{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/304 <br>KARAR NO: 2024/402 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/11/2023<br>ESAS NO: 2022/1301 <br>KARAR NO: 2023/967<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 15/02/2024<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 01/11/2023 tarih ve 2022/1301 E - 2023/967  K kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibine ait 19.11.2020 tarihli ödeme emrinin davacıya, davalıya 127.993,37 TL Üye Aidat Alacağı bulunduğundan bahisle tebliğ edildiğini, söz konusu icra takibine süresi içerisinde taraflarınca itiraz edildiğini, itiraz üzerine icra takibi durdurulmuş ve akabinde itirazın iptali davası açabilmek adına alacaklı tarafça dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş olup taraflar arasında herhangi bir anlaşmaya varılamadığının 22.03.2021 tarihinde tutanak altına alınmış olduğunu,  davalı tarafından yapılan icra takibi ve akabinde yapmış olduğu arabuluculuk başvurusunun, hukuki dayanaktan yoksun olup davacının davalı kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının davalı kooperatifin üyeliğine, 29.04.2015 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile,  kat karşılığı inşaat sözleşmesi yöntemiyle bir blokluk inşaat yapılacağı ve üyelik senedinde belirtildiği üzere ...  ada ...   Nolu parselde yapılacak binadan bir daire vaadi ile 1 pay hak ve sorumluluk sahibi ortak olarak kabul edilmiş olduğunu, davacının, davalı Kooperatifin üyesi iken, Kooperatifin 16.03.2018 tarihli Genel Kurul Toplantısında oy birliği ile 11. Madde uyarınca \"borcunun tamamının ödenmesi halinde tapularının ortaklara verilmesi ve ilişiklerinin kesilmesi\" kararına istinaden 13.06.2019 tarihinde yönetim kurulu toplanmış, üyeliklerinin sonlandırılması uygun görülen isimler yazılarak listedeki üyelerin üyelikleri sonlandırılmış ve tapuları verilmiş olduğunu, bu karar ile davacıya tapusunu teslim edip ...  Yapı Kooperatifine herhangi bir borcu olmadığı tespit edilerek üyeliğinin sonlandırılması uygun görülmüş olduğunu, söz konusu genel kurul toplantısından da anlaşıldığı üzere, kesin maliyet bedeli çıkarılarak, bu bedelin tamamını ödeyen ortakların isimleri belirtilmiş ve tapularının teslimine oy birliği ile karar verildiğini, davacının da içinde bulunduğu bir grup ortağın yapı kullanım izin belgeleri, tapuları ve konutları teslim edilerek ortaklıktan çıkarılmış olduklarını, bu kapsamda davacıya da borcunun tamamını ödediğine dair makbuzu teslim edilerek üyeliğine son verilmiş olduğunu, söz konusu husus Kooperatif  Ana sözleşmesinde; \"üyenin hakları üyelik senedinde belirtilir şekilde olmalıdır\" şeklinde ifade edilmiş olduğunu, bu yükümlülükler çerçevesince aidat ve ara ödemeler zamanında yapılmış bunun karşılığında noter çekilişi ve tapu devriyle ferdileşme gerçekleşmiş olduğunu, davacı ve diğer yönetim kurulu üyelerine Maliyet Tablosu adı altında gelir ve gider kalemleri ile daire başına düşen maliyet bedelini gösterir bir tablo verildiğini, bu maliyet listesi uyarınca davacıya düşen miktar 157.000,00 TL + mesken işlemleri ücreti olduğunu, bu ücretlerin toplamı olan 160.608,18 TL’nin davacı tarafından ekte sunulan dekonttan da anlaşılacağı üzere 04.06.2018 tarihinde ödenmiş olduğunu, Maliyet Tablosu ve As Pol-1 yapılan harcamalar listesi incelendiğinde üyelere ödemeleri gereken maliyet listesi içerisinde hem kendi taşınmazlarına hem de ortak alan harcamalarına ilişkin giderlerin mevcut olduğunu, zira, davacının peşin ödemeli teslim ile birlikte dairenin maliyetine karşılık  yaklaşık olarak 1160.608,18 TL ödemiş olduğunu, davacının yukarıda bahsi geçen ödemelerine karşılık davalı kooperatif tarafından ...  tarihli SERİ ...  Numaralı ve 160.608,18 TL bedelli fatura vergi dairesine sunulmuş ve bir nüshada davacıya verilmiş olduğunu, kooperatifin inşaatı, iş bitirme tutanağı ile de sabit olduğu üzere %100 tamamlanmış, Yapı Kullanım İzni için Yapı Kullanım Taahhütnamesi verilmiş, 16.03.2018 tarihinde yapılmış olan olağan genel kurulda oy birliği ile alınan 11. madde kararı ile; \"borcun tamamının ödenmesi halinde tapuların ortaklara verilmesi ve ilişkilerinin kesilmesi\" kararı alınmış olduğunu, söz konusu kararın tüm üyelerin faydalanmasına açık olarak alınmış, kararda peşin ödemeli üyeliklerin şartları sayılmış ve bu şartlarda olanların kooperatif ile ortaklık ilişkisinin sonlandırılmasına karar verilmiş olduğunu, Genel Kurul kararı çerçevesinde Yönetim kurulu tarafından alınan ve karar defterine işlenen gerekçeli karar ile 13.06.2019 tarihinde, davacının kooperatife herhangi bir borcu olmadığı ve üyeliğinin sona erdiği hususu Kayseri 3. Noterliğinin ...  tarih ve ...  yevmiye numaralı belgesi ile kayıt altına alınmış, nitekim söz konusu resmi belge içeriği incelendiğinde ''... siz üyemizin de tapusu teslim edilerek ...  Yapı Kooperatifine herhangi bir borcunuz olmadığı tespit edilerek üyeliğinizin sonlandırıldığı uygun görülmüş ve tarafınıza tebliğ edilmiştir.\" şeklindeki yazılı tebligat bildirimi ile de sabit olduğu üzere davalı kooperatifin, davacıya dava açma amacı olan herhangi bir borcu olmadığını kendisinin açıkça ifade ettiğini, Mahkemece incelenecek hususlardan da anlaşılacağı üzere, davacı ile davalı kooperatif arasında herhangi bir hukuki, organik ya da fiili bağlantı kalmadığını, davacı ile kooperatif arasındaki ilişkinin davacının taşınmazına ilişkin borcu ana sözleşme, genel kurul kararı ve yönetim kurulu talebi üzerine peşinen ödemesi, buna ilişkin faturanın verilmesi, ortaklık ile bir ilişiğinin kalmadığı kararının alınması ve bunun noter kanalı ile tebliğ edilmesi nedenleriyle son bulmuş olduğunu, Davalı taraf \"Kooperatifin yüklendiği konutların tamamını aynı anda teslimi mümkün olmadığından konutlar tamamlandıkça üyelere etap etap teslim sağlanmıştır\" şeklinde beyanda bulunmuş ve konutların etaplar halinde yapıldığını da daha önceki tüm yargı aşamalarında ve yazışmalarında kabul etmiş olduğunu, bu kapsamda davalı Kooperatif, üye kayıtlarını, muhasebe kayıtlarını ve mali kalemleri etap etap düzenlemiş olup bu husus üyelik kayıt senetleriyle sabit olduğunu, aynı kapsamda, her etabın noter çekilişi sadece etaplarda bulunan ortaklar için ayrı ayrı yapılmış, ayrıca 18.04.2016 tarihli imza altına alınan Genel Kurul kararı ile ASPOL-1 ve ASPOL-2 olarak etaplara ayrılmış, aidat ve ara ödemeler ayrı ayrı planlanmış, yine, 28.04.2017 tarihli Genel Kurul kararı ile ASPOL-3 için ayrı ödeme planlaması yapılmış olduğunu, Kooperatifin resmi belgesi olan ...  Kooperati Ortakların Bilgilerinin Çizelgesi Başlıklı Tabloda davacının üyelik giriş ve çıkış tarihi, tapunun kendisine devredildiği hususu açıkça anlaşılmakta olduğunu, görüldüğü gibi davacının üyelikten çıkarıldığının kooperatifçe de kabul edildiğini, somut olaydaki duruma ilişkin, 15.06.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7410 sayılı Kanununun 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa geçici 11. madde eklenmiş olduğunu, bu maddenin dikkate alınması gerektiğini, söz konusu yasal düzenlemede kooperatifin Kayseri ilinde olması, inşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi, tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması, Tapu devrinin yapılmış olması şartları somut olayda gerçekleşmiş olduğundan davaya konu icra takibine dayanak borcun hükümsüz olduğunu, davalı Kooperatif tarafından başka bir müvekkil aleyhine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/293 esas numaralı dosyası ile açılan itirazın iptali davası 2022/787 karar, 19.10.2022 tarihli karar ile lehimize sonuçlanmış olduğunu,  açıklamış olduğu bu sebeplerle 7410 sayılı kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'a eklenen geçici 11. Maddesi şartları davacı açısından da oluşmuş olup davacının davalı kooperatife herhangi bir borcunun olmadığının ve davacıya yapılan icra takibine konu borçlandırmanın hükümsüzlüğünün tespitine yönelik işbu davayı açmak zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, davacının davalı kooperatife herhangi bir borcunun olmadığının ve davacıya yapılan icra takibine konu borçlandırmanın hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Halen kooperatifin ortağı olan davacının kooperatife karşı aidat ve diğer parasal yükümlülükleri devam etmekte olduğunu, kooperatifin 25 nolu ortağı olan davacı ... Yükseklener kooperatif tarafından çıkartılan kesin maliyet bedelini ödediğini, ortaklığının sona erdiğini ve borcunun bulunmadığını iddia etmekte olduğunu, davacı ... Yükseklener 18.10.2017 tarihli dilekçe ile kooperatif ortaklığının ...  isimli şahsa devredilmesi amacıyla yazılı talepte bulunulmuş, bunun üzerine ...  nolu üyeliğe kurada isabet eden daire olan Kayseri, ... ,  ... Mahallesi ...  ada ... parsel  ... nolu bağımsız bölümün tapusu kooperatif tarafından 06.11.2017 tarihinde ... adına çıkartılmış, davacı, resmiyette üyeliği  ... a devrettiğinden kooperatif üyesi olmadığını, üyeliği devralan ...  ise kooperatif tarafından ...  nolu bağımsız bölüm tapusunu davacı ... Yükseklener'e devredeceğinden bahisle kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınmakta olduğunu, davacının ana sözleşme ve kooperatifler kanunu gereğince usule ve esasa uygun genel kurulda onaylanmış herhangi bir çıkma veya çıkarılma işlemi bulunmadığını, bu nedenle davacının kooperatif üyeliğinden çıktığı yönündeki iddiaları ve menfi tespit talebi haklı ve yerinde olmadığını, davalı kooperatifin 14.02.2020 tarihinde icra edilen 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında yapı maliyet bedellerinin tespitine karar verilmiş, 14.02.2020 tarihli genel kurul 8. maddesinde alınan karar gereği ana sözleşmede belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kooperatif yönetim kurulunca oluşturulan teknik komisyon heyetince maliyet hesapları yaptırmış ve ortaklara bildirmiş olduğunu, Ana sözleşmede belirtilen sürecin tamamlanmasına müteakip maliyet hesabı tüm ortaklar yönünden kesinleştiğini, 14.02.2020 tarihli genel kurul öncesinde ana sözleşme ve yasaya uygun herhangi bir kesin maliyet hesabı bulunmadığı gibi 14.07.2020 teknik rapor öncesinde ana sözleşmeye ve yasaya uygun herhangi bir maliyet hesabı da yapılmadığını, 14.07.2020 tarihinde düzenlenen teknik heyet raporuna göre her bir dairenin kesin maliyet bedelinin 291.143,93TL olduğu, davacıya kurada isabet eden ... Blok ... numaralı dairenin maliyet bedelin ise (Kayseri İli, ...  İlçesi ...  Mh. ...  Ada ...  Parsel üzerinde bulunan ... nolu bağımsız bölümün) şerefiye bedeli cephe nedeniyle düşüldükten sonra 289.494,00TL olacağı tespit edilmiş olduğunu, davacının, kooperatif genel kurulunda karara bağlanan kesin maliyet bedeli gereğince ödemesi gereken bakiye maliyet bedelini ödemediğini, buna göre davacının 14.07.2020 tarihi itibari ile kooperatife 127.993,37TL bakiye borcu bulunduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak üzere Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davacının icra takibine itiraz etmesi üzerine takip durdurmasına karar verilmiş olduğunu, sonrasında arabuluculuk görüşmeleri başlamış ve süreç 23.03.2021 tarihinde anlaşamama şeklinde sonuçlanmış olduğunu, Kooperatifin içerisinde bulunduğu menfi ekonomik koşullar nedeniyle itirazın iptali davası açılamadığını, 15.12.2021 tarihinde \"2020 yılı fiyatlarına endekslenmiş maliyet hesabı\" çıkartılması amacıyla teknik heyet ek raporu alınmış, Teknik heyet ek raporuna göre her bir dairenin kesin maliyet bedeli 420.317,00TL, davacı kurada isabet eden ... Blok ...  numaralı dairenin maliyet bedelinin ise şerefiye bedeli cephe nedeniyle düşüldükten sonra 418.073,00TL olduğu tespit edilmiş olduğunu, Davacının, kurada kendisine isabet eden ...  Blok ...  numaralı dairenin gerek teknik heyet raporu gerekse de ek raporda tespit edilen kesin maliyet bedeli üzerinden bakiye ödemesini gerçekleştirmediğini, bu nedenle davacının borcunun bulunmadığı yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davacının, kooperatif ortaklığının sonlandırıldığı yönündeki iddiaları yerinde ve hukuki olmadığını, zira, kooperatif Ana Sözleşmesine göre kooperatiften çıkma-çıkarılma usulleri belli olduğunu, Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler ana sözleşmede açıkça gösterileceğini, davalı kooperatifin Ana Sözleşmesi gereğince borcu olmayan bir ortağın yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkartılmasının mümkün olmadığını,  Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14. maddesine göre \"yönetim kurulu tarafından ortaklıktan çıkarma yapılabilecek durumlar tahdidi olarak belirlenmiştir\" dendiğini, buna göre kooperatifin Ana Sözleşmesi gereğince borcu olmayan bir ortağın yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, ayrıca Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14. maddesinde tahdidi olarak belirtilen çıkarılma sebeplerinin hiçbirisi davacının hukuksal durumu ile ilgili olmadığını, Ortaklar ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağını, dolayısıyla borcu bulunmadığını ve bu sebeple ortaklıktan çıkartıldığını iddia eden davacının yönetim kurulu kararı ile kooperatiften çıkması veya çıkarılabilmesi hukuken mümkün olmadığını, kabul etmemekle birlikte aksi düşünülse dahi yönetim kurulu kararının genel kurulda oylanması ve çıkarılma hususunda genel kurulca karar alınması zorunlu olduğunu, zira; ortaklıktan çıkarılmaya ancak kooperatif genel kurul tarafından karar verilebileceğini,  Kooperatif genel kurul tutanakları incelendiğinde davacının üyelikten çıktığına veya çıkarıldığına veya üyeliğinin sonlandığına ilişkin herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığını, bu itibarla davacının halen kooperatifin ortağı olduğu, dolayısıyla parasal yükümlülüklerinin devam ettiği anlaşılmakta olduğunu, davacının borcunun bulunmadığı yönündeki iddialarını kabul etmemekle birlikte,  Ana Sözleşmenin 61. maddesi gereğince hesaplanacak maliyet bedeli öncesinde davacıya \"borcu yoktur\" yazısı verilmesi; genel kurullarda alınan karar gereğince teknik heyet tarafından hesaplanan maliyet bedelinini (yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde maliyet fark bedelini) ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak olduğunu, kaldı ki \"borcu yoktur\" yazısının verildiği tarih itibariyle hüküm ve sonuç doğurabileceği düşünülse dahi kesin maliyet hesabından önce verilen \"borcu yoktur\" yazısı davacının borçlu olmadığını göstermeyecek olduğunu, zira; her kooperatif ortağı gibi davacı da kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecbur olduğunu, davacının kura çekimine katılmış olması borcunun olmadığı anlamına gelmeyeceği gibi taşınmazın ortağa tahsis edilmiş olması kendiliğinden mülkiyet hakkının davacıya geçmesi sonucunu da doğurmayacağını, davacının kooperatife dairenin maliyet bedelini ödemeden dairenin sahibi olması, ortaklığın amacına ve hukuki yapısına aykırı olacağı ve sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı da kuşkusuz olduğunu, dolayısıyla davacının Ana Sözleşme ve yasaya uygun olarak tanzim edilen maliyet hesabı öncesinde kendisine verilmiş olabilecek \"borcu yoktur\" yazısı davacının iş bu davayı ikame etmesine haklı sebep olamayacağını, davalı ... Yapı Kooperatifi, Kooperatifler Kanunu geçici 11. maddede belirtilen \"inşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi\" bendi kapsamına girmediğini, kooperatifin etaplar halinde inşa edildiği ve Koop K. geçici 11. madde kapsamına girdiği yönündeki tespit ve nitelendirmeler gerçeğe ve hukuka aykırı olduğundan kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, davalı ...  Yapı Kooperatifi; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 04.09.2014 tarih 7969 sayılı oluru ile Ana sözleşmesiyle kurulmuştur. Gerek Kooperatif  “Ana sözleşme” gerekse de “Genel kurul tutanaklarından” anlaşılacağı üzere kooperatifin üyelere teslim edeceği konutların etaplar halinde inşa edileceği yönünde bir karar alınmadığı gibi fiiliyatta da böyle bir durum söz konusu olmadığını, Kooperatif ortaklarının tamamının aynı bloktan daire alıp alamayacağı kooperatif ortak sayısı ve arsanın imar durumuna göre değişecek bir husus olduğunu, davalı kooperatifin ortak sayısı, ortaklarının aynı bloktan konut sahibi olmasına imkan vermediğinden inşaatlar bloklar halinde inşa edilmiş olduğunu, Bu itibarla inşaatların bloklar halinde inşa edilmiş olması etaplar halinde yapıldığını göstermeyeceğini, davalı kooperatifin, teknik heyet raporunda ... -Bok, ... -Blok ve ... -Blok olarak belirtilen toplam üç adet yapı inşa ettiğini, Teknik heyet raporunda ... -Blok olarak isimlendirilen birinci blok ...  ada ... parsel üzerinde, ... -Blok olarak isimlendirilen ikinci blok ...  ada ...  parsel üzerinde, ... Blok olarak isimlendirilen üçüncü blok ise ... ada ...  parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilmiş olduğunu, davacıya kurada ... -Blok olarak isimlendirilen ... ada ...  parsel üzerine inşa edilen birinci bloktan daire isabet ettiğini, kendisine ... -Blok olarak isimlendirilen üçüncü bloktan (kooperatif tarafından inşa edilen son blok) daire tahsis edilen üyelerin ödemiş olduğu aidatlar, davacıya kurada isabet eden dairenin bulunduğu ilk yapı olan birinci bloğun (... -Blok) ve daha sonra yapılan ikinci blok  (... -Blok) inşaatında da kullanılmış olduğunu, bu durumun davalı kooperatifin Ana Sözleşmesi ve ortaklık yapısı dikkate alındığında olağan bir durum olduğunu, yargılama sürecinde kooperatif defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında bu durum açıkça ortaya çıkacak olduğunu, Kooperatif genel kurulunda belirlenen azami ortak sayısına ulaşılamamış olması da başlı başına kooperatifin etaplar halinde inşa edilmediğini ve kooperatifin etaplar halinde inşa edilmesini gerektirecek herhangi bir nedenin (kooperatif ortak sınırının üzerinde kayıt talebi vb.)  bulunmadığını göstermekte olduğunu, nitekim; 25.04.2015 tarihli olağan genel kurulda kooperatif ortak sayısının 200 (İki yüz) olması oy birliği ile kabul edildiğini, davalı kooperatif belirlenen ortak sayısına (200 ortak) ulaşamadığı gibi, mevcut ortaklarını konut sahibi yaptıktan sonra yeniden üye kabulüne de başlanmadığını, davalı kooperatifin belirlenen üye sayısı ulaşmamış olması başlı başına kooperatifin birden fazla etaptan oluşmasına imkan vermediği gibi, fiiliyatta da böyle bir durum söz konusu olmadığını, Kooperatif defter kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacı kooperatif ortağı; kurada kendisine isabet eden dairenin gerek teknik heyet raporu gerekse de endekslenmiş ek raporda tespit edilen kesinleşmiş maliyet bedeli üzerinden bakiye ödemesini gerçekleştirmediğini belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2023/981 E, 2023/987 K sayılı ilamında “… davacının işbu menfi tespit davasının dayanağı olan 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair kanunun 2. Maddesi ile1163 sayılı Kooperatifler Kanuna eklenen geçici 11. Maddesinin Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ve 2022/126 Esas 2023/29 Karar sayılı ilamı ile ve işbu davanın açılmasından sonra, dava devam ederken iptali nedeni ile ve tarafların haklılık durumu gözetilerek davanın konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.”  denildiği görülmüş olmakla ilgili ilam ve yukardaki yasal düzenlemelerde dikkate alınarak takdiren taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve davacı tarafça yapılan yargılama giderleri üzerinde bırakılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça sadece 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanuna eklenen geçici 11. Madde gereğince davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olup aynı zamanda genel hükümlere dayanıldığına dair dava dilekçesinde ayrı bir ifadenin olmaması nedeni ile geçici madde 11 yönünden inceleme yapılması gerektiği değerlendirilmiş, yargılama devam ederken davanın dayanağı olan söz konusu maddenin Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ve 2022/126 Esas 2023/29 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilmiş olması ile yukarda açıklandığı üzere davanın konusuz kaldığı görülmüş, bu durumda esas hakkında karar verilemeyecek olması nedeni ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.Davalı taraf istinaf harç ve giderlerini, muhtıra tebliğine reğmen yatırmadığından mahkemece 12/01/2024 tarihli ek kararıyla davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı vekiline tebliğ edilmiş ancak davalı vekilince işbu ek karara karşı herhangi bir istinaf talebinde bulunulmadığından kesinleşmekle davalının istinaf sebepleri incelenmemiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  işbu dava menfi tespit davası olup; genel hükümler çerçevesinde açıldığını, her ne kadar ilk derece mahkemesi karara ilişkin gerekçesinde  dava dilekçesinin yalnızca 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanuna eklenen geçici 11. Madde gereğince davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olup aynı zamanda genel hükümlere dayanıldığına dair dava dilekçesinde ayrı bir ifadenin olmaması nedeni ile geçici madde 11 yönünden inceleme yapılması gerektiği, yargılama devam ederken davanın dayanağı olan söz konusu maddenin Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ve 2022/126 Esas 2023/29 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilmiş olması ile yukarda açıklandığı üzere davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar vermişse de; eldeki dava menfi tespit davası olduğunu,. dava dilekçesinde 11. Maddeye dayanılmakla birlikte ''Söz konusu husus KooperatifAna sözleşmesinde; \"üyenin hakları üyelik senedinde belirtilir şekilde olmalıdır\" şeklinde ifade edilmiştir. Bu yükümlülükler çerçevesince aidat ve ara ödemeler zamanında yapılmış bunun karşılığında noter çekilişi ve tapu devriyle ferdileşme gerçekleşmiştir. Müvekkile ve diğer yönetim kurulu üyelerine Maliyet Tablosu adı altında gelir ve gider kalemleri ile daire başına düşen maliyet bedelini gösterir bir tablo verilmiştir. Bu maliyet listesi uyarınca müvekkile düşen miktar 157.000,00 TL + mesken işlemleri ücretidir. Bu ücretlerin toplamı olan 160.608,18 TL müvekkil tarafından ekte sunulan dekonttan da anlaşılacağı üzere 04.06.2018 tarihinde ödenmiştir. Maliyet Tablosu ve As Pol-1 yapılan harcamalar listesi incelendiğinde görülecektir ki üyelere ödemeleri gereken maliyet listesi içerisinde hem kendi taşınmazlarına hem de ortak alan harcamalarına ilişkin giderler mevcuttur. Zira, müvekkil peşin ödemeli teslim ile birlikte dairenin maliyetine karşılıkyaklaşık olarak 1160.608,18 TL ödemiştir. Davacı müvekkilin yukarıda bahsi geçen ödemelerine karşılık davacı kooperatif tarafından 04.06.2018 tarihli SERİ ...  Numaralı ve 160.608,18 TL bedelli fatura vergi dairesine sunulmuş ve bir nüshamüvekkile verilmiştir. Kooperatifin inşaatı, iş bitirme tutanağı ile de sabit olduğu üzere %100 tamamlanmış, Yapı Kullanım İzni için Yapı Kullanım Taahhütnamesi verilmiştir. 16.03.2018 tarihinde yapılmış olan olağan genel kurulda oy birliği ile alınan 11. madde kararı ile; \"borcun tamamının ödenmesi halinde tapuların ortaklara verilmesi ve ilişkilerinin kesilmesi\" kararı alınmıştır. Söz konusu karar tüm üyelerin faydalanmasına açık olarak alınmış, kararda peşin ödemeli üyeliklerin şartları sayılmış ve bu şartlarda olanların kooperatif ile ortaklık ilişkisinin sonlandırılmasına karar verilmiştir. Genel Kurul kararı çerçevesinde Yönetim kurulu tarafından alınan ve karar defterine işlenen gerekçeli karar ile 13.06.2019 tarihinde, davacı müvekkilin kooperatife herhangi bir borcu olmadığı ve üyeliğinin sona erdiği hususu Kayseri ... Noterliğinin25.06.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı belgesi ile kayıt altına alınmıştır. Nitekim söz konusu resmi belge içeriği incelendiğinde ''...siz üyemizin de tapusu teslim edilerek ...  KONUT YAPI KOOPERATİFİNE herhangi bir borcunuz olmadığı tespit edilerek üyeliğinizin sonlandırıldığı uygun görülmüş ve tarafınıza tebliğ edilmiştir.\" şeklindeki yazılı tebligat bildirimi ile de sabit olduğu üzere davacı kooperatif, müvekkil davalının, davacı kooperatife dava açma amacı olan herhangi bir borcu olmadığını kendisi açıkça ifade etmiştir.'' şeklinde belirtildiğini, bununla birlikte yine dava dilekçesinin son kısmında; 'müvekkilin davalı kooperatife herhangi bir borcunun olmadığının ve müvekkile yapılan icra takibine konu borçlandırmanın hükümsüzlüğünün tespitine yönelik işbu davayı açmak zarureti hasıl olmuştur.' yazıldığını, bilindiği üzere menfi tespit davası Menfi tespit davası, borçlunun borçlu olmadığını iddia ettiği bir “tespit” davası olup, hukuki mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK’nin 106’ncı maddesinde düzenlenen “tespit davası” hükümlerine tabi olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için, hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlandığını, eldeki dava, müvekkilin kooperatife borcunu ödediği; bu sebeple kooperatife karşı borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılmış olup; menfi tespit davası niteliğinde olduğunu, yalnızca  geçici madde 11 yönünden inceleme yapılması gerektiği, yargılama devam ederken davanın dayanağı olan söz konusu maddenin Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ve 2022/126 Esas 2023/29 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilmiş olmasının bu kanun hükümleri yanında genel hükümlere de dayandığı dosya yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın genel hükümler gereğince menfi tespit davası olarak değerlendirilerek kabulü gerektiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2023 tarih  2022/1301 Esas 2023/967 Karar sayılı hükmünün istinaf incelemesi sonucu  kaldırılmasına ve neticeten davanın kabulüne, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, davacı kooperatif üyesinin açtığı menfi tespit talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davanın hukuki konusu olan  7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2.maddesi İle 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa eklenen Geçici 11.maddenin Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ve 2022/126 E - 2023/29 K sayılı ilamı ile iptali nedeni ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 01/11/2023 tarih ve 2022/1301 E - 2023/967  K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 14/02/2024<br>\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb5b264728d77ef1","SID":"b384bae93bc3e8c3"}}