{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/07/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas Karar<br><br>ASIL DOSYADA<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t:  Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>\t<br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVA\t: Alacak<br><br>BİRLEŞEN  KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br> ESAS SAYILI DOSYASINDA<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>\t <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t:  Av.<br>\t  <br>DAVA\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 02/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 05/02/2024<br>Davacı birleşen davalı tarafından davalı birleşen davacı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 01/07/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin belirtilen adreste zirai ilaç üretimi yapmakta olduğunu, bu ilaçların satışı ve dağıtımını sağlamak için müvekkili ile görüştüğünü, 17/07/2018 tarihinde müvekkili ile davalı şirket arasında distrübütörlük sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmesinin konusunun belirtildiğini, sözleşmede davalının üretimini yaptığı ilaçların dökümünün yapıldığını, bu ilaçların müvekkili tarafından belirlenen il ve ilçelerinde satışının yapılması konusunda anlaştıklarını, sözleşmenin 9. maddesinde ise distrübütörlük verilen illerin dökümünün yapılarak bu illerde davalının satış yapamayacağını, satıcının ürettiği ürünlerin satışının sadece müvekkili tarafından yapılabileceğinin açıkça belirtildiğini, sözleşmenin 10. Maddesinde ise satıcı firmanın sözleşmenin 9. maddesini ihlal etmesi durumunda 500.000,00 TL bedeli cezai şart olarak ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, sözleşme sonrasında tarafların çalışmaya başladığını ve bir çok ticaretlerinin olduğunu, müvekkilinin satış bölgesinde davalı tarafın pek çok satış yaptığının müvekkilince öğrenildiğini, davalı taraf müvekkilinin bölgesinde satış yaparak sözleşmenin hükümlerini ihlal ettiğini, davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde bu durumun açıklığa kavuşacağını, davalı tarafın özellikle Antalya ilinde faaliyet gösteren ...Veterinerlik Kliniği' ne çok miktarda ürün sattığını, Sağlık Bakanlığı tarafından satılan ürünlere ilişkin olarak cezalar kesildiğini, davalı tarafından 12/11/2018 tarihlinde Mustafakemalpaş. Noterliğinden müvekkiline karşı ihbarname keşide ederek taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından da davalıya Konya ... Noterliğinin 19/11/2018 tarihli cevabi ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafın sözleşme hükümleri açıkça ihlal etmesinden dolayı sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen cezai şartın ödenmesi gerektiğinden bahisle davalının 500.000,00 TL cezai şartı dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fesih nedeniyle taraflar arasında yürürlükte bulunan bir sözleşme ilişkisi kalmadığını, talep edilen cezai şartın ancak sözleşme yürürlükteyken talep edilebilecek bir cezai şart çeşidi olduğunu, sözleşmenin davacının haksız eylemleri nedeniyle feshedildiğini, fatura bedellerinin ödenmediğinden davacının temerrüde düştüğünü, davacının kendi eylemleri nedeniyle sözleşme ilişkisinin devamının imkansız hale geldiğini, hal böyleyken davacının cezai şart talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, davacının sözleşme hükümleri gereğince ödemesi gereken bedeli fatura tebliğine rağmen ödemediğini, davacı edimini yerine getirmediği için karşı taraftan da sözleşme edimini yerine getirmesini bekleyemeyeceğini, taraflar arasında her hangi bir sözleşme ilişkisi kalmadığını, müvekkilinin fatura bedeli altında piyasada ürün satışı yapmasının söz konusu olmadığını, davacının cezai şartı alabilmek için müvekkilini ilgili kuruma şikayet ettiğini, kurumca gerçekleştirilen işlemler nedeniyle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin müvekkili açısından ifasının imkansız hale geldiğini, borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hale gelen edimden dolayı cezanın ifasının istenemeyeceğini, cezai şartı kabul etmemekle birlikte mahva sebep olabilecek ve fahiş olan cezai şartın indirilebileceği Yargıtayca öngörüldüğünü, sözleşmedeki cezai şartın amacının taraflar arasındaki sözleşme yürürlükteyken davacının uğrayacağı zararların önüne geçilmesi olduğunu, aksi halde davacının hiç bir çaba göstermeden zengin olmasının hedeflenmediğini, cezai şartın yerine getirilebilmesi için davacıya kesilen fatura bedeli altında satış yapılması ve bu satışlar nedeniyle davacının zarara uğraması gerektiğini, müvekkilinin alacağı nedeniyle davacı aleyhine Konya ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının icra dosyasına itiraz ettiğini, itirazın iptali davasının açılacağını ve bu dosya numarasının da mahkememize bildirileceğinden bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tarımsal ilaçlama ve haşereleri öldüren ilaçların üretimi ve ticaretiyle uğraştığını,  taraflar arasında 17/07/2018 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, bu satış sözleşmesi uyarınca müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ... Ruhsat no'lu Biçer Karasinek/18 isimli biyosidal, bit pire kene solüsyonu, biçer antipaulum SL, biçer aoresol, biçer garnül sinek granülü ürününlerinin satışı kararlaştırıldığını, sözleşme şartlarının ve kendisine gönderilen ürünlerinin bedelinin ödenmemesi yani davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine müvekkil şirket tarafından Mustafakemalpaşa . Noterliğinin 12.11.2018 tarih, ... yevmiyeli ihtarı ile fesih edildiğini, bu fesih ile taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi ortadan kalktığını, sözleşmenin feshi sonrasında başka firmalara satışına ilişkin yasağın da ortadan kalktığını, sözleşmenin feshinden sonra davalı tarafından ihtarname gönderildiğini ve ihtarnameye Ankara ... Noterliğinin 03.12.2018 tarih,... yevmiyeli ihtarı ile cevap verildiğini, bu ihtarnamede yine sözleşmenin haklı sebeplerle fesih edilmek zorunda kalındığını, sözleşme uyarınca distribütör olarak alınan mallara ilişkin bedellerin en kısa zaman içinde ödenmesinin şart olduğunu; ancak şu ana kadar bakiye 45.429,55 TL tutarlı bakiye borcun kapatılmadığının bildirildiğini, ancak buna rağmen bakiyelerin ödenmediğini, ayrıca davalı taraf  cezai şartı talep ile Konya... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasıyla müvekkil şirkete haksız bir dava açıldığını, bu dosya ile açılan davanın birleştirilmesine karar verilmesini ve neticeten Konya .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL yönünden iptaline, bu miktar yönünden takibin  devamına, takip tarihinden itibaren ticari avans faizinin uygulanmasına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını, dava dilekçesinde sözü geçen faturaların müvekkili tarafından alınmadığını, bu faturalarda belirtilen ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, bu durumun taraf ticari defterleri incelendiğinde de ortaya çıkacağını, fatura konusu malların teslimine ilişkin kargo ve başka kayıtları kabul etmediklerini, bu malların müvekkiline hiçbir zaman teslim edilmediklerini, müvekkilinin davacı şirkete bir borcunun olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeyi fesih gerekçelerinin aralarındaki alacak meselesi olmadığını, müvekkilinin davacı şirketin yasak olduğu illerde satış yaptığını öğrenmesi üzerine davacı şirketin sözleşmenin feshi için yollar aradığından bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....davacı vekilince davalı aleyhine açılan ana davada taraflar arasında düzenlenen 17/07/2018 tarihli distribütörlük sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız yere feshedildiği ileri sürülerek, sözleşmenin 9. ve 10. maddeleri gereğince 500.000,00 TL lik cezai şartın davalıdan tahsili talep edilmiş olup; esasen taraflar arasında davalı şirketin ürettiği tarım ilaçları ve solüsyonlarının satış ve dağıtımı hususunda tek bayilik (distribütörlük) sözleşmesi düzenlediği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf davalı şirketin sözleşmeyi haksız olarak feshedip feshetmediği, davalının sözleşmenin 9. maddesini ihlal edip etmediği ve davacının varsa sözleşmenin  10. maddesi gereğince talep edebileceği tazminat miktarından BK 182/son maddesi gereğince indirim yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDosyamızla birleşen mahkememizin 2... Esas sayılı dosyasında ise; davacı vekilince davalı borçlunun Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 40.000,00 TL üzerinden iptali, takibin devamı ve %20 tazminat talep edilmiş olup; birleşen dosyadaki uyuşmazlık ise; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı varsa miktarı ile, takibe konu malların davalı savunmaları doğrultusunda davalıya teslim edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır. <br>\tMahkememizce taraflar arasında düzenlenen distribütörlük sözleşmesine göre; ana dosya davacısı .... (... TARIM)' in Konya, Ankara, Çorum, Samsun, Ordu, Antalya, Bolu, düzce, Karaman, Nevşehir, Niğde, Kayseri, Afyon, Kırıkkale, Burdur, Isparta, Hatay, Gaziantep, Adana, Mersin, Sivas, Erzurum, Van, Amasya, Uşak, Aksaray, Kırşehir illerinden sorumlu olup; bu illerde gelen siparişler distribütör firma üzerinden yapılması ve yine sözleşmenin 10. Maddesinde de bahsi geçen illerde sözleşmede adı geçen tüm ürünlerin satışının davacı... (... TARIM) tarafından yapılacağı, üretici firmanın bu illere satış yapamayacağı, ... Tarım haricinde belirlenen illerde yapılan satışlar tespit edildiği durumda, üretici firmanın distribütöre 500.000,00 TL cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır.<br>Ana davada ve birleşen davada ispat yükü MK 6 ve HMK 190. maddeleri gereğince davaların davacılarındadır. Bu nedenle birleşen dosya davasının açtığı itirazın iptali davasında takibe ve davaya konu faturalardaki malların (zirai ilaçların) davalıya teslim ettiğini, borcun davalı tarafça ödenmediğini ve takip miktarınca muaccel bir alacağın bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Mahkememizce toplanan deliller Sürat ve Aras Kargo Şirketlerinden gönderilen yazı cevapları ile takibe konu faturaların birleşen dosya alacaklısı ...' e teslim edildiği anlaşıyor ise de; faturalardaki malların teslimine ilişkin irsaliye faturası veya davalının imzasını taşıyan her hangi bir teslim belgesinin davacı tarafça ibraz edilmediği, davaya konu faturalardaki malların maddi olarak davalıya teslimine ilişkin davacının teslim iddiaları ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Kaldı ki birleşen dosya davalısı ...' in usulüne uygun tutulan defterlerinde de söz konusu faturalar kayıtlı değildir. Açıklanan nedenlerle birleşen dava yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tAna dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise; taraflar arasında düzenlenen distribütörlük sözleşmesinin 9. ve 10. maddelerinde tek satıcı olan davacının satış bölgesinde davalı üretici firmanın davacıyı dışarıda bırakarak satış yapması halinde 500.000,00 TL cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmış olup;  davalı üretici şirket vekili tarafından bu hükmün sözleşme ayakta iken geçerli olduğu, sözleşmenin davacının eylem ve borçlarını zamanında ödememesi nedeniyle müvekkili tarafından haklı nedenlerle dayanılarak feshedildiği ileri sürülmüş ise de, cezai şartın istenmesi için sözleşmede her hangi bir süre ön görülmediği gibi sözleşmenin 9. ve 10. maddelerinde belirtilen hal dışında herhangi bir şarta da bağlanmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirket TTK hükümleri gereğince tacir olup TTK 18. maddesi gereğince işlem ve eylemlerinde basiretli davranmak zorundadır. Hukuk sistemimizde \"sözleşmenin tarafların kanunu ilkesi\" geçerli olduğundan açıklanan nedenlerle davalı tarafın bu itirazlarına mahkememizce nazara alınmamıştır. Davalı ve dava dışı 3. kişi ...' ın (...Veterinerlik) defter ve kayıtlarından ise sözleşme süresi içinde davalı üretici firmanın sözleşmenin 9 ve 10. Maddelerine aykırı olarak davacıyı dışarıda bırakmak suretiyle satış yapıldığı ispatlanmış bulunmaktadır. <br>\tAyrıca davalı tarafça davacı firmanın fatura borçlarını ödemediği için sözleşmenin haklı olarak feshedildiğine ilişkin iddiaları da mahkememizin birleşen ... Esas sayılı dosyasında ispatlanamamıştır. <br>\tDavalı vekilince sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarının davalı şirketin ticari faaliyetlerini sekteye düşüreceği ve davalı şirketin mahvına neden olacağı ileri sürülerek indirim yapılması talep edilmiştir. Mahkememizce toplanan deliller özellikle davalı üretici firmanın defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi rapor ve ek raporlara göre sözleşmede kararlaştırılan 500.000,00 TL'lik cezai şartın miktar olarak sözleşmenin düzenlendiği tarih nazara alındığında davalı şirketin ekonomik durumunu zor durumda bırakacağı kanaatine varılmıştır. Borçlar Kanunu 182/son maddesi ve Yargıtay' ın yerleşik içtihatlarına göre; cezai şart miktarı değerlendirilirken tacirin toplam sermaye miktarı, ekonomik durumu, tarafların kusurları, alacaklının borcun ifası halinde elde edeceği menfaat ile borcun ifa edilmemesi sonucu oluşacak zararın nazara alınması gerekmekte olup; TTK 18/2. maddesi, davalı tarafın sözleşmenin feshindeki haklılık durumunu ispatlamayamamış olması nedenleriyle fahiş cezadan hakkaniyet indirimi yapılmasına karar verilerek, davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 TL cezai şartın talep gibi dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 19. HD 05/06/2013 Tarih 2013/7637 E, 2013/10470 K., Yargıtay 3. HD 05/02/2013 Tarih ve 2012/18720 E, 2013/1653 K, Yargıtay HGK 02/10/2002 tarih 2002/9-596 E, 2002/662 K. sayılı ilamları)\" gerekçesiyle mahkemenin işbu ...Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak; ana davanın TBK 182/SON maddesi nazara alınarak kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, mahkememiz işbu dosyası ile birleşen yine mahkemenin .... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında distribütörlük anlaşmasından kaynaklanan alacak davası bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan distiribütörlük anlaşmasının varlığının tartışmasız olduğunu, bu sözleşmenin 9. maddesi sözleşmenin uygulandığı ve kapsadığı bölgeleri tanımladığını, 10. madde ise ihlal durumunda ihlal edenin ödeyeceği cezai şart miktarını belirlediğini, sözleşme yürürülükte iken,  sözleşmenin davalı şirket tarafından ihlal edildiğini, şirket bu ihlalin taraflarınca öğrendiği anda noter ihtarnameleri ile sözleşmeyi fesh ettiğini beyan ettiğini, oysa sözleşmede fesih gerekçeleri yazılmamış ve şirketin hiç bir haklı sebebi yokken sözleşmeyi fesh ettiğinin anlaşıldığını,   şirketin sözleşmeyi ihlal ettiği ve sözleşmede belirlenen cezai şartı ödemesi gerektiğinin kanıtlandığını ancak şirket belirlenen cezai şartın  ödenmesi halinde mağdur olacağından bahisle cezai şart miktarında indirim yapılmasını talep ettiğini, bu taleplerinde haklı olmadıklarını, çünkü öncelikle bu sözleşme yapılırken güçlü olan tarafın davalı şirket olduğunu, sözleşme hükümlerinin ve cezai şart miktarlarını şirket belirlediğini, şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde şirketin tüm Türkiye çapında ticaret yaptığı, haşere ilaçlama ürünleri imalatçısı olduğunun görüldüğünü, 2020 yılı aktif toplamının 4.397.874,06 olduğunun anlaşıldığını, bu kapasitede çalışan şirketin belirlenen cezai şartı ödeyebileceğinin açık olduğunu, şirketin kendi kusuruna dayanarak hak ve indirim talep etmesinin doğru olmadığını, mahkemece davalı şirketin indirim taleplerinin reddine karar vermesi gerekirken çok yüksek oranda indirim yapmasının  isabetli olmadığını beyanla ilk derece mahkemesince asıl dava yönünden verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı-birleşen davada davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme şartlarının ve kendisine gönderilen ürünlerinin bedelinin ödenmemesi yani davacı/karşı davalı tarafından yerine getirilmediğini, şartlarını yerine getirmediği gibi, satın aldığı faturası kesilmiş ürünlerin bedelini de ödemediğini, davacı-karşı davalı taraf, müvekkiline olan ve fatura ile delilli borcunu ödemediği gibi, ayrıca bir de üstüne haksız ve hukuka aykırı olarak cezai şart talebiyle müvekkili aleyhine işbu haksız davayı açtığını,   davacı/karşı davalı taraf hakkında bu araştırmalar yapılmadığını, dosya kapsamında mevcut bütün bilirkişi raporlarında nedense hiç değinilmeyen ama son derece önemli olan bu hususları ve daha da önemlisi çizmeye çalışacakları çerçevede gerekli araştırmaları da kapsar şekilde yeniden bilirkişi raporu aldırılmasını talep etmelerine rağmen aldırılmadığını, müvekkilinin sözleşme gereğince karşı tarafa istediği ürünleri gönderdiğini ve gerekli faturayı kestiğini, faturaların dosyada bulunduğunu ancak davacı karşı davalı bu malları alıp istediği şirket ve işyerlerine sattığını, buna karşı müvekkiline ödemesi gereken fatura bedelini borcunu ödemediğini, faturada gönderildiği açık olan 329 adet 1 litre biçer karasinek hesabı yapılması gerektiğini, yine faturada 64 X 5 = 320 kg biçer antipaulum ürün gönderildiğinin açıkça anlaşıldığını, bu durumda 23.10.2018 tarihli ve 45.429,55 TL bedelli faturada toplam olarak; \t329 kg.  + 320 kg. = 649 kg ürün gönderilmiş ve anılan fatura düzenlendiğini, ürünlerin teslimi hususunda davacı/karşı davalıya sözleşme kapsamında satılan ve teslim edilen mallara ilişkin sundukları ve alacaklarını kanıtlayan fatura, Sürat Kargo'nun teslim evrakları, Aras Kargo'nun cevabi yazısında malları teslim ettiklerine dair beyanları gibi bu kadar delil mevcut olduğu halde, sadece ve sadece davacı/karşı davalının tamamen kötü niyetle faturayı defterlerine kaydetmemiş olması nedeniyle, bilirkişilerin \"defterde fatura kaydı yok\" gerekçeleriyle alacaklarının görmezden gelinmesi kabul edilebilir bir durum olmadığını, müvekkili şirket sözleşmeye uygun olarak gönderdiği ürünlerin bedelinin karşı tarafça ödenmediği gibi  bir de üstelik mahkemece 100.000 TL cezai şart ödemeye mahkum edildiğini, bu kararın hukuken ve vicdanen kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi kalmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, belirlenen ceza şart miktarı müvekkilinin mahvına yol açabilecek miktar olduğunu, sözleşmenin lafzi yorumu değil ulaşılmak istenen asıl amaca ve tarafların gerçek iradesine uygun amaçsal yoruma göre değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkilinin aksine davacıdan alacağının bulunduğunu, kararda müvekkili lehine vekalet ücretine hükmolunmamış olmasının da açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dava; sözleşmeden kaynaklanan cezai şart istemine, birleşen dava ise faturaya dayalı  başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>\tDavalı- birleşen davada davacının birleşen davaya yönelik istinaf talebi incelendiğinde; Birleşen dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, birleşen dava davalısı takibe konu edilen 23/10/2018 tarihli faturadaki malların kendisine teslim edilmediğini savunmaktadır. İlk derece mahkemesince davaya konu faturadaki malların maddi olarak birleşen dava davalısına teslimine ilişkin birleşen dava davacısının teslim iddialarını ispatlayamadığı kabul edilerek birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de Konya İl  Sağlık Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 12/11/2019 havale tarihli cevabi yazıda  birleşen dava davalısının işyerinde yapılan denetim neticesine ilişkin belgeler gönderilmiş olup, gönderilen belgeler arasında birleşen davaya konu fatura suretinin de bulunduğu, bu fatura suretinin birleşen dava davalısı tarafından denetim esnasında sağlık müdürlüğü yetkililerine verildiği, ayrıca bu faturada bulunan 5lt. Biçer Antipaulum SL ürününden de sağlık müdürlüğü yetkilileri tarafından birleşen dava davalısının işyerinden numune alındığı, numune alma tutanağının da gönderildiği görülmüştür. Konya  İl Sağlık Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen belgeler dikkate alındığında birleşen dava davacısı birleşen davaya konu faturadaki mallarının birleşen dava davalısına teslim edildiğini ispatlamıştır. Ancak birleşen dava davacısının birleşen dava davalısına Ankara ..Noterliği kanalı gönderdiği 22/01/2019 tarihli ihtarname ile ihtarnamede belirtilen ürünlerin Sağlık Bakanlığı talimatı nedeniyle iade alınacağını ve bu ürünlerin iade edilmesini bildirdiğinden birleşen davaya konu faturadaki malların birleşen dava davacısına iade edilip edilmediği, bir kısmı iade edilmiş ise ne kadar kısmının iade edildiği konularında deliller değerlendirilerek birleşen davayla ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile birleşen davayla ilgili yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından birleşen dava davacısının birleşen davaya yönelik istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre tarafların asıl davaya yönelik istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına  ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Birleşen dava davacısının birleşen davaya yönelik istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2022 tarih .. Esas .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı - birleşen davada davacı tarafından asıl ve birleşen dava için ayrı ayrı yatırılan toplam 1.788,45 TL istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı- birleşen davada davalı tarafından asıl davaya yönelik yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>6-İstinaf başvurusunda bulunan taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi. \t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır <br> <br>Üye .<br> e-imzalıdır <br><br>Üye .<br> e-imzalıdır <br><br>Katip.<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89a99398f303659b","SID":"cc687e82da4353bc"}}