{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1679 Esas <br>KARAR NO: 2024/154 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/1348 Esas - 2021/349 Karar<br>TARİH: 19/03/2021<br>DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkili şirketin ... nolu Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalı bulunan .... AŞ’ye ait 40 top kumaş emtiasını, Çin’de yerleşik ....Ltd.’ye ihraç edilmek üzere 05.03.2018 tarihinde taşıyıcı ... Ltd.Şti.'nin ... plaka sayılı aracına yüklenerek aynı gün taşıyıcı firmanın ... Mah... Sk.No ...-Esenyurt-İst. adresinde yer alan deposuna getirildiğini, 06.03.2018 tarihinde Kumport Ambarlı Limanına sevk edilecek olan emtiaların, taşıyıcı firmaya ait ... plakalı araca yüklendiğini, bahse konu araç henüz taşıyıcının deposunda iken araçta bulunan sigortalı emtianın tamamının çalındığını, yapılan ekspertiz çalışmasında, meydana gelen hasardan taşıyıcı firmanın sorumluluğu bulunduğunun tespit edildiğini, hasar ihbarına müteakip müvekkil şirket tarafından 12.04.2018 tarihinde sigortalısına 72.757,78 TL hasar bedeli ödendiğini, sigortalı şirket yetkilisinin imza altına aldığı ibraname ile sigortalının dava konusu hasar nedeniyle 3.şahıslara karşı olan talep ve dava hakları müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini, sigortalısının zararını ödeyen müvekkili şirketin TTK 1472.rnadde uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, söz konusu emtiaların taşınması işini navlun faturası ile üstlenen ... Ltd.Şti. 'nin deposunda meydana gelen hırsızlık hadisesi neticesinde oluşan hasardan dolayı TTK 875. Md. hükmü gereğince sorumlu bulunduğunu beyan ederek, fazlaya talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 72.757,78 TL rücuen tazminat alacaklarının  ödeme tarihinden itibaren (12.04.2018) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  dava dilekçesi ve içeriğini kabul etmediklerini, haksız ve yersiz açılan davanın reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkil şirketin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkile iş bu davanın yöneltilebilmesine imkan bulunmadığından davanın husumet yokluğu yönünden reddi gerektiğini, davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, taşıma konusu kumaş emtiası mücbir sebep nedeniyle zayi olmuş olup, müvekkilinin yaşanan hırsızlık olayından ötürü hiçbir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacının sigortalısı dava dışı .... A.Ş. arasında varılan mutabakat uyarınca, davacının dava dışı ....Ltd.'ye satmış olduğu kumaşların Bursa'dan İstanbul’a kadar müvekkil şirket tarafından taşınacağını, söz konusu kumaşların müvekkiline ait ... plakalı araç ile müvekkilin ... Mah. ... Sk. No:... -Esenyurt-İstanbul adresindeki deposuna getirildiğini ve 06.03.2018 tarihinde Ambarlı limanına sevk edilmek üzere yine aynı araç içerisinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araca yüklendiğini, söz konusu emtia müvekkiline ait araç içerisinde müvekkiline ait depoda bulunmaktayken, müvekkili şirket depo sorumlusu ...  depo parkına yabancı bir aracın girdiğini fark ettiğini, hırsızlığı farkedince hemen şahısların yanına  gidip müdahale etmek istediğini ancak hırsızların zor kullandığını, ...'nın olaya engel olmaya çaba göstermiş ise de başarılı olamadığını, şahıslar kumaşları çalarak olay yerinden uzaklaştıklarını, müvekkilinin söz konusu hırsızlık olayından ötürü hiçbir ihmal ve kusuru bulunmadığını, zira deponun bulunduğu alanda güvenlik kameraları bulunduğunu, işyerinde bekçi bulunduğunu ve yine depo parkı giriş kapısının da emniyetli ve güvenlikli olduğunu, kumaş emtiasının bulunduğu araç kapaklarının kapalı ve kilitli vaziyette olduğunu, müvekkilin üzerine düşen tüm tedbirleri almasına rağmen yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle, müvekkiline iş bu dava ile sorumluluk yükletilmesi kabul edilemez olduğunu, taşıma konusu emtianın zayi olmasının yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle yani mücbir sebepten ötürü gerekleştiğini, taşıyıcının mücbir sebepten kaynaklanan durumlarda hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, bir an için aksi düşünülse dahi taşıyıcının sınırlı sorumluluğu ilkesine göre hareket edilmesi gerektiğini, 6102 sayılı TTK 882.mad. uyarınca yurtiçi taşımalardaki taşıyıcı sorumluluk tutarı,CMR konvansiyonundaki gibi sınırlandırılmış olup,çalınan kumaşın brüt ağırlığına özel çekme hakkı oranı olan 8,33 SDR oranı uygulanmak suretiyle sorumluluk tutarının belirlenmesi gerektiğini, zararın tedarik maliyetine göre belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabında taşıma konusu malın piyasa değerinin dikkate alınması gerektiğini beyanla, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, davanın usulden reddine,husumet ve zamanaşımı yönünden reddine, davanın ... AŞ, ... AŞ ve ... Tic.Ltd.Şti.ne ihbarına,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 19/03/2021 tarih 2018/1348 Esas 2021349 Karar sayılı kararında; \"....İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu içeriğine göre; Davacı sigorta şirketine ... numaralı, başlangıç tarihi 23/05/2017, bitiş tarihi 23/05/2018 tarihi olan Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalı dava dışı ... San. A.Ş'ye ait emtianın (40 top kumaş) Türkiye'den Çin'e ihraç edilmek üzere limana taşımasının yapılması için davalı şirketin araçlarına yüklenerek davalı şirket ait olun Esenyurt İstanbul adresinde bulunan depoya getirildiği, limana nakledilmek üzere davalının deposunda ... plakalı araç içerisinde bekletilen emtianın 06/03/2018 tarihinde çalındığı anlaşılmıştır. Sigortalı eşyanın davalının gözetimi altında çalındığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf olmayıp, davalı eşyaların çalınmasında kusurunun olmadığını beyan etmiş ise de, taşıma hukukunda taşıyıcının kural olarak sorumluluğu süreç sorumluluğu olup, taşıma sürecindeki vaki hasar, zayi ya da gecikme zararlarından taşıyıcı sorumluluktan kurtulma savunması getirmediği takdirde tanzim etmek zorunda olduğu, davacının nezareti altında bulunan yükü taşıma ve işletme güvenliğine uygun bir şekilde tutmak zorunda olduğu, hırsızlık olayının meydana gelmesini engelleyici her türlü tedbiri alması gerektiği, hırsızlık olayında davalının sorumluluğunun olmadığı, mücbir sebep savunmasının somut olay ile uyuşmadığı,  davalının taşıma sırasında deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli özeni göstermediğini, davalının nezaretinde bulunan eşyaların çalınması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, davacının ise sigortalısının haklarını ödeyerek TTK’nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğu ve aktif dava ehliyetinin mevcut olduğu anlaşılmakla, meydana gelen gerçek zarar miktarının 67.611,42 TL olduğu, davalının 67.611,42 TL zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, bu miktar yönünden davanın kabulüne, davalının daha önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;2-67.611,42 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, Usul yönünden istinaf sebepleri; sigortacının açacağı rücu davasında yetkili mahkemenin tespitinde halefiyet ilkesi göz önüne alınması gerektiğini, diğer bir deyişle sigortalının zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyorsa halefiyet ilkesi gereği sigortacının da rücu davasını aynı yer mahkemesinde açması gerektiğini, buna göre genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkili Davalı ... Limited Şirketinin ikametgah/faaliyet adresi, \"... Mh. ... Cd. No:... K:... Osmangazi/Bursa\" olup, bu husus ticaret sicil kayıtları ile de sabit olduğunu, kaldı ki davacı tarafından dava dilekçesinde gösterilen adres de bu adres olduğunu, yerel mahkemece yetki itirazının 05/07/2019 tarihli duruşmada reddedildiğini  ve gerekçesinin kararda belirtilmesine karar verildiğini ancak gerekçeli kararda yetki yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünü, yetki itirazının reddine ilişkin kararın gerekçesinin açıklanmamış oluşunun hatalı olduğunu,Davaya cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunulduğunu, 05/07/2019 tarihli duruşmada husumet itirazımızın delillerin tamamlanması sonrasında değerlendirme yapılmasına karar verildiğini ve ancak husumet itirazımıza ilişkin karar verilmeksizin yargılamanın sona erdiğini, yerel mahkemece husumet itirazı hakkında red yönünde bir karar verilmeksizin yargılamanın sona erdirilmiş olması hatalı olduğunu,  gerçekleşen hırsızlık olayında müvekkili şirketin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkiline iş bu davanın yöneltilebilmesine imkan bulunmadığından Davanın husumet yokluğu nedeniyle de reddi gerektiğini, Dava dilekçesi, 6100 sayılı HMK’nın hükümlerine uygun olmadığını, söz konusu dava dilekçesi HMK’nın 119. maddesinin f ve g bentlerine aykırı olduğunu, buna göre, davacı taraf iddia ettiği vakıaların hangi delille ispat edileceği, delillerin nereden temin edileceği hususunda detaylı herhangi bir açıklama yapmamış olup, dayandığı hukuki sebeplere de yer vermediğini, bu sebeple usul ve yasaya uygun olmayan dava dilekçesinin ve içeriğinin yok hükmünde sayılmasını ve davanın usulden reddi talep edilmiş olup bu itirazlar hakkında red yönünde bir karar verilmemesi ve itirazın değerlendirilmeksizin yargılamanın sona erdirilmiş olması hatalı olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunulmuşsa da yerel mahkemece yetki itirazının 05/07/2019 tarihli duruşmada reddedildiğini ve gerekçesinin kararda belirtilmesine karar verildiğini ancak gerekçeli kararda zamanaşımı yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve red kararının gerekçesinin açıklanmadığının görüldüğünü, zamanaşımı itirazın reddine ilişkin kararın gerekçesinin açıklanmamış oluşunun da hatalı olduğunu, Esas yönünden istinaf sebepleri; müvekkili şirket ile davacının sigortalısı dava dışı ... Sanayi A.Ş.  arasında varılan mutabakat uyarınca, davacının, dava dışı ... Ltd.'ye satmış olduğu kumaşlar Bursa’dan İstanbul’a kadar müvekkili şirket tarafından taşınacağını, söz konusu kumaşların müvekkiline ait, ...-... plakalı araç ile müvekkilinin ... Mh. ... Sok. No:.../ Kıraç/Esenyurt/İstanbul adresindeki deposuna getirildiğini ve 06.03.2018 tarihinde, Ambarlı Limanına sevk edilmek üzere yine müvekkiline ait ... plaka sayılı araca yüklendiğini, söz konusu emtianın müvekkiline ait araç içerisinde müvekkiline ait depoda bulunmaktayken, müvekkili şirket depo sorumlusu ... depo önünde bulunan kendisine ait araçtan bir eşyasını almak için aracına gittiği sırada depo parkına yabancı bir aracın girdiğini fark etmiş ve söz konusu araçtan inen iki şahsın kumaşların yüklü bulunduğu ... plakalı aracın yanına giderek araç yan kapaklarını açtıklarını görünce hemen şahısların yanlarına gidip müdahale etmek istediğini ancak şahıslardan biri ...'nın üzerine atılarak bağırmaması için ağzını kapattığını ve baskı kurmuş ve zor kullandığını diğer iki şahıs ise  hızla söz konusu kumaşları kendi araçlarına atmış bu sırada ... bir taraftan  kendini kurtarmaya diğer taraftan da olaya engel olmaya çaba göstermiş ise de, başarılı olamamış ve şahıslar kumaşları çalarak hızla olay yerinden uzaklaştıklarını, bunun üzerine depo sorumlusu ... yaşanan hırsızlık olayını derhal şirket yetkilisine ve emniyet güçlerine aktardığını ve Kıraç Polis Merkez Amirliğinde şikayetçi sıfatıyla ifade verdiğini,  konu hakkında soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin  söz konusu hırsızlık olayından ötürü hiçbir ihmal ve kusuru bulunmadığını, zira, deponun bulunduğu alanda güvenlik kameraları bulunduğunu, işyerinde bekçi bulunduğunu yine depo parkı giriş kapısı da emniyetli ve güvenlikli olduğunu, kumaş emtiasının bulunduğu araç kapakları kapalı ve kilitli vaziyette olduğunu,  müvekkilinin üzerine düşen tüm tedbirleri almasına rağmen yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle, müvekkile iş bu dava ile sorumluluk yükletilmesi kabul edilemeyeceğini, yerel mahkemece müvekkilinin gerekli tedbirleri alıp almadığı hususu netleştirilmeli iken bu yönde araştırma yapılmaksızın verilen karar hukuka aykırı olduğunu, taşıma konusu emtianın zayi olması, yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle yani mücbir sebepten ötürü gerçekleştiğini, taşıyıcının, mücbir sebepten kaynaklanan durumlarda hiçbir sorumluluğu bulunmadığını,  TTK md. 882 hükmünün lafzı hiçbir yoruma elvermeyecek nitelikte son derece açık olduğunu,  kanunun gerekçesinden de görüleceği üzere,  Taşıyıcının sorumluluğu özel çekme hakkı belirlenmek suretiyle sınırlandırıldığını, somut olay kapsamında da, müvekkilinin yaşanan hırsızlık olayında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, mücbir sebep olgusunun gerçekleştiğini bu sebeple müvekkiline sorumluluk tevcih edilemeyeceğini tekrarla birlikte bir an için aksi düşünüldüğünde, sorumluluk miktarının tayininde TTK md. 882/II hükmünün gözönünde bulundurulması gerektiğini, bu bağlamda, 6102 sayılı TTK’nın 882 maddesi uyarınca yurtiçi taşımalardaki Taşıyıcı sorumluluk tutarı, CMR Konvansiyonundaki gibi sınırlandırılmış olup, çalınan kumaşın brüt ağırlığına özel çekme hakkı oranı olan 8,33 SDR oranı uygulanmak suretiyle sorumluluk tutarının belirlenmesi gerekirken tüm emtia bedeli üzerinden hesaplama yapılmış olması hatalı olduğunu, bilirkişinin sınırlı sorumluluk hali için de hesaplama yapması ve takdiri mahkemeye bırakması gerekirken bu yönde bir hesaplama yapmaksızın müvekkilinin herhangi bir gerekçe de belirtmeksizin ağır kusurlu olduğu belirtilerek ve  yargılama makamı yerine geçerek hüküm tesis etmeleri ve bu raporun hükme esas teşkil etmiş olması hatalı olduğunu, Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taşımaya konu tekstil emtiası incelenmeksizin, aynı nitelikte bir başka kumaş emsal alındığı da belirtilmediğinden verilere ne şekilde ulaşıldığı denetime elverişli şekilde ortaya konmadığından bu raporun hükme esas teşkil etmesi hatalı olduğunu, yine raporda mal değeri tespit edilirken gerçek tedarik değerinin baz alınması ve bunun da objektif olarak ortaya konulması kuralına aykırı hareket edilmiş ve hangi kıstasların baz alındığı denetime elverişli şekilde ortaya konmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının da ek raporda değerlendirilmediğini ve bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemece hüküm kurulduğunu, objektif ve denetime elverişli olmayan raporun hükme esas teşkil ettiği görüldüğünü, bu nedenle de Yerel Mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde verilen karar hatalı olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı zararın rücuen tahsili talebiyle açılan  tazminat  davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut olayda, davacının sigortalısı dava dışı  ... San. A.Ş.'nin 40 top kumaş emtiasını, Çin’de yerleşik ....Ltd.’ne 05/03/2018 Tarihli fatura ile FOB teslim şekliyle sattığı, emtianın sigortalının Kestel/Bursa adresinden Kumport Ambarlı Limanı/İstanbul arasında yapılacak yurt içi karayolu taşıması için davalı firma ile anlaştığı, Yurt dışına sevk edilmek üzere 05.03.2018 tarihinde sigortalının  Kestel/Bursa adresinden taşıyıcı ... Ltd.Şti.'nin ... plaka sayılı aracına yükleneN kumaş emtiasının aynı gün taşıyıcı firmanın ... Mah. ... Sk.No ... Kıraç-Esenyurt-İst. adresinde yer alan deposuna getirildiği,depoya alınan emtia  Kumport Ambarlı Limanına sevk edilmek üzere 06.03.2018 tarihinde taşıyıcı firmaya ait  ... plakalı araca yüklendiği, depo bahçesinde bekletilen  araçta bulunan emtianın tamamının çalındığı, yapılan ekspertiz çalışmasında, meydana gelen hasardan taşıyıcı firmanın sorumluluğu bulunduğunun tespit edildiği, hasar ihbarına müteakip davacı sigorta şirketi tarafından 12.04.2018 tarihinde sigortalısına 72.757,78 TL hasar bedeli ödendiği, sigortalı şirket yetkilisinin imza altına aldığı ibraname ile sigortalının dava konusu hasar nedeniyle 3.şahıslara karşı olan talep ve dava hakları davacı sigorta şirketine devir ve temlik ettiği, sigortalısının zararını ödeyen davacı sigorta şirketinin akdi ve kanuni halefiyet uyarınca ödenen ücretin davalıdan tahsili talebiyle  istinafa konu tazminat davasının açıldığı anlaşılmıştır.Bu taşımanın yurt içinde yapılan bağımsız bir taşıma olması nedeniyle, taşıma hakkında Türk Ticaret Kanunu' nun taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882.  maddesine  göre,  880.  ve  881.  maddeler  uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Türk Ticaret Kanunu 1481. maddesi gereğince sigortacı hukuken sigortalı yerine geçer. Yargıtay İBGK'nun 22.03.1944 tarih 37 esas ve 9 sayılı kararında belirtildiği gibi halefiyete dayalı davada halefin selefi takip ettiği yetkili mahkemenin halef selef ilişkisine göre tayin edilmesi gerekmektedir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, mahkemenin yetkisine, zamanaşımı, pasif husumet, itirazlarında bulunduğu, mahkemece 05/07/2019 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasının ara kararı ile; davalının yetki, zamanaşamı itirazının reddine, gerekçesinin kararda belirtilmesine, husumet itirazı konusunda delillerin tamamlanmasına mütakip değerlendirilme yapılmasına karar verilip gerekçeli kararda ret edilen itirazların gerekçesi açıklanmamış ise de ; davacı tarafından iş bu davanın akdi ve kanuni halefiyete dayanılarak açıldığı, bu nedenle davacının dava dışı sigortalısı hangi yer mahkemesinde dava açabilecek ise, o yer mahkemesinde dava açabileceği, dava dışı sigortalı ile davalı arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu, HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği, davalı tarafından taşınmak üzere teslim alınan emtianın  Kumport Ambarlı Limanında gemiye teslim edileceği ve sözleşme ile üstlenilen edimin ifasının bu şekilde tamamlanmış olacağı,HMK. Nın 16. maddesinde ise, \"Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.\" hükmü yer almaktadır. Somut olayda hırsızlık eylemi davalının deposunun bulunduğu  Kıraç-Esenyurt-İst. adresinde işlendiği, sözleşmenin ifa edileceği yerin ve eylemin gerçekleştiği yerin adres itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisi içerisinde kaldığı, her ne kadar mahkemece  gerekçesi yazılmamış ise de, davalının mahkemenin yetkisine itirazının reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Zamanaşımı “ başlıklı 855/1 maddesinde; “ Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı,855/5 maddesinde ise; Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar,'' hükmünün düzenlendiği, Somut olayda dava konusu hırsızlık olayı 06.03.2018 tarihinde meydana gelmiş olup davanın ise  31.12.2018 Tarihinde açıldığı, 1 yıllık zamanaşımı süresinin dahi dolmadığı, davanın süresi içerisinde açıldığı,  her ne kadar mahkemece  gerekçesi yazılmamış ise de, davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır. Davacının sigortalısı dava dışı şirketin davalı firma ile, sigortalıya ait emtianın sigortalının Kestel/Bursa adresinden Kumport Ambarlı Limanı/İstanbul arasında yapılacak yurt içi karayolu taşıması için  anlaştığı, davalı şirkete karşı iş bu davanın da, dava konusu emteaların taşıma işlemini üstlenmesi nedeni ile husumet yöneltildiği, davalının pasif husumet ehliyeti olduğundan, husumete yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dava dilekçesinin ekinde davacı tarafça delil listesinin eklendiği, dava dilekçesinin HMK. 119 Maddesindeki şartları taşıdığı tesbit edilmekle bu yönde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre söz konusu hırsızlık olayı ile ilgili soruşturmanın faili meçhul olarak devam ettiği, davalı firmada muhasebeci olarak görev yaptığını beyan eden ... olayla ilgili Kıraç Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesinde; Şirkete ait ... Plaka sayılı aracın yükleme işlemlerini yaparak aracı iş yeri bahçesine park ettiklerini, 06/03/2018 günü saat 09.00 sıralarında işyerinin ön kısmında aracından eşyasını alacağı sırada park alanına plakasını alamadığı gri renkli ... Marka aracın geldiğini, araçtan inen şahısların ... Plaka sayılı aracın yan kapısını açtıklarını ve içindeki tekstil ürünlerini aldıklarını, olayın heyecanıyla plakayı alamadığını, araca baktığında kapısı açık halde park halinde bulunan ... Firmasına ait olan 40 top kumaşın çalındığını tesbit ettiklerini beyan etmiştir.Ceza soruşturma dosyasında bulunan olay yerinden alınan kamera görüntü   izleme tutanağında, gri renkli aracın önce müştekinin yan kısmında bulunan bahçeye girdiği, ardından bu bahçeden çıkarak müştekinin iş yerinin bahçesine geri geri yanaşarak hırsızlık yaptığının görüldüğü belirtilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf; Hırsızlık nedeniyle emtianın zayi olmasında davalının olaydan dolayı kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının ne kadar olduğu hususunda toplanmaktadır.  Taşıyıcı taşıma işini yaparken özenli davranmalıdır. Böyle bir durumda taşıma şirketinden yüke özen borcu kapsamında basiretli bir tacire yakışacak azami tavrı sergilemesi, öncelikle yükün güvenliğini sağlayacak tedbirleri alması,  durum ve şartlara göre gerekli önlemi alması beklenmelidir.  Söz konusu hırsızlık olayı ile ilgili davalı firmada muhasebeci olarak görev yaptığını beyan eden ...'nın olayla ilgili Kıraç Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifade içeriği ve kamera görüntülerinden  davalı şirkete ait ... Plaka sayılı aracın yükleme işlemlerini yaparak aracı iş yeri bahçesine park ettikleri, olay sırasında davalı nakliyeci firmanın depo bahçe kapısının açık olduğu, kapıda güvenlik görevlisi olmadığı, ayrıca ... Plaka sayılı aracın kapılarının kilitli olmayıp araç yan kapısının  açılarak hırsızlık eyleminin gerçekleştiği, bu tesbitlere göre davalı taşıyıcı TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadı gibi davalı tarafça yükün güvenliğini sağlayacak gerekli tedbirlerin alınmadığı tesbit edilmekle, davalı nakliyeci firma sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sınırlandırmadan yararlanamayacaktır. Bu tesbitlere göre zarara, kasten veya pervasızca bir davranış olan hırsızlık olayı neden olduğundan, davalının TTK'nın 886.maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiği gibi, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, sınırlı sorumluluk uygulaması yapılsa bile, birim kg başına emtia fiyatının USD birim fiyatları ile karşılaştırıldığında, 8,33 SDR'den daha az olduğu gözetilerek, yine davalının sorumlu tutulabileceği tazminatın aynı miktarda olacağının belirtildiği, bu durumda mahkemece hükmedilen tazminat miktarı  sınırlı sorumluluk miktarının içinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin mahkemenin kabulüne  yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  4.618,53.TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan   (59,30.TL + 1.095,35.TL =) 1.154,65.TL  harcın mahsubu ile bakiye 3.463,88.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83233648621abf62","SID":"37f4a06d1ffe32fb"}}