{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/12 <br>KARAR NO: 2024/230<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/10/2020<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacının dava dışı ... 40.000,00 TL borcu olduğunu,  01/04/2017 tarihinde ... davacıyı mali müşavirlik bürosuna davet ettiğini, büroda davacıya 300.000,00 TL bedelli bono imzalattıklarını, akabinde dava dışı ...  davacıya 260.000,00 TL bedelli bono imzalattığını,  \"Beşiktaş Vergi Dairesine gelerek seni borcundan dolayı rezil edeceğiz\", hiç şansın olmaz, ne olacağı belli olmaz.\"  şeklinde tehdit ve baskılarda bulunduklarını, davacının bu sebeple bonoları imzaladığını ;her iki bononun imzalanmasından sonra bu defe davalı ... ile dava dışı ... arasında bir görüşme yapıldığını ve bunun üzerine davacının ...'e 200.000,00 TL borcu olduğunun söylendiğini, ...'in söz konusu ...'ye olan borcuyla takas ettiğini belirterek davacıdan ... adına 200.000,00 TL bedelli bono imzalamasını istendiğini, böyle bir borcun bulunmadığını, bonoyu baskı ve tehdit sonucunda imzalamak zorunda kaldığını, bunun neticesinde şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, Davalı ... ile hiç bir ticari ilişkisi bulunmayan davacının kendisine zorla alınan senetlerden dolayı hem ceza hukukuna göre tehdit hemde haciz tehdidinde altında bulunduğunu, davalı ...  200.000 TL bedelli bonoyu İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile işleme koyduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir sebepten ötürü borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle İstanbul .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takibin iptaline ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .. adına İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün..... Esas sayılı dosyası kapsamında davacı borçlu ... hakkında kambiyo senetlerine özgü ilamsız takip başlatıldığını, takibin itiraz olmaksızın kesinleştiğini, daha sonra borçlu tarafça iş bu menfi tespit davasının açıldığını, davacı vekilinin dava dilekçesindeki tüm iddia ve suçlamalarının gerçeğe aykırı olduğunu bu iddia ve suçlamaları kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini ve davalı lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davacının davasının REDDİNE\" şeklinde karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla , tehdit ve baskılardan dolayı müvekkilin söz konusu bonoları imzaladığını, senetteki bir kısım yerlerin müvekkilin iradesi ve isteği dışında doldurulduğunu,  davalıdan hiçbir surette para almadığı gibi borçlanmadığını, aksine senedin zorla imzalatıldığını,  davada tanık dinlenmesinin zaruri olduğunu ve yerel mahkemenin buna rağmen tanık dinlemeksizin karar vermekle müvekkili ciddi bir hak kaybı ile karşı karşıya bıraktığından bahisle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını davanın kabulünü  talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ileri sürmüş olduğu baskı ve tehdit sonucu imzalattırılmış senetlerin söz konusu olmadığını,  iradesi  ile  imzaladığını,  davacı tarafın iddialarının ispat edilemediğini, müvekkilinin kambiyo senedine dayanan alacağını almasını geciktirmek amacı ile kötüniyetle istinaf  yoluna başvuru yaptığını,  kambiyo senetlerinin  soyut borç ikrarını içeren para borçlarından olduğunu, ayrıca dayandığı temel borç ilişkisinden bağımsız olarak icra takibi yapılabildiğini, davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit   istemine ilişkindir. Davacı taraf, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu  200.000,00 TL bedelli senedi borçlu olmadığı halde  baskı ve tehdit sonucunda imzalamak zorunda kaldığını beyanla eldeki davayı açmış, davalı taraf iddianın doğru olmadığını savunmuştur. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında; 17.05.2017 tarihinde başlatılan kambiyo senedine mahsus takip dayanağı yapılan bononun 01.01.2017 düzenleme tarihli, 01.03.2017 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli  olduğu, borçlusunun davacı,  alacaklısının davalı olduğu görülmüştür.Dava takip konusu senedin baskı sonucu serbest iradeyle imzalanmadığı  iddiası yönünden irade fesadı  nedeniyle  hükümsüzlük  mutlak def'ine, senetlerin bedelsiz  olduğu iddiası yönünden ise  şahsi defi'ye dayalı olarak açılmıştır.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda  bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında, iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı iddiasında sözleşme yapan taraf  TBK 'nın 39. Maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmiş ise bu iddiasını  her türlü delil ile ispatlayabilir.  Bedelsizlik iddiasının ise  yazılı delil ile ispatlanması gereklidir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/49576 Soruşturma sayılı dosyasında davacı dava konusu iddiaları ile ilgili, zorla senet imzalatılması suçundan davalı ve dava dışı kişiler hakkında  şikayetçi olmuş yapılan soruşturma sonucunda 16/02/2018  tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve itiraz üzerine İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğince  verilen karar ile  21/03/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, davalı tarafından yasal unsurları taşıyan senede dayalı icra takibi yapıldığı, davacının senedin davalı tarafça tehdit ve zorla kendisine imza ettirildiği iddiası yönünden iddianın ispatına elverişli delil bulunmadığı, yine bedelsizlik, boş olarak veya başka bir sebeple verildiğine dayalı  iddiası yönünden  davacının imzası inkar edilmeyen  senet metninden anlaşılmayan söz konusu iddialarının yazılı delil ile ispatlanması yükümlülüğünün yerine getirilmediği, mahkemece bildirilen tanıkların dinlenebilmesi için gerekli usuli işlemlerin yapıldığı tanıkların adresleri gösterilmediğinden celbinin mümkün olmadığı, davacı tarafça hazır edilmedikleri bu nedenle tanıkların dinlenilmemesinde usule aykırılık bulunmadığı  bu itibarla aynı gerekçeye dayalı mahkeme kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2020 tarih ve 2017/706 E., 2020/735 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bda2bb7aecd07788","SID":"743f28f4a5684e05"}}