{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1700 Esas<br>KARAR NO: 2024/157 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/46 Esas - 2021/633 Karar<br>TARİH: 17/06/2021<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkilinin ortağı olduğu davalı ...nin 25.12.2018 tarihinde 2014-2015-2016-2017 yıllarına ait olağan Genel kurul toplantısı yapıldığı,  toplantının 4 numaralı gündem maddesi olan “2014-2015-2016-2017 yıllarına ait Bilanço ve Kar – Zarar hesaplarının okunması ve müzakere edilmesi’ hususunda yapılan oylamada bilanço ve kar-zarar hesapları 122.562,50 olumsuz oya karşılık 254.875,0 oyla tasdik ve ibra edilmesi hususunda karar verildiği,  müvekkilinin olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhi düştüğünü, toplantıda bilanço ve kar-zarar hesapları oy çoğunluğu ile ibra edilmiş ise de Şirket içerisinde usulsüzlükler yapıldığını, yapılan genel kurul toplantısında bilanço ve kar-zarar hesaplarının görüşülmesi esnasında usulsüzlüklerin görüşülmediği, şirkete ait ticari defter ve diğer kayıt ve belgeleri incelemek istendiğinde şirkete ait defterlerin ve kayıtların dava dışı ...’ta olduğu beyan edildiği, ... ticari defterleri kendi uhdesine saklayarak şirkette yapmış olduğu usulsüzlükleri sakladığını beyan ederek ...’nin 25.12.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4 numaralı “Bilanço ve karar-zarar hesaplarının ibrası” ve 5 numaralı “yönetim kurulu üyelerinin” ibrasına ilişkin kararların iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  müvekkili şirketin 2014-2015-2016 ve 2017 yıllarına ait Olağan GK toplantısında 25.12.2018 tarihinde önceden belirlenen yerde, saatte, gündemde ve yapılan teklifler doğrultusunda yeterli sayıda pay sahibinin katılımıyla yapıldığını, Genel Kurul Kararının Kanun Ve Esas Sözleşme Hükümlerine Göre Yapıldığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu,  davacı ...’ın Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu ve incelemek istendiği şirkete ait ticari defter ve diğer kayıt ve belgelerin kendisi yönetiminde bulunduğunu ve Şirketin Muhasebecisinden her zaman talep etme hakkı ve yetkisinin bulunduğunu, bu belgelerin dava dışı ... ’ta olduğu iddiasının doğru olmadığını, bu belgelerin Şirketin muhasebesinde bulunduğunu, davacının, Yönetim Kurulu Üyesi olması sıfatı ile her zaman inceleyebileceğini, Yönetim kurulu üyesi sıfatı ile Şirketin tüm faaliyetlerinden bilgi sahibi olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyasının bu davanın konusunu oluşturmadığını beyan ederek  davanın reddini ile yargılama giderleri ve Vekalet ücretinin de davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/06/2021 tarih 2019/46 Esas 2021/633 Karar sayılı kararında;\"...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, ticaret sicil kayıtları, 25/12/2018 Tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan karar örneği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; davacının iptalini talep ettiği 25/12/2018 Tarihli Genel Kurul Toplantısının 4 Nolu “Bilanço ve Kar – Zarar Hesaplarının İbra Edilmesi” başlıklı maddesine olumsuz oy verdiği ve muhalefet şerhini tutanağa geçirttiği bu haliyle TTK m. 446/1 uyarınca iptal davası açmaya hakkı olduğu, davacı tarafça iptal sebebi olarak ileri sürülen hususlar mahkememizce aldırılan ve itibar edilen 09/02/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak incelenmiş olup, söz konusu kararının iptalini gerektirecek kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eden bir husus tespit edilememiştir. Ayrıca davacı vekili müvekkili pay sahibinin şirket defter ve belgelerini inceleyemediklerini, yani bilgi alma haklarını kullanamadıklarını iddia etmektedir. Anonim şirket pay sahipleri ile yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkı TTK m. 392 ve 437’de özel olarak düzenlenmiş olup, kural olarak bilgi alma hakkının ihlali genel kurul kararının iptaline imkan vermemektedir. Muhalefet şerhin de belirtilen defter ve kayıtların incelenemediği hususunun davacı pay sahibinin / yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında olduğu ve bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılamamasının tek başına genel kurul kararının iptaline imkan vermediği, bu hususta davacının mahkemeye başvurarak bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabileceği, (TTK m.437/5, 392/4 ve 5),  davacının ileri sürdüğü diğer iddialar bakımından da  dosya kapsamındaki bilgi ve belge durumuna göre oy çokluğu ile alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunun tespit edilemediği, davacının 25/12/2018 Tarihli Genel Kurul Toplantısının 5 Nolu “Yönetim Kurulu Üyelerinin İbra Edilmesi” başlıklı maddesi için olumsuz oy kullandığı, TTK m. 446/1b’de “..genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri” uyarınca söz konusu kararın iptalinin istenebileceği; ancak davacı pay sahibi ve (eski) yönetim kurulu üyesi ... (100.000TL) olumsuz, dava dışı pay sahibi yönetim kurulu üyesi ... (100.000TL pay/oy) olumlu oy düşüldüğü takdirde de yönetim kurulu üyesi olmayan ...’ın 22.562,00 TL olumsuz oyuna karşılık, yönetim kurulu üyesi olmayan ...’ın 154.875,00 TL olumlu oyu ile oy çokluğuyla ibra kararı alınabildiğinden yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmalarının (TTK m. 436/2) genel kurul kararının alınmasında etkili olmadığından iptalinin gerekmediği (TTK m. 446/1-b), anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/2696 esas,  2019/1902 karar sayılı ilamı)...\"gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının yasa ve usule aykırı olduğunu,Bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını hükme esas alınmaya elverişli olmadığını,28.01.2021 Tarihli Bilirkişi raporunda 18.03.2016 tarih ve ... nolu yevmiye ile 7.000,00 TL’lik çekin ...’ın alındığının göründüğü ... ile başkaca işlemin bulunmadığı tespit edildiğini,   ... Şirketinin ...  ile yaptığı ticari işlemler ise 2016 ve 2017 yıllarında ise 6.442.465,10 TL ve 6.303.556,83 USD tutarında olmayıp karşılıklı mal ya da hizmet alım satımı kapsamında çekle yapılan ödemelerle 2016 yılında 1.049.255,20 TL ile 6.000,00 TL USD 2017 yılında 870.576,47 TL ve 146.447,22 USD olduğuna dair görüş bildirildiğini ancak kayıtlarda para akışı gözükmekteyse de  mal veya hizmete ilişkin fatura kayıtlarının olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususlar incelenmemiş olup itirazlara binaen de ilk derece mahkemesince ek rapor aldırılmadığını, Davalı şirketin .... A.Ş.’ne ait ... Bankası ... IBAN numaralı TL , ... Bankası ...IBAN numaralı USD  , ... Bankası ... IBAN numaralı USD , ...  Bankası ... IBAN numaralı USD ve ... Bankası ... IBAN  numaralı USD hesaplarından ... ve ailesinin hesaplarına  6.442.465,10 TL ve 6.303.556,83 USD usulsüz para aktarımı olduğunu, bu durumun banka kayıtlarında sabit olmasına rağmen davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına işlenmediğini, davalı şirkete ait hesap dökümlerinin celbi ile hesap dökümleri ile defter kayıtlarının incelenmesi talep edilmesine rağmen kayıtlar celp edilmeksizin deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, usulsüz para aktarımları sebebiyle davalı şirkete ait   bilanço ve kar- zarar hesaplarının ibra edilmesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesinin mümkün olmadığını, Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/312 Esas sayılı  2021/146 Karar sayılı kararında; \".... A.Ş. Ortaklarının güvenini kötüye kullandığı, tanık ... ile ilgili olarak; sanık ....'ın kendisine müracaat etmesi sonrası; .... A.Ş.'de var olan parayı sanık ...  kendisine veya tam yetkili olduğu firmasına aktarabilmek için sanıkla birlikte hareket ederek dava konusu kat karşılığı inşaat yapılması protokolünü kurguladığı, sanık ...'ın çok önceleri kendisine vermiş oduğu vekaletnameyi kullanarak beraber çalıştığı düşünülen tanık Av. ... vasıtasıyla icra takibini başlattığı, haberi olduğu halede kasten müvekkileri adına itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesini sağladığı ve takip kesinleştikten sonra muhtemel ceza davalarından korunabilmek için icra takibine usulen itiraz ettiği, bu takip sonrası yüklü miktarda parayı da avukatlık ücreti olarak ...Tic. ve San. A.Ş. ödemesi olarak aldığı, tanık Av. ... sanık ... ile birlikte ortak hareket ederek tarafların güvenini kötüye kullanarak ve sahte belgelerle menfaat temin ederek işlemler icra ettikleri, tanık Av. ...  ile ilgili olarak; tanık Av. ...'un tanık Av. ...'ın bürosunda tarafların gerçek olmayan bir sözleşme olduğunu beyan ettikleri ve taraflarından sanık ...ın yokluğunda sözleşme taraflarından sanık ... ve ... adlarına başkalarının imza atığını bildiği bir sözleşmeyi avukatlık ilke ve kurallarına aykırı bir şekilde Hakem sıfatı ile imzaladığı bu şekilde güveni kötüye kullanarak menfaat teminine sahte belge düzenlenmesine, kurum ve kuruluşları yanıltma ve ... iftira eylemine iştirak ettiği, tanık Avukat ... ile ilgili olarak; Avukatlık ilke ve prensiplerini hiçe sayarak gerçek olmadığını bildiği bir sözleşme ile icra takibi başlatarak İcra Dairesini yanılttığı hususunda rapor tanzim edildiği, dosyadaki diğer bilgi belgelerinde raporu doğruladığı, katılanın dosyaya yansıyan bilgi belgelerin ve Avukat ...'ın itirafları da rapor ile ve dosyadaki diğer bilgi belgeler ile örtüştüğü gerekçesiyle ...’ın  5237 Sayılı TCK'nun 43/1-2 maddesi uyarınca sanık eylemini süreklilik arz edecek şekilde birden fazla kez gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezasından taktiren 2/4 oranında artırım yaptırılarak 6 YIL HAPİS  CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verilmiştir.\"Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/312 Esas sayılı  2021/146 Karar sayılı dosyasından aldırılan Bilirkişi ek raporunda;Sanık ...' ın 113.750,00 TL'yi ... A.Ş. hesabından kendi hesabına ve kendisine ait ...Ticaret Ltd. Şti ne aktardığı bedeller ile ödediğini ifade ettiğini,... A.Ş. hesaplarından  ... ve şirketine aktarılan paraların tutarının cezai şart olan 2.500.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, bu paraların hesaplara aktarılmasına takip tarihinden önce başlandığı takip tarihi ile ibra tarihi aralığında devam edildiği ve hatta ibra tarihinden sonra da para çekildiğinin görüldüğünü,Bu bedellerin tamamının takip için yapılan ödemeler için kullanıldığının tevsik edilemediği Avukatlara yapılan ve tevsik edilen ödemeler tutarının (300.000,00 TL+211.300,00 TL) toplam olarak 511.300,00 TL olduğu, bu ödemelerden 300.000,00 TL'nin ... A.Ş. hesaplarından yapılmış olduğunu,... A.Ş. 25.12.2018 tarihinde Genel Kurul gerçekleştirmiş olup 2014-15-16-17 ve 18 yıllarına ait bilançolar oy çokluğu ile ibra edildiğini, ... ibrasında muhalefet şerhinin bulunduğunu,Yönetim Kuruluna ... , ... seçilmiş olup şirketin banka hesaplarındaki paranın ortaklara paylarına göre dağıtılmasına karar verildiğini, Yönetim Kurulunun 07.02.2019 tarihli 2019/1 numaralı Kararı ile .... İcra Müdürlüğü'ndeki takibe istinaden ... Av. ... yaptığı 2.500.000,00 TL ödemenin muhasebe hesaplarına karar tarihi itibarı ile yansıtılmasına karar verildiğini, bu karardan anlaşıldığı üzere ... firma hesaplarından kendisine ve kendi şirketine aktardığı paraların usulüne göre resmi kayıtlara intikal ettirilmediğini Genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına göre yapılan işlemlerin kanunların verdiği süreler içinde kayıtlara intikalinin yapılması gerektiği bu sürenin 10 gün olduğu düşünüldüğünde kayıtların usulüne uygun tutulduğundan söz edilemeyeceğini, Dosya münderecatında bilanço ve muavin kayıt bulunmadığından tespiti yapılamamakla birlikte 07.02.2019 tarihine kadar firmanın resmi kayıtlarında mutabakatsızlığın bulunduğunun belli olduğunu, bu nedenle yönetim kurulu kararı alınarak hesap düzeltmesi yapılmak suretiyle açıkta bulunan paranın resmi kayıtlara intikal ettirilmeye çalışıldığını, Şirket hesaplarından çekilen ve ... ile ...  hesaplarına aktarılan paranın 2.500.000,00 TL'nin üzerinde olduğunun görüldüğünü, bu miktarın üzerindeki paralar için nasıl bir düzeltme yapıldığının bilinmediğini ancak başkaca düzenlemeler yapılmış olduğunun muhtemel olduğunu, Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/312 Esas sayılı  2021/146 Karar sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı şirket kayıtlarında usulsüzlük olduğu yönetim kurulu kararıyla bu usulsüzlüğün kapatılmaya çalışıldığı tespit edildiğini, mahkeme kararı ile bu durum sabit olmasına rağmen davanın hatalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı anonim şirketin 25.12.2018 tarihinde yapılan 2014-2015-2016-2017 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 4 ve 5 numaralı kararların iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davanın, 21/01/2019 tarihinde süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveline göre davalı şirket sermayesinin 500.000,00 TL. Olduğu ve toplam hisse adedinin 500.000 adet olduğu, toplam itibari değeri 154.875,00 TL. Olan 154.875 adet hissenin vekaleten, itibari değeri 222.562,50 TL. olan 222.562,50 adet payında asaleten olmak üzere  377.437,50 adet payın toplantıda  temsil edildiği görülmüştür. Genel kurul toplantısında alınan kararların iptal sebepleri ve iptal davası açabilecek kişiler TTK 445 ve 446 maddesinde düzenlenmiş olup davacı, şirket ortağı olarak dava açma hakkına sahiptir. Dava açmanın diğer şartları ise ortak yönünden toplantıya katılıp karara olumsuz oy verip muhalefetini tutanağa geçirtmiş olmaktır. Toplantı tarihinde davalı şirketin yönetim kurulu başkanının .., yönetim kurulu üyelerinin davacı ...,  ... olduğu anlaşılmıştır.İptali istenen gündemin 4 maddesi ile;'' 2014-2015-2016-2017 yıllarına ait bilanço ve kar/zarar hesapları okundu ve müzakere edildi. Yapılan oylama sonucunda bilanço  ve kar/zarar hesapları 122.562,50 olumsuz oya karşılık 254.875 oyla tasdik ve ibra edildi.'' Kararının alındığı, kararın altına  ...'ın Muhalefetini tutanağa geçirdiği ve Muhalefet şerhinde;'' Ben bu ibrayı dava konusu edeceğim, şirketin yaklaşık 30.000.000,00 TL. Aktifi yönetim kurulu üyesi ...  tarafından başka hesaplara aktarılmıştır. Ben hiç bir şekilde ...  ibra etmiyorum. Şirket defterlerini görmek istediğimizde hiç bir zaman şirket defterleri ve belgelerini inceleyemedik. Genel kurulda bile sorduğumuzda şirkete ait defterin ...’ta olduğu söylendi. Ben ibra konusunda yapılmış olan yolsuzluktan dolayı muhalefet şerhi koyuyorum,'' şeklinde muhalefetini tutanağa geçirdiği görülmüştür. Mahkemece, davalı şirketin ticari defterleri inceletilmek suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi raporuna davacı vekili itirazlarını içerir beyan dilekçesi verip Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/312 Esas sayılı  2021/146 Karar sayılı  dosyası içeriğinin güncel halinin ve yukarıda sunmuş olduğu davalı şirkete ait 2014/2015/2016/2017 yıllarına ait  banka hesap dökümleri celp edildikten sonra yeni bir bilirkişi heyetinden yeni rapor aldırılmasını talep ettiği, mahkemece, davacı vekilinin rapora itirazlarının hukuki değerlendirmesinin heyete ait olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verildiği halde mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu itirazların tartışılıp değerlendirilmediği ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, anlaşılmıştır.Davacı vekilinin, genel kurulda alınan dört nolu kararın iptali isteminin reddine yönelik istinaf sebebi değerlendirildiğinde;Finansal tabloların TTK'nun 514, 515, maddelerine ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun, tam, anlaşılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun, şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği, dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtmalarının gerektiği, davacının bilanço ve kar zarar hesaplarının onaylanmasına yönelik dört nolu kararın iptali istemi yönünden ileri sürdüğü sebeplerle ilgili davalı şirketin ibra edilen yönetim kurulu başkanı ... hakkında aynı iddialarla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talebiyle Bakırköy 40 Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/312 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 09/02/2021 tarih ve 2019/312 Esas - 2021/146 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'ın sübuta eren hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 Sayılı TCK.nın 155/2, 43/1-2 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında HAGB, erteleme ve seçenek yaptırımlar uygulanmasına yer olmadığına yönelik karar verildiği halde mahkemece Bakırköy 40 Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/312 Esas sayılı dosyasının tamamının getirtilip incelenmediği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda;'' 18.03.2016 tarih ve 38 nolu yevmiye ile 7.000,00 TL’lik çekin ...’ın alındığının göründüğü  ... ile başkaca işlemin bulunmadığının tespit edildiği,  ... Şirketinin ...  ile yaptığı ticari işlemler ise 2016 ve 2017 yıllarında ise 6.442.465,10 TL ve 6.303.556,83 USD tutarında olmayıp karşılıklı mal ya da hizmet alım satımı kapsamında çekle yapılan ödemelerle 2016 yılında 1.049.255,20 TL ile 6.000,00 TL USD 2017 yılında 870.576,47 TL ve 146.447,22 USD olduğuna dair,'' görüş bildirilmiş ise de bu tespitin mali dayanaklarının mahkeme ve kanun yolu denetimine açık şekilde ortaya konulmadığı, davacı vekili bilirkişi raporuna bu yönden itiraz ettiği halde itirazların gerekçeli kararda tartışılıp değerlendirilmediği, ceza dosyasında davalı şirketin yönetim kurulu başkanı hakkında mahkumiyet kararı verildiği de gözetildiğinde TBK’nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince saptanacak maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlayacağından, bu durumda mahkemece Bakırköy 40 Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/312 Esas sayılı dosyasının akıbetinin sorulup ceza dosyası incelenmek suretiyle bu dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağınında değerlendirilerek ve ceza dosyasından alınan tüm bilirkişi raporları da getirtilmek suretiyle ve davacının bilirkişi raporuna yönelik itirazlarınında değerlendirilerek konusunda uzman bilirkişilerden oluşan yeni heyetten rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri  yerinde görülmüştür.Dosyanın incelenmesi sonucu şirket ortağı olduğunu belirten ... ve  ... vekili tarafından verilen müdahale dilekçesi ile davacı yanında feri müdahil olarak davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, mahkemece  19/12/2019 tarihli duruşmanın 4 nolu ara kararı ile; Feri Müdahil vekilinin müdahillik talebinin tüm deliller toplandıktan sonra incelemeye alınmasına ve celse arasında karar altına alınmasına karar verildiği halde bu talep yönünden olumlu olumsuz karar verilmemesi yerinde  görülmemiştir.    HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.  Açıklanan nedenlerle,  davacı vekilinin  istinaf başvurusunun  kabulü ile,  ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,  dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 2019/46 Esas - 2021/633 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45d85d8102f23b44","SID":"964fdd21e4d44d43"}}