{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1879 Esas<br>KARAR NO: 2024/252 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/536 Esas - 2021/208 Karar<br>TARİH: 24/03/2021<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkili tarafından daha sonra alacak olduğu malzemeler karşılığında avans olarak davalıya malen kaydı düşerek bir kısım senetler verildiğini, davalının bu senetler karşılığında müvekkiline göndermesi gereken malları göndermediğini ve avans olarak verilen senetlerin bedelsiz hale geldiğini, davalının senetler bedelsiz olmasına rağmen kötü niyetli olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyaları üzerinden icra takibine geçtiğini ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden müvekkilin adresine hacze geldiğini ve müvekkilinin sürekli icra baskısı altında tutulduğundan müvekkilin bu icra dosyası için davalıya toplamda 27.032,52 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına konu edilen 19.04.2015 düzenleme tarihli, 30.01.2017 vade tarihli, 2.000,00 TL bedelli senet protesto edilmediğinden ve müvekkilinin bu senette ciranta olduğundan bu senet yönünden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, alacaklı görünen tarafın bu senet için müvekkiline karşı takip hakkı bulunmadığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde \" Yıllık %31 Mevduata Bankalarca Fiilen Uygulanan En Yüksek Mevduat Faizi\" uygulanmış olup takip dayanağı bono olduğundan avans faizi uygulanması gerektiğini, fahiş olarak tahakkuk ettirilen faiz yönünden de müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti gerektiğin, bu nedenlerle müvekkili tarafından verilen senetler üzerine bedel kaydı (mal karşılığı) bulunduğundan davalı tarafça müvekkiline mal teslimi yapılmadığından ve bu durum cari hesap kaydından açıkça anlaşıldığından icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, bonolar sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, icra takiplerine  konu edilen bonoların bedelsizliği nedeniyle iptaline, müvekkili aleyhine bedelsiz senetler üzerinden başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyalarının iptaline, müvekkili şirketin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası için icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 27.032,52 TL'nin davalıdan istirdadına, davalının bedelsizliği sabit olan senetler üzerinden haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapması sebebiyle davalı aleyhine takip tutarlarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafından açılan huzurdaki davanın mesnetsiz ve haksız olduğunu, borçlunun tüm itirazlarının hukuka aykırı ve borçtan kurtulmaya yönelik beyhude bir çabadan ibaret olduğunu, borçlu şirketin adresine hacze gidildiğinde haciz tutanaklarından da anlaşılacağı üzere borçlu şirket yetkilisinin borcu anladığını ve ödeme yapacağını belirttiğini, borçlunun ödeme taahhüdünde de bulunduğunu ancak haciz tutanağında borçlu olmadığına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere borçlu tarafından bir kısım ödemeler de yapıldığını, borçlu şirketin adresinde ilk haczin 23/07/2017 tarihinde ikinci haczin ise 11/09/2019 tarihinde yapıdığını ve bu tarihten sonra da borçlu tarafından ödemeler yapıldığını, borçlu şirketin takip tarihinden bu yana borçlu olmadığını gösterir hiçbir beyan ve davranışta bulunmadığını, davacının senetlerin avans olarak verildiği ve malen kaydı düşüldüğü, davalının malları teslim etmediği ve senetlerin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasının da yerinde olmadığını, davacı borçlunun senet metninden de anlaşılacağı üzere malları teslim aldığını ve dolayısıyla senet metninin aksini iddia ediyorsa bunu ispatla mükellef olduğunu, ispat yükünün kendilerinde olmamakla birlikte müvekkilimin ticari defterlerinde de mal teslimine ilişkin irsaliyeler bulunduğunu, senet metninden senedin teminat senedi olduğuna, avans olarak verildiğine ilişkin hiçbir ibare yer almadığını, haciz tutanaklarından da anlaşıldığı üzere borçlu borcunu kabul ettiğine göre senedin bedelsiz olduğunu iddia eden davacının bunu ispatla mükellef olduğunu, mal tesliminin olmadığını iddia eden borçlu tarafından takip tarihinden itibaren ödemeler yapılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, davacının icra tehtidi altında sürekli arandığı, bedelsiz kalan senetlerin icraya koyulmasıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, bonodan dolayı keşideci davacıya protesto çekilmediği için davacıya başvurulamayacağı, davacının tuttuğu cari hesaba göre davalıdan alacaklı olduğu iddiaları gerçekle ve hukukla bağdaşmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/03/2021 tarih 2020/536 Esas 2021/208 Karar sayılı kararında;\".....Takip dayanağı bonoların incelenmesinde bonoların malen kaydını içerdiği görülmektedir. Menfi tespit davalarında takip dayanağı belgenin kambiyo senedi olması ve iddianın senedin bedelsizliğine dayandırılması halinde borçlu olan davacı iddiasını ispat yükü altındadır. (HGK 11/04/2018 tarih 2017/19-819 E. ve 2018/771 K.) Takibe dayanak bonolardaki imza inkar edilmediğine göre ve hukukumuzda mal satışında peşin satış esas olduğundan bu karine gereği senetleri veren davacının senetleri verirken malı da almış olduğu kabul edildiğinden aksinin iddia edilmesi halinde yani malların teslim alınmadan bonoların avans bonosu olarak verildiği iddia edilmesi halinde davacının bu iddiasını HMK m.200 v.d. maddeleri kapsamında yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği halde bu iddiasını ispata yönelik herhangi bir delili dosyaya sunmamış olması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile, Davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Müvekkili tarafından davalıdan daha sonra alınacak malzemeler  karşılığında avans olarak davalıya malen kaydı düşülerek bu davaya konu senetler verildiğini, davalı taraf bu senetler karşılığında müvekkiline göndermesi gereken malları göndermediğini ve avans olarak verilen senetlerin bedelsiz hale geldiğini, yerel mahkemece  senetlerin  mal karşılığı verilmesi halinde mal teslim alınmamış ise bu hususun yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğinin belirtildiğini,  mevcut durumda takibe konu senetlerin mal karşılığı verildiği hususunun davalı tarafça ikrar edildiğini bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, davalı taraf cevap dilekçesinde \".. malları teslim almıştır.\", davalı müvekkilimin ticari defterlerinde de mal teslimine ilişkin irsaliyeler bulunmaktadır.\" şeklinde beyanda bulunarak senetlerin mal teslimi karşılığında verildiğini ikrar ettiğini, Senetlerin karşılığında davalının göndermesi gereken malları göndermemesi hususunda her ne kadar mahkemece yazılı delil şartı aranmışsa da tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde söz konusu malların gönderilmediği tespit edileceğinden verilen hükmün hatalı olduğunu, dava dilekçesinin ekinde sunulan cari hesap ekstresi yazılı delil olup müvekkili şirket cari hesapta alacaklı göründüğünden davaya konu senetlerin avans olarak verildiğinin tevsik edildiğini, Davalı tarafın müvekkiline, aldığı senetler karşılığında teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini,  herhangi bir mal teslimi olmadığından mallara ilişkin fatura kesmediğini, irsaliye düzenlemediğini, bu hususun ancak tarafların ticari defterlerinin incelenmesiyle anlaşılabilecek bir durum olduğunu; yerel mahkemece  tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmeden, HMK m. 200 gereğince yazılı delil sunulmadığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, yazılı delil olarak cari hesap ekstresi sunulduğunu, Yerel mahkeme gerekçeli kararda atıf yapılan HGK 11/04/2018 tarih 2017/19-819 E. ve 2018/771 K. Sayılı kararı ispat yükünün hangi tarafta olduğuna ilişkin olduğunu, bu nedenle henüz deliller toplanıp tarafların ticari defter ve kayıtları dahi incelenmeden, ön inceleme  duruşmasında delil sunulmadığı  olgusu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesinin bahsi geçen Yargıtay kararı ile de ilgisi bulunmadığını,  iddiaya konu hususların ispatı açısında tüm deliller bildirilmiş olmakla  tarafların ticari defter ve kayıtları mahkemece bilirkişi tayini yapıldıktan sonra celbedilerek incelenmesi gerektiğini, Davaya konu İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde  \"Yıllık % 31 Mevduata Bankalarca Fiilen Uygulanan En Yüksek Mevduat Faizi\" uygulanmış olup takip dayanağı bono olduğundan avans faizi uygulanması gerektiğini, tahakkuk ettirilen faiz yönünden müvekkili şirketin borçlu olmadığının  tespiti gerektiğini ancak yerel mahkemece işbu itirazların hiçbir suretle nazara alınmadan hüküm tesis edildiğinden verilen kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilin ciranta olduğu icra takibine konu edilen bono protesto edilmediğinden müvekkiline başvuru yapılmasının mümkün olmadığı hususu yerel mahkemece dikkate alınmadığını,Davaya konu İstanbul .... İcra Müdürlüğü ...  E sayılı dosyasına konu edilen 19.04.2015 Düzenleme Tarihli, 30.01.2017 Vade tarihli, 2.000,00 TL bedelli senet protesto edilmediğinden ve müvekkili bu senette ciranta olduğundan bu senet yönünden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2016/17339 K. 2017/6078 T. 19.4.2017 )   İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyalarına dayanak bonoların bedelsiz kaldığı iddiasıyla İİK. 72 Maddesi uyarınca  davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra takiplerine  konu edilen bonoların bedelsizliği nedeniyle iptaline, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası için icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 27.032,52 TL.'nin davalıdan istirdadı, Mahkemece icra takiplerinin iptal edilmesi gerektiği kanaati hasıl olmazsa;   İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında fahiş olarak tahakkuk ettirilen takip öncesi ve takip sonrası fazlaca tahakkuk ettirilen faiz yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasına konu edilen 19.04.2015 Düzenleme Tarihli, 30.01.2017 Vade Tarihli, 2.000,00 TL Bedelli senet protesto edilmediğinden ve davacı bu senette ciranta olduğundan bu senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Dava konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile; davalı alacaklı tarafından davacı aleyhine iki adet bonodan kaynaklı toplam 12.250,75 TL. Alacağın tahsili talebiyle 30/07/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip talebi ile asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık % 31oranında mevduat fazi ve değişen oranlarda faiz talep edildiği, icra dosyası içerisinde bulunan takibe dayanak bonolar incelendiğinde, bu bonolarda davacının keşideci, davalının ise lehtar olup bedelin malen ahzolunduğu kaydını içerdiği anlaşılmıştır. Dava konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile, davalı alacaklı tarafından davacı aleyhine yedi adet bonodan kaynaklı toplam 21.523,57 TL. alacağın tahsili talebiyle 31/01/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip talebi ile asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık % 10,5 oranında avans fazi ve değişen oranlarda faiz talep edildiği,  dava konusu  İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası içerisinde takibe dayanak bonoların suretlerinin olmadığı, dava dosyası içerisinde de bu icra takibine dayanak bonoların aslı veya onaylı suretlerinin olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda davacı tarafça, dava konusu bonoları davalıdan daha sonra alacak olduğu malzemeler karşılığında avans olarak davalıya malen kaydı düşerek verildiği, davalı tarafın bu senetler karşılığında göndermesi gereken malları göndermediği ve avans olarak verilen senetlerin bedelsiz hale geldiğini, tarafların ticari defter, belge ve kayıtları incelendiğinde davalının avans olarak almış olduğu senetler karşılığında mal teslimi yapmadığı ve senetlerin bedelsiz olduğu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığının tesbit edileceğini, dava konusu senetler bedelsiz olmasına rağmen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden davacı adresine hacze gelindiğinde davacı taraf sürekli icra baskısı altında tutulduğundan davacının bu icra dosyası için davalıya toplamda 27.032,52 TL ödeme yapmak zorunda kaldığı, yapılan bu ödemelerle icra dosyasında görünen borç tutarı tamamen kapanmadığından işbu icra dosyası için menfi tespit ve istirdadın birlikte talep edilmesi gerektiğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına konu edilen 19.04.2015 Düzenleme Tarihli, 30.01.2017 Vade Tarihli, 2.000,00 TL Bedelli senette  davacı  ciranta olduğundan ve takipten önce protesto çekilmediğinden  bu senet yönünden davacının  herhangi bir sorumluluğunun  bulunmadığını, ayrıca  İstanbul .... İcra Müdürlüğünün  ... E sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde \" Yıllık %31 Mevduata Bankalarca Fiilen Uygulanan En Yüksek Mevduat Faizi\" uygulanmış olup takip dayanağı bono olduğundan avans faizi uygulanması gerektiğinden fahiş olarak tahakkuk ettirilen faiz yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti gerekmekte olduğunu ileri sürerek öncelikle takip konusu bonolar sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takiplerine  konu edilen bonoların bedelsizliği nedeniyle iptaline, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası için icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 27.032,52 TL'nin davalıdan istirdadına, mahkemece icra takiplerinin iptal edilmesi gerektiği kanaati hasıl olmazsa;  İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında fahiş olarak tahakkuk ettirilen takip öncesi ve takip sonrası fazlaca tahakkuk ettirilen faiz yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasına konu edilen 19.04.2015 Düzenleme Tarihli, 30.01.2017 Vade Tarihli, 2.000,00 TL Bedelli senet protesto edilmediğinden ve davacı bu senette ciranta olduğundan bu senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edildiği halde mahkemece  bonoların bedelsizliği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının dava dilekçesindeki ilk talebinin reddine karar verildiği, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile talep edilen işlemiş ve işleyecek faiz oranının fahiş olduğu  ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı icra dosyasına konu edilen 19.04.2015 Düzenleme Tarihli, 30.01.2017 Vade Tarihli, 2.000,00 TL bedelli bonoda davacı ciranta olup icra takibinden önce protesto çekilmediğinden davacının bu bono yönünden sorumluluğunun olmadığı iddiası yönünden terditli talep hakkında değerlendirme yapılmadığı ve bu talepler yönünden olumlu olumsuz karar verilmediği ve davacı tarafın bu iddiaları istinaf sebebi yaptığı anlaşılmıştır.HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Mahkemenin kabulüne yönelik inceleme yapıldığında, Davacı delil olarak, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılmasına ve yemin deliline dayanmış olup mahkemece 24/03/2021 tarihli duruşmada ön inceleme duruşması yapılıp tahkikate geçildiği halde, davacı tarafın delilleri konusunda karar verilmeden tahkikat duruşması da bitirilerek eksik inceleme ile davanın reddi yönünde  karar verilmesi  yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibe dayanak bonolar dosya arasında olmadığından takibe konu edilen bonoların onaylı suretlerinin dosyaya ibrazının sağlanarak, ilgili döneme ait tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle  denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre taraflara yemin delili de hatırlatılıp hasıl olacak sonuca göre davacı tarafın her bir talebinin de değerlendirilmek suretiyle istinaf denetimine elverişli gerekçesi yazılmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2021 tarih ve 2020/536 Esas - 2021/208 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c2c26c04a6fdf47","SID":"7fdf91bcaae4356a"}}