{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1560 <br>KARAR NO\t\t: 2024/78<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2021/834 Esas - 2023/275 Karar<br>DAVA             \t: Destekten Yoksun Kalma Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/01/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarihli 2021/834 Esas ve 2023/275 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/04/2019 tarihinde davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı servis otobüsü ile  polis memuru olarak görevli bulunan dava dışı ...'ın yönetimindeki  ... plakalı ekip otomobilinin, Menemen ilçesi Ulukent Mahallesinde çarpışması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda, yol kenarında kaldırımda bekleyen, davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların annesi olan ...'ın yaşamını yitirdiğini, kazada her iki araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müteveffanın kusursuz olduğunu, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki aracın kendisine ait olup,  ...'ın kullandığı polis ekip otomobilinin  İzmir İl Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı olduğunu, kazaya ilişkin soruşturma Menemen Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü ve kamu davasının Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/162 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, yargılama kapsamında  İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'dan alınan  10.06.2021 tarihli kusur raporuna göre, kazanın oluşumunda davalı  sürücü ... 'nun  tali kusurlu, polis memuru  ...'ın ise asli kusurlu olduğunun, müteveffa yaya ...' ın kusursuz olduğunun tespit edildiğini, hükme esas alınmaya elverişli nitelikte olan bu rapor ışığında kamu davasının sonuçlandırıldığını, her iki sürücüye ceza verildiğini, kazada yaşamını yitiren müteveffa ...'ın, tarım işçisi olarak çalışan ancak geliri kayıtlı olmayan, gerek ev içi çalışması ve gerekse dışarda tarım işçisi olarak çalışması ile davacıların desteği durumunda olduğunu, davacıların, ...'ın  ölümü ile  desteklerini kaybettiklerini, kazaya karışan iki aracın da ZMMS poliçesinin, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından düzenlendiğini, her iki araç yönünden, destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi talebiyle davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ... plakalı servis aracının ZMMS poliçesinden 18.02.2020 tarihinde davacılara 66.582-TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, ...  plakalı aracın ZMMS poliçesinden ödeme yapılmaması ve  ... plakalı servis aracının ZMMS poliçesinden yapılan ödemenin davacıların zararını karşılayacak miktarda olmaması nedeniyle bu kez zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiğini, arabuluculuk süreci sonunda ... plakalı aracın ZMMS poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat alacağı için anlaşmaya varıldığını, ancak  ...  plakalı aracın ZMMS poliçesinden kaynaklanan tazminatlar için anlaşmanın sağlanamadığını, davacılara bu poliçeden ödenen destekten yoksun kalma tazminatının davacıların gerçek zararlarını karşılayacak miktarda olmadığından, arabulucu önünde de anlaşmaya varılamadığından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacı ... için 1.000-TL, davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 500'er TL olmak üzere, 3.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... ve davalı sigorta şirketinden  kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 100.000-TL olmak üzere toplam  600.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...nden  kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte  müştereken ve müteselsilen tahsiline; yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada davalı taraf olarak gösterilen ...nin tüzel kişiliği bulunmadığından davada  taraf ehliyetinin olmadığını, işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına giren davalardan olmadığını, mahkeme nezdinde görülen işbu dava zamanaşımına uğradığını, davacı taraf meydana gelen kazada her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, müteveffanın kusursuz olduğunu iddia ettiğini, ancak; müvekkili kurumuna ait araç sürücüsü aracı tüm kurallara uygun şekilde kullanmış olup, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, olay ile ilgili olarak düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelendiğinde kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü diğer davalı ...'nun asli ve tam kusurlu olduğunu, mütevefa ile müvekkili kurumuna ait araç sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini,  kaza anında, araçların kaza halindeki durumlarına göre, sürücülerin huzurunda, kaza mahallinin tetkiki ve sürücülerin beyanlarına göre hazırlanan kaza tespit tutanağındaki kusur tespitinin gerçeği yansıtacağını, Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/162 Esas Sayılı dosyası istinaf aşamasında olup kesinleşmiş bir mahkeme kararının mevcut olmadığını, müvekkili kuruma ait araç sürücüsünün kusurunu kabulü anlamına gelmemek kaydı ile; davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; müvekkili kurum ile davacılar arasında ticari bir ilişkinin söz konusu olmadığını, ticari faiz isteminin reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili kurum hizmetinde kullanılan ...  plaka sayılı aracın sürücüsü polis memuru ... olduğunu, müvekkili kurum ile aralarındaki rücu ilişkisi düşünülerek davanın sürücü ...'a ihbar edilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete sadece dava dilekçesinin tebliğ edildiğini,  HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ edilmediğini,  bu nedenle delillerin davalı tarafa tebliğine kadar davaya cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, dava dilekçesinde bahsi geçen 22.04.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 22/06/2018-22/06/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 306136718 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını,  söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 390.000,00 TL olduğunu,  kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyasından, davacı eş ... adına 52.549,45 TL, çocuk ...  adına 6.852,28 TL, çocuk ... adına 2.930,82 TL, çocuk ... adına 2.929,92 TL,  çocuk ... adına 1.322,24 TL, dava dışı anne ... adına 9.632,92-TL, dava dışı baba ... adına 7.474,80-TL olmak üzere toplam 83.692,43-TL tazminat ödemesinin 18.02.2020 tarihinde yapıldığını,  bakiye tazminat sorumluluklarının söz konusu olmadığını, müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini,  müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddine karar verilmesini, aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanması gerektiğini bildirerek davanın  reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle;   kazanın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların somut olayla örtüşmediğini, Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/162 Esas sayılı dosyasından anlaşıldığı üzere müvekkilinin kontrolündeki ... plakalı servis aracının ... plakalı polis aracına çarpmadığını; aksine polis aracının sol çamurluk önünden müvekkiline ait servis aracına çarparak sıyırdığını ve savrularak kazaya sebebiyet verdiğini, kazada asli kusurlu ...'ın müvekkiline ilk geçiş hakkını sağlamaması, kavşakta hızını azaltmaması neticesinde davacıların yakınları olan ... ve müteveffa ...a kullandığı polis aracı ile çarparak durduğunu, Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/162 E. sayılı dosyasının 17.01.2020 tarihli ve 1 no.lu celsesinde; müşteki ... beyanı ile kazanın gerçek oluş şeklini ortaya koyduğunu, Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/162 E. sayılı dosyası kapsamında yapılan 23.09.2020 tarihli keşif sırasında ifadesi alınan tanıklardan; ...'in beyanında: \"Kaza sırasında servis aracının içinde idim. Minibüsün sol tarafında oturuyordum. Minibüs sol tarafından darbe aldı. …Kaza olduktan sonra çıkıp baktığımızda bize göre yolun sol tarafından gelen polis aracının çarptığını, …Ayrıca bir kadına çarpmış olduğunu gördüm. …kaza anında içinde bulunduğum minibüs süratli değildi. Zaten köşeden geldik. Köşeden buraya kadar hız yapması mümkün değildir….\" ... beyanında: \"Kaza anında bende minibüs içerisinde bulunuyordum….Tahminimce 30-40 km hızla gidiyorduk . Belki o kadar bile yoktu. …Diğer aracın bir bayana çarpmış olduğunu gördüm.\" ... beyanında: \"kaza sırasında içinde bulunduğumuz minibüs süratli değildi.\" ... beyanında: \"…çarpmanın etkisi ile polis aracının dönüp araca çarptığını gördüm…\" şeklinde beyanda bulunduklarını, söz konusu ceza dosyası kapsamında ifadesi alınan sanık ... ve yanında bulunan arkadaşı diğer polis memuru ... dışında olay yerinde bulunup da kazayı görenlerin müvekkilinin kusurlu bir hareketinin olduğunu söylemediğini; davalı ... ve ceza dosyasında ifadesi  alınan diğer polis memuru ...in de hukuki sorumluluk ve suçtan kurtulmak maksadıyla bu şekilde tüm tanıklarla çelişecek biçimde ve olayın meydana geliş şekline aykırı olarak ifade verdiklerini, müvekkilinin hukuki sorumluluğunun olmadığını, dolayısıyla tazminat yükümlülüğünün varlığından da söz edilemeyeceğini, Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/162 E. sayılı dosyası incelendiğinde meydana gelen haksız fiilde asli ve tek kusurlunun diğer davalı olduğunu, dava dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu tarih itibariyle davacıya taraflardan birinin sigorta şirketinden gerçekleştirilen bir ödeme olmuş ise de bu ödemenin dikkate alınmasını, izah edildiği üzere; işbu davanın müvekkili bakımından husumet yokluğu nedeniyle öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte ise tüm sonuçları ile birlikte esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"... Davacılar tarafından açılan maddi tazminat (destekten yoksun kalma) davası ile ilgili olarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 261.981,25-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve mütelselsilen (davalı ... Sigorta şirketi 187.833,99-TL’den sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacı ...’a verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 18/02/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 16.646,59-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve mütelselsilen (davalı ... Sigorta şirketi 11.881,22-TL’den sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacı ...’a verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 18/02/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 26.765,97-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve mütelselsilen (davalı ... Sigorta şirketi 19.065,22-TL’den sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacı ...’a verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 18/02/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 21.814,96-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve mütelselsilen (davalı ... Sigorta şirketi 15.642,06-TL’den sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacı ...’a verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 18/02/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacılardan ... için açılan maddi tazminat (destekten yoksun kalma) davasının reddine,.... davacılar tarafından açılan manevi tazminat davası ile ilgili olarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacılar tarafından açılan manevi tazminat davası ile ilgili olarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...nden alınarak davacılardan ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...nden alınarak davacılardan ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...nden alınarak davacılardan ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...nden alınarak davacılardan ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...nden alınarak davacılardan ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...nden alınarak davacılardan ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı taraf vekillerince istinaf  kanun yolu başvurusunda bulunulmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,  hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, davacılar arasında gerek maddi tazminat ve gerekse manevi tazminat bakımından ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olup, her bir davacının maddi ve manevi tazminat talebi ayrı bir dava konusu edilebilecekken, aynı dava içinde talep edilmiş durumda olduğunu, buna göre davacılar için ayrı ayrı hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarları için, AAÜT gereğince ayrı ayrı vekalet ücretinin hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiğini, bunun aksine, davacılar yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tümü üzerinden, tek bir vekalet ücretinin hüküm altına alınmasının yerinde olmadığını, açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulması  gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br> Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu davada davalı taraf olarak gösterilen ...'nin tüzel kişiliği ve dolayısıyla davaya taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davalı tarafça husumet itirazında bulunulduğunu; ancak husumet itirazının mahkemece incelenmediğini, tüzel kişiliği ve davaya taraf ehliyeti bulunmayan ...'ne karşı açılan davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, işbu manevi tazminat davasında Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olup Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını,   bu nedenle reddi gerektiğini, trafik kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda davalı ...'nun asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiğini ve anılan tutanağın  gerçeği yansıtacağını, Adli Tıp Kurumu  Trafik İhtisas Dairesince hazırlanan rapora karşı itirazlarının da dikkate alınmadığını, müvekkilinin idareye ait aracın sürücüsünün kusurunu ve davacıların manevi tazminat taleplerini kabulü anlamına gelmemek kaydı ile; hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu,  usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. <br> Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar ile davada söz konusu olan vakıanın 22.04.2019 tarihinde gerçekleştiğini, davacı tarafın, davayı işbu 2 yıllık süre içerisinde  ikame etmediğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacılara davadan önce tazminat ödemesi yapıldığını ve bu nedenle sorumluluklarının sona erdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla  hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosu %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, prograsif rant yönetiminin dikkate alınmamasını, müteveffanın anne babasının sağ olduğunu, bu nedenle teminat limitinden  anne babaya ait payının ayrılması gerektiğini, ancak bilikişinin anne babayı hesaplamaya dahil etmeden, paylarını ayırmadan tüm teminat limitini diğer hak sahipleri ile tüketilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,   kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin hukuki hiçbir sorumluluğunun olmadığını, tazminat yükümlülüğünün varlığından da söz edilemeyeceğini, davacının taleplerinin zenginleşmeye yönelik olduğunu, Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/162 E. sayılı dosyası incelendiğinde meydana gelen haksız fiilde asli ve tek kusurlunun  ... olduğunu, dava dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat miktarının oldukça yüksek olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu tarih itibariyle davacıya taraflardan birinin sigorta şirketinden gerçekleştirilen bir ödeme olmuş ise de bu ödemenin dikkate alınarak hüküm tesisinin gerektiğini, ayrıca müvekkilin ihtiyari mali mesuliyet sigortası hüküm tesisinde gözetilmediğini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  destekten yoksun kalma nedenine dayalı  maddi ve manevi tazminatın  tahsili istemine  ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş; hüküm  taraf vekillerince  istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak  yapılmıştır.<br>Davaya konu trafik kazasının, 22.04.2019 günü saat 07.30 sıralarında davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı  servis aracı  ile Eshot aktarma merkezi istikametinden 1.caddeyi takiben Egekent-2 istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde aracının ön kısımları ile seyir istikametine göre sol tarafındaki yoldan 7202 sokağını takiben gelip kavşaktan 160 sokağına doğru geçiş yapan ihbar olunan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin sağ arka yan kısımlarının çarpışması ve çarpmanın etkisi ile  ... plakalı kamyonetin savrularak sağ yan kısımları ile yaya kaldırımı üzerinde bulunan yaya ... ve yaya ...'a sadmesi sonucu meydana geldiği, kaza sonucu davacıların murisi  yaya ...'ın vefat ettiği  anlaşılmıştır.<br> Kazaya karışan  ... plakalı araç davalı sürücü  ... adına, ... plakalı araç ise İzmir Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı olup, her iki aracın  kaza tarihini kapsayan zorunlu trafik sigorta poliçeleri davalı sigorta şirketince tanzim olunmuştur.<br> Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. <br>Eldeki davada davacılar vekili dava dilekçesinde,  kazaya karışan ... plakalı aracın işleteni olarak ...ni göstermiş, mahkemece, ...ne pasif husumetin düştüğü gözetilerek yargılama sürdürülerek  sonuçlandırılmıştır.<br>Davalı olarak gösterilen ...nin tüzel kişiliği olmadığından husumetin İçişleri Bakanlığına yöneltilmesi ve dava dilekçesinin de ilgili Bakanlığa tebliğ edilerek, usulen taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına geçilmesi gerektiği gözetilmeksizin, taraf teşkili sağlanmayan dava hakkında esastan  yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;  taraf vekillerince istinaf  olunan kararın HMK nın 353/1-a/4 Maddesi uyarınca münhasıran  taraf teşkili  nedeniyle kaldırılmasına, kararın kaldırma  sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin  sair  istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf itirazlarının  KABULÜ  ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarihli 2021/834 Esas ve 2023/275 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde  anılan tarafa iadesine,<br>4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre istinaf edenlerin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a/4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 24/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c00cd9b4d2b38f5f","SID":"fc2e27837c494088"}}