{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO        : 2021/2021 <br>KARAR NO   : 2024/182<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/45 E.  -  2021/770 K.<br><br>DAVACI\t: ...\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/10/2021 tarih ve 2020/45 Esas - 2021/770 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya ait yükü taşıdığını, ancak taşınan malların mevzuat hükümlerine aykırı olması sebebiyle muhafaza altına alındığını, müvekkilinin malların gümrükten geçemeyerek muhafaza altına alınmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin yalnızca taşıma işleminden sorumlu olduğunu, taşıma işlemini gerçekleştirdiğini, bu taşıma işlemine ilişkin 19.01.2018 tarih ve A 13349 sayılı faturanın düzenlendiğini, davalının söz konusu faturanın bedelini ödemediğini, taraflarınca Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4554 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının borçlu haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, haksız ve kanuna aykırı olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini ileri sürerek, borçlunun haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, müvekkili şirketin dava dışı Ukrayna menşeli 3. kişi şirket ile orman ürünü alım satımı ve taşımanın satıcı şirket tarafından karşılanacağı hususunda anlaştıklarını, Ukrayna'dan yüklenen ürünlerin davacı şirket tarafından taşındığını, gümrükte mevzuata aykırılıktan dolayı malların alıkonulduğunu ve  tesliminin gerçekleşmediğini,  davacı şirketin taşımayı tam ve eksiksiz gerçekleştirmiş, teslimatı sağlanmış ve nakliye bedeli müvekkiline aitmiş gibi fatura kesip gönderdiğini, müvekkilinin faturaları iade ettiğini, bunu davacı yana bildirildiğini, davacının haksız olarak icra takibine giriştiğini davacı şirket ile dava dışı satıcı şirket ile görüştüğünü ve taşımanın davacı yanca sağlanacağı konusunda kendi aralarında anlaştıklarını, taşımanın ne şekilde hangi şirket tarafından yapılacağı, ücretinin ne olacağı gibi taşıma ile ilgili hiçbir hususta müvekkilinin konuya dahil olmadığını, ürünlerin gümrükte el konulması sebebi ile müvekkiline teslim edilmemiş olsa da, o noktaya kadar yapılan taşımadan dolayı herhangi bir sorumluluk, karşı edim yükümlülüğü doğacaksa da bundan tamamen dava dışı satıcı şirketin sorumlu olduğunu ve davacının davayı müvekkile değil dava dışı satıcı şirkete yönlendirmesi gerektiğini, dava dışı 3. kişi şirket tarafından gönderilen ürünlerin mevzuata aykırılıktan dolayı gümrükten geçişinin reddedildiğini ve müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili şirket dava dışı şirket ile görüşerek sözleşmeden döndüğünü bildirdiğini, satış sözleşmesine konu ürünlerinin taşınması hususunda hiçbir sorunluluğu ve davacı şirket ile hiçbir anlaşması bulunmayan müvekkilinin olmayan bir satış sözleşmesine konu ürünlerin taşınmasından dolayı sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalıya ait taşıma işlemine konu Ukrayna'dan ithal edilen ürünlerin resmi gümrük transit beyannamesinde dış ticarette teslim şeklinin ... olarak belirlenmiş olduğu, bu teslim şekline göre dava dışı satıcının davalı alıcıya karşı taşıma sözleşmesi ve sigorta sözleşmesi yapmak yükümlülüğünün bulunmadığı, malları gümrük işlemlerini tamamlayarak, belirlenen tarihte ve yerde ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği anda teslim işlemlerini tamamlamış olduğu, bu andan itibaren mallarla ilgili tüm masraf ve risklerin Ukrayna'daki teslim ile davalı alıcıya geçtiği, Türk Gümrüğündeki sorumluluğun ve navlun (taşıma) ücreti de dahil tüm giderlerin davalı alıcıya ait olduğu, bu kapsamda davalının taşıma ücretinden sorumlu bulunduğu, resmi gümrük transit beyannamesinde dış ticarette teslim şeklinin ... olması karşısında davalı tarafça taşıma masraflarının dava dışı satıcı şirkete ait olduğunun ispat edilemediğinin bilirkişi raporu, ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3792 E. - 2020/1045 K. sayılı ilamı ile anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamede açıkça fatura tutarının belirtilmemesi nedeniyle davalı temerrüdünün icra takip tarihi itibariyle oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2018/4550 Esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin 5.400,00-USD asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca USD türünden 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulunan en yüksek faiz oranı ile devamına, bakiye talebin reddine, kabul edilen 5.400,00-USD'nin takip tarihindeki değeri 22.194,00-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dışı 3. kişi şirket ile yapılan sözleşmede taşıma işlemlerinin dava dışı şirketin sorumluluğunda olduğu hususunda anlaşıldığını, davacıyı da 3. kişi şirketin seçtiğini, \"...\" teslim şeklinde alıcının temel sorumlulukları arasında alıcının lojistik firması ile anlaşma sağlaması ve malın navlun ücretini karşılayacağının yer aldığını, bilirkişi raporunda \"taşıma sözleşmesinden aksine bir düzenleme olmadıkça, gönderilen taraf sorumlu olmamakla birlikte,..\" denildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte CMR'nin 15. maddesine göre engelleyici olayın müvekkiline bildirilmediğini, davacının müvekkilinin talimatları doğrultusunda hareket etmediğini, müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü, 3. kişi şirket tarafından seçilen davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığını, taşıma senedinin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, yargılama boyunca müvekkili tarafından anlaşma yapılmadığının imza atılmadığının belirtilmesine rağmen ilk derece mahkemesinin imza incelemesi yapmadığını, taşıma senedinin müvekkiline gönderilmediğini, faturada belirtildiği gibi Ukrayna-Ankara arasında taşıma yapılmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya arasında bulunan belgelere göre, davalının Ukrayna'da mukim dava dışı şirketten satın aldığı orman ürünlerinin Ukrayna-Ankara arasındaki taşımasının davacı tarafından üstlenildiği, söz konusu ürünün gemi ile Ukrayna'dan Zonguldak Limanı'na getirildiği, akabinde Tarım ve Orman Bakanlığına uygunluk başvurusunda bulunulduğu, Bakanlıkça Bitki Karantinası Yönetmeliği'ne aykırılıktan dolayı ürünün ithalatının uygun görülmediği ve eşyanın ithalat işlemi yapılmaksızın mahreç ülkesine gönderildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. <br>\tÖte yandan, dosyaya sunulan Gümrük Beyannamesinde teslim şekli ... olarak belirtilmiş, taraflar arasında yapılmış bir taşıma sözleşmesi ise dosyaya sunulmamıştır. <br>\t... şeklinde satımda, satıcının sorumluluğunun ihracat gümrüğünde işlemlerin tamamlanıp emtianın araca yüklenmesi ile sona erdiği, taşınan emtia alıcıya teslim edildiği anda tüm ücretler ve navlun bedeli yönünden alıcının sorumlu olduğu, bu teslim türünde taşıyıcının alıcı tarafından belirlendiği, somut uyuşmazlıkta ise taşınan emtia davalı alıcıya teslim edilmediği gibi, teslim şeklinin ... olduğu hususunun da davalı tarafça kabul edilmediği, buna karşılık davacı tarafça davalı şirket dava konusu taşımaya ilişkin bir taşıma sözleşmesi yapıldığının da ispat edilemediği, bu hale göre takibe konu borçtan davalının sorumlu olduğundan bahsedilemeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.02.2018 tarih ve 2016/6653 E.-2018/1023 K., 06.02.2020 tarih ve 2019/3792 E.-2020/1045 K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu anlaşılmıştır. <br>\tBu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/10/2021 gün ve 2020/45 Esas - 2021/770 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 498,99-TL harçtan mahsubu ile bakiye 71,39-TL karar ve ilam harcının davacıya iadesine,<br>\t4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre, 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 20,00-TL posta gideri‬, istinaf aşamasında yapılan 33,00-TL posta gideri ve 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 215,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 498,98-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 17/02/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"caf50bdb5b21d507","SID":"3e947b4bd0805012"}}