{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/614 <br>KARAR NO\t: 2024/122<br>KARAR TARİHİ\t: 02/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/12/2020<br>NUMARASI\t\t: ... ...<br><br>DAVACI\t: ... - <br>\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  [... ] UETS<br>\t  Av. ...<br>\t  [... ] UETS<br>DAVALI\t: ... -  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  [... ] UETS<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 02/02/2023<br>YAZIM TARİHİ                    : 02/02/2023<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ                                           :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından 10/12/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 30.000,00.TL bedelli çek ve 28/12/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 25.000,00.TL bedelli çekin \"avans çek\" mahiyetinde keşide edilerek çeklerin davalı tarafa verildiğini, davalı lehine keşide edilen çekler karşısında davacı tarafından herhangi bir hizmet alınmadığını, bunun üzerine davacının davalıdan çeklerin iadesini istediğini, ancak davalı tarafından çeklerin iade edilmediğini, davalının çekleri tahsil etmek amacıyla bankaya ibraz ettiğini ancak karşılığının olmaması üzerine çekler hakkında karşılıksızdır işlemi yapıldığını, davalı tarafından çek hakkında karşılıksız işlemine sebebiyet verme suçuna istinaden .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında şikayetçi olunduğunu ve daha sonra davalının şikâyetten feragat etmesi sebebiyle davanın düşürülmesine karar verildiğini, davalı tarafça ilgili çekler dayanak olmak suretiyle .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe girişildiğini ancak davacı tarafından süresi içinde takibe karşı itiraz edilememesi sebebiyle takibin kesinleştiğini, bunun üzerine davacının borçlu olmamasına rağmen borcu olmadığı bir parayı ödemekle karşı karşıya kaldığını, davacının ara buluculuk sürecine başvurduktan hatta süreci sonlandıktan sonra davalı tarafın çeklerin karşılığı olduğu iddiasıyla 01.04.2019 tarih ve ...  sayılı fatura ile 04/04/2019 tarih ve ...  yevmiye numaralı faturaları taraflarına gönderdiğini, davacının bu faturaları .... Noterliği'nin 14.05.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile mal ve hizmet alınmadığı gerekçesiyle iade ettiğini ve fatura ve içeriğini kabul etmediklerini belirterek .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının eşi ile boşandığını, bu nedenle de tebligatın gönderildiği adreste tebliğ tarihi itibariyle ikamet etmediğini, bu nedenle tebligatın usulsüz olarak yapıldığını, davalının davaya muttali olduğu 14.02.2020 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesini, davacının beyanlarının gerçek durumu yansıtmaktan uzak olduğunu, davacı ile davalı arasında devam eden bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, dönem dönem davacının davalıdan mal aldığını ve çekler verdiğini, son olarak .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu olan çeklerin ödenmediğini, dava dilekçesinde ifade edildiğinin aksine de söz konusu çeklerin iadesinin istenilmediğini, .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile şikayetten feragat edilen çekin takip konusu olmayan çek olduğunu, o çeke ilişkin zaten davalının bir talebinin olmadığını, davacının davalıdan aldığı malların karşılığı olarak verdiği çekler nedeniyle borcunu ödemediğini, bu nedenle dava dilekçesindeki beyanları kabul etmediklerini, faturanın arabuluculuk sürecinden sonra tebliğ edildiği bildirilmiş ise de bunun doğru olmadığını, arabuluculuk sürecinin 26.04.2019 tarihinde sona erdiğini, kaldı ki davacının davalıdan malları teslim aldığını ve karşılığında çek verdiğini, faturaların hangi tarihte kesildiğinin bu durum karşısında bir öneminin bulunmadığını, malı alan davacının bedelini ödemekle mükellef olduğunu belirterek davaya muttali oldukları tarihin 14.02.2020 tarihi olduğunun ve davaya süresinde cevap verildiğinin kabulü ile delillerinin sunulması için taraflarına süre verilmesini, yargılama sonunda davanın reddine, davacının %20'den az olmamak kaydı ile tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Mahkemece görevlendirilen bilirkişi raporunda; davacı defterlerine göre 31/12/2018 tarihi itibariyle davacının, davalıdan verilen sipariş avansları nedeniyle 58.347,81.TL alacaklı olduğu ve  cari hesaptan 18.616,00.TL davalıya borçlu olduğunu, 10/12/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 30.000,00.TL bedelli çek ile 28/12/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 25.000,00.TL bedelli çekin avans çek olarak davacı defterlerine kaydedildiği, davalı defterlerine göre ise; 31/12/2018 tarihi itibariyle davacının, davalıya cari hesaptan 33.666,63.TL borçlu olduğu, 10/12/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 30.000,00.TL bedelli çek ile 28/12/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 25.000,00.TL bedelli çekin davalı defterlerine kaydedildiğini, avans olarak verilen çeklerin karşılığında mal verildiğini kabul ederek hesaplama yapıldığını, ancak davalı tarafın avans olarak verilen çekler karşılığında davacıya mal teslim ettiğini ispatlayamadığını, davalı vekilinin 05/03/2020 tarihli dilekçe ekinde fatura ve teslim fişlerini sunduğunu iddia ettiğini, dosya içerisinde fatura ve teslim fişinin bulunmadığını, davalının delillerini süresinde sunmadığını, davacı vekilinin beyanına göre de faturaların iade edildiğini, dolayısıyla teslim olgusunun dosyadaki mevcut delillere göre ispatlanamadığını, bu nedenle davacının davasının kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulan ... ... /...  Şubesine ait ... seri nolu, 10/12/2018 keşide tarihli, 30.000,00.TL bedelli ve TEB Mersin Şubesine ait ... seri nolu, 28/12/2018 keşide tarihli 25.000,00.TL bedelli çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVALI  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, 05.03.2020 tarihli dilekçe ekinde fatura ve teslim fişlerinin dosya içerisinde mevcut olduğunu, yerel mahkemece süresinde delil sunulmadığının belirtildiğini, 20.02.2020 tarihli duruşmada verilen iki haftalık süre içerisinde 05.03.2020 tarihinde dosyaya delil listesi ve faturaların, teslim fişlerinin sunulduğunu, ayrıca bunun öncesinde davaya cevap dilekçesi ile de delil listesinin sunulduğunu, yerel mahkemece bu husus dikkate alınmadığını, dava konusu çeklerin davacının ve davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının davalıya borçlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davacının davalıya borçlu olduğu konusundaki tespite rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, yerel mahkemece ispat yükü davacı borçlu üzerinde olmasına karşın, mal tesliminin yapıldığının davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesinin hatılı olduğunu,  davacının, davalıya avans çeki verdiği iddiasını kanıtlaması gerektiğini, davacının bu durumu kanıtlayamadığını, yerel mahkemece delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                                            \t\t\t\t                                                                               :<br>Dava hukuki niteliği itibarıyla \"Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>\" talebine ilişkindir. <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya biri 30.000,00.TL diğeri 25.000,00.TL bedelli olan iki çek verdiği, 25.000,00.TL bedelli çekin \"avans\" niteliğinde olduğunu, davalının dava konusu çeklere karşılık  hizmet vermediğini, davacının dava konusu çek bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, ilk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği, iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince; davacı defterlerine göre 31/12/2018 tarihi itibariyle davacının, davalıdan verilen sipariş avansları nedeniyle 58.347,81 TL alacaklı olduğu ve  cari hesaptan 18.616,00.TL davalıya borçlu olduğu, 10/12/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 30.000,00.TL bedelli çek ile 28/12/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 25.000,00.TL bedelli çekin avans çek olarak davacı defterlerine kaydedildiği, davalı defterlerine göre ise; 31/12/2018 tarihi itibariyle davacının, davalıya cari hesaptan 33.666,63.TL borçlu olduğu, 10/12/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 30.000,00.TL bedelli çek ile 28/12/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 25.000,00.TL bedelli çekin davalı defterlerine kaydedildiği ancak davalı avans olarak verilen çekler karşılığında davacıya mal teslim ettiğini ispatlayamadığı, davalı vekili 05/03/2020 tarihli dilekçe ekinde fatura ve teslim fişlerini sunduğunu iddia etmişse de; dosya içerisinde fatura ve teslim fişinin bulunmadığı, davalı delillerini süresinde sunmadığı, davacı vekilinin beyanına göre de faturaların iade edildiği, dolayısıyla teslim olgusunun dosyadaki mevcut delillere göre ispatlanamadığından davacı yanın davasının kabulüne karar verilmiştir.<br>Yerel mahkemece, davalının mal teslimini sağladığını ikrar etmesi karşısında bunu ispat edemediğinden ötürü davanın kabulüne karar verildiği gerekçelendirilmiştir. Davalının, ikrar ettiği maddi vakıanın hukuki vasfının ileri sürülenden farklı bulunduğunu bildirmesi karşısında, somut olayda, basit (adi) veya bileşik ikrarın söz konusu olamayacağı çok açıktır. Zira, her ikisinin de temel koşulu, ileri sürülen maddi vakıanın ve onun hukuki vasfının birlikte kabul edilmiş olmasıdır.<br>Davalı yan, aralarında sürekli mevcut olan bir alışveriş olduğunu, davacı yanın mal karşılığı çekleri verdiğini ve davacı yanın borcunun devam ettiğini savunmuştur. Savunmasını da somutlaştırmamış, yani belirli bir mal teslimine özgülememiş, aksine genel borç-alacak dengesine bağlamıştır.<br>Vakıa kabul edilmekle birlikte, onun farklı bir hukuki vasıfta olduğunun ileri sürülmesi durumunda, vasıflı ikrardan söz edilmesi gerektiği ve vasıflı ikrarın bölünemeyeceği de açıktır. O halde, somut olayda davalının savunması ikrar kabul edilse bile, vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr) niteliğinde olabilir ve bu tip ikrar dahi bölünemez. Çünkü, vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğü, ikrar eden tarafa (davalıya) değil, vakıayı ileri süren tarafa (davacıya) aittir.<br>Bu durumda, davacı taraf, davaya konu çeklerin hizmet bedeli/mal teslimi olarak gönderildiği yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür; buna bağlı olarak, davalı savunmasını ispat ile yükümlü olmayacaktır. Öte yandan, Borçlar Kanunu’nun 457 vd. (TBK.nun 555 vd) maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi), bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. (Prof. Dr. Arif B.Kocaman. Türk Borçlar Hukukunda Havale, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayını, Ankara 2001; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 28.9.1992 gün ve 1991/1956- 1992/9316 sayılı kararı da aynı yöndedir).<br> Böylelikle; ispat yükünün hali hazırda davacı üzerinde olduğu, dava konusu çeklerin avans çeki olduğuna dair taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, çek bir ödeme aracı olup kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi için verildiğinin kabulü gerekip bu karinenin aksinin davacı tarafından yazılı deliller ile ispat edilememesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br><br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davacı yanın açtığı davasının reddine ilişkin esas hakkında yeniden karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-Davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>4-Davacı tarafından açılan davasının REDDİNE<br>5-Alınması gereken 427,60.TL harcın, peşin alınan 939,27.TL harçtan mahsubu ile bakiye 544,67.TL harcın DAVACIYA İADESİNE, <br>6-Dosya içerisinde yer alan İlk Derecenin Mahkemesinin 04/03/2021 Tarih, ... Esas ... Karar ...  harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin İPTALİNE, bakiye ilam harcı tahsil edilmiş ise MAHSUBUNA, tahsil edilen tutar var ise davalıya İADESİNE<br>7-Arabulucuya ödenen 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A/11 maddeleri gereğince davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>8-Davalı kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>9-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>İstinaf  Yargılaması Yönünden;<br>1-Davalı tarafça yatırılan 940,00.TL istinaf maktu karar harcının talep halinde davalıya İADESİNE,<br>2-Davalı tarafça yapılan 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 48,50.TL tebligat  ve  posta gideri olmak üzere toplam 210,60.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan  238.730,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 02/02/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy  birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalıdır. <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır. <br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e664be70ba83089","SID":"ba66144f7188330a"}}