{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1699 Esas<br>KARAR NO: 2024/156 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2015/377 Esas - 2021/551 Karar <br>TARİH: 24/06/2021<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>2015/1241  ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkili şirketin ... A.Ş ile 30.10.2009 tarihinden itibaren Ümraniye ve Üsküdar bölgelerinde tek yetkili servis sözleşmesi ile hizmet vermek üzere sözleşme imzaladığını, bu sözleşme uyarınca ...-...-...-...-... marka yazar kasaların Ümraniye ve Üsküdar bölgelerinde tek yetkili servisi olarak hizmet verme hakkını elde ettiğini, Eski yetkili bayi olan ... Ltd Şti nin yetkisinin 28.08.2009 tarihi itibariyle fesih edildiğini, feshe rağmen davalı ... Ltd Şti nin yetkili servis gibi çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin yüksek masraf yaparak hizmet yeri açmış olmasına rağmen çalışamaz duruma geldiğini, ağır zarara uğradığını, Bu kapsamda davalının yetkisiz işlemlerinin tespiti için Ümraniye 3 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/59 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını, davalı şirket yetkilisinin huzurunda yaptırılan tespit neticesinde; Davalının ... yetkili bayilerinin kullandığı renklerde tabela kullandığı, sözleşmesinin bitmesine rağmen yetkili bayi gibi davrandığı, ... marka cihazların işlemlerinin yapıldığı, çok sayıda fatura düzenlediği, haksız kazanç temin ettiğinin tespit edildiğini, Bu hususta 21.04.2010 tarihinde İstanbul Anadolu 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/91 E 2013/244 K sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dosyada davalının sözleşmesi fesih edilmesine rağmen halen yetkili servis gibi hizmet vermeye devam ettiği kabul edilerek 01.01.2010 - 21.04.2010 tarihleri arası 25.814,37 TL zarara uğradıklarına karar verildiğini, bu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, Davanın sonuçlanmasından sonra davalı ... Ltd Şti borçlarından kaçınmak için faaliyetini aynı adres, telefon, tüm teçhizatları ile diğer davalı ... adı ile devam ettirdiğini, Davalıların halen kendilerini ... yetkili servisi olarak göstermeye devam ettiklerini, bu yönde haksız kazanç sağladıklarını, davalıların mahkeme kararına rağmen 21.04.2010 tarihinden somada yetkili servis gibi çalıştıklarının taraflarınca tespit edildiğini, bu sebeple davalıların 21.04.2010 tarihinden sonraki dönem ticari defterleri de incelenmek suretiyle 21.04.2010 tarihinden sonraki dönem oluşan zararın tespiti için işbu davanın açıldığını, Sonuç olarak izah edilen nedenlerle, 21.04.2010 tarihinden dava tarihine kadar ki dönem için oluşan zarar için şimdilik 10.000.- TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 11/12/2020 tarihli ıslah dilekçesinde özetle ; Davalı ... Ltd. Şti. Yönünden açılan 5000 TL alacak davası dava değerini 225.433,93 TL 'ye artırdıklarını, davalı ...  - ... yönünden açılan  5000 TL alacak davası dava değerini 30.793,32  TL 'ye artırdıklarını beyan etmiştir. Davalılar ... Ltd Şti ve ... vekili 14.04.2015 tarihli davaya cevap dilekçesinde, Müvekkili ... Şti ile ... arasında oluşan ihtilafa bağlı olarak davacı ile de hukuki ihtilaf oluştuğunu, davada yazılanların büyük bölümünün gerçeklerle alakası olmadığını, müvekkillerinden hiçbirisinin ... yetkili servisi gibi davranmadığım, davacının mahkemeyi yanıltmaya çalışarak eski ihtilafın halen devam ettiği izlenimi oluşturmaya çalıştığını, davacının belirttiği mahkeme dosyalan ile ilgili olarak yapılan icra takipleri neticesinde anlaşma yoluna gidildiğini, bu ihtilaf kapsamında olan anlaşmazlıklarla ilgili müvekkillerinin ibra edildiğini, yeni bir dava açılmayacağı taahhüdünde bulunulduğunu, protokolün yapıldığı tarih itibariyle geçmişe dönük bütün ihtilafları kapsadığını, 31.20.2013 tarihinden sonra hiçbir ihlalin söz konusu olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve kötü niyetle açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/1241  ESAS SAYILI DOSYASI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/377 E sayılı dosyası ile .... Ltd Şti ve  ... - ... hakkında Ümraniye/İstanbul adresinde yetkileri olmadığı halde ... yetkili servisi gibi satış ve teknik hizmet verilmesi nedeniyle dava açıldığını, bu aşamada müvekkilinin yaptığı tespite göre aynı adreste ... Ltd Şti ve ...  ile aynı adreste davalı ... Elektronik - ... nun da yetkisi olmadığı halde ... servisi gibi hareket ettiğinin tespit edildiğini, dava konusu olayın aynı olması ve dava konusu ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 8 ATM nin 2015/377 E sayılı dosyası ile açılmış derdest dava olması nedeni ile işbu dosyanın İstanbul Anadolu 1 ATM nin 2015/377 E sayılı dosya ile birleştirilmesini, açıklanan nedenlerle 21.04.2010 tarihinden dava tarihine kadar ki dönem için oluşan zarar için şimdilik 10.000.- TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/06/2021 tarih 2015/377 Esas 2021/551 Karar sayılı kararında; \"...Toplanan deliller, icra takip dosyası, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ticari defterler, bilirkişi incelemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacının, dava dışı ... A.Ş ile 30/10/2009 tarihli Ümraniye ve Üsküdar bölgelerinde tek yetkili servis sözleşmesi ile hizmet vermek üzere sözleşme imzaladığı, sözleşme uyarınca davacının ... vs marka yazar kasaların yetkili servisi olduğu, aynı bölgede davalı ... Ltd. Şti'nin de ...  A.Ş'nin yetkili servisi olarak faaliyet göstermekte iken, ...  Gazetesi'nin ilanında ve ...  A.Ş'nin 15/02/2010 tarihli yazısında da görüleceği üzere sözleşmesinin feshedildiği davacının yetkili servis konumuna geldiği, davacının mahkememizde dava açarak, işbu davalının diğer davalı ile birlikte ... A.Ş ile arasındaki sözleşmesinin feshedilmesine rağmen yetkili servismiş gibi faaliyetlerine devam etmesi sebebiyle uğradığı zararın tahsilini talep ettiği, davalıların ise bu iddiaları reddettiği, eskiye dönük ihtilafların devam ettirildiğini, tarafların sulh olduklarına, 31/10/2013 tarihinden sonra hiçbir  ihlalin olmadığına yönelik savunmada bulunduğu, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere, davacı ile dava dışı ... arasında yetkili servis sözleşmesinin imzalandığı,  asıl davada davalılardan .... Ltd. Şti ile ... arasındaki yetkili servis sözleşmesinin sona erdiği, sözleşme sona erdikten sonra yetkili servis izlenimi oluşturacak şekilde hizmet verilmesinin haksız rekabet olarak değerlendirilebileceği ve uğranılan zararın tazmininin gerekeceği, dosya içerisinde ... tarafından kesilen faturaların üzerinde ... vs ibarelerinin yazılı olduğu, davacının 21/04/2010 tarihinden sonraki dönem için işbu davayı ikame ettiği, dosya arasında bulunan bazı faturaların, 21/04/2010 tarihinden sonra kesilmiş olduğu, muhtelif firmalara tanzim ettirilen faturalar üzerinde ...  A.Ş'nin unvanının yazılı olduğu, bu kapsamda 1. Davalı ... yetkili servis olmadığı halde yetkili servis gibi davrandığı ve haksız rekabette bulunduğu kanaatine varıldığı,  öte yandan diğer davalı ... açısından yapılan değerlendirmede, işbu servis ile ilgili iki adet fotoğrafın bulunduğu, fotoğraflarda iş yeri tabelasının üzerinde ... yazısının yer aldığı, aynı şekilde bu davalı açısından da haksız rekabet koşullarının oluştuğu, taraflar arasında yapılan 31/10/2013 tarihli protokolün bu dava kapsamında etkili olmadığı, davalıların brüt satış karı elde edememesi veya zarar etmesinin haksız rekabete bir etkisinin olmadığı zira burada davalıların zarar veya karı değil, yapmış olduğu haksız rekabet satışından dolayı, davacının uğramış olduğu zararın tespitinin önemli olduğu, yani davacının ne kadar kazanç kaybına uğradığının saptanması gerektiği, denetime elverişli 05/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda, Davalı ... Ltd. Şti'nin defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu davacının davalı ... Ltd Şti den 22.04.2010 - 10.03.2015 tarihleri arası talep edebileceği tazminat tutarı (65.079,90 + 75.278,98 + 67.752,39 + 16.248,38 + 947,16 + 127,12 TL=) 225.433,93 TL olarak hesaplandığı, diğer davalı  ...'nin defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu davacının davalı ... - ... den 2012 - 10.03.2015 tarihleri arası talep edebileceği tazminat tutarının (7.095,05 + 21.563,94 + 2.134,33=) 30.793,32 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından, asıl davanın  her bir davalı yönünden belirtilen miktarlarla kabulüne karar verilmiştir.Birleşen dava bakımından yapılan değerlendirmede, davalı ... 'nun, diğer davalı ... şirketi ile aynı adreste çalışıyor olmasının dışında ikisinin muvazaalı çalıştığına, dava dışı ... A.Ş'nin yetkili servisi olmadığı halde, yetkili servis gibi davrandığına ve yetkili servis gibi bir izlenim oluşturacak şekilde hizmet verdiğine, haksız rekabette bulunduğuna ilişkin herhangi bir bilgi yada belgenin olmaması sebebiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir...\"gerekçesi ile, 1-Asıl Dava Bakımından Davacının Davasının Kabulü İle ;Davacının davasının davalı ....Ltd.Şti. bakımından  kabulü ile 225.433,93 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikti işbu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacının davasının davalı ... –... . bakımından  kabulü ile 30.793,32 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikti işbu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Birleşen Dava Bakımından Davacının Davasının Reddine, karar verilmiş ve karara karşı asıl davada davalılar  vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davalılar vekili istinaf dilekçesi ile, müvekkilinin çeşitli kurumlarla başka ürünlere ait servislikleri/ servislikleri olma ihtimalinin dikkate alınmadığını,Müvekkil ... firmasının ... vs. marka yazar kasaların yetkili servislik sözleşmesinin feshi akabinde, müvekkili firma 01.03.2010 tarihinde .... LTD. ŞTİ. ile servis sözleşmesi akdettiğini, işbu servislik sözleşmesi incelendiğinde konusunun: \"...  bayilerinde satılmış ve satılmakta olan Televizyon ve benzeri kahverengi eşya ürünleri ile ... 'nin talep edebileceği her türlü ürüne, garanti dahili ve garanti harici, montaj bakım ve onarım hizmetlerinin verilmesi hususunda...\" olduğu görülecektir. Yine sözleşme gereği  servisin çalışma bölgesi:\"... ÜMRANİYE VE HAVALİSİ' dir...\" olduğunu, İşbu sözleşmenin defalarca yerel mahkemeye sunulsa da dikkate alınmadığını,Bahsi geçen kahverengi eşya servisliği sözleşmesi ve müvekkillerinin akdettiği diğer servislik sözleşmeleri dosyaya sunulmamış olsaydı bile mahkemece ve bilirkişilerce müvekkillerinin temelde servislik işi ile iştigal ettikleri dikkate alınarak, tacir müvekkillerinin tek bir servislik ile ticaretlerini yürütmeyecekleri/ yürütmeyecekleri ihtimali  düşünülmeli ve müvekkillerin defter kayıtları bu doğrultuda ihtimalli incelenmesi gerektiğini, bilirkişilerce müvekkillerinin ticari defter kayıtları salt ... yazar kasa servisliği kapsamında incelendiğini, faturalarda yer alan ... ibaresinin kahverengi eşya servisliği veya bir başka servislikle ilgili olduğu düşünülemediğini, böyle bir hususun varlığını kabul etmemek şartıyla faturalarda yazar kasa ibaresi geçiyorsa da bunun başka bir servislikten kaynaklı başka marka yazar kasa için kullanılmış olabileceğinin dikkate alınmadığını,  Dosyaya sunulan faturalarda salt yazar kasa ibaresi geçmekte olup ... marka yazar kasa ibaresi olmadığını, bu noktada yazar kasa ifadesinin hangi marka yazar kasa olabileceğinin irdelenmesi gerektiğini, müvekkil ... marka kahverengi eşya servisliği yaptığı için faturalarda ... ibaresinin yer alması tabiidir, bu hususun dikkate alınması gerektiğini, Bilirkişi raporlarının eksik ve yanlış inceleme içerdiğini ancak bu durumun yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını,Bilirkişi raporlarında müvekkilinin işletmesinde ... ve başka markaların tabelalarını kullandığı, faturasında ... ibaresinin yer aldığı ifade edildiğini ancak bilirkişilerce bu durumun müvekkilinin başka servislik sözleşmeleri olduğu hususu gözetilmeden raporlarına eklendiğini, ... firmasının ...ile olan ... kahverengi eşya servisliği dahi dikkate alınmadığını, müvekkili firmaların başka servisliklerden kaynaklı kazançlarının ve zararlarının bu davanın konusu olmadığını, müvekkillerin başka servisliklerden, işlerden elde ettiği kazançlara göre davacının tazminatının hesaplanmasının hukuki olarak açıklanabilir hiçbir yanı olmadığını ancak bilirkişi ve yerel mahkemenin işbu hususların  hiçbirine dikkat etmediğini,  son rapor bilirkişisinin taraflı olduğunu, bilirkişi ve müvekkili arasında önceden husumet ve sürtüşme olduğundan taraflı olduğunu, Yerel mahkeme tarafından gerekçeli kararında: \"... dosya içerisinde ... tarafından kesilen faturaların üzerinde ..., ... vs. ibarelerinin yazılı olduğu, davacının 21/04/2010 tarihinden sonraki dönem için işbu davayı ikame ettiği, dosya arasında bulunan bazı faturaların, 21/04/2010 tarihinde sonra kesilmiş olduğu, muhtelif firmalara tanzim ettirilen faturalar üzerinde ...  A.Ş.'nin unvanının yazılı olduğu, bu kapsamda 1. Davalı ...  yetkili servis olmadığı halde yetkili servis gibi davrandığı ve haksız rekabette bulunduğu kanaatine varıldığı, öte yandan diğer davalı ... - ... açısından yapılan değerlendirmede, işbu servis ile ilgili iki adet fotoğrafın bulunduğu, fotoğraflarda iş yeri tabelasının üzerinde ... yazısının yer aldığı...\" ifadeleri kullanıldığını, Müvekkili tarafından yazar kasa hurdaya ayırma işleminin yasal mevzuat gereği yapıldığını,   bunun yapılmasının haksız rekabet  kapsamında değerlendirilemeyeceğini, 3100 s. kanun 60 seri numaralı tebliğ m.4/a maddesi şu şekildedir: \" ..Mükellefler, Bakanlığımızdan onay alan üretici veya ithalatçı kuruluşların yetkili servislerine başvuruda bulunarak cihazlarının hafızalarında kayıtlı bilgileri tespit ettireceklerdir. Yetkili servisçe cihazın kullanılmaya başlandığı tarihten son güne kadar (son gün dahil) mali hafıza raporu alınacak ve söz konusu rapor servis tarafından düzenlenecek bir tutanağa (Ek: 1) iliştirilerek mükellefe verilecektir. Şu kadar ki (yalnızca hurdaya ayrılacak ödeme kaydedici cihazlara mahsus olmak üzere) söz konusu işlemlerin mutlaka ilgili üretici veya ithalatçı kuruluşun servisince yapılması şart olmayıp, Bakanlığımızca yetki verilmiş olması şartıyla herhangi bir ödeme kaydedici cihaz servisi tarafından yapılması da mümkün bulunmaktadır...\"  İlgili düzenlemenin son cümlesinden de anlaşılacağı üzere hurdaya ayırma işlemi için müvekkilinin yetkili servis olması gerekmediğini, müvekkiline verilen kart ile bakanlıkça yetki verilmiş olduğunun açık olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, haksız rekabetten kaynaklı tazminat davasıdır.Mahkemece, asıl davada davacının davasının kabulüne, birleşen davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı asıl davada davalılar  vekili tarafından asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut olayda, davacının dava dışı ...A.Ş.ile imzaladığı yetkili servis sözleşmesi uyarınca 30.10.2009 tarihinden itibaren ... A.Ş.nin yetkili servisi olarak  Ümraniye ilçesinde faaliyet göstermesinin kararlaştırıldığı, sözleşme uyarınca davacının ..., ...vs.marka yazar kasaların yetkili servisi olduğu, aynı bölgede davalının da ...  A.Ş nin yetkili servisi olarak faaliyet göstermekte iken  ...   A.Ş tarafından davalıya gönderilen ve davalının da kabulünde olan Beyoğlu ... Noterliğinin 28.08.2009 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... A.Ş ile davalı arasındaki sözleşmenin 31.12.2009 tarihinden sonra uzatılmayacağı belirtilerek 01.01.2010 tarihinden itibaren feshedildiğinin davalıya bildirildiği ve bu hususunun ... gazetesinde de ilan edildiği, davacı tarafından asıl dosya davalılarından ... firmasına karşı İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesininde 2013/91 Esas sayılı dosyası ile de açtığı davada davalı ile .... A.Ş arasındaki sözleşme feshedilmiş olmasına rağmen davalının yetkili servismiş gibi faaliyetlerine devam etmesi nedeniyle 01.01.2010 - 21.04.2010 tarihleri arasında uğradığı zararın tahsili talebiyle tazminat davası açıldığı, bu mahkemece yapılan yargılama sonucu  09/07/2013 tarih ve  2013/91Esas - 2013/244 Karar sayılı kararı ile; Dava ve ıslahen artırılan davanın kabulüne, 25.814,37 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek %16 ve değişen azalan oranlarda avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil ile davacı tarafa ödenmesine, karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11 HD. 'nin  31/03/2014 tarih ve 2013/17058 Esas - 2014/6212 Karar sayılı kararı ile onandığı, davacı tarafça asıl ve birleşen dosya davalılarının aynı adreste yine  dava dışı ... A.Ş.'nin  yetkili servisiymiş gibi faaliyetlerine devam etmeleri nedeniyle 21.04.2010 tarihinden dava tarihi olan 10/03/2015 tarihine kadar ki dönem için oluşan zararın tahsili talebiyle istinafa konu  tazminat davasının  açıldığı anlaşılmıştır.Mahkeece, 3 ayrı bilirkişi raporu alınmak suretiyle mali müşavir ...'dan alınan 3 rapora itibar edilmek suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Asıl dosya davalılar vekili tarafından 2 bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 12/11/2019 tarihli ek rapora karşı ve bu ek rapordan sonra mali müşavir ...'dan alınan 3. rapora karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesi ile; Müvekkil şirket (...) ... yetkili servisi olarak hizmet vermekteyken YAZAR KASA servis sözleşmesinin feshedilmesinin ardından TELEVİZYON servisi vermeye devam ettiğini, dosyaya daha önce sunulan ... LTD. ŞTİ. İle yapılan 03.03.2010 tarihli servis sözleşmesi gereği Müvekkilinin ... Televizyon servisleri verdiğini, yazar kasa servisliği sözleşmesinin feshedilmesinden sonra müvekkili tarafından bu alanda verilmiş bir servis hizmeti yahut düzenlenen bir faturanın olmadığını, her ne kadar yazar kasa servis hizmeti verilmese de Müvekkili tarafından televizyon servisi hizmeti verildiğinde faturalarda ... ibaresinin (logosunun) bulunmasında hukuken bir aykırılık olmadığını, müvekkili şirketin kesinlikle davacının yetkili olduğu ... yazar kasalara yetkisi dışında müdahale etmediğini,yine ilgili kanunlar gereğince marka gözetmeksizin özel yetki belgesi olan firmalar tarafından yazar kasa kapamaları yapılabildiğini, müvekkilinin bu yetki belgesinin de bulunduğunu, bundan dolayı marka gözetmeksizin kanundan ve ilgili kamu kurumlarından aldığı yetkiyle yazar kasa kapaması yapılması da hukuka uygun olduğunu, yazar kasa kapaması dışında bu firmalara ait başka işlem yapılmadığını, önemle belirtmek gerekir ki müvekkili şirketin birçok markanın yetkili servisi olarak hizmet vermekteyken bu anlamda ticari defterlerde yapılan incelemede vermiş olduğu hizmetlerin tamamının haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, dolayısıyla söz konusu bilirkişi raporu eksik inceleme ve hatalı değerlendirme içermekte olup, karara etki edecek niteliğe haiz olmadığını, hesaplama yönünden dosyada önceden düzenlenen iki bilirkişi raporuyla da fahiş bir farkla çelişen, taraflı düzenlenen bilirkişi raporuna itirazlarının kabulü ile itirazları doğrultusunda başka bir bilirkişiden yeni rapor alınmasını talep ettiği halde mahkemece bu talep konusunda olumlu olumsuz karar verilmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde değerlendirme yapılmadığı gibi mahkemece verilen hüküm gerekçesinde de bu itirazların tartışılıp değerlendirilmediği ve asıl dosya davalılar vekilinin bu itirazları istinaf sebebi olarak da ileri sürdüğü anlaşılmıştır.HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır.  HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece, asıl dosya davalılar vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 01.03.2010 tarihli servis sözleşmesi de incelenip ve 21.04.2010 - 10/03/2015 tarihleri arasında  ... Ltd Şti. İle imzalanan servis sözleşmesinin devam edip etmediği de araştırılmak suretiyle, davalıların 21.04.2010 tarihinden dava tarihi olan 10/03/2015 tarihine kadar ki döneme ait ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişiye inceletilip bu dönem arasında davalıların ne tür servis hizmeti verip fatura düzenlediği, asıl dosya davalılar vekili tarafından 2.ci bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 12/11/2019 tarihli ek rapora karşı ve bu ek rapordan sonra mali müşavir ...'dan alınan 3. cü rapora karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesindeki itirazlar da değerlendirilmek suretiyle davalıların eylemi nedeniyle davacının uğradığı zarar miktarının tesbiti yönünde iddia ve savunma doğrultusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, asıl dava davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine,  karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve 2015/377 Esas ve 2021/551 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01f3c58e22500e61","SID":"ae1aa99c2629d1d6"}}