{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2024/68 Esas 2024/165  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/68<br>KARAR NO\t\t: 2024/165<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t   ...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 21/12/2023<br><br>NUMARASI\t\t: 2023/599 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>ALEYHİNE TEDBİR <br>TALEP EDİLEN <br>DAVALI\t:<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>TALEP TARİHİ\t: 18/09/2023<br>KARAR TARİHİ\t:  06/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/02/2024<br>\tDavalı şirketin ortağı olduğunun tespiti, fesih ve tasfiye ile kar payının ödenmesi davasında ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tDAVA VE TALEP<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin şirket faaliyetleri ve kayıtları hakkında bilgi alma ve TTK'den kaynakları haklarını kullanması fiilen imkânsız hâle geldiğini, ihtilafın konusunu oluşturan taleplerin tamamının  şirketin malvarlığı yapısındaki değişikliklerle doğrudan ilişkili olup, şirketin malvarlığındaki değişikliklerir davada verilecek kararın etkinliğini doğrudan etkileyeceğini, bu nedenlerle davalının mal varlığı değerlerinin korunmasını teminen başta \"Ayakta Teşhis ve Tedavi Sunan Sağlık Kuruluşu Ruhsatnamesi\" olmak üzere, taşınır ve taşınmazları ile maddi ve gayri maddi mallarının üçüncü kişilere devrinin ve bu mal varlığı değerleri üzerinde üçüncü kişiler lehine hak tesisinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; HMK'nun 389 ve 390/3.maddesi uyarınca davacının istemleri yargılamayı gerektirmekte olup ayrıca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tTaraflar arasında devam eden davanın; müvekkilin davalının ortağı olduğunun tespiti, davalının feshi ile tasfiye işlemlerinin başlatılması, müvekkilin tasfiye (çıkma) payının<br>ödenmesi, davalının feshi yerine, müvekkilin şirketten çıkarılmasına karar verilmesi durumunda müvekkilin çıkma payının ödenmesi, müvekkilin 2023 yılı Ağustos ayına ilişkin kâr payının ödenmesi taleplerinden ibaret olduğunu, <br>\tDavalı şirketin ortağı olan müvekkilinin, şirket faaliyetleri ve kayıtları hakkında bilgi alma ve TTK'den kaynakları haklarını kullanması fiilen imkânsız hâle geldiğini, ihtilafın konusunu oluşturan taleplerin tamamının şirketin malvarlığı yapısındaki değişikliklerle doğrudan ilişkili olduğunu, şirketin malvarlığındaki değişikliklerin davada verilecek kararın etkinliğini doğrudan etkileyeceğini, davada verilecek hükmün uygulanma kabiliyetini temin etmek amacıyla, davada verilecek hüküm kesinleşinceye kadar davalının mal varlığı değerlerinin korunmasını ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tSomut olayda,  davacı yanın davalı şirketin ortağı olduğunun tespiti, davalı şirketin feshi ile tasfiye işlemlerinin başlatılması, davacının şirketten çıkarılmasına karar verilmesi durumunda davacıya çıkma payının ödenmesi, davacıya 2023 yılı Ağustos ayına ilişkin kâr payının ödenmesi davasında ve \"Ayakta Teşhis ve Tedavi Sunan Sağlık Kuruluşu Ruhsatnamesi\" olmak üzere, taşınır ve taşınmazları ile maddi ve gayri maddi mallarının üçüncü kişilere devrinin ve bu mal varlığı değerleri üzerinde üçüncü kişiler lehine hak tesisinin önlenmesi yönünde tedbir istemine ilişkin olup, HMK'nın 390/3.maddesi gereğince davacı yanın yaklaşık olarak ispata elverişli deliller sunması gerektiği, dosya kapsamı ve mevcut delil durum dikkate alındığında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygundur.  <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/02/2024<br><br><br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                     Üye - ...\t                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...             ...          ...<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d99499dedc2026fa","SID":"1d92e650407f8736"}}