{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/177 - 2024/287<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t          <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t             <br>ESAS NO\t: 2020/177 <br>KARAR NO\t: 2024/287<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 02.07.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2016/801 E., 2019/512 K.<br>DAVACI\t\t\t: <br>VEKİLİ\t\t\t: <br>DAVALI\t\t\t: <br><br>\tTaraf vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında yazılım hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun idarenin bünyesinde halen canlı sistemlerinde kullanılmakta olan ve veri tabanı ile dosya sunucuları üzerindeki verilerin kurum harici güvenli bir anında yedekten geri dönülmesi gerekliliklerini belirlemek ve gerekli görülen işlemlerin, kurumların ve eğitim alınmasına yönelik olduğunu, hizmetin halen devam ettiğini, iş gereğince davalı tarafa 65.324,04-TL fatura kesildiğini, fatura bedeli ödenmediği için davalı aleyhine Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2016/9447 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz etmek sureti ile durmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek davalının icra takibine itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili, taraflar arasında ilk önce 11.11.2013 tarihinde 1 yıl süreli kurum dışı yedekleme hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, 11.11.2014 tarihinde sona eren sözleşme üzerine devam eden 1 yıl için yeniden hizmet alımına karar verildiğini, 17.12.2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin yürürlüğe girdiğini, ancak sözleşmeye sehven 2 yıl süreli olduğunun yazıldığını, oysa ihale teklifinin 1 yıllık olarak verildiğini ve bu teklifin kabul edildiğini, sözleşmenin 8. maddesine uygun şekilde 1 yıl süreli hizmet alımına ilişkin düzenleme yapıldığını, 2. yıl için tarafların herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını, 2015 yılının Ağustos ayından sonra hizmet alımının olmadığını, hizmetin davacı şirket tarafından 04.08.2015 tarihinden sonra verilmediğini ve sistemlerin kapatılarak davalı tarafından hizmet alımının durdurulduğunu, buna rağmen davacı tarafından ödeme ile ilgili gönderilen ihtarnameye de cevap verildiğini, hizmetin alınmaması nedeni ile müvekkili firmanın borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Yukarıda belirtilen nedenlerle; Davalı tarafından 11/11/2013 tarihli sözleşmenin bitişinden sonra yeniden hizmet alımına ilişkin alımın 1 yıl süre ile yapılmasının amaçlandığı, ... A.Ş. tarafından ... şirketine gönderilen 17/12/2014 tarihli ve 7719 sayılı yazıda konunun “1 yıl süre ile kurum dışı veri yedekleme hiz. alımı siparişi” olarak belirlendiği, davalı tarafından 1 yıllık 45.411,00 USD tutarındaki teklifin kabul edildiği, 17/12/2014 tarihli sözleşmede bedelin tarihlerinin Aralık 2014, Nisan 2015 ve Ağustos 2015 (sehven 1015 yazılmış olup Ağustos 2015 olarak düşünüleceği) 3 eşit taksit halinde belirlendiği, ödemelerin davalı tara fından sözleşmede 1 yıl için kararlaştırılan bedelle uyumlu olarak 18/12/2014, 08/05/2015 ve 20/08/2015 tarihlerinde yapılmış olduğu, davacı tarafından 30/12/2016 tarihinde cevaba cevap dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu HOST UP raporuna göre; 28/12/2014 ile 24/12/2015 tarihleri arasında sunucuların ayakta çalışıyor olduğu, raporda 04/08/2015 tarihinde VPN bağlantısının kesildiği bilgisinin yer almadığı, davacının 24/12/2015 tarihi sonrası için davalıya sözleşme konusu hizmeti vermiş olduğuna dair herhangi bir delil sunmamış olduğu, her ne kadar taraflar arasındaki 17/12/2014 tarihli sözleşmenin süresi 5.madde ile 2 yıl olarak kararlaştırılmışsa da dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden sözleşmenin 1 yıl süre ile yapılmış olduğunun ancak sözleşmeye zuhulen sözleşme süresinin 2 yıl yazılmış olduğu, davalının faturaya itiraz etmemesinin faturanın kabul edildiği anlamına gelmeyeceği, nitekim sözkonusu faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olmadığı ve faturanın iade edildiği, davacının sistemlerinin açık olmasının hizmetin verildiği ve alındığı iddiasını ispata yeterli olmadığı, yukarıda da belirtildiği gibi 2.yıl için hizmetin alınmadığı hususunun da sabit olduğu kanaatine varılmış, böylece davalının Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2016/9447 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazının haklı olduğu anlaşılmakla davanın reddine; Takibin haksız ve kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tDavalının hukuki nitelik itibariyle bir kamu iştiraki olduğunu, en küçük bir kararın dahi alınıp uygulamaya dökülmesinin kurum içi yazışmalar sonucunda mümkün olabildiğini; bahsi geçen sözleşmenin niteliği, bedeli ve önemi dikkate alınarak yapılacak bir değerlendirmede, sözleşmenin esaslı unsurlarından olan süre konusunda yanlışlık yapıldığı iddiasının somut delillerin yön verdiği yargılama faaliyetinde kabulünün mümkün olmadığını;<br>\tÖte yandan 26.11.2018 tarihli ikinci bilirkişi raporunda da değinildiği üzere davalının yanlış yazıldığını iddia ettiği bu sürenin düzeltilmesi için kamu iştirakinin uyması gereken usulde girişimde bulunmadığını;<br>\tDava dosyasına taraflarınca sunulmuş olan HOST-UP kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili firmanın sözleşme konusu hizmeti 2 yıl boyunca vermeye devam ettiğini, bu durumun 26.11.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de ispatlandığını, dolayısı ile müvekkilinin vermiş olduğu hizmet karşılığında fatura keserek bedeli talep etmeye hakkı olduğunu;<br>\tMüvekkili firmanın, davalı firmaya vermiş olduğu hizmet karşısında VUK'nda belirtilen tüm unsurları taşıyan usulüne uygun faturayı kestiğini ve yine usulüne uygun şekilde davalı firmaya tebliğ ettiğini, fakat davalının faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmadığından kabul etmiş sayıldığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\t<br>\tKatılma yoluyla istinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tDavacının tacir olduğunu, müvekkiline verilmeyen dönem için düzenlenmiş faturanın iade edildiğini ve her şeyden önce davaya konu edilen ikinci yılda müvekkiline ait hiçbir verinin depolanmadığını bilmelerine rağmen müvekkili aleyhine icra takibi başlatmalarının davacının başlı başına bu takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, bu nedenle yerel mahkemenin davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmemiş olmasının hukuka uygun olmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>1-Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin incelenmesinde:<br>İstinaf (kesinlik) sınırı belirlenirken, yalnız asıl talep nazara alınır: faiz, icra tazminatı (İİK m. 67, m. 69, m. 72) ve (ihtarname, delil tespiti ve yargılama giderleri gibi) giderler hesaba katılmaz (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medenî Usul Hukuku, Ağustos 2016 S: 672).<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, davalı vekilinin istinaf başvurusu alacağın esasına ilişkin olmayıp fer'i nitelikteki kötü niyet tazminatına yöneliktir. Kesin olan kararlara yönelik istinaf istemleri yönünden HMK'nın 346/(1) maddesi uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce de karar verilebileceğinden, HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-b. maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmadığından istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmektedir.<br>2-Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacı ile yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t\t <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>I-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE.<br>\tII-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/801 E., 2019/512 K. sayılı dava dosyasında verdiği 02.07.2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\tIII-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 44,40-TL harcın düşümü ile kalan 383,20-TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına; davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine.<br>\tIV-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak ilgili tarafa iadesine.<br>\tV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t14.02.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  15.02.2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan                     Üye               Üye            Katip<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e5ce3886c339249","SID":"7d56dc7eb667828d"}}