{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2452 - 2024/75<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2452 <br>KARAR NO\t: 2024/75<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/421 Esas 2021/788 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazasında Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20/02/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 13.06.2020 tarihinde dava dışı ...'nun idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracı ile daha önce meydana gelen trafik kazasında zarar görenlere yardım etmekte olan yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, davacının omurgasında kırık meydana geldiğini, Ankara Şehir Hastanesinde tedavi gördüğünü, sağlık sorunları yaşadığını, hayatını idame ettirmekte zorlandığını, maddi açıdan da mağdur olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup davacının kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını ve 08.07.2020 tarihinde temerrüde düştüğünü, arabuluculuk görüşmelerinde de uzlaşma sağlanamadığını belirterek 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın 08.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, davacının davalı şirkete yapmış olduğu başvuruda başvuru şartını yerine getirmediğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli tüm belgelerin sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödemenin yapılmamış olması gerektiğini, davacının davalı sigorta şirketine müracaatında ve iyileşme süresinin tamamlanmadığı dikkate alındığında Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun bulunmadığını, uyuşmazlık konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, her halükarda maluliyet tazminatına ilişkin hesapların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve buna bağlı geçici bakıcı taleplerin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, davalı şirkete usulüne uygun geçerli bir başvuru yapılmadığından temerrüde düşmediklerini, faize ilişkin talebinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu, kusura ilişkin alınan 21.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %60 oranında, davacı yaya ...'ın ise %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının maluliyetinin belirlenmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 17.02.2021 tarihli raporda davacının 13.06.2020 tarihli yaralanması nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, 2 ay süre ile iş göremez kaldığı, başka birinin yardımına ve bakımına muhtaç olmadığının bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 02.09.2021 tarihli raporda, davacının meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli işgücü kaybına uğramadığı, geçici işgücü kaybına uğradığı 2 aylık dönemde ise gelirlerinde herhangi bir azalma olmadığı tespit edildiğinden bu yönde bir hesaplama yapılmadığı, maluliyete ilişkin raporda bakım ihtiyacı oluşmadığı belirtildiğinden bu yönde de bir değerlendirme yapılmadığının belirtildiği, bilirkişi raporundaki tespitler esas alınarak davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, dosya kapsamında yer alan SGK kayıtları ile ücret bordrosu örneğine göre davacının kaza tarihinde çalışıp gelir elde ettiğini gösterir bir belge bulunmadığı, kazadan 20 gün sonra asgari ücret karşılığı çalışmaya başladığı ve ücretini tam olarak almaya başladığı, davacının kaza tarihinden itibaren 2 aylık geçici iş göremezlik süresince (13.06.2020-13.08.2020) gelirinde azalma olduğunu gösterir herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, bakım ihtiyacı oluşmaması nedeniyle bakım gideri talebinin reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvurusunda, 13.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, mahkemece hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 05.03.2021 tarihli raporunun hatalı olduğunu, taraflarınca rapora her ne kadar davacının omurgasında meydana gelen fiziksel zararlardan bahsedilmiş ise de hesap cetvelinde bu hususlara değinilmeksizin iş göremezlik oranı belirlendiğinden rapora itibar edilemeyeceği, ayrıca kazanın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen davacının gündelik hareketlerini gerçekleştirmekte zorlandığı gerekçeleriyle itiraz edildiğini ve yeni rapor alınmasının talep edildiğini, ancak bu taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, kaza nedeniyle davacının bel ve omurgalarında kırıklar meydana geldiğini, iş göremezlik durumunun sağlıklı bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacının son durum raporunun yeniden değerlendirilmediğini, mevcut belgelere göre rapor düzenlendiğini, dosyaya kazandırılan kusura ilişkin bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağındaki kusur tespitleri arasında fahiş çelişkiyi ortadan kaldıracak şekilde Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, alınan bilirkişi raporunda davacıya izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, davacının trafik kazasında zarar görenlere yardım etmekte olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında davacıya kusur izafe edilmediğini, daha önce meydana gelen bir kaza nedeniyle Kanunun yüklediği bir vazifeyi yerine getirirken kazanın meydana geldiğini ve davacının kusuru bulunmadığını, hükme esas alınan 02.09.2021 tarihli hesap raporunun fahiş hatalar içerdiğini, davacı hakkında düzenlenen raporda 2 ay süreyle geçici iş gücünden kaldığının belirlendiğini, bilirkişi raporunda davacı için geçici iş göremezlik zararının hesaplanmamasının hatalı olduğunu, davacının geçici iş göremezlik süresinde kaza tarihi ile işe başlama tarihi arasında çalışmış olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının hesaplanmamasının hatalı olduğunu, davacının bu süreçte çalışmış ise de %100 olarak iş göremez olarak çalıştığını, en azından kaza tarihi ile işe başlama tarihi arasında geçici iş göremezlik zararının hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu kusur oranları ve gelire ilişkin verilerin de hatalı olup kararı bu yönden de istinaf ettiklerini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerine ilişkindir. <br>Davacı vekili, 13.06.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın daha önce meydana gelen trafik kazasında zarar görenlere yardım etmekte olan yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, davacının omurgasında kırık meydana geldiğini, sağlık sorunları yaşadığını ve hayatını idame ettirmede zorlandığını belirterek sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerinde bulunmuş, mahkemece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17.02.2021 tarihli rapor uyarınca davacının sürekli maluliyetinin ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığının belirlendiği, davacının kaza tarihinden itibaren 2 aylık geçici iş göremezlik süresi içinde gelirinde azalma olduğunu gösterir bilgi ve belge bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Dosya içeriğinden, 13.06.2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, kazaya ilişkin Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/17674 sayılı soruşturmasında Adli Tıp Kurumu Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.11.2020 tarihli raporda davacının araç dışı trafik kazası nedeniyle sağ diz tibiada ağrı ve hassasiyet mevcut olduğu, pelvis BT de coccix fraktürü, x-rayda eklemlerde aşikar kırık çıkık saptanmadığı, BT görüntüden koksiks frk saptandığı, 13.06.2020 tarih ve 3548187 protokol numaralı tomografi BT'de koksiks 1. Vertebra gövdesinde transvers seyirli minimal deplase fraktür mevcut olduğu, bu düzeyde preoksigeal alanda 1 cm kalınlığa ulaşan yumuşak doku değerleri izlenmekte (hematom?), 13.06.2020 tarih ve 3548187/6049631 protokol nolu alt ve üst abdomen BT'nin normal olduğu, 13.06.2020 tarih ve 3548187/6049631 protokol nolu toraks BT'de bilateral akciğer parankiminde kontüzyon/laserasyon bulgusu izlenmediği, her iki hemitoraksta hemo/pnömotoraks izlenmediği, kotların değerlendirilmesi özellikle anterior düzeylerde nefes artefaktları nedeniyle yapılamamış olduğu, 13.06.2020 tarih ve 3548187/6049631 sayılı vertebra torokal, lumbal ve servikal BT'de aşikar fraktür hattı saptanmadığı, beyin BT'nin normal olduğu, ortopedi konsültasyonunda BT de koksiks fraktürü saptandığı belirtilerek yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kemik kırığına neden olduğu, vücutta tespit edildiği bildirilen koksiks kemik kırığının yaşam fonksiyonlarına 2 (orta) derece etkilediğinin belirtildiği, yargılama sırasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17.02.2021 tarihli raporda Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının engel oranının %0 (sıfır) olduğu, 2 ay süreyle iş göremez halde kaldığı ve başka birinin yardımına ihtiyacı olmadığının belirtildiği, raporda davacıda kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmaların araz bırakmadan iyileşip iyileşmediği hususunda değerlendirme yapılmadığı, öte yandan davacı vekili tarafından 11.03.2021 tarihli dilekçe ile kaza sebebiyle davacının omurga kemiklerinde kırıklar meydana geldiği, bu bölgelerinde büyük yaralanmalar mevcut olduğunu, oturmakta güçlük çektiğini, gündelik hareketlerinin kısıtlayacak kalıcı sakatlığı bulunduğu, raporun eksik inceleme ile düzenlendiğini belirterek itiraz edildiği, davacı vekilince rapora karşı ileri sürülen itirazları karşılar şekilde rapor alınmadan yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda 13.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza sonucu yaralanması ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı, iyileşme süresi ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığının davacı vekilinin itirazları da değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile karar verilmiş olması doğru değildir. <br>Kabule göre de, hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17.02.2021 tarihli raporda Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının 2 ay süreyle iş göremez halde kaldığı belirlendiğine göre bu sürede davacının  %100 malul olduğu ve çalışamayacağı değerlendirilerek geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken  kaza tarihinde çalışıp gelir elde ettiğini gösterir belge bulunmadığıı gerekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br> Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df340fd810205b91","SID":"74ebf8ff2a87e228"}}