{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2587 <br>KARAR NO: 2024/201<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/09/2020<br>NUMARASI: 2019/110 E. - 2020/162 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.04.2004 başvuru tarih ve ... başvuru numaralı 07 ve 09. sınıflarda “...” markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin uzun zamandır Türkiye'de ticari faaliyetlerde bulunmakta ve tescilli markasını kullanmakta olduğunu, müvekkilinin kablo, boru, boru ve kablo kılıfları doğrudan yalıtım, iletken devreler gibi ürünler ve geniş bir ürün yelpazesini kablo ve kablo donanımları adı altında müvekkili tarafından üretilip pazarlanmakta olduğunu, ancak 16, 17, 21 ve 28. sınıflarda ... sayı ile davalı adına tescilli olan \"...\" ibareli markanın, markanın 17. sınıfta fiilen kullanılmaması, Sınai Mülkiyet Kanunun amacına aykırı olarak haksız ve hukuka aykırı bir şekilde markanın işgal edilmesi ve bu sebeple üçüncü kişilerin ticari faaliyetlerinin olumsuz etkilenmesi nedeniyle söz konusu markanın iptal edilmesinin gerekmekte olduğunu, bu anlamda davalı şirketin tescilli markasının tescilli olduğu 17. sınıf emtiaları ile doğrudan ve ilintili olarak çakışmanın söz konusu olduğunu davalının dava konusu ‘'...” markasını tescil edildiği 17. sınıftaki mal veya hizmetler bakımından hiç kullanmamış olduğunu iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli \"...\" ibareli markanın 17. sınıf emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava tarihinden sonra, dava konusu markanın davalılardan ...  A.Ş. Tarafından ... A.Ş.'ye devri nedeniyle, davacı vekilinin bu davalıya yönelik davaya devam ettiklerini bildirmesi üzerine, Mahkemece HMK'nın 125 maddesi uyarınca bu şirkete tebligat yapılarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.   <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ... sayılı marka yönünden kullanma zorunluluğuna ilişkin süresinin, SMK’nın yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinde başlamış olup, henüz 5 yıllık sürenin dolmadığını, dolayısıyla işbu davanın zamansız açılması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki bir yararının da bulunmadığını, müvekkili adına ... sayı ile tescilli \"...\" markasının gerek hükümsüzlüğü istenilen 17. Sınıfta ve gerekse diğer sınıflarda tescil tarihinden bu yana nizasız ve fasılasız olarak kullanılmakta olduğunu ve bu nedenle taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davalı adına tescilli markanın 5 yıldan fazla süreden beri kullanıldığı  hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı adına olan ... sayılı markanın sadece tescilli olduğu 17. sınıf yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin ... sayılı marka yönünden kullanma zorunluluğuna ilişkin süresinin, SMK’nın yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinde başladığını, henüz 5 yıllık sürenin dolmadığını, dolayısıyla, işbu davanın zamansız açılması nedeniyle reddi gerektiğini, Müvekkiline ait “...” ibareli markaların tanınmış marka olduğunu, dolayısıyla iptali istenen markanın tanınmış marka olarak değerlendirilmesi ve işbu davanın aslında tanınmış markanın kısmi hükümsüzlüğü olarak yorumlanması ve mahkemece bu yönde karar verilmesi gerektiğini, SMK'nun 6/4.maddesi hükmünün, bir markanın, tanınmış marka olması halinde, terkin edilen mal ve hizmetler bakımından üçüncü kişilerin tescil taleplerine konu olmasına engel teşkil ettiğini, Aynı zamanda SMK m.6/5 uyarınca da, tescili talep edilen mal ve hizmetlerden halihazırda başka mal ve hizmette tescilli olan ve üçüncü kişi tarafından tescil edilen mal ve hizmet sınıfında terkin edilmiş tanınmış marka sahibinin itirazı ile markanın tescil edilemeyeceğini,Somut olayda, davacının dava konusu markanın iptal edilmesinde bir zararı bulunmadığı gibi menfaatinin de bulunmadığını, bu nedenle davacının hukuki yararının bulunmadığını, Müvekkilinin, davaya konu iptali istenen ... tescil nolu ... markasını gerek 17. sınıfta gerekse tescilli olduğu 16, 21 ve 28. sınıflarda nizasız ve fasılasız olarak kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini,  markanın devrinden sonra müvekkilinin, markayı tüm sınıflar yönünden kullandığını, huzurdaki davanın koşullarının oluşmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına ... sayı ile tescilli \"...\" ibareli markanın 17. sınıf emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiştir.Davalı istinaf başvurusunda; müvekkili şirketin 2001/26673 sayılı marka yönünden kullanma zorunluluğuna ilişkin süresinin, SMK’nın yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinde başladığını, henüz 5 yıllık sürenin dolmadığını, dolayısıyla, işbu davanın zamansız açılması nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın  9. maddesi  uyarınca  tescil  tarihinden  itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, söz konusu madde hükmünün, hem geçmişte tescil edilen markalar için hem de gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma külfeti getirdiği, dolayısıyla davalıya ait markanın da kullanma külfeti altında olduğu anlaşılmış, bu itibarla aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Diğer yandan, eldeki davanın açılabilmesi bakımından davacının bir zarara uğramış olması dava koşulu olmadığı gibi, tarafların faaliyet alanlarının benzer olması nedeniyle, davacının dava açmakta hukuki yararının var olduğu kabul edilmiş, bu nedenle aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Toplanan delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davalının, dava konusu markayı, iptali istenen emtia sınıfında ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediği, böylelikle Mahkemece verilen kararda bir hata görülmediği, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/09/2020 tarih ve 2019/110 E., 2020/162 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76de938cbd27c98d","SID":"2aa471f97fd6ce04"}}