{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/10/2020<br>NUMARASI\t\t: Esas -  Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ... - M<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/01/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında iki adet yeminli mali müşavirlik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin bahsi geçen sözleşmelerden kaynaklı üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini ve sözleşmeler çerçevesinde davalı şirkete gerekli mali müşavirlik hizmetlerini sunduğunu ancak davalı şirketin hizmetlerinin karşılığını ödememesi üzerine Konya.. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, davacı şirketin sözleşmenin asıl amacını yerine getirmeyerek hizmeti ifa etmediklerini, sözleşmenin asıl amacını yerine getirmeden başlatılan takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak,  davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...  Dava; İtirazın iptali davası olup, İ.İ.K.'nun 67. maddesi gereğince yasal bir yıllık süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalıya mali müşavirlik hizmeti verip vermediği ve buna dayalı olarak Konya .. İcra Müdürlüğününün .... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususunda olduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, Konya .. İcra  dairesinin  ... Esas sayılı icra dosyası celbedilerek incelenmiştir. <br> Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı .... vekili tarafından borçlu ... aleyhine toplam 210.374,69-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığı, borçlu vekilinin borcun tamamına itirazına istinaden takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Taraflara ait ticari defterleri incelemek üzere dosya SMMM bilirkişisine tevdi edilerek rapor aldırılmış, bilirkişi raporunu dosyaya ibraz etmiştir. <br>Sunulan raporda; taraf şirketlerin incelenen ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, defterlerin muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, yevmiye defterlerinin kapanış tasdikleri ile e-defter beratlarının da olduğu, dosyaya sunulmuş olan bilgi ve belgelerden davalı şirketin 2015 yılına ait 27/06/2016 tarih ve .... sayılı inceleme raporu ( tam tasdik raporunun ) davalı şirket tarafından Selçuk Vergi Dairesine sunulmuş olmasına rağmen, dosyada yapılan incelemelerden ve beyanlardan davalı şirketin 2016 yılına ait inceleme raporunun  ( tam tasdik raporunun ) ise vergi dairesine verilmediğinin anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete en son 05/10/2016 tarihi Ekim/2016 ayına ait tam tasdik faturasını düzenlemiş olduğu, gönderilen ihtarname doğrultusunda yılın kalan iki ayı için ( Kasım-Aralık/2016 ) tam tasdik faturalarını düzenlememiş olduğu, taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği, teyit eden kayıtlara göre icra takip tarihi olan 27/03/2017 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 183.819,99-TL alacaklı olarak görüldüğü değerlendirilmiştir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesi; MADDE 222 - (1) \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.<br>(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.<br>(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.<br>(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. \" hükmünü amirdir.<br>Yine belirtmek gerekir ki; HUMK'daki ve HMK'daki yazılı belge ile (ki belge kişinin kendi aleyhine olarak kendisi tarafından düzenlenir) ispat ilkesinin yegâne istisnasının tacirlerin basireti ilkesinin sonucu olan ticari defterler olduğu asla nazardan kaçırılmamalıdır.<br><br>Tacir basiretlidir, defterlerinde sadece ve sadece gerçekler yazılıdır. Defter delilini delil yapan tacirle ilgili basiret ilkesidir. Basiret ilkesi olmasaydı, defter delili diye bir delil olmazdı. Tacir basiretlidir, tacir basireti gereği her işi gibi defterlerini de yasalara göre tutar, silahların denkliği ilkesi önemli bir ilkedir, ticari defterler hasmın defterlerine hasretme durumu hariç, her iki tacirinde ticari işletmesi ile ilgili davalarda delil olabilir. <br>Yine HMK'nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması gerekir. Davaya bu açıklama ışığında da bakıldığında tarafların defterleri usulüne uygun tutulmuş ve kayıtlar birbirini teyit eder mahiyettedir. Bu haliyle leh ve aleyhine delil olma özelliğini taşımaktadır. Her iki tarafın defterlerinde de davacı taraf 183.819,99-TL davalıdan alacaklı olarak görülmektedir.<br>Davacı vekili % 20 oranında icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK.`nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının İcra Hakimliğıne başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması şart değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. <br>Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylede borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. <br>Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. <br>Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği kanatına varılmıştır.<br>Dosya kül halinde değerlendirildiğinde; davacı vekilince davalı aleyhine açılan işbu davada, davalı borçlunun Konya .. İcra Müdürlüğünün  ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazının iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatı talep edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup sunulan raporda, davacının icra takip tarihi olan  27/03/2017 tarihi itibarı ile davalıdan 183.819,99-TL alacaklı olduğu, bu bedelin icra dosyasındaki işlemiş faizinin 4.275,70-TL olduğu, neticeten davacının takip tarihinde 183.819,99-TL asıl alacak, 4.275,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.095,69-TL davalıdan alacaklı bulunması nedeniyle davanın kısmen kabulüne, davalının 188.095,69-TL üzerinden itirazının iptali ile takibin devamına, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin kabulüne...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının Konya ..İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın 183.819,99 TL asıl alacak, 4.275,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.095,69 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,  kabul edilen miktarın %20'si olan 37.619,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacı ile müvekkil şirket arasında 20.01.2015 ve 25.01.2016 tarihli olmak üzere ayrı ayrı 2 adet mali müşavirlik sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeler gereğince davacının, müvekkili şirketin gerekli kayıtlarını inceleyerek o yıla ait ve sözleşme yılının Temmuz ayında ilgili Vergi Dairesine sunulmak üzere bir tam tasdik raporu hazırlaması gerektiğini ancak davacı şirket tarafından sözleşmenin asıl amacının yerine getirilmediğini, hizmetin ifa edilmediğini, davacı tarafından sözleşme gereğince Vergi Dairesine sunulması gereken 2016 yılına ilişkin tam tasdik raporunun da sunulmadığını, bu durumun da davacı şirket tarafından kendisine verilen işin özenli bir şekilde yerine getirilmediğini gösterdiğini, 2015 yılına ilişkin tasdik raporu hazırlanırken de gerekli özenin gösterilmediğini, sözleşme gereğinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, taraflar arasında akdedilen sözlemeden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut olayda, taraflar arasında 20/01/2015 ve 25/01/2016 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının sözleşmelerden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>Davacı tarafından, takipten önce davalıya ihtarname de gönderilmiş, ihtarda tebliğden itibaren 7 günlük süre tanınmış, ihtarnamenin tebliğine ilişkin bir belge dosya içerisinde bulunmamakla birlikte davalının işlemiş faize yönelik açık bir istinafının bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Mahkemece, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda; düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler yönünden her iki tarafın ticari defter kayıtlarının birbirini aynen teyit ettiği ve taraf defterlerinin birbirini teyit eden kayıtlarına göre icra takip tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 183.819,99 TL alacaklı olarak göründüğü hususunun bildirildiği de anlaşılmakla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesince benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 12.848,81 TL harçtan, peşin alınan 3.212,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.636,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan ...                 Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd6e6bccce80b62b","SID":"7efeaadeb7ead77a"}}