesine karar verildiği ve ilgili Mahkemenin 18/02/2020 tarihli kararı ile davalı şirkete  tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına karar verildiği, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı, TTK 448. Madde  gereğince ilan yapma görevinin şirket yönetim kuruluna verildiği, bu nedenle mahkemece TTK 448. Madde kapsamında ilan yaptırılmasına yönelik yasal şartların mevcut olmadığı, davaya konu 15/12/2021 tarihli genel kurulun yokluğunun tespiti ya da iptali koşullarının mevcut olup olmadığı hususunun iş bu davada uyuşmazlık konusu olduğu ve iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiği, HMK 389. ve devamı maddeleri kapsamında yasal şartların mevcut olmadığı...\" gerekçesiyle davacı tarafın 02/11/2023 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK madde 52 uyarınca dava şartı eksikliğini tamamlayıp şirkete temsilci atanmadan davaya devam olunamayacağını, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/232 Esas sayılı dosyasında şirketin feshi ve tasfiye memuru atanması hakkında verilen kararın kesinleşmediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nde temyiz incelemesinde olduğunu ve duruşmasının 06/02/2024 tarihinde yapılacağını, 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının kesin olmadığına dair kesin delil niteliğindeki kararında şirkete tasfiye memuru atanmasına dair kararın kesinleşmediğini ortaya koyduğunu, HMK madde 302/5 ve 367/2 maddelerini dikkate almadan verilen kararlar da hakimlerin sorumluluğunu doğurduğunu, şirketin fesih etmediğini ve buna bağlı olarak da tasfiye memurunun atamasının henüz gerçekleşmediğini, söz konusu kararın tüm ortaklar bakımından etki doğurduğunu ve dolayısıyla da her ortağın söz konusu davada verilen kararı TTK'daki tüm dava haklarının vazgeçilmez nitelikte olması nedeniyle temyiz hakkının tartışmasız olduğunu, bilirkişi raporunda da beyan edildiği üzere genel kurulun yürütmesinin tedbiren durdurulması gerektiğini, davanın halen ticaret sicil gazetesinde ve internet sitesinde ilan edilmemiş olduğunu, kanunun uygulanmasının tedbir kararı ile sağlanması gerektiğini belirterek, yerel mahkemenin 21/11/2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep; olağanüstü genel kurul toplantılarının iptali istemli davada, söz konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması istemine ilişkindir.<br>Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>6100 sayılı TTK'nin 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde  mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir.  Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nin ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. <br>HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.<br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/232 E. - 2022/135 K. sayılı dosyasında davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, bu doğrultuda davalı şirketin 15.12.2021 ve 09.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurullarının yapıldığı, davacıların söz konusu genel kurullarının yok hükmünde olduğunun tespitini istediği eldeki davada genel kurulda alınan kararlarının yürütmesinin durdurulmasını talep ettiği, davalı şirket kayyımının TTK 449. madde uyarınca verdiği 28.12.2022 tarihli yazısı ile tedbirin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.<br>Dosyanın yapılan incelemesinde, davalı şirketin ortaklarının ... ( %58), ... (%21), ... (%11), ... (%10) ve ... (%2) olduğu, hakim ortak ...'nun 29.08.2021 tarihinde vefat ettiği, davalı şirketin 09.11.2021 tarih ve 2021/1 sayılı kararıyla miras bırakanın şirketteki paylarının murisler ... ve ...'e eşit oranda taksim edildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde 17.11.2021 tarihinde ilan edildiği, davacı ...'ün söz konusu taksime dair devir işleminin terkinine ilişkin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurduğu, başvurularının reddi kararı üzerine söz konusu kararın kaldırılması için İzmir 6. ATM'nin 2023/78-444, E.-K. Sayılı dosyasında açmış olduğu davanın reddine karar verildiği, istinaf üzerine Dairemizin 09.11.2023 tarih ve 2023/1977-1768 E.-K. Sayılı kararı ile \"..öncelikle murisin vefatından sonra terekenin veya hisselerin taksimi konusunda alınmış bir karar olmadığı, davalı tarafından bu hususun araştırılmadığı ve değerlendirilmediği, ihtiyati tedbir kararı davalının bilgisi dahilinde olmasına rağmen ve vesayet mahkemesinden hisselerin ilanına ve tesciline yasal bir engel olup olmadığı hususu sorulmadan ilan ve tescil işlemi yapıldığı, ihtiyati tedbir kararının akıbetinin araştırılmadığı, yine şirket kayyımı ... tarafından vesayet makamının tedbir kararı şirkete tebliğ  edilmesine ve ihtiyati tedbir kararına rağmen karar alınarak hisse devir işlemlerinin yapıldığı, tedbir kararını veren mahkemeden hisselerin devrine engel bir hal olup olmadığının sorulmadığı, ihtiyati tedbirin kalkıp kalkmadığının ve akıbetinin mahkemesinden araştırılmadığı görülmektedir. Tüm bu nedenlerle davalının kusurlu olduğu ve yapılan işlemin usule uygun olmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..\" gerekçesiyle Davanın KABULÜNE, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 07/04/2022 tarihli ve B-19/9792 sayılı ret kararının KALDIRILMASINA\".... şeklinde karar verilmiştir.<br>Dosyada yer alan ve yok hükmünde olduğunun tespiti istenen 15.12.2021 ve 09.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurullara ait hazır bulunanların listesi incelendiğinde ise, hazirun listesinde yer alan hissedarlara ait payların Dairemizce kaldırılmasına karar verilen Ticaret Sicil Müdürlüğü kararı uyarınca murislere yarı yarıya dağıtılmış şekliyle yapılmış olduğu, 15.12.2021 tarihli genel kurula hissedarlar ... ve  ...'nun katıldığı, toplantıda yönetim kurulu seçimi yapıldığı ancak kimsenin seçilemeyerek toplantının kapatıldığı, 09.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurula ise tüm hissedarların katıldığı, tasfiyeye giriş bilançosu ve envanterin genel kurulca kabul edildiğine dair karar alındığı, karara ... ve ... temsilcisinin muhalefette bulundukları anlaşılmıştır.<br>İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1590 E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde, davacının ..., davalının ..., davanın miras bırakan  ...'nun terekesinde yer alan iki adet taşınmaz ile davalı şirketteki hisselere yönelik ortaklığın giderilmesi davası olduğu, mahkemenin 04.08.2022 tarihli ara karar ile şirketteki hisselere yönelik talep yönünden Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması sebebiyle şirket hisseleri yönünden davayı tefrik ettiği anlaşılmaktadır. <br>4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca; murisin birden çok mirasçısının bulunması halinde, mirasın geçmesi ile birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.<br>TMK'nın elbirliği mülkiyetini düzenleyen 701-703. maddelerine göre ise; elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanun veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, yönetim ve tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Elbirliği mülkiyeti malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer.<br>6102 sayılı TTK'nın 432/1. maddesine göre, bir pay, birden çok kişinin ortak mülkiyetindeyse, bunlar içlerinden birini veya üçüncü bir kişiyi, genel kurulda paydan doğan haklarını kullanması için temsilci olarak atayabilirler.<br>TTK'nın 477/1. maddesine göre pay şirkete karşı bölünemez. Bir payın birden fazla sahibi bulunduğu takdirde, bunlar şirkete karşı haklarını ancak ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabilirler. Böyle bir temsilci atamadıkları takdirde, şirketçe söz konusu payın maliklerinden birine yapılacak tebligat tümü hakkında geçerli olur.<br>Tüm bu açıklamalar ve özellikle işbu dosyada yargılama devam ederken Dairemizin  09.11.2023 tarih ve 2023/1977-1768 E.-K. Sayılı kararı ile miras bırakılan payların dağılımına ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ret kararının kaldırılmasına karar verilmiş olması da gözetildiğinde, 15.12.2021 ve 09.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurulların mahkemece atanan kayyım tarafından toplandığı, davalı şirketin 870.000 payının baba ... adına kayıtlı olup, babanın ölümü ile bu payın davacı ve kardeşi olan diğer hissedar ...'na kaldığı, mirasçılar arasında paylaşmanın yapılamadığı, bu konuda İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, bu sebeple henüz bu paylar üzerinde elbirliği mülkiyetinin devam ettiği ve tasarruf edilmesinin muris ortakların ittifakı ile mümkün olduğu, hisse senedinin bir oy hakkı verdiği ve hisse senedinin şirkete karşı bölünemeyeceği, birden fazla pay sahibinin olması durumunda bu kişilerin haklarını müşterek bir temsilci vasıtasıyla kullanabilecekleri, dava konusu genel kurullarda ise bu paylara atanmış herhangi bir temsilcinin yer almadığı anlaşılmakla dosyanın geldiği bu aşamada  09.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurulun yürütmesinin durdurulması için yaklaşık ispatın sağlandığı gözetilmeden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.  <br>Davacı her ne kadar  15.12.2021 tarihli genel kurulun icrasının durdurulmasını talep etmiş ise de, bu toplantıda alınmış bir karar olmadığı bu sebeple yürütmesinin durdurulmasına gerek olmadığından bu konudaki tedbirin reddedilmesi ise yerindedir.<br>Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen esastan kabulüne, ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davalı şirketin 09.09.2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararın icrasının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirkete tedbiren temsil kayyımı atanması isteği ile eldeki davanın açıldığının Ticaret Sicil Gazetesi ile şirketin internet sitesinde tedbiren ilanına dair taleplerin ise şimdilik redddine, somut durum itibariyle teminat alınmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İhtiyati tedbir  talep eden/davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarihli ve 2022/972 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,<br>\"İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile;<br>a-Davalı şirketin 09.09.2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların icrasının durdurulmasına ilişkin İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, bu genel kurul toplantısı yönünden fazlaya yönelik tedbir isteminin reddine, somut durum itibariyle teminat alınmasına yer olmadığına, <br>b-15.12.2021 tarihli genel kurulla ilgili talebin reddine, <br>c-Kararın infazına ve tebliğine yönelik işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>d-HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacıya bildirilmesine,<br>e-İhtiyati tedbir kararı derdest dosyada talep edildiğinden ihtiyati tedbir isteyen lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\"<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;<br>a-İhtiyati tedbir talep eden/davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine,<br>b-İhtiyati tedbir talep eden/davacı  tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 738,00 TL, tebligat gideri 10,00 TL olmak üzere toplam 748,00 TL yargılama giderinin karşı taraf/davalıdan alınarak ihtiyati tedbir talep eden/davacıya verilmesine,<br>c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  07/02/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"775e01c1ab93022d","SID":"1909135d3e97f088"}}