{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                       T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/2504 <br>KARAR NO\t\t: 2024/134<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...           (...)<br>ÜYE\t\t: ...           (...)<br>ÜYE\t\t: ...           (...)<br>KATİP\t\t: ...           (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/696 Esas - 2022/1355 Karar<br><br>DAVACI\t\t: GROUPAMA SİGORTA A.Ş. - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t\t: KÖSEOĞLU GIDA VE MEŞRUBAT PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ SAKARYA ÇARK ŞUBESİ - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ  \t: 01/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 30/01/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 20/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında, davacı şirketin rücuen alacağının tahsili amacıyla Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/311 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibene girişilmiş anacak davalı borçlunun söz konusu takibe ilişkin ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra haksız olarak borca itiraz etmiş olduğunu, borca itiraza ilişkin tebligatın taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, borçlu hakkında açılacak itirazın iptali davasına dayanak olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuğa başvurulmuş ancak borçlu ile yapılan arabuluculuk müzakerelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, 08/07/2021 tarihli arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesi ekinde sunulmuş olduğunu, mevcut durumda, borçlunun haksız itirazının iptali amacıyla süresi içerisinde iş bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalının, davacı şirkete tarafından kendisine gönderilen ihtar yazısına ve diğer tüm sözlü sulh görüşmelerine rağmen ödeme yapmaktan imtina etmiş, borçtan sorumlu olduğunu kabul etmemiş olduğunu, yukarıda izah edildiği üzere arabulculuk görüşmelerinden de bir sonuç elde edilmemiş olduğunu, tüm bu nedenlerle; Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/311 Esas sayılı dosyası ile yürütülen icra takibine yönelik davalının haksız  ve dayanaksız itirazının iptali ile icra takibinin devamını, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, dava sonucunda dava konusu alacakların semeresiz kalmasını önlemek amacıyla davalıya ait malvarlığına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarının saklı tutulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuku mesnetten yoksun olduğunu, dava konusu olayda zarar gördüğü iddia edilen Gencallar şirketi, yükümlülüğü olmasına rağmen, kendisine ait bir gider borusu bulunmamakla birlikte Saski'ye de böyle bir gider borusu bağlamadıklarını, bu konuda, defalarca uyarılmasına rağmen kendi giderini ayırmamış ve davalıya ait iş yerinin kuyu ve borularını ortak kullanmaya devam ettiklerini, hali hazırda davalı iş yeri ile hala kuyu ve boruları da ortak kullanmaya devam ettiklerini, davalının, dava konusu olayda hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, somut olayın meydana gelmesine neden olan tıkanmanın, iç hatlarda oluşmamış olup, Saski'ye ait gider ana borusunun tıkanması sebebiyle zararın meydana geldiğinin, bu durumun bilirkişi incelemesiyle ile de tespit edileceğinin, davacı sigorta şirketinin ekspertizi tarafından tutulan raporun taraflı ve yaşanan duruma uygun olmadığından dolayı kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, davalı şirketin kendisine ait tüm bakım ve sorumluluklarını yerine getirmiş ve dava konusu olaya davalının sebebiyet vermemiş olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın KABULÜ ile;  Davalı borçlunun Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2021/311 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,<br>2-Davalı itirazında haksız çıktığından asıl alacak miktarı olan 9.062,30 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur tespitine yönelik bilirkişi raporunda, kiracı davalının kullanmakta olduğu taşınmazda yaptıkları iş nedeniyle (sıcak su ,asitli su , yağlı atıklar gibi) tesisatta aşındırma ve tıkanma ile sızdırma problemlerine sebebiyet verecek nitelikte işler yapmakta olduklarından, bakım onarım ödevini yerine getirmediği iddiası ile davalı firmaya %40 oranında sorumluluk ithaf ettiğini; ancak mevcut rapor hukuki mesnetten yoksun ve soyut varsayımlar üzerine kurulu bir rapor olduğunu; sayın bilirkişi kök raporda zarara neden olabilecek bulguları tespit ettiğini; dosyadaki mübrez bilirkişi raporu incelendiğinde dava konusu zararın hangi nedenle kaynaklandığı belirlenememiş olup, davalının bina maliki gibi sorumluluk yüklenerek kusur oranı tespit edildiğini; ancak kiracı olan müvekkilin hangi bakım ve onarımı eksik ettiği hususu saptanmadığını; bu hususun açıklanmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin istinaf talebinde ileri sürdüğü hususlar haksız ve hukuka aykırı olduğunu; yerel mahkeme kararı hukuka uygun olup, herhangi bir hukuka aykırılık barındırmadığını; müşterek müteselsil sorumluluk gereğince davalı gerçekleşen hasardan tamamen sorumlu olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2022 Tarih - 2021/696 Esas - 2022/1355 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br> Dosyanın incelemesinde; davacının, TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2021/311 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı eldeki davada, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet gereğince  poliçe kapsamında ödediği bedelin rücuen tazminini talep etmiştir. <br>6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre; \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder\". Bu hüküm uyarınca davacı sigortacı, sigortalısına ait iş yerinde meydana gelen hasarı ve hasar bedelini ödediğini ispat ettiğinde sigortalısının yerine geçerek sorumlulardan sorumlulukları oranında ödediği bedeli istemeye hak kazanacaktır. <br> Borçlar Kanunu hükümlerine göre davalının yapı sahibi olarak sorumluluğu vardır. 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın 69. maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.<br>Eldeki uyuşmalıkta; davacı ile dava dışı sigortalı arasında dahili su sigorta poliçesi bulunduğu, 07/06/2019 tarihinde sigortalı iş yerinin sol yan bitişiğindeki Leman Kültür isimli iş yerinin mutfak tesisatından akan suların sigortalı iş yerinin bodrum kat tavanından sızması sonucunda hasar meydana geldiği, davacının sigortalısına toplam 9.067,30 TL ödeme yaptığı, eldeki dava ile yaptığı ödemenin davalıdan rücuan tahsilini istediği, davalının hasarın SASKİ'ye ait dış kanalın çökmesi sonucunda suyun geri tepmesi ile meydana geldiğini, aynı zamanda sigortalı iş yerinin kendisine ait bir gider borusu bulunmadığını, uyarılara rağmen gider borusunu ayırmadığı ve kendisine ait iş yerinin kuyu ve borularını ortak kullanmaya devam ettiğini belirterek hasarın oluşmasında kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini istemiştir. <br>İlk derece mahkemesince 21/02/2022 tarihinde mahallinde keşif yapılmış, bilirkişi heyeti 12/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; SASKİ'nin %30, davalının %70 kusurlu olduğunu belirtmiş, itiraz üzerine alınan ek raporda, davalının %40, dava dışı sigortalı taşınmaz maliklerinin %30 ve SASKİ'nin %30 kusurlu olduğunu belirlemiştir.<br>Dosyadaki belgelere göre davalı, hasara neden olan taşınmazda kiracıdır. Kiracının kullanmakta olduğu taşınmazda yaptıkları iş nedeniyle (sıcak su ,asitli su , yağlı atıklar gibi) tesisatta aşındırma ve tıkanma ile sızdırma problemlerine sebebiyet verecek nitelikte işler yapmakta olup 6331 sayılı Kanuna göre çıkarılan İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’nin Ek III Bölümünün 2.3. Tesisatlar maddesinin, 2.3.1. bendi “ilgili standartlarda aksi belirtilmediği sürece tesisatların periyodik kontrolleri yılda bir yapılır” hükmü gereği düzenli olarak en az yılda bir defa tüm temiz ve pis su tesisatının gözden geçirilmesi eksikliklerin giderilmesi mevcut olan ya da olma riski bulunan kısımlarda gerekli tadilat, tamirat ve değişiklikleri yetkili bir firmaya yaptırmak ve yapılan denetim değişiklik ve tadilatların raporlarını alıp muhafaza etmek zorundadır. Bu durumda kiracı durumundaki davalı “Bakım, onarım, önlem alma, özen gösterme ödevi”ni  yerine getirmemiş olduğundan hasarın meydana gelmesinde %40 oranında sorumlu olduğu, dava dışı tapu kayıt maliklerinin yapı sahibi olarak %30 sorumlu olduğu, SASKİ Rogar tıkanması sonucu su basmasını önleyici tedbirleri almamakla hizmet kusuru işlediği ve bu nedenle %30 kusurlu olduğu bilirkişi raporunda belirlenmiş olup raporun dosya kapsamıyla uyumlu olduğu anlaşılmıştır.<br>Bu nedenle ilk derece mahkemesince sigortalının kusurlu olmaması ve davalı ile dava dışı taşınmaz malikleri ve SASKİ'nin müteselsil sorumlu oldukları gerekçeleriyle davanın tam kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 635,07 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 159,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 476,07 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccfeb61696b4042c","SID":"695044ba2f3711e9"}}