{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t          <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t        (K A R A R I    K A L D I R A R A K <br>                                                    Y E N İ D E N    E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)\t<br>ESAS NO\t: 2019/1762 <br>KARAR NO\t: 2024/273<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE\t: Doç.Dr. ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/12/2018<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/488 E.-2018/1010 K.<br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>Davacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; davalının müvekkilleri aleyhine Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/10608 E. sayılı dosyası ile 23.04.2016 düzenleme, 25.04.2016 vade tarihli ve 35.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibi başlattığını, müvekkillerinin davalı yana böyle bir borçlarının olmadığını, müvekkillerinden ... Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında Mart 2016 tarihinde bir \"Otel Grup Sözleşmesi\" imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin 22.04.2016-24.04.2016 tarihlerinde otele gönderdiği müşteriler için KDV dahil 83,00 TL. ödeme yapacağını, davalı şirketin bu sözleşmeye binaen 106.738,00 TL. tutarlı bir fatura düzenlediğini ancak sözleşmenin 7.3. maddesi gereği indirim uygulamadığını, takip konusu senedin davalıya teminat senedi olarak verildiğini ancak güven ilişkisi nedeniyle senede bu konuda ibare konulmadığını, taraflar arasında başka bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin 106.738,00 TL. bedelli faturaya karşılık 95.000,00 TL. ödeme yaptığını, davalı tarafça bakiye 11.738,00 TL. için teminat olarak verilen  senet bedelinin tamamı için işlem başlatıldığını ileri sürerek, müvekkilinin teminat senedinden 23.262,00 TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; taraflar arasında aktedilen ... Sözleşmesi gereği davacı şirketin 22.04.2016 -24.04.2016 günleri aralığında davacı şirketin davalı şirkete sağladığı her bir müşteri için günlük 83.00 TL. ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, davacı şirketin kaşe ve imzasını içeren konaklama belgelerine göre bu süreçte otelde 371 adet müşterinin konaklama yaptığını, sözleşmenin 7.3. maddesi gereği 34 adet müşteri için davacı yandan herhangi bir ödeme alınmadığını ve bu konaklama için fatura kesilmediğini, aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, yapılan konaklamalara karşılık 24.04.2016 tarihinde 106.738,00 TL., yine aynı tarihte 11.786,00 TL. bedelli elektronik faturaların düzenlendiğini, takip konusu 35.000,00 TL. bedelli senedin teminat senedi olarak verilmediğini, bu konuda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı gibi senedin üzerinde ayrıca \"bedeli nakten ahzolunmuştur\" kaydının bulunduğunu, bu senedin davacı tarafın davalı şirkete ödemediği bakiye alacak ve misafirlerin otele vermiş oldukları zararlara ilişkin olduğunu savunarak, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"Toplanan delillere, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı şirket arasında hizmet sözleşmesi imzalandığı, davacıların keşideci, davalının lehtar olarak yer aldığı nakden ibareli senedin davalıya verildiği, davacıların senedin teminat senedi olarak verildiğini iddia ettikleri,  davalının ise senedin bakiye alacak ve müşterilerin otele verdiği zararlar nedeniyle verildiğini savunduğu, davalının verdiği hizmet nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu iddia etmesi nedeniyle somut olayda çift taraflı talil olduğu, çift taraflı talil durumunda ispat yükünün yer değiştirmediği, davacıların senedin teminat senedi olduğunu kesin delille ispat etmeleri gerektiği, sözleşmede senedin teminat senedi olduğuna dair hüküm bulunmadığı, davacıların iddiasını kesin delillerle ispat edemedikleri, yemin deliline de dayanmadıkları, kaldı ki davalı tarafından düzenlenen 106.738,00 TL ve 11.786,00 TL bedelli bedelli faturaların her  davacı şirketin ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların hatalı olduğu savunmasının dinlenemeyeceği, zira ticari defterlere yapılan kayıt ile fatura içeriklerinin kabul edilmiş sayılacağı, davacı şirket tarafından dava tarihinden sonra düzenlenen iade faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davalı tarafından iade edildiği, davalının ticari defterlerine göre davacıdan 23.524,00 TL alacaklı olduğu,...davalının kötüniyet tazminatı istemi yönünden de şartları oluşmadığı...\" gerekçesiyle, davanın ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; muğlak ifadelerle düzenlenen bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi tarafından dosya ve eki evrakların yeterince incelenmediğini, dosyadaki ifadelerin yeterince irdelenmediğini ve iddialarının yeterince araştırılmadığını, <br>Davalı şirketin sözleşmede belirlenen %3 konaklama indirimini uygulamaksızın 106.738,00 TL. bedelli fatura düzenlediğini, davalı tarafın her 100 kişiden 3'ünün bedelsiz olarak konakladığını iddiası ile ilgili kimlik bilgilerinin davalı tarafından dosyaya ibraz edilemediğini, bilirkişi tarafından %3 indirim hususu dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığını belirtildiğini, davalı şirketin ücretsiz konakladığını belirttiği 34 kişilik listenin gerçeği yansıtmadığını, zira böyle bir listenin dava dosyasında da bulunmadığını, <br>Fatura dökümlerinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin misafirlerinden bazılarının isminin iki kez yazıldığını (örneğin; ...),  müvekkili şirketin müşterisi olmayan kişilerin de faturaya yansıtıldığını, <br>Dava tarihinde VMA2016000000234 numaralı faturanın müvekkili eline geçmediğini, davalı şirketin iki ayrı fatura kesmesinin sebebinin de anlaşılmadığını, davalının sözleşmenin \"Diğer Koşullar\" başlıklı maddesindeki, \"Olası bir kaza durumu için etkinlik boyunca bir adet ambulans otelde bulundurulmalıdır.\" hükmüne uyulmadığını, buna rağmen ambulans hizmet bedelini faturaya yansıttığını, bilirkişi tarafından ambulans indiriminin dikkate alınması gerektiğini, müvekkilince bu hususlar dikkate alınarak 17.250,00 TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, bu faturanın müvekkili şirket defterlerinde kayıtlı olduğunu, misafirlerin otele zarar vermediklerini ve dosyada bununla ilgili bir evrak bulunmadığını, davalı tarafın teminat senedi tutarının tamamını tahsil etme amacıyla kötü niyetli olarak otele zarar verildiği iddiasını ileri sürdüğünü, 35.000,00 TL. bedelli senet teminat senedi olup, bilirkişi raporunda da taraflar arasında senet düzenlenecek başka bir ticari ilişki olmadığının belirtildiğini, kaldı ki davalının cevap dilekçesinde senedin bakiye alacağa ilişkin olduğunu belirttiğini, <br>Aksinin kabulü halinde İlk derece Mahkemesi tarafından müvekkilinin kabul ettiği 11.738,00 TL.'ye ek olarak 11.786,00 TL. daha borçlu olduğunu gerekçelendirdiğini, davalının 11.476,00 TL.'yi fazla istediğini tespit ettiğini, buna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verildiğini, müvekkillerince iş bu davanın 35.000,00 TL.'lik senedin 23.262,00 TL.'lik kısmından dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebiyle açıldığını, harca esas değerin de 23.262,00 TL. olarak gösterildiğini, bilirkişi raporunda da müvekkillerinin davalıya 23.524,00 TL. borçlu oldukları sonucuna varıldığını, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldrılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle davalı tarafından düzenlenen faturalar davacı tarafından itiraz edilmeksizin defterlerine kaydedildiğinden davalının faturalara dayalı alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca kanıtlamış olmasına  göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-Dava, takip konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine  ilişkindir. <br>Dosya kapsamından; <br>Davalı tarafça davacılar aleyhine 23.04.2016 tanzim, 25.04.2016 vade tarihli, 35.000,00 TL. bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı,<br>Davacı tarafça takip konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla, 106.738,00 TL.'lik fatura bedelinden 95.000,00 TL. ödemelerinin mahsubundan sonra kalan 11.738,00 TL. borçlu oldukları belirtilerek, takip konusu senet bedelinden bu tutarın mahsubundan sonra kalan 23.262,00 TL. yönünden borçlu olmadıklarının tespiti talebiyle iş bu davanın açıldığı,<br>Davalı tarafça konaklama bedeli açıklamasıyla 24.04.2016 tarihli KDV dahil 106.738,00 TL. ve 11.786.00 TL. bedelli faturaların düzenlendiği,<br>\tBilirkişi tarafından, bu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilerek, fatura bedelleri toplamı 118.524,00 TL.'den davacının da kabulünde olan  95.000,00 TL.'nin mahsubuyla kalan 23.524,00 TL.'nin davacının borcu olduğunu belirlendiği, <br>İlk derece Mahkemesince de bu tespitlere dayalı olarak davanın reddine karar verildiği,<br>Anlaşılmıştır.<br>Davalı tarafça, davacının 23.524,00 TL. borcu olmasına karşın 35.000,00 TL.'nin tahsili talebiyle icra takibi başlatılmış olup, 11.476,00 TL. fazla talepte bulunulmuştur.  <br>Buna göre İlk derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 11.476,00 TL. fazla talep tutarı yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olduğu ve takip tutarının 11.738,00 TL.'sinin kabul edilmiş olduğu gözden kaçırılarak  yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 352/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.\t\t\t<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine, <br>II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 352/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.12.2018 tarih ve 2016/488 E., 2018/1010 K. sayılı kararını kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davacıların Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/10608 E. sayılı dosyasında takibe konu 35.000,00 TL. bedelli bonodan dolayı davalıya 11.476,00 TL. borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 783,93 TL. karar ve ilam harcından, peşin alınan 397,26 TL.'nin mahsubu ile kalan 386,67 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/(2). maddesi uyarınca 11.476,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/(2). maddesi uyarınca 11.786,00 TL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacılar tarafından yapılan 115,50 TL. tebligat gideri, 42,80 TL posta gideri, 600,00 TL. bilirkişi ücreti, 121,30 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 879,60 TL. yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 431,00 TL.'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>6-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca, taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içinden alınarak yatırana iadesine,\"<br>III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>IV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>14.02.2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  14/02/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"599d7c790e7b116d","SID":"d10597a01e8c50b3"}}