{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1057 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2256<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/712 Esas 2023/113 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davalı tarafın İcra Müdürlüğü'ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında imzalanan 28.03.2022 tarihli sözleşme gereğince müvekkili tarafından 27.000 kilogram 46 numara hidrolik yağ alımına ilişkin olarak 30.03.2022 tarihli KKC2022000000008 numaralı faturanın davalı kuruma gönderildiğini, bahse konu faturanın 22.04.2022 tarihinde borçlu kurumun muhasebe kayıtlarına girdiğini, düzenlenen sözleşme ve fatura gereğince müvekkiline yapılması gereken ödemenin gerçekleşmediği ve fatura alacağına dayalı olarak İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/8391 Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, Davalı tarafça 30.06.2022 takibe itiraz edilerek durdurulduğunu, sözleşmeye konu ürünün davalı kurum tarafından tüm testleri yapılarak teslim edildiğini ve faturasının davalı kuruma gönderildiğini, davalı kurumun fatura içeriğine itiraz etmediğini fakat ödeme işleminin de süresi içerisinde yapılmadığını, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememesi nedeniyle İzmir 27.İcra Müdürlüğü'nün 2022/8391 E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, takip konusu meblağın davalı tarafça bilindiği ve likit bir alacak olduğunu ve itirazın haksız olduğunu, beyan ederek; açıklanan nedenlerle; davalının icra takibine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin tüm alacak ve ferileri yönünden devamına, davalının, takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen reeskont avans faizi ile birlikte ödemesine ve takip konusu alacağın likit olması sebebiyle alacağın %20 sinden az olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız olduğunu ve kabul edilemeyeceğini, davacı firmanın İdare adına düzenlediği 30.03.2022 tarihli KKC2022000000008 nolu fatura'nın 22.04.2022 tarihinde muhasebeleşerek ödeme listesine alındığını, son ödeme tarihinin 21.06.2022 olduğunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun gereği ödeme aşamasında davacı firmanın SGK ve Vergi borcunun sorgulandığını ve Davacı firmanın “Amme Alacaklarının Tahsiline” ilişkin belgeyi en son 28.06.2022 tarihinde göndermiş olduğunu, davacı firmanın, 27.06.2022 tarihinde açmış olduğu icra takibinden 1 gün sonra işbu belgeyi göndermesi sebebiyle kusurlu olduğunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 34, Maddesinin \"Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir” şeklinde düzenlendiğini, idarenin nakit yetersizliği durumunda mevzuata uygun olarak muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeme yapmakta olduğunu, Davacı firmanın, sırasını beklemeden işbu davayı açarak bir anlamda ilgili mevzuata aykırı hareket ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, İcra takibine yapılan itirazın haklı nedenlere dayandığını, beyan ederek;  açıklanan nedenlerle; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>MAHKEMECE: \"...Dava; ticari satış sözleşmesinden doğan alacağa dair başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki 28/03/2022 tarihli madeni yağ mal alımına ait sözleşme kapsamında, davacı tarafça, davalıya satış ve teslimi yapılan, mal karşılığı düzenlenen İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/8391 Esas sayılı takip dosyasına konu, 30/03/2022 tarih 9.870,00-TL bedelli fatura alacağının, takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı, bu kapsamda, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı noktasında toplanmıştır.<br>Tarafların kabulüne olan 28/03/2022 tarihli sözleşmenin ödeme yeri ve şartlarının düzenlendiği,  12. maddesinin 2.3. bendinde, \"6183 sayılı kanunun 22/a kapsamında, tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belgenin istenmesi zorunlu olduğundan, vadesi geçmiş borçlarını gösteren belgenin  ...@... veya ...@... adresine, belgenin geçerlilik süreleri de göz önüne alınarak, ödeme alınıncaya kadar gönderilmesi gerekmektedir. \" hükmünün kararlaştırıldığı, davalı tarafın, takip tarihinden önce davacı tarafa iş bu hususta herhangi bir belge gönderdiğine dair dosyaya kanıt sunamadığı, iş bu nedenle takip tarihi itibariyle, takibe konu alacağın muaccel olmadığı, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 18/02/2022 tarih 2019/5 Esas 2022/1 Karar sayılı ilamında da, belirtildiği üzere, ifa zamanı gelmemiş bir alacak için açılmış davada, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiş olup, somut olayda ise, henüz ifa zamanı gelmeyen muaccel olmayan alacağa ilişkin başlatılan takibe yönelik davalının itirazında haklı olduğu, iş bu nedenle takibin ve davanın usulden reddi gerektiği kanaatine varılmakla, davanın usulden reddi\" gerekçesi ile, Davanın usulden REDDİNE, şartları oluşmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,\" şeklinde karar verilmiştir.  <br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Taraflar arasında imzalanan 28.03.2022 tarihli sözleşme gereğince müvekkili tarafından 27.000 kilogram 46 numara hidrolik yağ alımına iliskin olarak 30.03.2022 tarihli KKC2022000000008 numaralı faturanın davalı kuruma gönderildiğini, bahse konu faturanın 22.04.2022 tarihinde borçlu kurumun muhasebe kayıtlarına girdiğini düzenlenen sözleşme ve fatura gereğince davacıya yapılması gereken ödemenin gerçekleşmediği ve fatura alacağına dayalı olarak İzmir 27. İcra Müdürlügü'nün 2022/8391 Esas sayılı dosyasında ilamsız takip baslatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olup işbu davanın konusunu oluşturduğunu, yargılama aşamasında yerel mahkemece bilirkişiden rapor aldırıldığı ve raporda davacı kurumun 939.870,00 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmasına rağmen, takip tarihi itibariyle, takibe konu alacağın muaccel olmadığı, Yargıtay İçtihatları Birlestirme Büyük Genel Kurulu'nun 18/02/2022 tarih 2019/5 Esas 2022/1 Karar sayılı ilamında da, belirtildiği üzere, ifa zamanı gelmemiş bir alacak için açılmış davada, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiş olup, somut olayda ise, henüz ifa zamanı gelmeyen muaccel olmayan alacağa ilişkin başlatılan takibe yönelik davalının itirazında haklı olduğu, işbu nedenle takibin ve davanın usulden reddi gerektiği kanaatine varılmakla, davanın usulden reddine karar verildiğini, yerel mahkeme kararının usule, esasa ve hukuka aykırı olduğundan bahisle istinaf başvurularının kabulü ile hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, hükmün bozulması yerine, davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine karar verilirse; ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını ve yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, satımdan kaynaklı  icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı tarafın düzenlenen sözleşme ve fatura gereğince yapılması gereken ödemenin gerçekleşmediği ve fatura alacağına dayalı olarak İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2022/8391 esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, davalı kurumun fatura içeriğine itiraz etmediğini fakat ödeme işleminin de süresi içerisinde yapılmadığını, itiraz üzerine takibin durduğu iddiası ile itirazın iptali için dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece  davalı tarafın, takip tarihinden önce davacı tarafa sözleşme gereği vadesi geçmiş borçlarını gösteren belge gönderdiğine dair dosyaya kanıt sunamadığı, iş bu nedenle takip tarihi itibariyle, takibe konu alacağın muaccel olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, sözleşme gereği takip ve dava sırasında davacının 6183 sayılı kanunun 22/a kapsamında tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belgeyi davalıya gönderdiğine ilişkin delil sunmamasına, davalının bu hususta beyanı olmamasına, her ne kadar davacı istinaf dilekçesinde bir kısım belge fotokopisi  sunmuş ise de; HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca istinaf aşamasında yeni delile dayanılamayacağının,  anlaşılmasına göre davacı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM   : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/02/2023 tarih, 2022/712 Esas ve 2023/113 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 89,95 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,  <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;  HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a19cc9a89d123088","SID":"16321a28ef8201e3"}}