{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                 T.C.<br>              SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2330 <br>KARAR NO\t: 2024/97<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>KATİP\t: ...         (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/06/2022<br>NUMARASI\t: 2019/566 Esas - 2022/348 Karar<br><br>DAVACI\t: ... -  ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t: ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 09/07/2018<br><br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, dava dışı 3. kişi olan ...'ndan 07/03/2015 ödeme tarihli 45.000,00-TL bedelli kambiyo senedi gereği alacaklı durumda iken ...'nun söz konusu borcu ödeyememesi üzerine taraflar arasında alacağın temlik sözleşmesi imzalandığını, davacı ve ... arasında imzalanan 30/01/2018 tarihli temlik sözleşmesi gereğince; ... ile davalı ... arasında mevcut sözleşme gereği ortaya çıkan fatura fark alacağının ... tarafından müvekkil ...'ya temlik edildiğini, müvekkilin alacaklı olduğu 3. kişi ... ile davalı ... arasında 09/12/2015 tarihli \"İşveren ve Yüklenici Firma Arasında İş ve İşçilik Yapımına İlişkin İş Sözleşmesi\" gereğince ticari ilişki mevcut olduğunu, tarafların birbirleri ile fatura karşılığı ticaret yapmakta olduklarını ve iş bu sözleşmesinin imzası sırasında müvekkili ...' nın da hazır bulunduğundan  taraflar arasındaki mevcut ticari ilişkiyi bildiğini,  ...'nun 09/12/2015 tarihli sözleşme gereğince sahibi olduğu Tuğra Isı Yalıtım firmasından davalı ...'nın sahibi olduğu Taşır İnşaat firmasına 16/11/2017 tarih  ... numaralı fatura kestiğini ve fatura gereğince davalıdan 279.896,42-TL alacaklı duruma geçtiğini, akabinde davalı ...'nın sahibi olduğu Taşır İnşaat tarafından ....'na kesilen  01/12/2017 tarih 008513 numaralı fatura gereğince de ...'nun davalıya 217.150,00-TL ödemesinin ortaya çıktığını, ... ve davalının aralarında mevcut sözleşme gereğince karşılıklı kesmiş olduğu faturaların farkı neticesinde, 3. kişi ... lehine davalı aleyhine olarak 62.746,42-TL fatura fark alacağı ortaya çıktığını, müvekkili ile 3. kişi ... arasında imzalanan temlik sözleşmesi gereğince, ...' nun ...'da mevcut 62.746,42 TL tutarında fatura fark alacağını müvekkiline temlik ettiğini, taraflar arasında mevcut alacağın temliki sözleşmesi gereğince müvekkiline temlik edilen alacağın tahsili için Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8519 Esas sayılı dosyasından icra takibe başlanıldığını, ancak davalının iş bu davaya konu takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız, yersiz ve takibi durdurmaya, alacağın tahsilini engellemeye yönelik kötü niyetli olarak yapıldığını beyanla Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8519 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kötüniyetli ve haksız itiraz nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; aleyhinde başlatılan icra takibinde borcun kaynağı ve nev'i ile ilgili herhangi bir açıklama belirtilmediğini, kendisinin de ... isimli şahsa borcu olmadığından dolayı borca itiraz ettiğini, dava dışı ...'na borcu bulunmadığını,  davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle görev itirazında bulunduğunu, ayrıca yapıldığı iddia olunan temlik sözleşmesinin usul ve yasalara aykırı şekilde hazırlandığını,  aleyhine delil olarak kullanılmasına ya da oluşturulacak hükme esas alınmasına da kesinlikle muvafakat etmediğini, davacının alacağını miktar itibariyle yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, yazılı belge dışında delillere dayanılmasına, dava dışı kişilerin delillerine dayanılmasına kesinlikle muvafakati olmadığını, icra takibinde talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, temerrüte düşürüldüğüne dair bir belge de olmadığından takip öncesine ilişkin faiz talep edilemeyeceğinden faize, faiz oranlarına da açıkça itiraz ettiğini beyanla davanın reddine, hakkında haksız olarak kötü niyetli şekilde icra takibi yapıldığından alacak miktarının % 20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak tarafına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın  Kısmen Kabulü ile Davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/8519 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 9.746,42 TL üzerinden devamına, 9.746,42 TL ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, <br>-Alacak likit olduğundan  9.746,42 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"Yerel Mahkeme dosyasında yazılı ve kesin delil olan ayrıca birbirini doğrulayan ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ile davalının,  müvekkile dava konusu itirazın iptalinin istendiği icra dosyasında takibe konu edilen 62.746,42 TL kadar borcu olduğu hususu ispatlanmıştır. Bu hususta dosya kapsamında herhangi bir soru işareti kalmamıştır. Ancak dosyaya, davalı tarafından sunulan ödeme belgesi olduğu iddiasına haiz belgeler yerel mahkeme tarafından kabul görerek davalının 53.000 TL tutarında borcunu ödediği kabul edilmiş ve bu tutar üzerinden aleyhimize ret kararı verilmiştir. Davalının sunduğu belgelerin ödeme belgesi niteliğine haiz değildir, Özetle; ticari defterlerde borcun ödendiğine ilişkin hiçbir kayıt olmadığı, davalının da tanık olarak dinlenmesini talep ettiği ...'in yeminli beyanı ile 53.000 TL'lik borç ile ilgili bir ödeme almadığını söylediği, ...'in borcun müvekkile temliki sözleşmesinde itirazsız imzasının bulunduğu, küçük not kağıdı ile sunulan evrakta ...'ın imza benim değil diyerek küçük not kağıdının delil değerini ortadan kaldırdığı, Volkan'ın davalı bana kağıt imzalatamaya çalıştı beyanlarından sonra ödeme belgesinin ortaya çıktığı, tarafımızca davalının ...'e baskı yaptığını ifade ettiğimiz duruşmadan hemen sonra ödeme belgesinin sunulduğu, davanın hukuki niteliği gereği son celse ödeme belgesi sunulmasının davalıya bir fayda sağlamadığı hususları, hep birlikte değerlendirildiğinde davalının iddia ettiği şekilde borcu gerçekten ödemediği, evrakta mevcut imzanın nasıl attırıldığı üzerindeki soru işaretlerinin ve şüphelerin varlığı karşısında davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı ortadadır\" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2018 tarih, 2019/566 Esas - 2022/348 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; davacının davadışı ...'ndan temlik aldığı alacağın tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından davalı aleyhine Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8519 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine duran takibin devamı için davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya arasına alınan Koaceli 8. İcra Müdürlüğü' nün 2018/8519 Esas sayılı icra dosyasının  incelemesinde; davacı alacaklının temlikten kaynaklanan alacak açıklaması ile davalı borçlu aleyhine 62.746,42 TL asıl alacak ve 1.106,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.852,65 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı borçlunun süresi içinde itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK 67. Maddesinde öngörülen 1 yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.<br>Dosya arasına aldırılan11/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava tarihi itibariyle, gerçek kişi tacir olan davalı yanın, 2015 ve 2017 hesap dönemine ilişkin tutulması zorunlu defterinin İşletme Defteri olduğu, işletme defterinin Ticaret Kanunda sayılan ticari defterlerden olmadığı, Vergi Usul Kanunu hükümlerine tabi olduğu ve Vergi Usul Kanununa göre açılış tasdikinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdikine kanunen tabi olmadığı, işletme defterinin usulüne uygun tutulduğu, bu yıllara ilişkin tutulan işletme defterinin sahibi lehine mahkemenin takdirinde olmak üzere “takdiri delil” özelliğine haiz olabileceği, 2016 yılında Bilanço Esasına göre yevmiye, defter-i kebir ve envanter defteri tutması gerekirken kanunen tutması gereken bu defterlerin hiç tutulmadığı, bu defterlerin yerine kanuna ve usulüne uygun olmayarak işletme defteri tuttuğu, bu yılan ilişkin tutulan işletme defterinin sahibi lehine mahkemenin takdirinde olmak üzere “takdiri delil” özelliğine haiz olamayacağı, dava tarihi itibariyle, gerçek kişi tacir olduğu tespit edilen dava dışı şahsın, 2015, 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemlerine ilişkin Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter Defteri olarak tutulması zorunlu ticari defterlerinin, kanuna uygun, eksiksiz olarak tutulduğu, açılış onaylarının yetkili makamlarca zamanında yapıldığı, defterlerin birbirlerini doğruladığı, bu yıllara ait yevmiye defteri kapanış onaylarının ise yapılmadığı, yevmiye defterlerinin kapanış onaylarının yapılmamasından dolayı defterlerin sahibi lehine mahkemenin takdirinde olmak üzere “takdiri delil” özelliğine haiz olmadığı, davalı ile dava dışı ... arasında, 09.12.2015 tarihli iş ve işçilik yapımına ilişkin iş sözleşmesinin olduğu, bu sözleşme konusu işin yapılmış olduğu, hakkedişinin dava dışı/yüklenici ...\"nca 279.896,42 TL üzerinden faturaya dayalı olarak gerçekleştiği, 279.896,42 TL iş karşılığının 217.150,00 TL'sinin fatura karşılığı mesken/daire satışı olarak davalıca dava dışı/yüklenici ...'na ödenmiş olduğu, mesken/dairenin tapu müdürlüğünce mülkiyet intikalinin de yapılmış olduğu, faturaların davalı ve dava dışı şahsın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, dava dışı/yüklenici ...'nun 16.11.2017 tarih ... no'lu hakkediş faturasından kalan davalıdan alacak bakiyesinin (279.896,42 TL- 217.150,00 TL) 62.746,42 TL olduğu, bu bakiyenin sözleşme gereği 53.000,00 TL'sinin işe başlama esnasında nakit, kalan 9.746,42 TL'sinin tapu işlemleri esnasında nakit ödenmesi gerektiği, bu bakiyenin davalının işletme defteri tutmasından dolayı işletme defterinden kanun gereği ödemesinin yapılıp yapılmadığının tespitinin yapılamayacağı, ödendiğine dair davalıca ödeme belgesinin sunulması gerektiği ancak ödendiğine dair bir ödeme belgesinin görülemediği, ödememesi yapılmamış bakiyenin dava dışı şahsın ticari defterlerinde temlik tarihi, icra takip/dava tarihi itibariyle 62.746,42 TL tutarında mevcut olduğu, bu bakiyenin bu haliyle temlik sözleşmesine konu olabileceği, temlik sözleşmesinde belirtilen fatura bakiyesi alacak hususunun, davalı ve dava dışı şahsın ticari defterlerinde karşılığının bulunduğu, raporun Faiz Tutarına Yönelik Tespit, Değerlendirme ve Hesaplamalar kısmında yapılan açıklamalar neticesinde; davacı yanın davalı yanı icra takibinden önce temerrüde düşürecek ihtari işleminin bulunmadığı, temerrütün icra takibiyle oluştuğu, davacının, dava dışı ...'nun asıl alacağını, temlik sözleşmesi gereği devir alması ile beraber, dava dışı ...'nun işlemiş faiz gibi yan haklarının da davacıya geçip geçmediği hususundaki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, bu yöndeki değerlendirmenin davacı lehine değerlendirilmesi durumunda talep edilen işlemiş faizde kullanılan, vade başlangıcının, faiz tür ve oranın uygun olduğu, talepte bulunulan 1.106,23 TL işlemiş faiz hesaplamasının doğru olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.<br>Alacağın temliki, 6098 sayılı TBK'nın 183. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Rızai temliki düzenleyen TBK’nın 183. maddesi; “Kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasının almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.” hükmünü içermektedir. Bu hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere; alacağın temliki, bir alacağın alacaklı tarafından bir başka kimseye devredilmesidir. Bu suretle borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almaktadır. Aynı zamanda, temlik edilen alacak eski alacaklının mal varlığından çıkarak yeni alacaklının mamelekine dâhil olmakta, alacağı talep etmek hakkı da yeni alacaklıya intikâl etmektedir.<br>Eğer alacaklı, alacağını bir başkası vasıtasıyla tahsil ettirmek isterse, bu kimseye tahsil yetkisi verecek yerde alacağını ona temlik eder ki, bu halde alacağın temliki tahsil maksadıyla yapılmış olmaktadır. Hukukumuzda egemen olan ilke, şekil serbestisi (6098 sayılı TBK'nın madde 12) ise de, TBK’nın “şekli” başlıklı 184. maddesi Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır\" hükmü gereğince Kanunumuz alacağın temlikinin yazılı yapılmasını öngörmektedir.<br>Eldeki davada; davalı ile  dava dışı ... arasında 29/12/2015 tarihli ''işveren ve yüklenici firma arasında iş ve işçilik yapımına ilişkin iş sözleşmesi'' başlıklı ve 04/04/2015 tarihli ''gayrimenkul devir satış vaadi'' sözleşmelerinin imzalandığı, ...' nun ...' ya 279.896,42 TL bedelli, ...' nın ...' na 217.150,00 TL bedelli fatura düzenlediği, taraflar arasında sözleşmesel ilişkiye dayalı ticari ilişki bulunduğu ve tarafların birbirlerine düzenledikleri faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, ... tarafından düzenlenen 279.896,42 TL' lik iş karşılığının 217.150,00 TL sinin fatura karşılığı davalı tarafça tapuda taşınmaz devri yapılarak ödendiği, faturaların mahsubu sonucu ...' nun davalıdan 62.746,42 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın ... tarafından davacı ...' ya temlik edildiği, davalının, dava dışı ... ile arasında iş ve işçilik yapımına ilişkin iş sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme gereğince üzerine düşen tüm edimlerini ve ödemeleri yerine getirdiğini, dava dışı ...'na herhangi bir  borcu olmadığını beyan  ettiği, bu beyan ile  davalının ödeme savunması yaptığından ispat yükünü üzerine aldığı, davalının bu minvalde 53.000,00 TL'yi dava dışı ...'na ödediğine dair dosyaya 29/12/2015 tarihli belge sunduğu, belgenin ... tarafından imzalı olduğu, ...' nun ...'a Derince Noterliğinin 04/06/2012 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile işleri ve faaliyet konusuyla ilgili tüm işleri yürütmeye, ticari mal alıp satmaya, bedelleri tahsile, ahzu kabz gibi yetkiler verdiği, ...'ın 29/12/2015 tarihli belgedeki yazı ve imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği; ancak 53.000,00 TL'yi almadığını beyan ettiği, bu beyanın yazılı belge karşısında geçerliliğinin olamayacağı, davalı ile dava dışı kişi arasında yapılan  29/12/2015 tarihli sözleşmenin 7 numaralı bendinde işe başlanıldığı tarihte 53.000,00 TL nin peşin alınacağının yazılı olduğu, işin bitmiş olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, 53.000,00 TL'nin davalı tarafça ...' na ödendiğinin kabul edilmesi gerektiği, 62.746,42 TL- 53.000,00 TL = 9.746,42 TL' nin davalı tarafça davacıya ödendiğine dair belge ibraz edilmediği, davalının dava dışı ...'na  9.746,42 TL borçlu olduğu, takip talebiyle işlemiş faiz talebinde bulunulduğu, davalının davadan önce temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince açıklanan tüm bi neden ve gerekçelerle  davanın  kısmen kabulü ile davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/8519 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline ve takibin 9.746,42 TL üzerinden devamına, hükmedilen 9.746,42 TL ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, alacak likit olduğundan 9.746,42 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d32d9212618539ca","SID":"ad5e54cff354c4db"}}