{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVA\t\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/01/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı tarafından Konya ... Noterliği'nin 08/02/2022 gün ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 2021 yılı Kasım aidatı 27.500,00 TL, 2021 yılı Aralık aidatı 27.500,00 TL, 2022 yılı Ocak ayı aidatı ödemesi olan 32.500,00 TL'nin 7 gün içerisinde ödenmemesi halinde ikinci ihtardan sonra ihraç işlemlerinin başlatılacağının belirtildiğini, yine davalı tarafından Konya .. Noterliği'nin 28/02/2022 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile  2021 yılı Kasım aidatı 27.500,00 TL, 2021 yılı Aralık aidatı 27.500,00 TL, 2022 yılı Ocak Ayı aidatı ödemesi olan 32.500 TL'nin 30 gün içerisinde ödenmemesi halinde üyelikten çıkarma ile ilgili gerekli prosedürlerin başlatılacağının ihtar edildiğini, ihtarnamenin 10/03/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkiline ihraç kararının tebliğ edilmeden ortaklıktan çıkarılan üyenin yatırdığı aidat adı altında müvekkiline yapmış olduğu ödemelerin iade edilmesi sonucu müvekkilinin ihraç kararından haberdar olduğunu, aidatların süresinde ödendiğini, müvekkilinin muaccel hale gelen herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek,  davalı kooperatifin 19/04/2022 gün ve 23 karar sayılı müvekkilinin ihraç edilmesine ilişkin kararının iptali ile müvekkilinin üyeliğinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, 13.03.2021 tarihli 2021 Yılı Olağanüstü Genel Kurul toplantısının 9. maddesinde yeni dönem üye aidatlarının, 500 m2' ye kadar 250.000,00 TL, 2021 Yılı Haziran ayından başlamak üzere, bir daha yapılacak genel kurul toplantısına kadar aylık 50.000,00 TL alınması için oy birliği ile yönetim kuruluna yetki verildiğini, yönetim kuruluna verilen yetki uyarınca belirlenen aidat tutarının yasal süreler içerisinde davalı tarafça ödenmemesi üzerine, kooperatif üyelerinin hak ve menfaatlerinin korunması için davalıya noter kanalı ile ihtarname çekildiğini, buna rağmen davalı tarafça ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden usul ve yasaya uygun olarak davalının üyelikten ihracına karar verildiğini savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalı kooperatiften ihracına ilişkin kararın kanuna uygun olup olmadığı ve buna dayalı olarak bu kararın iptalinin gerekip gerekmediği hususunda olduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı kooperatife ait kooperatif ana sözleşmesi, tüm genel kurul tutanakları, Konya .. Noterliği'nin 08/02/2022 tarih ve ..yevmiye numaralı ihtarnamesi, tebliğ şerhleri,  Konya.. Noterliği'nin 28/02/2022 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi, tebliğ şerhleri, Konya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 06/07/2022 tarihli cevabi yazısı  ve tüm belgeler celbedilmiştir.<br>Akabinde davalı kooperatif ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bilirkişiden rapor alınmıştır. <br>Sunulan 07/02/2023 tarihli raporda özetle; Davalı kooperatifin incelemeye sunulan, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve süresinde yapılmış olduğu, ihraç kararının usulüne uygun olup olmadığı tarafımdan yapılan incelemeler neticesinde;  \" Davacının kooperatifin üyesi olduğu, çekilen ihtarnamelerdeki borç tutarına karşılık davacı üyenin ödemeler yaptığı, yapılan ödemelerin davalı kooperatifin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,<br>Yargıtay kararlarına göre; “,.. ödeme yükümlüğünü yerine getirmeyen ortağa tebliğ edilen ihtarnamelerde, kısmi ödeme yapılması durumunda, bu husus açıklanarak ihtarlardan önce ödemenin borçtan düşülmesi ve ortağın borç miktarında tereddüde düşürülmemesi gereklidir. Buna göre, somut olayda birinci ihtardan sonra borçlunun, kısmi de olsa, ödemede bulunması halinde, ödenen meblağın ikinci ihtarda bildirilen borçtan düşülmesi gerekir. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27'nci maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğünün kabulü mümkün olamayacağından, ihraç kararı da hukuka uygun sayılamayacaktır.”<br>Davacı üyenin yaptığı ödemelerin çekilen 2. İhtarda borçtan düşülmemesi ve Yargıtay'ın bu husustaki kararları nedeniyle, davacı üyenin kooperatif üyeliğinden ihracının uygun olup olmadığının takdiri sayın mahkemeye aittir.\" denilmek suretiyle rapor tanzim edilmiştir. <br>1163 sayılı kooperatifler Kanunu Madde 16 – (Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 -  3476/4 md.) \"Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.<br>             Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.<br>             Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.<br>             Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.\" Hükmünü amirdir. <br>Yine Kanunun 27. Maddesi \"Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek  yükümlerini  yerine  getirmelerini  ister.  İlk  isteğe  uymayan  ve  ikinci  istemeden  sonra  da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez.\" hükmünü havidir.<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin emsal ilamlarında da görüleceği üzere,  ihtarnamelerde istenen borcun gerçek borcu yansıtması gerektiği, ayrıca gönderilen ihtarnamelerde anaparanın hangi aylara ve kaçar liralık aidat borçlarına ait olduğu hususunun da yazılı olması gerektiği, bu yoksa ihtarnameye  hesap tablosunun eklenmesinin icap ettiği, istenen anaparanın hangi aylara ait kaçar liralık aidat olduğu hususunun belirlenmesinin ortağın yapılan hesabı denetleyebilmesi bakımından şart olduğu gibi, ihtarnamede faiz de istenmiş olduğundan, bu faizin ortak tarafından denetlenebilmesi için, aidatların hangi aylara ait kaçar liralık aidat olduğunun açıklanmış olmasının da şart olduğu, bu nedenle ihraç için gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun ve geçerli ihtarnameler olmadığı, bu ihtarnamelere dayalı olarak alınan ihraç kararının iptali gerektiği ifade edilmiştir.<br>Kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali davalarında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27.maddesi ve  kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı usulü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve  bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilerek tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığı belirlenerek yargılama sonuçlandırılmalıdır. <br>Alınan bilirkişi raporu ve davacıya gönderilen ihtarnameler incelendiğinde davacı üyenin yaptığı ödemelerin çekilen 2. İhtarda borçtan düşülmemesi nedeniyle ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27. maddelerine uygun olarak temerrüde düşürüldüğünden bahsedilemez. Öte yandan alınan ihraç kararının davacı tarafa tebliğine ilişkin bir belge de dosya kapsamında mevcut değildir. Dolayısı ile  üç ay içinde itiraz davası açılmadığı yönündeki savunmalara da bu nedenle itibar edilmemiştir.<br> Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme neticesinde dosya kül halinde değerlendirildiğinde; Açılan davada davacı yanca davalı Kooperatiften ihracına ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun 19/04/2022 tarih ve 23 nolu ihraç kararının iptali talep edilmiş, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıya gönderilen ihtarların usulüne uygun olarak düzenlenmediği ve böylelikle ihraç prosedürünün yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, davacının davalı Kooperatiften ihracına ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun 19/04/2022 tarih ve 23 nolu ihraç kararının iptaline karar verilmekle...\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalı kooperatiften ihracına ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun 19/04/2022 tarih ve 23 nolu ihraç kararının iptaline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkemece, ortağın borç miktarında tereddüte düşürülmemesi gerektiğinden söz edildiğini ancak davacının geciktirdiği ve gerçekleştirdiği ödemelerin farkında olup tereddüte düşmediğini ve böyle bir ifadesinin bulunmadığını, 2. ihtarnamenin 28/02/2022 tarihli olup davacının ocak ayı ödemesinin 30.03.2022 tarihli olduğunu, 1 aylık süreyi geçiren davacının ortaklığının kendiliğinden düştüğünü ancak, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, davacının ödemeler noktasında temerrüte düşmeyi alışkanlık haline getirdiğini, ödemelerini mütemadiyen gecikmeli yaptığını ve diğer ortakların haklarına halel getirdiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davacının davalı kooperatiften ihracına ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Kooperatifle Kanunu'nun 16. maddesinde ''Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.<br>Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.<br>Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. <br>Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir.<br>Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.<br>Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.<br>Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder\" hükmü düzenlenmiştir. <br>Anılan yasal düzenleme uyarınca, kooperatif ortağının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının kesinleşmesi için kararın çıkarılan ortağa tebliğ edilmiş olması ve tebliğ tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz etmemiş olması gerekmektedir. Maddede belirtilen üç aylık süre hakdüşürücü süre niteliğindedir.<br>Her ne kadar davalı tarafça davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı savunulmuş ise de, davalı kooperatif yönetim kurulunun 19.4.2022 tarih ve 23 sayılı kararı ile davacının ana sözleşmenin 14. maddesi 2. bendine istinaden ihracına karar verildiği, ihraç kararının tebliğine ilişkin olarak mahkemece verilen süreye rağmen davalı tarafça tebliğ belgelerinin ibraz edilemediği ve bu itibarla, davanın süresinde açıldığı ve aksinin davalı tarafça ispat edilemediği kanaatine varıldığından  işbu savunma yerinde görülmemiştir. <br>Kooperatif ortağının, parasal yükümlülüklere uymaması nedeniyle ihracını düzenleyen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27.maddesinde de ''Ortakların yüklendikleri paylar için ödiyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez.\" hükmü düzenlenmiştir. <br> Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 15.09.2021 tarih, 2021/723 Esas- 2021/104 Karar sayılı ilamında \"....1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz....\" hususunun,<br>Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 18.03.2021 tarih, 2021/653 Esas-2021/1007 Karar sayılı ilamında da \"...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve  bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği, her iki ihtarnamede de bildirilen borç miktarının aynı olup olmadığı, tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması  halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir....\"  hususunun belirtildiği anlaşılmıştır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dava konusu ihraç kararı öncesi, davacıya noterden gönderilen 08.02.2022 tarihli  1. ihtarda, 2021 yılı Kasım, Aralık ve Ocak ayı ödemeleri olan 27.500,00 TL,  27.500,00 TL ve 32.500,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, davacının ihtarname tarihinde Kasım ayı aidatı olarak 27.500,00 TL ödediği, 2. ihtarname olan 28.02.2022 tarihli ihtarnamenin de davacıya tebliğ edildiği ancak, davacının ihtarname tarihinden önce 23.02.2022 tarihinde Aralık ayı aidatını, 30.03.2022 tarihinde ise, Ocak ayı aidatını ödediği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece, yapılan yargılama sırasında davalı kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan ödemelerin kooperatif kayıtlarında da yer aldığı tespit edilmiş ve  benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacıya gönderilen ihtarların 1163 sayılı Yasa'nın 27. maddesine uygun olmadığından  dava konusu ihraç kararının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiş olmakla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6- Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde  dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 22/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>     Başkan ...                 Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0def9456ebb3d10c","SID":"fea383b225322142"}}