{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">TÜRK MİLLETİ ADINA<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACILAR \t: <br>\t  <br>\t  <br><br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 19/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>DAVA\t\t\t:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB Müteşebbis Heyetinin .....tarih ve .....karar sayılı toplantısında .....nolu gündem maddesi ile alınan   Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB Kurucu ortakları katılım payı oranları ve müteşebbis heyette temsil edilecek üye sayısının değişikliğine dair kararın; öncelikle esas karar verilene kadar TTK'nın 449. Maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına, butlan ile malul olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise kararın usule ve yasaya aykırı olması nedeniyle iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin  davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DEĞERLENDİRME\t\t:<br>Dava, Diyarbakır Karacadağ OSB Müteşebbis Heyetinin .....tarih ve .....karar sayılı toplantısının .....no'lu gündem maddesinin iptali istemine ilişkindir.<br>Öncelikle mahkememizce mahkememizin görevine yönelik olarak HMK md.114 gereğince dava şartlarına ilişkin inceleme yapılmıştır.Göreve dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki nitelemenin yapılması ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir.<br> 6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir: (i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır. (ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür. (iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez. <br>Dava konusu uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticarî davalardan değildir. Dolayısıyla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticarî dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin de tacir ve dava konusunun tarafların ticarî işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Davacı tarafın 6102 sayılı TTK m. 124(1) hükmü uyarınca tüzel kişi tacir olduğu ve uyuşmazlığın davacının ticarî işletmesi ile ilgili olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay .....Hukuk Dairesinin .....tarih ve .....E., .....K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında \"OSB'lerin tacir olmadığına, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğine\" karar vermiştir. Bu nedenlerle, davalı Diyarbakır OSB Başkanlığı tacir sıfatını haiz olmadığından, eldeki dava nispî ticarî dava niteliğinde değildir. 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle hukuki uyuşmazlıklarda asliye mahkemelerinin görevi asıldır. Dolayısı ile de mahkememizce görevli  Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesine  görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı sebeplerle;<br>1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava  şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, <br>2-Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan  kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,<br>3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br><br>Başkan\t\t\t\tÜye\t\t\t\tÜye\t\t\t\tKatip<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51281706c4a7493d","SID":"f3bdb2f9913d8278"}}