{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1878 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2181<br>KARAR TARİHİ\t: 28/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/800 Esas 2022/1038 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 28/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/11/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 05/12/2011 tarihinde ... plakalı aracını 30.000,00-TL'lik borcuna karşılık olarak rehin verdiğini ve taraflar asında Düzenleme Şeklinde Borç ve Rehin Sözleşmesi akdedildiğini, her iki taraf bakımından ticari sayılan işbu rehin sözleşmesine konu ticari iş, tarafların tır alım satımı yapmasına dayandığını, taraflar arasında işbu Akhisar 1. Noterliği'nin 05/12/2011 tarih 13330 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Borç ve Rehin Sözleşmesi her iki tarafın da tacir olmasından dolayı ticari ilişkileri dolayısıyla yapıldığını, müvekkilinin Rehin Sözleşmesinin konusunu oluşturan ... plakalı aracın/tırın satımı hususunda rehin verdiğini, rehin sözleşmesi  ile aynı tanzim tarihli  (05/12/2011) ve araka yüzünde davalının kaşesinin bulunduğu senetler (bonolar), rehin konusunu oluşturan  ... plakalı araca malen düzenlenmiş olup her ne kadar senetler (bonolar) üzerinde \"malen\" kaydı yer almasa da  senetlerin rehin sözleşmesinden kaynaklı borç ilişkisine dayandığı açıkça ortada olduğunu, davacı müvekkilce 30.000,00-TL'lik rehin bedeli, Akbank Kırkağaç Şubesince ciro ettirilen 11000921169 senet numaralı 05/01/2012 vade tarihli 250,00-TL bedelli senet 11000921172 senet numaralı 15/01/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 11000921174 senet numaralı 15/02/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 11000921177 senet numaralı 15/03/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 11000921178 senet numaralı 15/04/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 11000921180 senet numaralı 15/05/2012 vade tarihli 4.000,00-TL bedelli, 11000921182 senet numaralı 15/06/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 11000921183 senet numaralı 15/07/2012 vade tarihli 4.000,0tl bedelli, 11000921185 senet numaralı 15/08/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 11000921187 senet numaralı 15/09/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 11000921189 senet numaralı 15/10/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 11000921192 senet numaralı 15/11/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 11000921195 senet numaralı 15/12/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli,1.240,00-TL bedelli, 11000921195 senet numaralı 15/12/2012 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 120000861625  senet numaralı 15/01/2013 vade tarihli 1.240,00 -TL bedelli, 120000861627 senet numaralı 15/02/2013 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 120000861628  senet numaralı 15/03/2013 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 120000861629  senet numaralı 15/04/2013 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 120000861630  senet numaralı 15/05/2013 vade tarihli 4.000,00-TL  bedelli, 120000861631 senet numaralı 15/06/2013 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 120000861632  senet numaralı 15/07/2013 vade tarihli 4.000,00-TL  bedelli, 120000861649  senet numaralı 15/08/2013 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 120000861650  senet numaralı 15/09/2013 vade tarihli 1.240,00-TL  bedelli, 120000861651  senet numaralı 15/10/2013 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 120000861652  senet numaralı 15/11/2013 vade tarihli 1.240,00-TL bedelli, 120000861653  senet numaralı 15/12/2013 vade tarihli 1.240,00-TL  bedelli senetlerin ödendiğini, senetlerin arka yüzlerine bakıldığında davalı şirkete ait kaşe ve  imzadan da görüleceği üzere davalı şirket tarafından işbu senetlerin ciro edildiği açıkça ortadadır ve işbu borç ilişkisi, yukarıda vade tarihleri yazılı bonoların vadesinde ödenmesi neticesinde son bulduğunu, davacı müvekkil tarafından senet bedellerinin ödenmesinin üstünden 10 yıl 2 ay geçtikten sonra aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak İzmir 13. İcra Dairesinin 2022/2790 Esaslı dosya ile  \"Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla\" icra takibine girişildiğini ve müvekkiline ait rehin konusu ... plakalı araç üzerine 01/07/2022 tarihinde yakalama şerhi işlendiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine, İzmir 13. İcra Dairesinin 2022/2790 Esas sayılı icra takibinin iptali ile rehinin kaldırılmasına ve davalının kötü niyetli ve haksız olması nedeniyle %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacının rehin borcunun dava dilekçesinde listelediği senetlerin ödenmesiyle sona erdiğine dair iddiasının doğru olmadığını, senetlerin tamamının huzurdaki dava konusu aracın satış bedeli olarak verilmediğini, farklı alışverişlere ait olduğunu, davacının iddialarının matematiksel olarak mümkün olmadığı gibi mantık kuralları ve hayatın mutat akışına da aykırı olduğunu, dava dilekçesinde listelenen senetlerin dava ile ilgili olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> Mahkemece \"...Açılan dava, davacının, taraflar arasında ... plakalı tırın alım satımına ilişkin olarak tanzim olunan ve imza altına alınan Akhisar 1. Noterliğinin 05/12/2011 tarih ve 13330 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Borç ve Rehin Sözleşmesi akabinde, rehin sözleşmesi ile aynı tarihte tanzim edilen ve arka yüzlerinde davalı şirkete ait kaşe ve imza bulunduğu iddia edilen, dava dilekçesinin 2 numaralı sayfasında açıkça belirtilen, bedelleri toplamı rehin sözleşmesi bedelinden fazla olan 25 adet senedin vadesinde ödenmesi neticesinde borç ilişkisinin sona erdiğinden bahisle, davalı alacaklı şirket vekili tarafından taraflar arasında ... plakalı tırın alım satımına ilişkin olarak tanzim olunan ve imza altına alınan Akhisar 1. Noterliğinin 05/12/2011 tarih ve 13330 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Borç ve Rehin Sözleşmesi dayanak yapılarak davacı borçlu aleyhinde başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi kapsamında davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline ve rehnin kaldırılmasına karar verilmesi taleplerine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir 13. İcra Dairesinin 2022/2790 Esas sayılı dosyası, İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/631 Esas sayılı dosyası, ... plakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, davacıya ait ticaret sicil kayıtları, davacıya ait vergi sicil kayıtları, davacıya ait esnaf sicil kayıtları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın davacının, taraflar arasında ... plakalı tırın alım satımına ilişkin olarak tanzim olunan ve imza altına alınan Akhisar 1. Noterliğinin 05/12/2011 tarih ve 13330 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Borç ve Rehin Sözleşmesi akabinde, rehin sözleşmesi ile aynı tarihte tanzim edilen ve arka yüzlerinde davalı şirkete ait kaşe ve imza bulunduğu iddia edilen, dava dilekçesinin 2 numaralı sayfasında açıkça belirtilen, bedelleri toplamı rehin sözleşmesi bedelinden fazla olan 25 adet senedin vadesinde ödenmesi neticesinde borç ilişkisinin sona erdiğinden bahisle, davalı alacaklı şirket vekili tarafından taraflar arasında ... plakalı tırın alım satımına ilişkin olarak tanzim olunan ve imza altına alınan Akhisar 1. Noterliğinin 05/12/2011 tarih ve 13330 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Borç ve Rehin Sözleşmesi dayanak yapılarak davacı borçlu aleyhinde başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi kapsamında davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline ve rehnin kaldırılmasına karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu,  davalı şirketin ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davacının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davacının ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davacının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davacının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Bergama Vergi Dairesine, Bergama Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, nakliyecilik mesleği çerçevesinde 12/02/2014 yılından bu yana esnaf siciline kayıtlı olduğu, davacının 10/02/2014 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilen mükellef olduğu, 2014/1-12 ve 2015/1-12 dönemlerinde işletme hesabına göre, 2016/1-12 dönemi ve günümüze kadar ise bilanço esasına göre defter tuttuğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağının Akhisar 1. Noterliğinin 05/12/2011 tarih ve 13330 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Borç ve Rehin Sözleşmesi olduğu gözetildiğinde mahkememizin görevli olup olmadığının davacının 2011 tarihi itibariyle mevcut olan sıfatına göre belirlenmesi gerektiği, müzekkere cevaplarında da belirtildiği üzere davacının esnaf siciline kaydı ile vergi mükellefiyetinin 2014 yılı itibariyle başladığı, öncesinde esnaf siciline kayıtlı olmadığı gibi vergi mükellefiyetinin de bulunmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde taraflar arasındaki ve davaya konu edilen itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak sözleşme tarihi itibariyle davacının tacir sıfatını konu edilen itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak sözleşme tarihi itibariyle davacının tacir sıfatını haiz olmadığı ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\" gerekçesi ile; <br>\"1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, <br>3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın eksik incelemeyle yasal düzenlemelere ve özellikle yerleşmiş içtihatlara aykırı vahim bir hukuki hatayla verilmiş olmakla kaldırılmasının gerektiğini, kabul anlamında olmamak kaydıyla yerel mahkemenin verdiği kararın gerekçesi olarak ödeme emrine dayanak 2011 tarihi itibarıyla davacının tacir olmadığı tespitinin dayanağını \"esnaf siciline kayıtlı olmadığı gibi vergi mükellefiyetinin de bulunmadığı,\" şeklinde açıkladığını, oysa bir gerçek kişinin tacir yada esnaf olması için ne Esnaf veya Ticaret Sicil Müdürlüklerine kayıtlı olması ne de Vergi Mükellefi olması şartının olmadığını, yerel mahkemenin verdiği kararda, davacının gayri resmi çalışarak vergi kaçırdığını göz ardı ederek ve gerekli araştırmaları yapmadan eksik incelemeyle davacıyı vergi kaydı olmadığı gerekçesiyle tacir saymadığını, esnaf saydığı konusunda da açık bir hüküm vermemişse de, verdiği kararda görevli mahkemeyi Asliye Hukuk Mahkemesi olarak göstermesiyle davacıyı esnaf kabul ettiğinin anlaşıldığını, ancak malum olduğu üzere esnafların da ticari kazanç elde etmek üzere faaliyet gösterdiğinden  vergiye tabi olup vergi mükellefi olmasının gerektiğini, davacının tacir sıfatına haiz olduğunun apaçık ortada olduğunu, nitekim davacı/borçlunun dava konusu aracı kullanmak için ehliyet, sürücü mesleki yeterlilik belgesi, psiko teknik belgesi, vb. belgelere sahip olmadığını, ayrıca davacının dava konusu araç dışında birden çok ticari aracının yani nakliye filosunun olduğunu, dava konusu aracın kamyon olduğunu,  kamyonların kişilerin şahsi veya ailevi ihtiyaçları için kullanılabilecek  araçlar olmadığını, şehirler veya ülkeler arası ticari yük taşımada kullanılan ve yüksek değer taşıyan araçlar  olduğunu, nitekim uyap sistemi üzerinden davacı/borçlunun adına kayıtlı araçlarının sorgulaması yapıldığında çekici,kamyon gibi nakliye işinde sermaye olarak kullanılan araç filosunun olduğu, yani davacının bedeni gücünü kullanmaksızın yalnızca sermayesiyle ekonomik faaliyette bulunduğunun aşikar olduğunu, ayrıca davacı/borçlunun tacir olduğunun yanında işçiler çalıştırmasıyla da sabit olduğunu, ... Sosyal Güvenlik Müdürlüğün'den davacının yanında işçi çalıştırıp çalıştırmadığının sorulmasıyla yanında işçiler çalıştırdığının da ortaya çıkacağını, sonuç olarak davacının kadın olup ağır vasıta ehliyeti, sürücü mesleki yeterlilik belgesi olmaması ve ilerleyen yaşı nedeniyle tek bir kamyonu bir gün bile kullanamayacağını, üstelik birden fazla kamyon ve tıra sahip olup bunlardan kazanç sağlayan davacının esnaf sayılmasının önce yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, dava konusunun arabuluculuğa tabi olduğu halde arabuluculuk yoluna gidilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesince eksik incelemeye dayalı verilen hatalı kararın kaldırılmasına ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, taşınır rehnine dayalı icra takibine karşı menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>HMK'nın 1. maddesinde görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir. <br>6335 sayılı Kanunun 2.maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. <br>Somut olayda ;  dosyadaki bilgi ve belgelere göre davaya konu uyuşmazlığın ticari aracın satımı üzerine konulan rehinden kaynaklandığı,  davacının ticari iş kapsamında satın aldığını belirttiği aracın bedelini bonolar ile ödediğini iddia ettiği, sözleşmeye konu kamyonun taşıma işinde kullanılan ticari taşıt niteliğinde olduğu, tarafların ticari ve mesleki amaçlarla bu işlemi gerçekleştirdiği anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/11/2018 gün, 2018/2754 Esas ve 2018/6192 Karar sayılı ilamı ile  15/02/2018 gün, 2016/15771 Esas ve 2018/685 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.<br>O halde mahkemece; işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre  karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi  doğru görülmemiştir.<br>Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nı 353/(1)-a-3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2022 Tarih, 2022/800 Esas ve 2022/1038 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 353/(1)-a maddesi gereğince dava dosyasının Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahal MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının yatıran davalıya iadesine,<br>5-İstinaf kanun yolu başvurusu aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avans iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 28/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"862355c3cbf80b4e","SID":"aeabe065d27bc93f"}}