{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/275 <br>KARAR NO: 2024/325<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/11/2023<br>ESAS NO: 2022/1170<br>KARAR NO: 2023/1014<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2023 tarih ve 2022/1170 Esas 2023/1014 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından başlatılan icra takibine konu senetlerde yer alan imzaların sahte olduğunu, müvekkili şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhinde başlatılan takibe konu senetlerdeki imzaların tümünün müvekkil şirketin tek yetkilisi olan ... T.C. kimlik numaralı müteveffa ...'a olmadığını, müvekkili şirket hakkında başlatılan takibe konu senetlerin sahte olduğunu, müvekkili şirketin alacaklı görünen tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, bu hususlara ilişkin olarak itirazlarının Kayseri İcra Hukuk Mahkemesi'nce reddedildiğini belirterek müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takibe konu senetlerdeki yazılı miktarın %20’si üzerinden kötüniyet tazminatına ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilmesine, ilerde telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline  binaen dava konusu icra takibi ile ilgili olarak müvekkili hakkında başlatılan takibin ve takibe konu satış işlemlerinin teminatsız olarak, bu talepleri uygun görülmez ise; muris ... adına  ...İli,  ... İlçesi,  ... Mahallesi,  ... Ada,  ... Parsel,  ...Mahallesi,  ... Ada,  ... Parsel ve  ... Mahallesi,  ...Ada,  ...Parselde kayıtlı bulunan gayrimenkuller veya  ...Bankası  ...Şubesi'nde bulunan  ... ve ... nolu hesaplardaki yaklaşık 4.000.000,00-TL civarındaki mevduatın teminat kabul edilerek dava sonuna kadar takibin durdurulmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE  SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br> Davacının itirazlarında temel olarak borcun mevcut olmadığını, kambiyo evrakının ve imzanın sahte olduğunu iddia etmiş ise de; öncesinde davacı vekili tarafından takibin iptali ve imzaya itiraz için açılan davada, Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/739 Esas ve 2021/155 Karar sayılı ilamı ile ödeme emrini öğrenme tarihinin 20/11/2020 olarak tespitine ve süre aşımı nedeniyle imzaya itiraz davasının reddine karar verildiğini, kararın Kayseri Bölge Adliyesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2021/761 Esas ve 2021/730 Karar sayılı ilamı incelendiğinde görüleceği üzere hüküm kısmının 1. maddesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun sadece davacı vekilince belirtilen14/12/2020 tarihinde yapılan tensip ile takibin iplaline ilişkin davanın bu dosyadan ayrılmasına ve ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği ve bu davanın mahkemenin 2020/754 Esas sırasına kaydedildiği ve daha sonrasında bu davanın tekrar mahkemenin 2020/739 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve 03/03/2021 tarihinde birleştirme kararının yazıldığı mahkemece bu şekilde dava ikiye ayrılmış olmasına rağmen karar da asıl ve birleşen dava yönünden karar verilmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun belirtilen sebepler ile sınırlı olmak kaydıyla kabulü doğrultusunda karar verildiğini, istinaf kararının 1. maddesinin gayet açık olup sadece usulü işlem eksiğine dayalı olduğunu, esasa ilişkin olmadığını, icra müdürlüğünün dosyasının kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olduğunu, takibin iptaline ve imzaya yönelik itirazların ise 5 günlük itiraz süresinde yapılmasının gerektiğini, halbuki davacının imzaya itiraz davasını 03/12/2020 tarihinde ve 5 günlük itiraz süresi geçtikten sonra açıldığını, bu sebeple bölge adliye mahkemesinin vermiş olduğu kararın yerel mahkemenin deliller ile tespit etmiş olduğu tebliğ tarihi olan 20/11/2020 tarihini değiştirmeyeceği gibi takibin iptaline de sebep olmayacağını, imzaya itiraz davasının süresinde açılmadığını bu nedenle usulden reddinin gerektiğini, davacı şirketin ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı adresinin aynı zamanda  ....'nin,  ...'nin, adresi olduğu, şirket yetkilisinin  ... olduğunu, daha sonra  ...'nin hissesini  ...'e devrettiğini, yine aynı adreste  ...'nin bulunduğunu, bu şirketin ortaklarının  ... ve dava konusu kambiyo evrakını müvekkiline cirolayan  ...olduğunu, müvekkili ile bu şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu  ... tarafından muhtelif tarihlerde e-fatura ve sevk irsaliyesi tanzim edildiğini, davacı şirketle aynı adreste faaliyet gösteren şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, aynı adreste faaliyet gösteren bütün şirketlerin birlikte hareket etmek suretiyle müvekkilinin mağduriyetine sebep olduklarını, kıymetli evraktaki şahsi defilerin üçüncü kişi konumundaki müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, şahsi defilerin ileri sürülmesinin müvekkilinin zararına hareket etmiş olması, davacının itirazlarının  sadece muhataplarını bağladığını, müvekkilinin 3. kişi durumunda olduğunu, müvekkilinin ağır kusurlu olduğunu gösterir delil bulunmadığını, müvekkilinden kambiyo evrakının ne şekilde tedavüle çıktığı, taraflar arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğunu bilmesinin beklenemeyeceğini, bu itirazın ancak ve ancak kambiyo evrakını tanzim edene karşı ileri sürülebildiğini, müvekkille bağlantısının olmadığının yapılan şikayetler ve soruşturmadan açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin daha fazla mağdur edilememesi için haksız, hukuka, yasalara ve Yargıtay kararlarına açıkça aykırı olarak açılan menfi tespit davasının usulden veya esastan reddine, davacının %20'den az olmayacak şekilde tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, takibe konu bonolarda davacıya atfen atılı bulunan imzaların davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı iddialarında bulunmuştur. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; dava konusu ve takibe dayanak yapılan senetlerdeki davacı şirkete atfen atılı bulunan imzaların davacı şirket yetkilisi ...'ın el ürünü olmadığı, bonolardaki imzaların sahte olması mutlak def'i olduğundan, davalının dava konusu bonoların iyi niyetli hamili olduğuna ilişkin savunmalarına itibar edilemeyeceği, imzanın sahteliğine ilişkin def'inin senedin hükümsüzlüğüne yönelik olduğu,  iyi niyetli olsa dahi her hamile karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olduğu, bu nedenle dava konusu senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı görüş ve kanaatine varılmış olmakla davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi ve bu takibe dayanak senetler nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde kötüniyet tazminatı ve para cezası uygulanmasını talep etmiştir. İİK'nun 72/5. maddesinde \"Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.\" şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı alacaklının takibe dayanak bonolara ciro yoluyla hamil olduğu, her ne kadar kötüniyet tazminat talep edilmiş ise de davalının senetleri iyi niyetli hamil olarak ciro silsilesi ile elde ettiği yönündeki savunmasının aksine kötüniyetli olduğuna dair dosyaya delil ve belge ibraz edilmediğinden bu yöne ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Yine eldeki uyuşmazlıkta para cezası uygulanmasını gerektirici yasal koşulların bulunmaması nedeniyle davacının davalı hakkında para cezası uygulanması isteminin reddine karar verilmiştir.  1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin  ... Esas sayılı icra takibi ve bu takibe dayanak senetler nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,2-İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca icra takibinin davacı yönünden derhal durdurulması hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılmasına,3-Koşulları bulunmadığından İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca davacının kötüniyet tazminatı isteminin ve para cezası uygulanması isteminin ayrı ayrı reddine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu  kararı taraf vekilleri  süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekilinin istinaf dilekçesinden özetle; yerel  mahkemenin gerekçesinde davalının kötü niyetli olduğunun dosyaya ibraz edilmediğinden bahsedilmişse de dava dilekçesinde belirttikleri üzere müvekkili şirket yetkilisi ...'ın vasiyetname metninde görüldüğü üzere geriye atanmış mirasçı olarak kızı  ... ve eşi  ...'a bıraktığını, şirket yetkilisi olarak kendisini gösteren  ...'ın şirketle hiç bir ilişkisi bulunmadığını, murisin kendisine miras payı bırakmaması sebebiyle hukuka aykırı yöntemler kullanılarak şirketi borçlandırmış ve alacaklı taraf ile ortak hareket ederek kazanç sağlamayı amaçladığını, mahkemece icra dosyasında yapılan tüm tebligatlar ve  dosyadaki tüm işlemler incelendiğinde kötü niyetli hareket edildiğini, alacaklı tarafça başlatılan takibin hukuka aykırı olduğunun açıkça görüleceğini, kendi ikrarı ile sabit olduğu üzere senetler davalının yanında dava dışı kişilerin ona olan borcu nedeniyle düzenlendiğini, ciro yoluyla senede hamil olmasının ileride çıkacak olan muhtemel sorunlara karşı iyi niyetle kurumuna sığınmak için kanunun arkasından dolandığını, mahkeme tarafından yargılama devam ederken davalı taraf hakkında Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2023/56 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, davalı tarafça davaya konu olay ve senetler için resmi belgede sahtecilik,  kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kovuşturma başlatıldığını, bu hususun  dosya arasına girdiğini, tüm bu nedenlerle mahkeme dosyasında kötü niyet  tazminatı isteminin ve para ceza uygulaması istemlerinin ayrı ayrı reddi kararına karşı istinaf başvurularının kabulünü, davalı tarafın istinaf başvurularının esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan 13/11/2023 tarihli bilirkişi  raporunda bilirkişinin dava k onusu senetlerdeki borçlu altında bulunan imzanın ...'ın eli mahsulü olup olmadığının tespitine ilişkin rapor tanzim edildiğini, sonuç olarak elinden çıkmadığı kanaatine varıldığını, kişinin kendi imzaları arasında dahi bu şekilde bir inceleme yapılsa dahi her bir imzanın farklı kişiler arasında atılmış kabul edileceğini, her imzanın boyutu, kuyruk uzunluğu, noktanın konulduğu yer vs karşılaştırılmasında bire bir çıkmayacağının aşikar olduğunu, dolayısıyla bu şekilde yapılacak inceleme sonucunda el ili atılan hiç bir imzanın bir diğerine benzemeyeceğini, mukayeseye esas alınan imza örneklerinin yetersiz olduğunu, dava konusu senet olduğu halde,  düzenlenme tarihinden çok öncelere ait belgelerden ve senetler üzerinde yer almayan imzalardan yola çıkarak karşılaştırma yapılmayacağını, taraflarınca dosyaya sunulan 28/05/2022 tarihli kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde ayrıntılı bahsettikleri ilgili yüksek mahkeme kararları içeriğinin dikkate alındığında itirazlarına mesnet ATK raporunun da denetime elverişli rapor niteliğinde olmadığını, müvekkilinin ticaretine ilişkin olarak ciranta olan ... ten almış olduğu kambiyo evrakları sebebiyle de bu kez sahte evrak tanzimi gibi bir suç ile karşı karşıya bırakılmamak istendiğini, önceki mirasçılar tarafından Tokat Cumhuriyet Başsavcılığına 2021/5213 soruşturma numarası ile şikayetçi olunduğunu, üçüncü kişi olan müvekkilinin kambiyo evrakını kendi ticareti ya da herhangi bir para alış verişinden dolayı ödeme amaçlı alması sebebiyle üçüncü şahıs müvekkilini herhangi bir şekilde bağlayıcılığı yoktur. Kıymetli evrakta şahsi defilerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, senedin sebepten mücerret olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde haksız ve kötü niyetli olduğundan bahsederek %20 kötü niyet tazminatına ve %10 para cezasına mahkum edilmesini talep ettiklerini, mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılamanın temel unsurlarından biri olduğunu, hukuk devletinin ve hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>MK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; <br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, mahkemece somut olayda Dairemizin 02.11.2022 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda işlem ve değerlendirme yapılmak suretiyle, konusunda uzman bilirkişi heyetinden ( İstanbul ATK'dan) alınan raporda dava/takip konusu senetlerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının saptanmasında ve keza ilk derece mahkemesinin raporları/ delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı taraf vekillerince yapılan tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.   <br>Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf itirazlarının reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Belirtilen nedenlerle, davacı vekili ile davalı taraf vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  13/11/2023 tarih ve 2022/1170 Esas 2023/1014 Karar sayılı ilamına karşı yaptığı istinaf başvurularının  HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-Davalıdan alınması gerekli olan 65.255,46 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafça peşin yatırılan 16.313,87 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 48.941,59TL  istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf eden davacı ile davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44387315a4862083","SID":"51cd46d5d2e31740"}}