{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1484 <br>KARAR NO\t\t: 2024/76<br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/858 Esas 2023/349 Karar<br>DAVA\t\t: Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  09/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  09/01/2024<br><br>Davacı  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...nin, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain ve tapuya ... pafta ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın hissedarı ve taşınmaz üzerinde kurulu bulunan ... otelin mülk sahibi olduğunu, diğer davalı ...'ın ise davalı ...'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, davalıların, ... otelin müvekkili ...'ın temsil ettiği ya da müvekkilinin getireceği bir işletmeci tarafından kiralanmasını istemiş olmaları nedeniyle 10/10/2019 tarihli mutabakat imzalandığını, daha sonra müvekkili ... ile davalılar arasında 13/11/2019 tarihli “MUTABAKAT” başlıklı, bila tarihli (2019 yılının aralık ayında) “MUTABAKAT” başlıklı, 04/05/2020 tarihli “YETKİ BELGESİ” başlıklı ve 30/03/2021 tarihli “FESİH PROTOKOLÜ” başlıklı sözleşmelerin imzalandığını, müvekkili ...'ın, davalılar ile imzaladığı 10/10/2019 tarihli mutabakat gereğince ... otelin değerlendirilmesi için bütün kaynak ve bağlantılarını kullanarak Dubai menşeili ...'a (... LİMİTED) Türkiye'ye yatırım yapması için teklif götürdüğünü, müvekkilinin körfez ülkelerindeki prestijini bilen ve yatırım tavsiyesine güvenen ... (... LİMİTED) ülkemize yabancı sermaye getirdiğini ve ... oteli kiralayarak ... markasıyla turizm otelcilik faaliyeti gerçekleştirmek için ...'nin kuruluş işlemlerini başlattığını, aynı sıralarda müvekkili ile davalıların: 13/11/2019 tarihli “MUTABAKAT” başlıklı sözleşmede, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain ve tapuya ... pafta ... ada ... parsel üzerinde kurulu bulunan ... otelin Dubai menşeili ... tarafından kiralanması dolayısıyla ödenecek 850.000,00€(Euro) tutarındaki depozitonun 350.000,00€(Euro) tutarındaki kısmının müvekkili ...’a ödeneceği, 2019 yılının aralık ayında imzalanan “MUTABAKAT” başlıklı sözleşmede, davalılar ile ...'un kira ilişkisi devam ettiği süre boyunca ...’tan davalılara ödenecek her bedelden, tahsilatın sağlanması anından itibaren 72 saat içerisinde müvekkili ...’a %5 pay ödeneceği ile oteldeki 7005 nolu odanın müvekkilim ...’a tahsis edileceği, hususlarında anlaştıklarını, Dubai menşeili ... (... LİMİTED), ...'nin (... Ticaret Sicil Müdürlüğü ... sicil no.lu sırasına kayıtlı, Bodrum Vergi Dairesi ... vergi kimlik no.lu ve ... mersis no.lu) kuruluşunu tamamladığını ve ... oteli 05/02/2020 tarihli kira sözleşmesi ön protokolü ve 15/02/2020 tarihli kira sözleşmesi ile ...'nden ilk etapta 13 yıllığına kiralamış olduğunu, Kira sözleşmesine göre ilk 5 yıl için KDV hariç yıllık 1.650.000,00€ (Euro), sonraki 8 yıl için yıllık 1.750.000,00€(Euro) olmak üzere toplam 22.550.000,00€(Euro) tutarında kira ücreti ödeneceğini ancak  2019 yılında Çin'de baş gösteren ve 2020 yılının başında tüm dünyaya yayılan Corona Virüs (Covid-19) salgın hastalığı nedeniyle kira sözleşmesinin, ilki 06/04/2020 ve ikincisi 28/7/2020 tarihinde olmak üzere 2 defa tadil edildiğini, buna göre 06/02/2020 tarihinde ödenen 400.000,00€(Euro)'nun, ilk kira yılı ücreti olacağı ve ilk yılın bakiye kira ücretinden davalı şirket tarafından feragat edildiği yönünde anlaşılmış olduğunu, 2. kira yılı ücretinin peşinatı olarak 06/08/2020 tarihinde 200.000,00€(Euro) tutarında ödeme yapıldığını, Ezcümle ... tarafından 2020 yılı için 400.000,00€(Euro), 2021 yılı için 1.650.000,00€(Euro) ve 2022 yılı için 1.650.000,00€(Euro) olmak üzere toplam 3.700.000,00€(Euro) tutarında kira ücreti ödemesi yapıldığını, ... otelin ... tarafından kiralanması nedeniyle kira sözleşmesinde kararlaştırılan 850.000,00€(Euro) tutarındaki depozito, 28/07/2020 tarihli 2 no.lu kira tadil sözleşmesi gereğince 02/08/2020 tarihinde 600.000,00€(Euro) ve 20/08/2020 tarihinde 250.000,00€(Euro) olmak üzere 2 taksit şeklinde ödendiğini, davalı şirketin 28/07/2020 tarihli 2 no.lu kira tadil sözleşmesine göre ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain ve tapuya ... pafta ... ada ... parsel üzerinde kurulu bulunan ve ... ... Şubesi tarafından ... markasıyla işletilen restoranın 4 yıllık kirasının ön ödemesi olarak 14/08/2020 tarihine kadar 200.000,00€(Euro) ödeyeceğini, anılan ödemenin 13/08/2020 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğunu,  restoran kirasına karşılık olarak ... tarafından davalılara toplam 250,000,00€(Euro) tutarında ödeme yapıldığını, müvekkili ... ile davalılar arasında 04/05/2020 tarihli “YETKİ BELGESİ” başlıklı sözleşme imzalanmış olduğunu, sözleşmeye konu taşınmazların kiralanması ya da satışı için müvekkili ...'ın tek yetkili tayin edildiğini, yetki belgesine konu taşınmazların satışından ya da kiralanmasından müvekkili ...’a %5 pay ödeneceği hususunda tarafların anlaştıklarını, yetki belgesine konu taşınmazlardan ...’nin (... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain ve tapuya ... pafta ... ada ... parselde (eski ... ada ... parsel) kayıtlı L no.lu bağımsız bölümün) ...’a 2.250.000,00€(Euro) bedelle satışı 23/12/2021 tarihinde tamamlandığını, 04/05/2020 tarihli yetki belgesinde konu taşınmazlardan ...'in, ... ve ...’e davalılar tarafından kiralamalar yapıldığını, ...'in, ... ve ...’e yapılan kiralamalar karşılığında davalılar tarafından toplam 55.215,00€(Euro) kira tahsilatı yapıldığını, anılan kiracıların müvekkili tarafından getirildiğinden 55.215,00€(Euro)'nun %5'i oranında müvekkiline pay ödenmesi gerektiğini, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain ve tapuya ... pafta ... ada ... parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde bulunan otel, ... tarafından ... markasıyla işletilmek üzere projelendirildiğini, ... kalite ve standartları gereğince konsept değişikliği yapılacağından birtakım inşaat işlerinin yapılmasının gerektiğini, müvekkili ...'ın girişimleri sonucu inşaat işlerinin davalı şirkete verilmesini sağladığını, ... tarafından inşaat işleri ile ilgili davalı ...'ne hak ediş olarak 02/03/2020 tarihinde 300.000,00$(USD), 16/03/2020 tarihinde 250.000,00$(USD), 23/03/2020 tarihinde 250.000,00$(USD), 07/04/2020 tarihinde 446.346,00$(USD), 25/04/2020 tarihinde 101.764,00$(USD) ve 15/05/2020 tarihinde 101.764,00$(USD) olmak üzere toplam 1.449.874$(USD) tutarından ödeme davalının oğlu ...'ın ... Bankası A.Ş. TR ... iban no.lu hesabına yapıldığını, davalıların inşaat işleri dolayısıyla yaptıkları tahsilattan müvekkiline %5 payına karşılık olarak bugüne kadar sadece 50.000,00₺ ödeme yapmış olduklarını, Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2019/281 Esas sayılı dosyasından 10/10/2019 tarihinden başlamak üzere 3 (üç) ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkili ...'ın davalılara getirdiği müşterilere yapılan kiralamalar ve satışlar neticesinde davalı şirket mali durumunu düzelttiğini, yani müvekkilinin bir kurtarıcı gibi geldiğini ve davalıları ekonomik dar boğazdan çıkardığını, ancak buna rağmen davalıların taahhütlerine uymadığını ve nakden ödeme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gibi müvekkiline tahsis etmeyi taahhüt ettikleri 7005 no.lu odayı müvekkiline kullandırmadıklarını, müvekkilinin ısrarlı ve iyiniyetli girişimleri sonucunda taraflar bir araya gelerek kira tahsilatlarından ödenecek komisyonun, ...'nin satışından ödenecek komisyon ve 7005 nolu odanın tahsisi konularıyla sınırlı olmak üzere 30/03/2021 tarihli “FESİH PROTOKOLÜ” başlıklı sözleşmeyi imzalamış olduklarını, fesih protokolüne eksiksiz uyulması halinde 2019 yılının aralık ayında imzalanan \"MUTABAKAT\" başlıklı sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı, fesih protokolüne uyulmaması halinde fesih protokolünün geçersiz olacağı ve davalıların günlük 5.000,00€(Euro) cezai şart ödeyeceği kabul ve taahhüt edildiğini, davalıların müvekkiline fesih protokolüne istinaden 15/04/2021 tarihinde 800.000,00₺ (1 €=9,6877₺) ile 11/05/2020 tarihinde 200.000,00₺ (1 €=10,0616₺) olmak üzere toplam toplam 1.000.000,00₺ (102.456,49€(Euro)) tutarında ödeme yapmış olduklarını, ancak ...’nin ...’ye satışı 23/12/2021’de tamamlanmış olmasına rağmen davalıların müvekkilinin %5 payına karşılık herhangi bir ödeme yapmadıklarını, Davalıların fesih protokolündeki diğer taahhütlerine uymamış, taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, bu itibarla fesih protokolü geçersiz kaldığını, müvekkilinin, fesih protokolü gereğince ...’nin ...’ye satışının tamamlandığı 23/12/2021’den itibaren günlük 5.000,00€(Euro) cezai şart alacağına hak kazandığını, müvekkilinin kalan alacağının ödenmesi için yaptığı taleplerin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle arabulucuya başvurulduğunu ancak davalılarla arabulucuda anlaşılmadığını, açıklanan nedenlerle ... tarafından kiralanan otel dolayısıyla davalılara depozitodan müvekkiline ödenmesi gereken 100,00€(Euro) tutarındaki alacaklarının avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, ... tarafından kiralanan otel dolayısıyla ödenen 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait kira ücretlerinden müvekkiline ödenmesi gereken 100,00€(Euro) tutarındaki alacağımızın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine,... markasıyla işletilen restoranın 4 yıllık kirasına karşılık olarak ... tarafından ödenen ön ödemeden müvekkiline ödenmesi gereken 100,00€(Euro) tutarındaki alacaklarının avans faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, ... tarafından inşaat işleri ile ilgili yapılan ödemelerden müvekkiline ödenmesi gereken 100,00$(USD) tutarındaki alacağın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine,...’nin ...’a yapılan satışından tahsil edilen bedelden müvekkiline ödenmesi gereken 100,00€(Euro) tutarındaki alacağın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, müvekkili ...’ın girişimleriyle ..., ... ve ...’e yapılan kiralamalar dolayısıyla tahsil edilen kira ücretlerinden müvekkiline ödenmesi gereken 100,00€(Euro) tutarındaki alacaklarının avans faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, 30/03/2021 tarihli “FESİH PROTOKOLÜ” başlıklı sözleşme gereğince 100,00€(Euro) tutarındaki cezai şart alacağının avans faiziyle birlikte davalı ...'den tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, oteldeki 7005 nolu odanın müvekkilime kullandırılmadığı günler için 100,00€(Euro) tutarındaki ecrimisil alacağının avans faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, 7005 nolu odanın müvekkiline tahsisine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde;  dava konusunda davacının tacir olmaması bir ticari işletmeye de sahip olmaması karşısında davanın görev yönünden usulden reddi gerektiğini, davanın mutlak ticari dava olmadığının açıkça anlaşıldığını, iddianın ileri sürülüş şekline göre tellalık sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, telallık sözleşmesi TBK da düzenlendiği gibi TTK 4. maddesinde sayılan sözleşmelerin arasında bulunmadığını, o halde mutlak ticari dava olmadığı sonucuna kolaylıkla ulaşılabileceğini, ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığının belirlenebilmesi bakımından davanın nispi ticari dava olup olmadığının da tespitinin gerektiğini,   davacının tacir olduğunu ileri sürmediği gibi davalı  ...'ın  da tacir olmadığından ticaret sicil kaydının bulunmaması ve tacir sıfatının bulunmaması karşısında davanın görev yönünden usulden reddedilmesi gerektiğini, Türkiye’de ikametgâhı olmayan davacının davasının görülebilmesi için teminat göstermesi gerektiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TBK'nın 520 vd. maddelerinde düzenlenen simsarlık sözleşmesinden kaynaklı komisyon bedeli alacağı isteminden ibaret olduğunu, davacı yanca 6100 sayılı HMK’nun 121. maddesi uyarınca dilekçesinde belirtmiş olduğu belgelerin bir suretini ne dosyaya  sunduğu ne de taraflarına tebliğ ettirdiğini, müvekkili ... ile davacı arasında gerek kiralama gerekse inşaat işleri ile ilgili aracılık hizmetine dair bir sözleşme ilişkisi kurulmadığı gibi 7005 nolu odanın davacıya tahsisine dair taahhüt de verilmemiş olduğundan davacının taleplerinin husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, depozito yönünden alacak talebine ilişkin davacı ile müvekkili arasında imzalı olduğu iddia olunan 13/11/2019 tarihli 'Mutabakat' başlıklı sözleşmenin sunulması halinde imzaya ilişkin her türlü itiraz hakkı saklı kalmak üzere iddia edildiği gibi müvekkili ... tarafından kiralanan otel dolayısıyla ödenmiş bir depozito da bulunmadığını, uyuşmazlığa konu sözleşmeler sunulmadığından incelenememiş olup sözleşmelerde davalılardan kimin adı ve imzasının bulunduğu, firma bilgisi olarak şirket adının yazılı olup olmadığının da incelenemediğini,  şayet söz konusu sözleşmeleri müvekkili yetkilisi olduğu şirket adına imzaladığını belirtmiş ise TBK. 40 maddesine göre sözleşmenin hukuki sonuçlarından temsilci değil temsil olananın sorumlu olduğunu, dolayısıyla davacı alacağını doğrudan davalı müvekkilden değil, davalının ortağı ve yetkilisi olduğu diğer davalı şirketten isteyebileceğini, davalının şirketin ortağı ve yetkilisi olmasının, onu borç ilişkisinin tarafı haline getirmeyeceği sabit olduğundan davanın ... yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini,  davacı ile davalı müvekkili şirket arasında ... markasıyla işletilen restoranın kiralanması işleri ile ilgili aracılık hizmetine dair komisyon ödeneceğine dair bir taahhütün de bulunmadığını,  davacı yanın ... tarafından inşaat işleri ile ilgili yapılan ödemelerden alacak talebinde bulunmuş ise müvekkili şirkete ... tarafından ödenen bedel bulunmadığı gibi söz konusu işler nedeniyle davacıyla akdolunmuş sözleşme ilişkisinin de bulunmadığını,  davacının girişimleri ile ... , ... ve ...'e kiralamalar yapılmadığı gibi söz konusu kiralamalar nedeniyle davacıya % 5 oranında pay ödeneceği de dair bir sözleşmenin de akdolunmadığını,  fesholunduğu iddia edilen sözleşmeye dayanarak pay talebinde bulunmasının da yersiz olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde 30/03/2021 tarihli fesih protokolünden bahsettiğini ve söz konusu protokol ile 2019 yılının Aralık ayında imzalanan  'MUTABAKAT' başlıklı sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının, Fesih Protokolüne uyulmaması halinde fesih protokolünün geçersiz olacağının ve davalıların 5.000-Euro cezai şart ödeyeceğinin kabul ve taahhüt edildiğini iddia ettiğini,  davacı yanca sözleşmelerin dosyasına sunulmamış olduğundan sözleşmeler incelenemediğini, dolayısıyla gerek sözleşmelerin geçerliliği gerekse sözleşmedeki şartların yerine getirilip getirilmediği üzerinde durulamadığını,  sözleşmelerin sunulması halinde cevap hakkı saklı tutularak davacının iddiayı ileri sürüş biçimine göre hem Fesih Protokolüne hem de Aralık ayında imzalandığı iddia olunan Mutabakat başlıklı protokole göre ayrı ayrı talepte bulunmasının da yersiz olduğunu, mutabakat protokolü Fesih Protokolü ile feshedilmiş iken davacı yanca her iki protokole dayanarak alacak talebinde bulunmasının  usul ve yasaya aykırı olduğunu,  öte yandan sözleşmeler sunulmadığından ve şirket yetkilisinin de Almanya'da olması dolayısıyla kendisi ile iletişim kurulması kısıtlılığı karşısında iddia olunan Fesih Protokolünde düzenlenen cezai şartın ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup olmadığı, talep edilme koşullarının mevcut bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki sözleşme sunulmadığından cezai şartın ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup olmadığı, talep edilme koşullarının mevcut bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerektiğini, ifaya eklenen cezai şart koşulu olarak öngörülmüş olması halinde davacı yan Fesih Protokolünün geçersiz olduğunu savunduğuna göre dönülen Fesih Protokolüne dayanarak cezai şart talebinde bulunmasının doğru olmadığını, öte yandan kararlaştırılan cezai şartın borçlunun ekonomik yönden yıkımına neden olacak derecede fahiş olduğundan kabule göre cezai şarttan indirim yapılacağının Yüksek Yargıtay'ca kabul edilmekte olduğunu,  belirtilen indirim koşullarının somut olay bakımından oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğini, tüm açıklanan nedenlerle öncelikle HMK. madde 84 uyarınca Türkiyede ikametgah adresi bulunmayan davacının açabilmesi müvekkillerin zarar ve ziyanı ile yargılama giderlerini karşılamak üzere teminat göstermesine karar verilmesini; Davacının matbu, genel bir dilekçe olan dava dilekçesi somutlaştırma hükümlerine uygun olmadığından davanın tahkikata girilmeksizin usulden reddine;  davacı yanca 6100 sayılı HMK’nun 121. maddesi uyarınca dilekçesinde belirtmiş olduğu belgelerin bir suretini dosyaya ve usulünce taraflarına tebliğ ettirmesi için süre verilmesine; usule ilişkin itirazlarının kabul edilmemesi halinde davacının taleplerinin ise hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini   savunmuştur.   <br> MAHKEMECE: \"...Simsarlık, yerleşmiş yargı kararları ile esnaf işletmesi sayıldığı gibi bir malın alımı ve satımı söz konusu olmadığından bedenen çalışmanın önde olduğu, buna göre ticari şirkete dönüşmediği, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen limiti aşacak düzeyde satış ve gelirin elde edilmediği, çok sayıda çalışanın olduğu, büyük işletme niteliğinde bulunmadığı sürece simsarlık işinin esnaflık niteliğinde bulunduğu kabul edilmektedir.<br>Toplanan tüm deliller, davacı tarafın tacir olup olmadığı konusunda yazılan müzekkerelere verilen cevaplar ve tüm dosya kapsamı ile; Taraflar arasında imzalanan  10/10/2019 tarihli mutabakat gereğince ... otelin, ... tarafından kiralanmasına ilişkin olarak, davacıya belli bir ücret ile  1 adet villa verileceğinin kararlaştırıldığı,  davaya konu simsarlık sözleşmesinin, TBK'nun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olduğu, davacının gerçek kişi olduğu, ticari faaliyetinin bulunmadığı ve yıllık gelir vergisi beyannamesi vermediği, ...'ın esnaf kaydının  ve  gerçek kişi ticari işletme kaydının  bulunmadığı, mutlak ticari dava niteliği bulunmayan davanın, davacının tacir olmamasına bağlı olarak  nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı, buna göre, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesinin gerektiği, mahkememizin görevsiz olup görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup  HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,<br>2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,<br>3-6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin BODRUM  NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>4-6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili BODRUM  NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE, GÖNDERİLMESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece HÜKMEDİLMESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına(tebliğ ile beraber),\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında imzalanan sözleşmelerin komisyon sözleşmeleri olduğunu, imzalanan komisyon sözleşmelerine istinaden davalı şirket hesabından yapılan ödemelerin komisyon açıklaması ile yapıldığını, TTK'nun 4/1. maddesinin c) bendinde komisyon sözleşmesinden kaynaklanan 0hukuk davalarının ticari dava olduğunu, TTK'nun 5/1. maddesinde de ticari davalara ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olduğunun düzenlendiğini, davanın ticaret mahkemesinde görülüp karar bağlanması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının bu yönüyle hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: simsarlık sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf ; taraflar arasında komisyon sözleşmesi olduğunu ve sözleşme nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. <br>Davalı taraf ise ; taraflar arasındaki sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olduğunu davanın görev ve esas yönünden reddini talep etmiştir. <br>TTK nın 532. Maddesinde ; \"Alım veya satım komisyonculuğu, komisyoncunun ücret karşılığında, kendi adına ve vekâlet verenin hesabına kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satımını üstlendiği sözleşmedir. <br>Bu bölümdeki hükümler saklı kalmak üzere, komisyon sözleşmelerine vekâlet hükümleri uygulanır.\"<br>şeklinde düzenleme bulunmaktadır. <br>TTK nın 520. Maddesinde ise; \" Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.<br>Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır.<br>Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. <br>Somut olayda taraflar arasındaki mutabakatlara konu olan husus otel kiralanması işidir. Dolayısıyla davacı taraf, otel kiralanması işi ile ilgili Dubaideki şirket ile davalı tarafları bir araya getirdiğini ileri sürmüştür. Dosyaya sunulan mutabakatlara göre taraflar arasındaki ilişki simsarlık sözleşmesine konu olan hususları içermektedir. TTK 532. Maddesindeki komisyon sözleşmesi olması için kıymetli bir evrak veya taşınır alım satımının sözleşme konusu olması gerekir. <br>Mahkemece yapılan araştırmada davacının tacir olmadığı tespit edildiğinden, açılan davada mutlak veya nisbi ticari dava olmadığından dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2023 tarih ve 2022/858 Esas 2023/349 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 247,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 09/01/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d91eb03d9587779e","SID":"ab2e506164ebbdf7"}}