{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2024/9 Esas 2024/155  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/9 <br>KARAR NO\t: 2024/155<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t ...<br>KATİP\t\t: ... ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 31/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/1102 Esas 2023/1131 Karar<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 24/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/02/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA <br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının şirkete ortaklığı bulunmadığını, şirket bünyesinde bir süre çalıştığını, şirkete kısa bir süreliğine ortak olduğunu ve akabinde ortaklık sıfatının sona erdiğini, davalının şirket ortaklarından ...'in eşi olduğunu ve 15/01/2019 tarihine kadar şirkette sigortalı olarak çalıştığını, ...'in de şirkete karşı sorumluluğunu yerine getirmediğinden Ankara Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2020 tarih, 2019/207 Esas 2020/15 Karar sayılı dosyasında ayrılma akçesinin verilerek şirketten çıkmasına karar verildiğini, davacı şirket ve şirket yetkilisi ...tarafından, ...'e şirket sırlarını açıklamaktan vazgeçmesi, şirket adına işlemler yaparak şirket borçlularından tahsilat yapmaması, yapmış olduğu tahsilatlara ilişkin paraların şirkete iade edilmesi gerektiğine ilişkin ihtarname çıkarıldığını fakat buna rağmen şirket aleyhine olacak şekilde işlem ve eylemlerinden vazgeçmediğini, davalı ...'in 15/01/2019 tarihinde işten ayrıldığını ve akabinde hiçbir şekilde yetkisi olmamasına rağmen şirket borçlularından para tahsil etmeye devam ettiğini, bu ödemelerin davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu itirazın da davalının haksız itirazı üzerine durdurulduğundan, davanın kabulüne, Beypazarı İcra Müdürlüğü'nün 2023/763 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takbinin devamına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; Ticaret Sicil Gazetesi ilanları ile SGK hizmet dökümünden davalının şirket ortağı olmadığı 20/10/2017 - 15/01/2019 tarihleri arasında şirket çalışanı olduğu,iddia olunan tahsilatlarIın ise davalının işten ayrıldığı tarihten sonra olduğu,davanın TTK m. 4'te sayılan ticari davalardan olmadığı gibi uyuşmazlık TBK'da düzenlenen (m.46) yetkisiz temsilden kaynaklandığı bu nedenle davaya bakmaya Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek  davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili aleyhine Beypazarı İcra Müdürlüğünün 2023/763 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflarından icra takibine itiraz edilmesi üzerine, ticari alacak olmamasına rağmen davacı tarafça dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusu yaptığını, arabuluculuk görüşmesinde müvekkilinin davacı şirket adına vekaletsiz iş görmediğini, şirketin emir ve talimatlarına uyarak iş ve işlemler yaptığı için herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafın doğrudan Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali yönünde dava açması gerekirken, yetkili ve görevli olmayan Ankara-Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, ilk derece mahkemesinin davayı usulden reddettiğini, müvekkilinin adresinin Beypazarı'nda olması, müvekkili adına icra takibinin Beypazarı İcra Müdürlüğü'nün 2023/763 Esas ile Beypazarı ilçesinde başlatılmasını, yer ve yetki yönünden dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin kararında eksik inceleme sonucunda görevli mahkemenin Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, Ankara-Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu yönünde vermiş olduğu usulden red kararının usul ve yasaya aykırı olmasını, sadece bu yönüyle ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda bozulmasına karar verilmesini yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, davalının,davacı şirketteki iş akdi ve ortaklık ilişkisinin sona ermesinden sonra davacı şirketi zarara uğrattığı iddiasından kaynaklanan alacakların davalıdan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.<br><br>\tTicaret Sicil kayıtlarına göre davacı şirketin 12.10.2017 tarihinde kurulduğu,kurucu ortakların ...ile davalının eşi ... olduğu ve şirket merkezinin ... olduğu görülmüştür.<br>\tSGK kayıtları incelendiğinde,davalının 2017 yılı Ekim  ayından 2019 yılı Ocak ayına kadar davacı şirkette çalıştığı anlaşılmıştır.<br>\tBeypazarı İcra Dairesinin 2023/763 takip sayılı dosyasının incelenmesinde davacı şirket tarafından davalı aleyhine toplam 73.400,00 TL alacağa yönelik ilamsız icra takibi yapıldığı davalının borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiği görülmüştür.<br>\tGörev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.   <br>\t6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtilmiş, aynı yasanın 5/(1) bendinde de aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, 5/(3) bendinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve  bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,davacı şirket tarafından,  davalının,davacı şirketteki iş akdi ve ortaklık ilişkisinin sona ermesinden sonra  davacı şirketi zarara uğrattığı iddiasından kaynaklanan alacakların tahsiline ilişkin  davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.Davalı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde  ticari alacak olmamasına rağmen davacı tarafça dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusu yaptığı, arabuluculuk görüşmesinde müvekkilinin davacı şirket adına vekaletsiz iş görmediği, şirketin emir ve talimatlarına uyarak iş ve işlemler yaptığı için herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle anlaşma sağlanamadığı,davacı taraf doğrudan Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali yönünde dava açması gerekirken, yetkili ve görevli olmayan Ankara-Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, icra takibinin Beypazarı İcra Müdürlüğünde yapıldığını yetkili ve görevli mahkemenin Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu savunmuştur. Somut olayda,davacının iddiasının davalının,davacı şirketteki iş akdinin sona ermesinden sonraki işlemlere dayandığı, davalının, davacı şirkette temsilci olduğuna dair  vekaletname yada yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın şirketler hukuku ve iş akdinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından Asliye Ticaret Mahkemeleri ve İş Mahkemelerinin görevli olmadığı, davada genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli  olduğuna göre ilk derece mahkemesince yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tÖte yandan davalı yetkili mahkemenin Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu istinaf aşamasında ileri sürülmüş ise de,ilk derece mahkemesince tensip zaptı ile görevsizlik kararı verildiğinden davalının yetkili mahkeme ile ilgili istinaf başvurusu bu aşamada Dairemizce değerlendirilmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı  tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/02/2024<br><br><br>   Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...                       Zabıt Katibi -...<br>   ...            ...         ...       ...    <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"862303be22a80585","SID":"ace26aca0d4b9ec6"}}