{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                     (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    \t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t      : 2023/1913 <br>KARAR NO\t: 2024/276<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE\t: Doç.Dr. ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 14/03/2023<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/579 E.-2023/177 K.<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br><br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili 24.11.2020 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin bir kısım ortaklarına konutlarını tahsis edip ferdileşme işlemlerini de yaparak tapularını verdiğini, konutlarının tapusunu alan bu ortaklardan bazılarının parasal yükümlülükleri yerine getirmemek için kooperatiften istifa ettiklerini, müvekkili kooperatifte parasal yükümlülüklerini yerine getirmiş olsa da konutunu edinememiş 98 üyenin bulunduğunu, müvekkili kooperatifin 16.04.2019 tarihli son genel kurulda tasfiye kararı almış olup bu kararın iptali talebiyle açılan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/237 E. sayılı  davasında kararın iptaline karar verildiğini, davalıya üyeliği dolayısıyla da ... No'lu bağımsız bölümün tahsis edildiğini, davalının 31.08.2015 tarihinde kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, istifa eden üyenin istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kooperatiften edinmiş olduğu hakkı, yani konutunu kooperatife iade etmekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili Kooperatif adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde daire bedelinin belirlenebilir hale gelmesinden sonra taleplerini artırmak üzere fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL daire bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;<br>16.04.2022 tarihli harç tahsil makbuzuyla, dava konusu taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden eksik harcı tamamlamıştır. <br>Davalı vekili; davacı tarafın isteminin hukuki dayanağının anlaşılamadığını, müvekkilinin kooperatife tüm parasal yükümlüklerini yerine getirdiğini, ana sözleşmenin 62. maddesine göre 25.12.2004 tarihinde dava konusu bağımsız bölümün tahsis ve tapuda devredildiğini, ana sözleşmenin 20. maddesindeki, \"Kooperatiften ilişkisi kesilen ortağın sorumluluğu, ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl devam eder.\" düzenlemesi uyarınca istifa tarihi olan 31.08.2015 tarihinden itibaren bu iki yıllık sorumluluk bedelinin de hesaplandığını ve müvekkilince ödendiğini, müvekkilinin çıkma hakkını kullandığını, yönetim kurulunca da istifasının kabul edildiğini, ana sözleşmenin 64. maddesinde, \"Ferdi münasebete geçiş muamelesinden sonra muamelenin tamamlanması ve kendi borcunu kabullenmiş olması ile ortağın artık kredi borcu bakımından kooperatifle ilgisi kesilmiş olur.\" dendiğini, müvekkilinin istifa tarihinden sonra 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesindeki üç yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın husumet, yetki, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın 25.12.2004 tarihinde kooperatife üye olduğu, 08.12.2010 tarihinde, kooperatif tarafından, kendine tahsis edilen konutun tapusunun adına kaydedilmiş olduğu, davalı yanın 15.09.2015 <br>tarihinde ise noterden gönderdiği ihtarname ile kooperatife olan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği ve üyelikten istifa <br>ettiği, gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği, kooperatif yönetim kurulunun ise 07.09.2015 tarihli kararı ile istifayı kabul <br>etmiş olduğu anlaşılmıştır. <br>Davacının, 2015 yılında tapusunu aldığı, istifasının onaylandığı ve istifanın davacı yanca kabul edildiği, davalının süreçte üzerine düşen edimi yerine getirdiği, istifa anında  borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, buna göre, davalının istifasının kooperatif ana sözleşmesi ve genel kurul kararına aykırılık oluşturmadığı, davacı tarafın kooperatif yönetiminin değişmesine müteakip sıralı olarak daha önce istifası onaylanan ortaklara,  tapu iptal tescil davaları açmaya başladığı ancak buradaki varsa zararı, haksız ve hakkaniyete aykırı olarak, ifasını tamamlamış ve istifası kabul edilen üyelere dönerek karşılamaya çalıştığı, kaldı ki hali hazırdaki üye sayısı ile istifa tarihindeki üye sayısının ve tapusunu almayan üye sayısının aynı olmadığı da göz önünde bulundurmakla, herkes hak ve borçlarını ileri sürüp, ifa ederken dürüst davranmakla mükellef olduğundan,  daha önce istifası yönetim kurul kararı ile onaylanan üyenin istifasının geçerli olmadığı iddiasının, dürüst davranma ilkesine de aykırı olduğu değerlendirilmekle, bilirkişi raporu görüş ve kanaatinin aksine, kabule şayan olmadığı değerlendirilerek\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili kooperatifin üyesi olan davalıya dava konusu konutun tahsis edildiğini, davalının daha sonra kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini,  İlk derece Mahkemesince davalının istifasının kabul edilmiş olması sebebiyle istifanın geçerli olduğuna hükmedildiğini, ortağın çıkma iradesini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde, bildirim tarihinden itibaren çıkmanın gerçekleşeceğini, her ne kadar kooperatiflerde \"açık kapı ilkesi\" gereği her ortak istediği zaman ve kendi serbest iradesi ile kooperatif ortaklığından çıkma hakkına sahip ise de bu hakkın kullanılmasının sınırsız olmadığını, kooperatifin tasfiye aşamasına geçmemesi ve faaliyetlerine devam etmesi halinde konut edinmiş üyelerin sorumluluktan kaçarak istifa edemeyeceklerini, şayet üyeler istifa etmiş ise istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kooperatiften edinmiş oldukları konutları iade etmelerinin gerektiğini, Yargıtay kararları incelendiğinde ortaklıktan çıkan ortağın kooperatif ortaklığından edindiği hakları kooperatife iade etmesinin gerektiğini, bunun tek istisnasının  Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesindeki \"Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.\" hükmü olduğunu, ancak müvekkili kooperatifin tasfiye halinde olmadığını, genel kurulda alınan tasfiye kararının Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/237 E. sayılı dava neticesinde iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, kooperatifin tasfiye kararı iptal edildiğinden baştan itibaren geçersiz ve hukuk düzeninde hiç doğmamış sayılacağını, dolayısıyla kooperatifin dava veya karar tarihinde tasfiye halinde olmadığını, İlk derece Mahkemesince genelleme yapılarak üye sayısında değişiklik bulunması sebebiyle, müvekkilinin talebinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu yönünde bir değerlendirme yapıldığını, Mahkeme kararında üyenin istifasının geçerli olduğu yönünde değerlendirme yapıldığını ancak istifanın sonucunda üyelerin kooperatiften edindikleri edimin iadesi gerektiğini, dolayısıyla mahkeme kararının eksik ve çelişkili olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>I-Dava, kooperatif ortaklığından istifa nedeniyle ortaklığa bağlı olarak tapu kaydı devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile kooperatif adına tescili, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine  ilişkindir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara ilişkin istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken TTK'nın 450. maddesi, \"(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır.\" hükmünü içermektedir. <br>Dosya ve UYAP kayıtları kapsamından; davacı kooperatifin 14.04.2019 tarihli genel kurulunun 7/a maddesinde kooperatifin tasfiyesine karar verildiği, bazı kooperatif ortaklarınca Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine anılan genel kurulun iptali istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 09.10.2020 tarih ve 2019/237 E., 2020/504 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, tasfiyeye ilişkin gündemin 7/a maddesindeki kararın nitelikli çoğunlukla alınmadığı gerekçesiyle baştan itibaren geçersiz olduğunun tespitine karar verildiği, taraf vekillerince hükmün istinafı üzerine Dairemizin 16.03.2021 tarih ve 2020/2064  E., 2021/438 K. sayılı kararıyla, HMK'nın 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği,  karara karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarih ve 2021/3431 E., 2021/869 K. sayılı kararıyla Dairemiz kararının onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemizin 16.03.2021 tarih ve 2020/2064 E., 2021/438 K. sayılı kararı davalı kooperatif vekiline 10.04.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, kooperatif vekilince temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin kooperatifin tasfiyesine ilişkin 7/a maddesindeki kararın baştan itibaren geçersiz olduğuna ilişkin kararı, temyiz süresinin dolmasıyla davalı kooperatif yönünden 26.04.2021 tarihinde kesinleşmiştir. İş bu dava ise, genel kurulun tasfiyeye ilişkin 7/a maddesindeki kararı ile ilgili Mahkeme kararının kesinleşmesinden önce 24.11.2020 tarihinde açılmıştır. <br>Davacı kooperatif, tasfiyesine ilişkin genel kurul kararının baştan itibaren geçersizliğinin tespitine ilişkin Mahkeme kararının yargılama aşamasında kesinleşmiş olması nedeniyle artık tasfiye halinde olmadığından, çıkan veya çıkarılan ortağın kooperatif ortaklığı  nedeniyle edindiği hakların kooperatife iadesinin gerektiği ilkesi uyarınca, davalı aleyhine açacağı bir dava ile davalıya ortaklığına bağlı olarak tahsis edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, taşınmazın tapu kaydının devredilmiş olması halinde rayiç bedelini talep edebilecektir.<br>Bu durumda İlk derece Mahkemesince, davacı kooperatifin dava tarihi itibariyle tasfiye halinde olması nedeniyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptalini ve terditli rayiç değerinin tahsilini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kooperatiflerin amaçlarına  ve işleyişine uygun olmayacak yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını gerekçesi yönünden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine, <br>II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin  14.03.2023 tarih ve 2020/579 E., 2023/177 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan  5.464,9‬0 TL(170,80 TL peşin harç+5.294,10 TL tamamlama harcı)'den düşümü ile kalan 5.042,30 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya İADESİNE,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'sinin 3/(2) ve 13. maddeleri uyarınca, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanan 56.979,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br> 5-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>6-Mahkememizin 27.11.2020 tarihli ara kararı ile verilen,... Nolu Bağımsız bölüme kayıtlı taşınmaz bakımından üzerine dava konusu ve davalı adına tescilli olması halinde 3. şahıslara devir ve temlikinin engelenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına dair kararın, karar kesinleştiğinde KALDIRILMASI bakımından ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, <br>7-İhtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan, 27.11.2020 tarihli ve 2 sayılı ara kararı gereği yatırılan 1.500,00 TL teminatın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,<br>9-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK'nın 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,\"<br>III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>IV-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>\t14.02.2024 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  14/02/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91873b66c1d942ae","SID":"1f7b3f73dbf38eed"}}