{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2424 <br>KARAR NO\t\t: 2024/36<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/10/2023 (Dava) - 07/11/2023 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2023/972 Esas (Derdest Dosya)<br>TALEP           \t: İhtiyati Tedbir<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/01/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2023 ara karar tarihli ve 2023/972 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>TALEP:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK 389 gereği “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” Hükmü doğrultusunda dava dilekçesinde yer alan itiraz sebeplerimizden hukuka açık aykırılıkları ortaya koyduğumuz gözetilerek bu durumun telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet vermesi kuvvetle muhtemel olması gözetilerek olağanüstü genel kurulda alınan kararların TTK 449 nın \"II-Kararın yürütülmesinin geri bırakılması\" başlıklı madde 449'da ifade edildiği üzere, ihtiyati tedbirin özel bir hali olarak düzenlenen “(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.” Hükmü gereği olağanüstü genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılmasını talep ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile; TKK 449 gereği ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile olağanüstü genel kurul kararların yürütmesinin geri bırakılmasına, Türk Ticaret Kanunu’na, Yönetmelik’e, şirket ana sözleşmesine ve pay iştirak sözleşmesine açıkça aykırı olan 17.08.2023 tarihinde alınan kararların iptaline, Ticaret Sicil Gazetesi’nde 22.08.2023 tarihinde yayınlanan 17.08.2023 tarihli toplantı tutanağının sicilden terkinine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİNİN 07/11/2023 TARİHLİ ARA KARARI\t:<br>\tİlk derece mahkemesince; \"...Davaya konu olağanüstü genel kurul toplantı tutanakları, Hisse devrinde %75 onay şartına ilişkin, şirket ana sözleşmesi ve ana sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul karar tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Daha önce yapılan genel kurul tutanakları ve hazurun cetvelleri, Şirket Yönetim Kurulu Karar Defteri, Şirket Genel Kurul Karar Defteri, ihtarnameler, Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2022/230 E sayılı dosyası kapsamı , Müvekkiller ve hissedar ... arasında mahkemenizde görülmekte olan dava dosyaları kapsamı, Pay iştirak sözleşmesi, İlgili kayıt ve belgeler ,Tanık, Yemin, İsticvap, Keşif ve bilirkişi incelemesi deliline dayanmıştır. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin tüm dosya kapsamından 6100 Sayılı HMK’nun 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği...\" gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 389/1 ve 390/3 maddesi gereğince İhtiyati tedbir talep eden vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının hatalı olduğunu, pay defterinin gasp edildiği Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/230 Esas sayılı dosyası münderecatının ispatlanamadığını, bu kapsamda pay devir sözleşmeleri, payın sahibini ve hissesini belirlemek için yeterli belgelerden olmayacağını, pay devir sözleşmelerinin değil, 02/03/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında oy kullanan pay sahipleri ve pay oranlarının dikkate alınması gerektiğini, olağanüstü genel kurul kararı doğrultusunda hatalı bir şekilde ...'in %51,66 oy oranı olduğu kabul edilerek işlem yapıldığını, davalı şirketin şirket menfaatlerinden öte yönetim kurulu üyesi ...'in şahsi menfaatlerine göre hareket ettiğini, bu doğrultuda, şirketin yönetim kurulu üyelerine ve hissedarlarına karşı silahlı yağma suçu işleyen, suç işlemek amacıyla örgüt kurma iddiası ile dava açılan ...'in bugün itibariyle şirketin yönetim kurulu üyesi ve başkanı olması, aynı şekilde yönetime seçtiği oğlu ve şoförünün yönetim kurulu üyeliğinin, şirketin kaderini olumsuz etkileyecek sonuçlara neden olacağını, her ne kadar birtakım sebeplerle müvekkillerinin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmak üzere kayyum atanmış ise de, kayyum ataması şirketin temel işleyişini ve yönetimini değiştirmek amacıyla değil, yapılmayan genel kurulun yapılmasını sağlamaktan ibaret olduğunu, mahkeme tarafından atanan kayyumun, şirket ana sözleşmesini, şirketler hukukuna ilişkin mevzuatı gözardı ederek almış olduğu kararlar doğrultusunda şirketin mahvına sebep olacak noktaya geldiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep; mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.<br>İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.<br>İhtiyati tedbire esas olanın davada iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmamasına ve özellikle bu aşamada tedbir verilmesine dair yaklaşık ispatın sağlanamamasına göre ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar doğru bulunmuş, davacılar vekilinin istinaf sebepleri ise yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İhtiyati tedbir talep eden/davacılar vekilinin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2023 tarihli ve 2023/972 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından  peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın ihtiyati tedbir talep eden davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a92ac7d9379642e4","SID":"869cae65c0c41ae8"}}