{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKONYA                                                                        TÜRK MİLLETİ ADINA    <br>      . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                             GEREKÇELİ KARAR         <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br>ASIL DAVADA<br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: <br>BİRLEŞEN KONYA .ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... ESAS( ... Eski Esas ) SAYILI DOSYASINDA<br>DAVACI \t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Konya Barosu<br>DAVALI \t: ... -...  ...<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: <br><br>\tDavacı vekilinin davalı aleyhine açtığı iş bu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle Mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda Mahkememizin 16/06/2010 tarihli ve  ... Esas ,... Karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle davanın reddine ilişkin temyiz kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı davacı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/01/2012 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kararımız bozulmakla karar düzeltme kanun yolu açık olan bozma kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, yargılama sırasında da Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirilmesi üzerine dava dosyası adı geçen mahkemenin ... Esas sırasına aktarılmakla/kaydedilmekle ve bilahare adı geçen mahkemenin faaliyetinin durdurulması nedeniyle dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına aktarılmakla/kaydedilmekle Mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda mahkememizin 09/12/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle davanın kabulüne ilişkin temyiz kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı davalı tarafın temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 16/12/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile kararımız bozulmakla, bozma kararına karşı davacı tarafın karar düzeltme kanun yoluna başvurması üzerine yine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 31/05/2018 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile karar düzeltme talebi reddedilmekle, dava dosyası mahkememizin ...Esas sırasına kaydedilmiş, Mahkememizin ...Esas sayılı dosyasından verilen 12/10/2020 tarihli ...Karar sayılı ilamın Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 24/02/2022 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı ilamıyla bozulması sonucu dava dosyası Mahkememizin ...Esas sırasına kaydedilmiş;  mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Asıl davadaki davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde  özetle; müvekkilinin, davalı kooperatif ile iş karşılığı bir dubleks dairenin kendisine verilmesi şartı ile anlaştığını, söz konusu anlaşmaya göre dairenin davacıya 2003 yılında teslim edileceğini, sözleşme gereğince davacının üç bloğun her türlü duvar işçiliğini yaparak edimini yerine getirdiğini, kooperatif yetkililerinden dairesini istemesine rağmen bu güne kadar dairenin teslim edilmediğini, kooperatifin edimlerini yerine getirme imkanının da kalmadığını ve aleyhine davalar açıldığını belirterek, davacının davalı kooperatife yaptığı iş karşılığı teslim edilmesi gereken dairenin verilmemesi karşısında şimdilik 80.000,00 TL olan dubleks dairenin bedelinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Asıl davadaki davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;  1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42 inci ve Kooperatif Anasözleşmesinin 23 üncü maddeleri gereğince kooperatife ait bir meskenin satışı, satış vaadi ve bu anlama gelebilecek ve aidat ödemesinden muaf tutmayı ancak kooperatif genel kurulu yapabileceğinden davacının davasına dayanak yaptığı devir sözleşmesinin geçerli olmadığını, davacının konut veya konut tazminatı isteyemeceğini, sadece hak edişi talep edebileceğini, davacının, belirtilen sözleşmeyi imzalayan yönetim kurulu üyelerince \"dubleks mesken statülü\" ortak kaydının yapıldığını, 16.250,00 TL hak edişin aidat olarak takas/mahsup yapıldığını, davacının isterse istifa ederek birikmişlerini isteyebileceğini, daire bedelini isteyemeyeceğini, kooperatifin faal olup çalışmalarına devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 02/06/2010 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile özetle; dava dilekçesindeki 80.000,00 TL lik taleplerini 7.000,00 TL artırarak taleplerini 87.000,00 TL'ye çıkardıklarından bahisle bu miktarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili ıslaha cevap dilekçesi ile özetle; cevap dilekçesini tekrar ederek ıslah talepli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin  ... Esas sayılı dosyasında  davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili kooperatif ortağı ve ortaklığın normal meskene ilişkin olduğunu, kooperatifin 28.04.2010 günlü Genel Kurul Kararı gereğince normal mesken ortaklarının 31.03.2010 tarihi itibarıyla 20.000 TL, aidatlarının ise Nisan 2010 tarihinden başlamak üzere aylık 200 TL olması gerektiği, davalı ortağın takip tarihine kadar birikmişinin 16.250 TL olup eksiğinin ise 13.750 TL olduğunu, Nisan ve Mayıs 2010 aidatlarıyla birlikte toplam borcun 16.370,83 TL olup bu bedelin kooperatife ödenmemesi üzerine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz bildirmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin  ... Esas sayılı dosyasında  davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 11/03/2002 tarihli sözleşme tam geçerli ve davanın tek delili üstünden 10. Yıl geçtiğini zamanın yetkili kooperatif yönetimi tarafından imza altına alındığını, bu sözleşmeyi tek delil olarak kabul edip sözleşmeye göre karar vermesini istediğini, sözleşmenin .10 maddesi emredici olduğunu, duvar işçiliğinden bir dupleks daire alacağı olduğunu, yada bilirkişi tarafından çıkarılan 87.000,00tl alacağı olduğunu ayrıca yevmiye usta alacağı 47.595,00 tl alacağı olduğunu, kooperatif işçilerini borçdan kurtulmak için tek taraflı üye kaydı yapamayacağını davacı koperatifin beyanlarının sahte olduğunu, kooperatif yöneticileri ve yan daşları 17.000,00 tl ye yani 260 daire paralarını zimetlerine geçirdiklerini, yapımcı firmayla hiç bir ilgisi olmadığını bu sebeplerle işçilik haklarının korunması ve yargıtayın binlerce içtihat ve kararlarınında açıkça işçilerin anayasal güvence altına aldığı mahkemece görüleceğini resen ve sair nedenlerle davanın reddini tüm yargılama avukatlık ücretin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>ASIL DAVA DOSYASINDA ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>\tİşbu dava; 11/03/2002 tarihli sözleşmeden kaynaklanan yapılan iş bedeli karşılığı olan dubleks meskenin bedelinin tahsiline yönelik alacak davasıdır.<br>\tMahkememizce; 11/03/2002 tarihli sözleşme başlıklı 3 bloğun her türlü duvar işçiliğinin yapılması karşılığı davacı tarafından davalıya dubleks dairelerden birisinin kura ile verileceğine ilişkin 16.250,00 TL bedelli sözleşme örneği, sözleşmede geçen halen arsa vasıflı taşınmazların tapu kayıtları, davalı kooperatif ile dava dışı S.S. Çamkent Konut Yapı Kooperatifi arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi, sözü geçen kooperatife ait genel kurul evrakları, 12/09/2008 tarih 3 sayılı kooperatif yönetim kurulu kararı örneği, tarafların verdikleri dilekçeler, emsal kararlar, dilekçelerde geçen hukuk ve ceza dosyalarına ait kararlar, Yargıtay ilamları, üye kayıt defterinin örneği, taraflarca bildirilen ve celp edilen dava dosyaları, davacı kooperatife ait ticaret sicil dosyası örneği, kooperatifin yaptığı tüm genel kurul toplantı tutanaklarının örnekleri, tercihli üyelikle ilgili davacı kooperatif genel kurulunun 30/06/2000 tarihli genel kurul kararlarından 3. ve 4. gündem maddelerinin yokluğunun tespiti ile ilgili davanın reddine ilişkin mahkememizin ...Esas sayılı dosyası, yine tercihli üyelikle ilgili davacı kooperatif genel kurulunun 30/06/2000 tarihli genel kurul kararlarının ve ayrıca 28/06/2002 tarihli genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ile ilgili davanın usulden reddine ilişkin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.<br>\tDosyamız ve ekleri muhasebeci bilirkişi ...e tevdi edilerek adı geçen bilirkişiden 01/06/2009 tarihli rapor ile 28/05/2010 tarihli ek rapor temin edilerek mahkememizce incelenmiştir. <br>\tMahkememizce dava konusu teşkil eden dubleks meskenin başında 12/02/2010 tarihinde inşaat mühendisi bilirkişi ...nun katılımı ile keşif yapılmış olup keşif sırasında davacı tanıkları ..., ..., ...ve ... yeminli olarak dinlenmişler olup keşfe katılan bilirkişi 05/04/2010 tarihli raporunu düzenleyerek mahkememize sunmuş olup rapor mahkememizce incelenmiştir. <br>\tDosyamız ve ekleri muhasebeci bilirkişi Prof. Dr. ...ya tevdi edilerek adı geçen bilirkişiden 10/09/2012 tarihli rapor temin edilerek mahkememizce incelenmiştir. <br>\tMahkememizce dava konusu teşkil eden dubleks meskenin başında 07/12/2012 tarihinde inşaat mühendisi bilirkişi ..., muhasebeci bilirkişi ...ve kooperatif hukuku uzmanı bilirkişi ...in katılımı ile yeniden keşif yapılmış olup keşfe katılan bilirkişi kurulundan 25/01/2013 havale tarihli rapor temin edilerek mahkememizce incelenmiştir. <br>\tDavacı tanığı ...12/02/2010 tarihli keşifte yeminli olarak dinlenmiş olup, yeminli beyanında; \"Davacı benim uzaktan akrabamdır kendimde duvar ustasıyım davacı söz konusu işi aldıktan sonra bende kendisinin yanında işçi olarak çalıştım, ücretimi de davacıdan aldım, benim herhangi bir alacağım yoktur, sürekli olarak davacı ile birlikte çalışmıyorum, değişik zamanlarda iş olduğunda birbirimize yardım ederiz, taraflar arasındaki sözleşmeyi görmedim, ancak davacı bana 3 bloğun işçiliğini yapacağını kendisine dubleks bir daire verileceğini söylemişti, şu anda davacıdan aldığım para miktarını hatırlamıyorum, gösterdiğim üç adet bloğun duvar işçiliğini yaptık, duvar işçiliğinden kastım bodrum briket duvarları, bacaları, kat tuğla duvarları, dubleks yığma tuğlaları yapıldı, bunun dışında ben davacının sözleşme haricinde bir iş yapıp yapmadığını bilmiyorum, bu iş ara ara yapılmış bir iştir, davacı sözleşme gereğince yapması gerekli üç adet bloğun duvar işçiliğini ara ara tamamlamıştır, ben ve diğer işçiler de birlikte çalıştık, tarihleri tam olarak hatırlayamıyorum, tahminimce 4 yıla yakın devam etmiştir, ben duvar işçiliklerini bitirdiğimiz tarihi de hatırlayamıyorum, kooperatif tarafından duvar işçiliği aşamasına gelindiğinde biz inşaata gidip yapıyorduk, yapılar davalı ... K.Y.K. tarafından yapılmıştır, ben kooperatifin ne kadar daire olduğunu ve diğer hususları bilemiyorum, ancak davacı şu anda bir dubleks bir dairede oturuyor, davacı kura çekimi yapılmadan kendi isteğiyle gelip bir daireye oturmuştur, bir yıla yakın oturuyor ancak tarihini tam bilemiyorum, ayrıca davacı davaya konu sözleşmedeki üç blok haricinde bir bloğun daha duvar yapımı işini üstlendi ve tamamladı ben o blokta da çalıştım.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>\tDavacı tanığı ...12/02/2010 tarihli keşifte yeminli olarak dinlenmiş olup, yeminli beyanında; \"Davacı benim uzaktan akrabamdır, kendimde duvar ustasıyım, davacı söz konusu işi aldıktan sonra bende kendisinin yanında bir bloğun yapımında işçi olarak çalıştım, ücretimi de davacıdan aldım, benim herhangi bir alacağım yoktur, sürekli olarak davacı ile birlikte çalışmıyorum, değişik zamanlarda iş olduğunda birbirimize yardım ederiz, taraflar arasındaki sözleşmeyi görmedim, ancak davacı bana 3 bloğun işçiliğini yapacağını kendisine dubleks bir daire verileceğini söylemişti, şu anda davacıdan aldığım para miktarını hatırlamıyorum, gösterdiğim bir adet bloğun duvar işçiliğini birlikte yaptık, diğer blokları da davacı işçileri ile birlikte yaptı, duvar işçiliğinden kastım bodrum briket duvarları, bacaları, kat tuğla duvarları, dubleks yığma tuğlaları yapıldı, bunun dışında ben davacının sözleşme haricinde bir iş yapıp yapmadığını görmedim, ancak davacı bana ekişler yaptığını mesela kalıp söktüğünü, beton attığını söylemişti, ben yaklaşık davacı ile birlikte 15 gün kadar çalıştım, bu süre içinde bir blok duvar işçiliği bitmişti, davacı sözleşme gereğince yapması gerekli üç adet bloğun duvar işçiliğini ara ara tamamlamıştır,  tarihleri tam olarak hatırlayamıyorum, tahminimce davacı bu inşaatta 5-6 yıl kadar çalıştı ancak davaya konu 3 bloğu tamamen hangi tarihte bitirdiğini hatırlayamıyorum, yapılar davalı ... K.Y.K. tarafından yapılmıştır, ben kooperatifin ne kadar daire olduğunu ve diğer hususları bilemiyorum, ancak davacı şu anda bir dubleks bir dairede oturuyor, davacı yapımcı firma yetkilisi ...telefon açmış oda kendisine gidin bir daireye oturun dediği için o da dairelerin birinde oturuyor, zaten toplam 4 blok inşaatı tamamlanmıştır, davacı dairede tahminimce 6-7 aydır oturuyor, ancak tarihini tam bilemiyorum, ayrıca davacı davaya konu sözleşmedeki üç blok haricinde bir bloğun daha duvar yapımı işini üstlendi ve tamamladı ben o blokta da çalışmadım.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>\tDavacı tanığı ...12/02/2010 tarihli keşifte yeminli olarak dinlenmiş olup, yeminli beyanında; \"Davacı benim köylüm olur, kendimde duvar ustasıyım davacı söz konusu işi aldıktan sonra bende kendisinin yanında işçi olarak çalıştım, ücretimi de davacıdan aldım, benim herhangi bir alacağım yoktur, sürekli olarak davacı ile birlikte çalışmıyorum, değişik zamanlarda iş olduğunda birbirimize yardım ederiz, taraflar arasındaki sözleşmeyi gördüm,  sözleşmeye göre davacı 3 bloğun işçiliğini yapacak ve karşılığında kendisine davalı kooperatif tarafından dubleks bir daire verilecektir, şu anda davacıdan aldığım para miktarını hatırlamıyorum, gösterdiğim üç adet bloğun duvar işçiliğini yaptık, ben o tarihte Cumartesi Pazarları gelip çalışıyordum, ayrıca bir fabrikada çalıştığım için senelik izin zamanlarımda da çalışıyordum, duvar işçiliğinden kastım bodrum briket duvarları, bacaları, kat tuğla duvarları, dubleks yığma tuğlaları yapıldı, bunun dışında sözleşme haricinde foseptik çukurları kazdık, betonlarını attık, tretuvar betonlarını attık, kalıplar söküldü, bloklar arasındaki geçitlerle ilgili tamiratlar yapıldı, ben bu ek ücretlerin bedelini de davacıdan aldım, bu iş ara ara yapılmış bir iştir, davacı sözleşme gereğince yapması gerekli üç adet bloğun duvar işçiliğini ara ara tamamlamıştır, ben ve diğer işçiler de birlikte çalıştık, tarihleri tam olarak hatırlayamıyorum, tahminimce 2-3 yıla yakın devam etmiştir, ben duvar işçiliklerini bitirdiğimiz tarihi de hatırlayamıyorum, kooperatif tarafından duvar işçiliği aşamasına gelindiğinde biz inşaata gidip yapıyorduk, yapılar davalı ... K.Y.K. tarafından yapılmıştır, ben kooperatifin ne kadar daire olduğunu ve diğer hususları bilemiyorum, ancak bitirilen toplam 4 blok 48 daire vardır, davacı şu anda dubleks bir dairede oturuyor, ismini hatırlayamadığım kooperatif başkanı ile yapımcı firma yetkilisi ... isimli şahıs davacıya git otur demişler, bu nedenle davacı gelip bir daireye oturdu, bu hususu da kendisi bana söyledi, yaklaşık 8ay-1 yıldır davacı oturuyor, ayrıca davacı davaya konu sözleşmedeki üç blok haricinde bir bloğun daha duvar yapımı işini üstlendi ve tamamladı ben o blokta da çalıştım.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>\tDavacı tanığı ... 12/02/2010 tarihli keşifte yeminli olarak dinlenmiş olup, yeminli beyanında; \"Davacı benim kaynımdır,  kendimde duvar ustasıyım, davacı söz konusu işi aldıktan sonra bende kendisinin yanında işçi olarak çalıştım, ücretimi de davacıdan aldım, benim herhangi bir alacağım yoktur, sürekli olarak davacı ile birlikte çalışmıyorum, değişik zamanlarda iş olduğunda birbirimize yardım ederiz, taraflar arasındaki sözleşmeyi gördüm, çünkü sözleşme yapıldığı sırada bende davacının yanındaydım, sözleşmeyi kooperatif yöneticileri benim yanımda imzaladı, bunlardan biri ...ve ...isimli kooperatif yetkilisi idi, ayrıca yapımcı firma yetkilisi ...oradaydı, taraflar üç adet bloğun duvar işçiliğinin yapılması karşılığında davacıya bir dubleks daire verilmesi yönünde anlaştılar, sözleşme tarihinde yapılacak işçiliğin bedeli 16.250,00 TL idi ancak günümüzde bu bedel 100-110 bin TL kadar eder,  şu anda davacıdan aldığım para miktarını hatırlamıyorum, ancak anlaştığımız miktarı davacı bana ödedi, gösterdiğim üç adet bloğun duvar işçiliğini yaptık, duvar işçiliğinden kastım bodrum briket duvarları, bacaları, kat tuğla duvarları, dubleks yığma tuğlaları yapıldı, ayrıca sözleşme dışında ara duvarlar kapatıldı, bir binanın kalıbı sökülüp aşağı atıldı, tretuvarlar döküldü, ben işçi olarak sözleşme dışında yapılan bu işlerin ücretini de davacıdan aldım, bu iş ara ara yapılmış bir iştir, davacı sözleşme gereğince yapması gerekli üç adet bloğun duvar işçiliğini ara ara tamamlamıştır, ben ve diğer işçiler de birlikte çalıştık, sözleşme yapıldıktan hemen sonra biz duvar işçiliğine başladık, sözleşmeden bir yıl sonra davacıya dubleks dairenin teslim edileceği söylendi ancak teslim edilmedi, 2002 tarihinde duvar işçiliğine başladık, yaklaşık 4 yıl sonra üç adet bloğun duvar işçiliği bitti, ancak tarihini tam olarak hatırlamıyorum,kooperatif tarafından duvar işçiliği aşamasına gelindiğinde biz inşaata gidip yapıyorduk, yapılar davalı ... K.Y.K. tarafından yapılmıştır, ben kooperatifin ne kadar daire olduğunu ve diğer hususları bilemiyorum, ancak davacı şu anda bir dubleks bir dairede oturuyor, eski yönetim davacıyı aradı ve gidip bir daireye oturmasını söylediler, bunu da ...söyledi, davacı binalara oturulduğunu görünce yönetimi aramıştı, daha sonra benim de yanında olduğum bir sırada kooperatif yetkilisi Hamza Barutçu davacıyı telefon ile arayarak gidip bir daireye oturmasını söyledi, yönetimin söylemesi üzerine davacı burada oturuyor yoksa sözleşme gereği teslim edilmesi gereken bir daire değildir, kura çekimi yoktur, bir yıla yakın bir süredir oturuyor ancak tarihini tam bilemiyorum, ayrıca davacı davaya konu sözleşmedeki üç blok haricinde bir bloğun daha duvar yapımı işini üstlendi ve tamamladı ben o blokta da kısa bir süre çalıştım.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>\tMahkememizin 16/06/2010 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararında; \".........Her ne kadar davalı vekili iş bölümü ilk itirazında bulunmuş ise de; Davacının davalı kooperatife ortak olduğu ve mahkememizin görevli olduğu belirlendiğinden iş bölümü ilk itirazının reddine karar verilmiştir. Yine her ne kadar davalı vekili Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden derdestlik ilk itirazında bulunmuş ise de derdestlik itirazının süresinde yapılmadığı gibi davacının davada sehven isminin gösterildiği ve taraf da olmadığı anlaşıldığından, derdestlik itirazının reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili tarafından taraflar arasında düzenlenen 11/03/2002 tarihli sözleşme ibraz edilmiş, mahkememizce Konya C. Başsavcılığının ...ve ...soruşturma numaralı dosyaları getirtilmiş, davalı kooperatife ilişkin ticaret sicil kayıtları, genel kurul toplantı tutanakları, hazirun cetvelleri, taşınmaza ait tapu kayıtları getirtilmiştir. Kooperatif kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda serbest muhasebeci-mali müşavir bilirkişi düzenlediği raporunda; Davacının davalı kooperatife 12/09/2008 tarih 3 numaraları yönetim kurulu kararı ile üyeliğinin kabul edilip karar defterine yazıldığı ve üye kayıt defterinde 19 numaralı üye olarak kayıtlı olduğunu, ancak aidatlarla ilgili ödeme kaydının bulunmadığını belirtmiş, davalı vekili ise beyanlarında henüz muhasebe işlemleri tamamlanmadığından davacının 16.250,00 TL aidatının defterlere kaydedilmediğini, ancak yönetim kurulu kararında ödenen miktarın belli olduğunu belirtmiştir. Mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış, davacı tanıkları dinlenmiş, davacı tanıkları ortak beyanlarında; Dava konusu sözleşmede belirtilen üç bloğun her türlü duvar işçiliğinin davacı tarafından yapıldığını belirtmişlerdir. Keşif sonucu inşaatçı bilirkişi düzenlediği raporunda dava konusu blokların duvar işçiliklerinin yapılmış olduğunu, daire fiyatının ise sözleşme tarihinde 40.000,00 TL dava tarihinde 87.000,00 TL olduğunu belirtmiştir. <br>\tToplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacının davalı kooperatife sözleşmeye göre yaptığı iş karşılığında verilmesi gereken dairenin teslim edilmemesi karşısında bedelinin tazminine yönelik açılan alacak davasıdır.<br>\tDavacı ile davalı kooperatif arasında yapılan 11/03/2002 tarihli sözleşme uyarınca davalı kooperatife ait üç bloğun her türlü duvar işçiliğinin yapılması karşısında bir dubleks dairenin kura çekimi sonucunda davacıya verileceğinin belirtildiği, ayrıca işçilik bedelinin 16.250,00 TL olarak tespit edildiği, daha sonra 16.250,00 TL aidat olarak kabul edilerek davacının davalı kooperatif ortaklığına kabul edildiği tespit edilmiştir. Dosyaya ibraz edilen belgeler ve kooperatif kayıtlarında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının davalı kooperatif ortaklığının geçerli olduğu, davalı kooperatifin de 16.250,00 TL'nin aidat olarak kabul edilerek davacının kooperatif ortaklığının geçerliliğini kabul ettiği belirlenmiştir. Davacı her ne kadar davalı kooperatife üyelik ile ilgili bir talebinin olmadığını belirtiyor ve bu nedenle sözleşme gereğince hak ediş bedelini talep ediyor ise de; Davacının 21/12/2008 tarihli davalı kooperatif genel kurul toplantısına katılarak hazirun cetveline imza attığı, bu şekilde zımnen ve fiilen kooperatif ortaklığını kabul ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının kooperatife ortaklığının geçerli olması karşısında davayı ortaklık hükümleri çerçevesinde değerlendirmek gerekmektedir. Kooperatifin halen faal olduğu ve çalışmalarını  devam ettirdiği belirlenmiştir. Bu nedenle 1163 sayılı kooperatifler yasasının 10 ve devamı maddelerine göre geçerli bir ortaklıktan çıkma talebi olmaksızın hak ediş olduğunu iddia ederek davacı daire bedelinin ödenmesine karar verilmesini isteyemez, davacı ancak ortaklıktan çıkma hakkını kullanarak birikmişinin geri verilmesini isteyebilir. Davacının da bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşıldığından, kooperatife ortaklığının devam etmesi karşısında sözleşme uyarınca dairenin bedelinin tazminine yönelik davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" denilerek davanın reddine karar verildiği;<br>\tYargıtay . Hukuk Dairesinin 30/01/2012 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında; “...............Kararı, davacı temyiz etmiştir. Mahkemece, davacının ortak olduğu kabul edilmiştir. Kooperatifin ortağına taahhüt ettiği konutu teslim etmesi, bunun mümkün olmadığının tespiti halinde ise tazminat ödemesi gerekmektedir. Daha önce davacıya verileceği kararlaştırılan konutun bir başkasına tahsis edilmiş olması, bir daha davacıya konut verilememesi sonucunu doğurmaz. Bu durumda, davacı tazminat istemiş ise de öncelikle kooperatifin elinde davacıya tahsis edilebilecek nitelikte bir konutun bulunup bulunmadığı usulüne uygun olarak belirlenmelidir. Bu husus, dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Davacıya verilebilecek bir konutun bulunamaması halinde ise Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesi aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir. <br>\t1-Önce, üyelere tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.<br>\t2-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir üyenin ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri  bulunmalıdır. <br>\t3-Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir üyenin, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.<br>\t4-Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan üyenin ödentileri  (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.<br>\t5-Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir üyenin yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı üyenin bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarı olup, mahkemece (talep de değerlendirilerek) bu miktara hükmedilecektir.<br>\tO halde, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde, öncelikle, davacıya verilebilecek nitelikte bir konutun bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa bu konutun tahsisine, konut bulunmaması halinde ise belirtilen usul çerçevesinde, 6100 sayılı HMK'nın 26/1 maddesi de gözetilmek suretiyle, tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerekdirmiştir.<br>\tSONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.” denilerek sözü geçen kararımız bozulmuştur. <br>\tBozma ilamından sonra mahkememizde yapılan açık yargılamada mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmuş olup bozma sonrası yapılan yargılama sonunda mahkememizin 09/12/2014 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı 2. kararında; \"..........Eldeki dava alacak istemine ilişkin olup,davacı taraf açtığı davasında;Müvekkili ile davalı kooperatifin iş karşılığında bir dubleks dairesinin müvekkiline teslim edilmesi konusunda anlaştıklarını, müveklinin anlaşmaya göre edimini yerine getirmesine rağmen 2003 yılında teslim edilmesi gereken dubleks dairenin davalı tarafça teslim edilmediğni, davalı tarafın üyelerine karşı edimlerini yerine getirme imkanının kalmadığını, kooperatif alacaklıları ve üyelerine karşı edimlerini yerine getirme imkanının kalmadığını, kooperatif alacaklıları ve üylerini tarafından kooperatif aleyhine davaların açıldığını ve bu davaların davalı aleyhine sonuçlanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, Davalı tarafça 2003 yılında teslim edilmesi gereken dairenin teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek müvekkiline teslim edilmesi gereken dairenin  teslim edilmemesi karşılığında 80.000 TL olan dubleks dairenin bedelinin tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı kooperatif ile davacı taraf arasındaki sözleşmenin gerçersiz olduğunu, davalıya aidattan muaf tutularak dubleks daire vermeye münhasıra yetkili organının genel kurul oluğdunu, kooperatif yönetim kurulu tarafından yapılan sözleşmenin müvekkilini talep edebileceğini, davacının tacir olmaması sebebiyle işbu davanın Konya Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının dava tarihine kadar alacağının 16.250 TL olduğunu, söz konusu bedelin karşılığında duvar işçiliği gösterilerek aidat kaydedildiğini, kooperatif genel kurulunun yönetim kurulunun dubleks daire hissesi devrine ilişkin kararının genel kurul tarafından onaylanmadığını, ancak davacının kooperatif ortaklığının geçerli oludğunu, davacının kooperatif ortaklığına devam edebileceği gibi isterse istifa ederek birikmişlerini geri isteyebileceğini, davacının hak edişlerinin işin yapıldığı yıllar gözetilerek hesaplanmasını, 16.250 TL tenkisatın da çıkacak meblağdan düşülmesi gerektiğini, davacının kooperatif dairelerini işgal edilen kişilerden birisi olduğunu, kooperatifin haksız işgalden dolayı tazminat davası açacağını, haksız işgal sebebiyle ödenmesi gerekcek tazminatın işbu dava sonucunda doğacak hak edişlerden takas/mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tYapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında değerlendirilen deliller gereğince davanın reddine karar verilmiş,davacının temyizi üzerine,Yargıtay . Hukuk Dairesi 31/01/2012 tarih.  E...., K. ... sayılı kararında; <br>\t\"Mahkemece davacının kooperatif üyesi olarak kabul edildiğini, bu sebeple davalı kooperatifin davacıya taahhüt ettiği konutu teslim etmesi, bunun mümkün olmadığının tespit edilmesi halinde ise kooperatif tarafından davacıya tazminat ödenmesi gerektiğine, bundan dolayı öncelikli olarak davalı kooperetifte davacıya tahsis edilebilecek nitelikte bir konutun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği gerekçeleriyle mahkememiz hükmünü bozmuş,usul ve yasaya uygun bozma ilamı gereğince araştırma yapılmış,mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi kurulu raporu gereğince;<br>\tDavacı ... davalı ...Kooperatifinin ortağıdır. Taraflar arasında yapılan 11/03/2002 tarihli sözleşme uyarınca davacı ...'ın sabit fiyatlı ortaklık statüsünde olacağı kabul edilmiştir. Kooperatifin sabit fiyatla üye kabul edebilmesi için genel kurul kararına ihtiyaç bulunmaktadır. Kooperatifler Kanunu m. 42/6'ya göre genel kurul kararı olmaksızın bir kimsenin sabit fiyatla kooperatife üye olması mümkün değildir. Dava dosyası içerisinde bu konuda alınmış bir genel kurul kararı mevcut olmadığı gibi davacının da bu konuda bir iddiası bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı ...'ın sabit fiyatlı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.  Davacı ..., diğer ortaklarla aynı hak ve yükümlülüklere sahip olduğu,<br>\tKeşif tarihi itibarıyla parsel üzerinde her biri 6 daireden oluşan 8 adet blok bulunmaktadır. Her blokta 4 adet normal daire, 2 adet dubleks daire vardır. Dolayısıyla tüm parsel üzerinde 32 normal daire, 16 dubleks daire olmak üzere toplam 48 daire bulunmaktadır. Ancak davalı kooperatifin 16.02.2009 tarihli yönetim kurulu kararına göre davalı kooperatifin kararın alındığı tarihteki üye sayısı 206'dır. 12/09/2008 tarihli yönetim kurulu kararında da ortakların sayısı 206 olarak tespit edilmiştir. (Sıra No:3,Sayfa No:4-17) Davacı ... da bu üyeler arasında yer almaktadır. Ortaya çıkan bu durumdan dolayı kooperatif ortakları ile davalıı kooperatif ve yöneticileri arasında açılmış bulunana çeşitli davalar bulunmaktadır. Dolayasıyla davalı kooperatifte mevcut ortak sayısı ile tahsisi edilecek konut sayısı arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu bilgilere göre davalı kooperatifte davacı ...'a tahsis edilebilecek bir konutun bulunmadığı,YİNE  Normal olarak gerçekleştiren bir üyenin yaptığı ödemeler ve bunların tarih bilgilerinin bu defter ve belgelerden tespiti yapılamamıştır. Üye Kayıt Defterleri ve diğer difterlerde yapılan incelemede üyelerin üyelik bedellerinin tek kalemde yazıldığı, tutarların birbirinden çok farklı oluduğu ve hangi üyenin hangi tarihte ne kadar ödeme yaptığı belirlenememiştir. Bu bilgilere ilişkin bilgi ve belgelerin kooperatif defterlerinde ve dava dosyasında yer almadığı belirlenmiştir. Kararında da kooperatifin ticari defterleri ile birçok evrakın kayıp olduğu, <br>\tTaşınmazın yeri konumu, büyüklüğü, yapının durumu, yapıda kullanılan malzemeler, bölgenin genel yerleşim özellikleri dikkate alındığında piyasa rayiçlerindeki değeri dava tarihi (28.01.2009) itibari  ile 85.000 TL (Seksen Beş Bin Türk Lirası) olduğu anlaşılmıştır.<br>\tTüm bu gerekçelerle davacının davasının kabulü gerekeceği kanatıyla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" denilerek davanın 85.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verildiği, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine;<br>\tYargıtay . Hukuk Dairesinin 16/12/2015 tarih ve ...Esas ...Karar sayılı 2. bozma ilamında da; “...............Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1)Kesin hüküm itirazı, usuli kazanılmış hakkın istisnasıdır. Usuli kazanılmış hak, daha önce meydana gelmiş olan muhkem kaziyeyi ortadan kaldırmaz. Çünkü, kesin hüküm kamu düzeniyle ilgilidir ve hakim tarafından her aşamada re'sen göz önünde tutulur (Yargıtay HGK 20.11.1968 tarih ve ...E., ...K.). <br>\tDava dilekçesinden; davacının davalı kooperatifin imal ettiği üç bloğun her türlü duvar işçiliğini yaparak 11.03.2002 tarihli sözleşme kapsamında edimini yerine getirdiği, karşılığında bir daire verilmesi gerekirken verilmediği, davalı kooperatifin daire verme edimini yerine getirmediği ileri sürülerek daire bedelinin tahsili istenmiştir. <br>\tDosyanın incelenmesi sonucunda, davacının yine aynı davalı kooperatife karşı işçilik alacağının tahsili amacıyla dava açtığı, Konya . İş Mahkemesinin ...E., ...K. sayılı ilamıyla 20.000,00 TL işçilik alacağının tahsiline karar verildiği, davalı kooperatif vekilinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay . Hukuk Dairesinin 23.10.2014 tarih ve ...E., ...K. sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmıştır. <br>\tEsasen, bu durumda yapılması gereken iş, eldeki bu dava ile davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, ortaklık aidatlarını davalı kooperatifin imal ettiği üç blok inşaatın duvar işçiliğinin yapılması suretiyle ödendiği, yapılan işin 11.03.2002 tarihli sözleşme kapsamında olduğu nazara alınarak, Konya . İş Mahkemesinin ...E., ...K. sayılı ilamına esas, işçilik ücreti alacağı davasının konusunun, bu davaya dayanak yapılan duvar işçiliği ile aynı olup olmadığının saptanması, aynı olduğunun saptanması halinde davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle reddinden ibarettir.<br>\tÖte yandan, davalı kooperatifin imal ettiği bir kısım konutlara yerleşenler aleyhine haksız işgal nedenine dayalı el atmanın önlenmesi ve tahliye davaları açtığı, bu davaların kabulü halinde davacıya tahsis edilebilecek konutların ortaya çıkabileceği de nazara alınmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. <br>\t2)Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. <br>\tSONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” denilerek sözü geçen 2. kararımız da bozulmuştur. <br>\tBozma ilamından sonra mahkememizde yapılan açık yargılamada mahkememizce usul ve yasaya uygun 2. bozma ilamına da uyulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda mahkememizin 12/10/2020 tarih ve ...Esas ...Karar sayılı 3. kararında; \"..........davacı ve davalı kooperatif yöneticilerinin imzasını taşıyan 11/03/2002 tarihli sözleşme başlıklı belgeye göre davacı, davalı kooperatifin 3 bloğunun her türlü duvar işçiliğini yapacak ve kendisine 16.250,00 TL miktarındaki yapacağı iş karşılığı olarak dubleks bir dairenin kura ile kendisine verilecek ve davacının kat farkı hariç başkaca bir aidat vs. ödemeyecektir. Davacının bu sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiği dosya kapsamı ile sabit ve gelinen usulü aşamada çekişmesiz hale gelmiştir. Her ne kadar dubleks mesken verilmesi konusunda kooperatif genel kurulunun bir icazet ve onay olmadığından tapunun devri mümkün değil ise de dubleks meskenin dava tarihindeki rayiç bedelinin iş bedeli olarak davalı kooperatif tarafından davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.<br>\tDavacının eser sözleşmesinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiği ancak davalı kooperatifin 11/03/2002 tarihli sözleşmede ön görülen dubleks meskeni veya bunun rayiç değerini davacıya teslim etmediği/ödemediği, dubleks meskenin dava tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği gibi 85.000,00 TL olduğu anlaşıldığından, bu miktarın davalı kooperatif tarafından davacı ... a ödenmesi gerektiğinden davacının ıslah talepli toplam 87.000,00 TL lik davasının 85.000,00 TL lık kısmının kabulüne fazlaya ilişkin 2.000,00 TL lik talebinin reddine\" şeklinde karar verildiği, davalı vekilinin kararı temyizi üzerine,Yargıtay . Hukuk Dairesi 'nin 24/02/2022 tarih ...Esas, ...Karar sayılı kararında; \"Davalı kooperatif tarafından işbu davadan sonra davacı aleyhine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle dava açıldığı ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) . Hukuk Dairesi’nin 31.05.2018 tarih ve ...E., ...K. sayılı ilamıyla temyiz itirazları incelenmeksizin, işbu dava ile birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün re’sen bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda işbu dava ile birleştirilmesine karar verildiği ve verilen kararın  işbu davada davacı, anılan davada davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 07.12.2021 tarih ve ...E., ...K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, işbu dava ile anılan davada verilecek hükümlerin birbirini etkileyecek nitelikte olduğu, aralarında bağlantı bulunan her iki davanın birleştirilerek görülmesi gerektiği göz önünde bulundurularak kararın re’sen bozulmasına karar verilmiştir\" denildiği , Mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş, mahkememizin iş bu esas sayılı dosyası ile birleştirilen Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ( ... eski Esas ) sayılı dosyası ile birlikte yargılamaya devam olunmuştur.<br>\tİş bu asıl dava; 11/03/2002 tarihli sözleşmeden kaynaklanan yapılan iş bedeli karşılığı olan dubleks meskenin bedelinin tahsiline yönelik alacak davasıdır. <br>\tKonya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile ;davacı kooperatifin davalı ... a karşı açtığı davalının kullanımındaki Konya ili ...ilçesi ...Mahallesinde kain ...ada ...parsel sayılı arsa üzerindeki ...Sokak No: ...adresindeki dubleks meskenden davalının, davacı kooperatifin üyesi olmaması, davalının duvar işçiliği karşılığı kendisine dubleks daire verilmesinin inşaat/eser sözleşmesi öncesinde veya sözleşmenin ifasından sonra verilmiş bir genel kurul kararı olmadığından daire verilmesinin mümkün olmadığından, davalının hukuken geçerli bir nedeni olmaksızın dava konusu daireyi haksız şagil olarak kullandığından, yönetim kurulunun genel kuruldan aldığı bir yetki veya sonradan genel kurula onaylattığı bir karar olmadığından davalıya daire verileceğine ilişkin sözleşmenin Kooperatifler Kanunun 42. maddesindeki emredici kurala aykırı olduğundan sözleşmenin geçersiz olup nazara alınamayacağından ve kooperatif üyesi olmayan davalının haksız işgalci olup davalının kötü niyetli olarak daireyi kullanması nedeniyle ecrimisilden sorumlu olduğundan bahisle davacı kooperatifin davasının kabulü ile davalı ... ın dava konusu dubleks meskenden tahliyesine ve 7.000,00 TL haksız işgal tazminatının (ecrimisilin) dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. İşbu karara karşı davalının temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 20/09/2016 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve işbu onama ilamına karşı davalının karar düzeltme kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 04/07/2019 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile davalının karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi üzerine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı 04/07/2019 tarihinde kesinleşmiştir. <br>\tKonya . İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasındaki davanın ise işçilik haklarından kaynaklanan alacakların tahsiline yönelik bir dava olduğu ve o davanın da kooperatif üyeliği ile bir ilgisinin olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tKonya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/12/2013 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile davacı kooperatifin davalılar Çevre Bakanlığı, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü ve ...Ltd. Şti. ne karşı açtığı davada 30/06/2000 ve 28/06/2002 tarihli davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında alınan kararların yok hükmünde olduklarının tespit ve iptallerinin talep edildiği ancak davacı kooperatifin aktif dava ehliyetinin ve davalıların da pasif dava ehliyetlerinin olmaması nedeniyle davanın (usulden) reddine karar verildiği, davacı kooperatifin temyizi üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 04/02/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve işbu onama ilamına karşı karar düzeltme kanun yoluna başvurulmaması üzerine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/12/2013 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı kesinleşmiştir. <br>\tMahkememizin 06/05/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile davacılar ...ve ...ın davalı kooperatife karşı açtığı davada 30/06/2000 tarihli davalı kooperatifin genel kurul toplantısının tercihli üyelikle ilgili 3. ve 4. gündem maddelerindeki paragrafların yok hükmünde olduklarının tespitinin talep edildiği ancak davacıların davasının 15 yıl sonra açılan işbu davanın iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan ve pek çok davada bu kararların hukuki geçerliliklerinin tartışılmakta olduğundan ve davanın kazanılmış hakları zedeleyici nitelikte olduğundan ve hukuka ve hukuk düzenine olan güvenin zedelenebileceğinden ve davalı kooperatifin davayı kabulünün hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığından bahisle davacıların davasının reddine karar verildiği, davacıların ve davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 21/11/2016 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile tarafların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve işbu onama ilamına karşı tarafların karar düzeltme kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 31/05/2018 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile tarafların karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine mahkememizin 06/05/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı kesinleşmiştir. <br>\tMahkememizin ...Esas sayılı dosyasındaki davanın ve birleşen davaların ...ın kooperatif üyesi olup olmadığı, üye ise tercihli üye olup olmadığı, aidat ödeme yükümlülüğü olup olmadığı hususlarının tartışıldığı, 58 aylık bir döneme ilişkin aidatların tahsilini sağlamaya yönelik itirazın iptali davaları olduğu, yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin işbu kök ...esas ve işbu dosyamız ile birleştirilen konya . asliye ticaret mahkemesinin ...Esas ve işbu dosyamız ile birleştirilen mahkememizin ...esas sayılı 3 ayrı dava dosyasındaki davacının davalı ...' a yönelik itirazın iptali davalarının ayrı ayrı reddine  karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi  . Hukuk Dairesi'nin 04/11/2022 tarihli, ...Esas,  ...Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı , kaldırma kararı üzerine Mahkememizin ...Esas sırasına kaydının yapıldığı, , kaldırma ilamı çerçevesinde T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının(Eski esas ...) neticesinin beklenilmesine karar verildiği , dosyanın derdest olduğu UYAP üzerinden yapılan kontrolde anlaşılmıştır.<br>\tMahkememizin ...Esas sayılı dosyasındaki davanın ...hakkındaki kooperatif üyesi olduğuna ilişkin kooperatif yönetim kurulu kararının doğru olup olmadığı ve adı geçenin kooperatifin üyesi olup olmadığına ilişkin iptal ve tespit davası olduğu ,yapılan yargılama sonucunda  davanın kabulü ile; davalı ...Yapı Kooperatifi yönetim kurulunun 12/09/2008 tarih 3 sayılı yönetim kurulu kararının davacı ... yönünden geçersiz olduğunun ve ayrıca adı geçen davacının adı geçen davalı kooperatifin üyesi olmadığının tespitlerine şeklinde karar verildiği, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi  . Hukuk Dairesi'nin 16/02/2023 tarihli, ...Esas,  ...Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı , kaldırma üzerine ...Esas sırasına kaydının yapıldığı , kaldırma kararı üzerine söz konusu dosyada Mahkememizin iş bu ...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, dosyanın derdest olduğu UYAP üzerinden yapılan kontrolde anlaşılmıştır. <br>\tKonya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/09/2020 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile davacı ...vekilinin davalılar kooperatif, Çevre Bakanlığı ve Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü aleyhine açtığı davada 30/06/2000 tarihli genel kurul kararının sahte olduğunun, böyle bir genel kurulun hiç yapılmadığının Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasındaki kesinleşen gerekçeli karar ile kesinleştiğinden ve bu nedenle sözü geçen genel kurul toplantısının tamamen sahtecilik ürünü olduğundan bahisle 30/06/2000 tarihli davalı kooperatifin genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduklarının tespit ve iptallerinin talep edildiği, mahkemece mahkememizin ...Esas sayılı dosyasındaki kesinleşen gerekçeli karara atıf yapılarak başkaca hususlar tartışılmaksızın iyi niyetten yoksun davanın davalı kooperatif yönünden esastan reddine, diğer davalılar yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle haklarındaki davanın usulden reddine karar verilmiş olup, işbu gerekçeli kararımızın yazıldığı tarih itibariyle işbu esastan ve usulden red kararına karşı hem davacı vekilinin hem de davalı kooperatif vekilinin istinaf kanun yoluna başvurdukları ve kararın tebliğ ve istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır. <br>\t\tEmsal nitelikteki Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/03/2020 tarih ...Esas ...Karar sayılı ilamında (dava dışı davacı ...ile davalısı kooperatif ve arkadaşları arasındaki karşılıklı davada Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği 07/04/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine); \"....Davacı vekili, davalı arsa sahibi ...Konut Yapı Kooperatifi ile davalı yüklenici kooperatif ve davalı yüklenici şirket arasındaki 01.10.1996 tarihli inşaat sözleşmesi ve 30.06.2000 tarihli davalı ...Kooperatifinin genel kurul kararına göre kooperatif inşaatının yapım ve yürütülmesi işinin ...İnş. Ltd. Şti'ne verildiğini, davacının ...ada ...parsel ile ...ada ...parsel sayılı taşınmazdaki zemin kat dairelerden birini 24.08.2005 tarihinde ...Tic. Ltd. Şti ile yapmış olduğu \"sözleşme konusu daire normal (zemin) katta bulunan dairelerden kura çektirilmek suretiyle teslim anında belirlenecektir\" şeklindeki sözleşme ile aldığını, ...Konut Yapı Kooperatifine üye olarak kaydının yapıldığını beyanla 14/1 adresindeki dairenin tapusunun davacı adına tesciline, olmadığı takdirde dairenin dava tarihindeki değerinin yasal faizi ile tahsili istenmiştir. <br>\tDavalı arsa sahibi ...Konut Yapı Kooperatifi, taşınmazların halen tapuda arsa cinsi ile tapuda kayıtlı olduğu yüklenicinin edimini yerine getirmediğini beyanla  görev ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ...Konut Yapı Kooperatifi vekili davanın reddini, ayrıca birleştirilen Konya  Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyada 06.10.2010 tarihli dilekçesiyle diğer davalı ...Kooperatifinden tahsis suretiyle sağlanan ...ada ...ve ...ada ...parsel sayılı taşınmazlara toplam 102 adet mesken üretmeye çalışıldığını, ...parsel sayılı taşınmaz üzerine oluşturulan 48 adet konuttan 14/1 kapı numaralı meskenin oturma izninin alınmadan ve teslimi yapılmadan davalı tarafından işgal edildiğini beyanla davalının müdahalesinin önlenmesine ve ıslahen 6682TL ecrimisilin faizi ile tahsili istenmiştir. <br>\tHer iki dava birleştirilerek yapılan yargılamada mahkemece, . Hukuk Dairesinin merci tayini kararına göre davanın kooperatif hukukundan kaynaklandığı nedeni ile asliye hukuk mahkemesine merci tayini ile gelen dosyada keşif sonucu düzenlenen raporu ve Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, ceza dosyasının incelenmesinde; müştekilerin davacı ...ve çok sayıda müştekinin açmış olduğu davada sanık ...nitelikli zimmete azmettirme suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. her iki parselin tapuda halen arsa cinsi ile ...Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. <br>\tDeliller toplanarak yapılan incelemede; davalı ...Kooperatifi ile ...Yapı Koop. arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, ...Konut Yapı Kooperatifi tarafından taşınmaz üzerinde yapılacak yapılarla ilgili ...Tic. Ltd. Şti. arasında eser sözleşmesi yapıldığı, davaya konu taşınmazların davalı şirket tarafından yapıldığı, ancak ...Konut Yapı Kooperatifi genel kurulu tarafından 2000 yılında yapılan olağan genel kurulda 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 42/6 ve 8. fıkralarındaki düzenlemeye aykırı olarak yüklenici ...Ltd. Şti.'ne eser sözleşmesi gereğince kendisine verilmesi taahhüt edilen gayri menkullerin satışı yönünden yetki verildiği, yüklenici ...Ltd. Şti. tarafından bu yetkiye dayanılarak davacıya yapılacak dairelerden bir tanesini 28.03.2006 tarihinde 17.000 TL'ye sattığı, bilahare ...Konut Yapı Kooperatifi tarafından davacının kooperatife B tipi tercihli üye olarak kaydedildiği, kooperatif genel kurulu tarafından yapımı tamamlanan 48 adet daire ile ilgili usulüne uygun bir karar verilmeden ve karara uygun kura çekilmeden dava konusu taşınmazın davacı tarafından işgal edilmek suretiyle 15.08.2008 tarihinde işgal etmek suretiyle kullanmaya başladığı, halen  taşınmazın davalının kullanımında olduğu anlaşılmış olup, davacı ile davalı ...Ltd. Şti. arasında 28.03.2006 tarihinde yapılan sözleşmenin konusunun gayri menkul mülkiyetinin devrine ilişkin olması sebebiyle Tapu Kanununun 26, T.M.K'nun 706 ve T.B.K'nun 237. maddelerindeki yasal düzenleme gereğince resmi şekilde yapılması gerekirken şekil şartlarına uyulmadan gayri resmi olarak düzenlenmiş olması, tapu maliki ...Yapı Koop.'nin gayri menkul mülkiyetinin devri ile ilgili davacı ile aralarında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmaması nazara alındığında davacının tapu iptal tescil talebinin aktif dava ehliyeti bulunmaması, diğer davalılar ...Yapı Kooperatifi ve ...Ltd. Şti.'ne yönelik talebin ise taşınmazın bu davalılar adına kayıtlı olmaması sebebiyle husumetin yanlış yöneltilmesi sebebiyle reddine, birleşen davanın davalısı ..., ...Yapı Kooperatifi genel kurulunca usulüne uygun verilen bir karar ve karar doğrultusunda üye sayısı nazara alındığında çekilmiş bir kura mevcut olmadan ve özellikle davacı ile davalı ...Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmeye konu taşınmazın birleşen davanın konusu taşınmaz olduğuna ilişkin hiç bir bilgi olmadan dava konusu taşınmazı işgal edilmek suretiyle davacı tarafından kullanılmasının haksız müdahale niteliğinde olduğu, bu nedenle men-i müdahale isteminin kabulü gerektiği, bunun yanında kooperatifin diğer üyelerinin haklarını ihlal edecek şekilde taşınmazdan yararlanmış olması nazara alınarak işgal tarihinden itibaren üyesi olduğu kooperatife ecrimisil ödemesi gerektiği mahkemece kabul edilmiş, birleşen davanın davacısı ...Konut Yapı Kooperatifi'nin men-i müdahale talebinin kabulü ile, birleşen dava davalısı ...dava konusu ...Mh. ...Sk. ...Selçuklu/Konya adresindeki taşınmaza yönelik haksız müdahalesinin men-i'ne, taşınmazdan tahliyesine; birleşen davanın davacısı ...Konut Yapı Kooperatifi'nin ecrimisil'e yönelik talebinin kabulü ile 6.682,33 TL'nin birleşen davanın davalısı ...alınarak birleşen davanın davacısı ...Konut Yapı Kooperatifi'ne verilmesine, hükmedilen ecrimisil'in 500,00 TL'sine dava tarihi olan 17.03.2011 tarihinden itibaren, 6.182,33 TL'sine ıslah tarihi olan 16.03.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. <br>\tHükmü, davacı ve birleştirilen dosyanın davalısı ...vekili temyiz etmiştir. <br>\t1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına, Yargıtay . Ceza Dairesinin ...sayılı 14.07.2016 tarihli sanık ...ve diğer kooperatif yöneticileri hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin onanmasına dair ilamın içeriğine göre davacı ve birleştirilen dosyanın davalısı ...vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.<br>\t2)Davacı ve birleştirilen dosyanın davalısı ...vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;<br>\tDava, tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde dava konusu dairenin dava tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili şeklinde terditli olup, davacı ...ile 24.08.2005 tarihli harici yazılı satış sözleşmesinin akidi olan davalı ...Tic. Ltd. Şti. yönünden  6100 sayılı HMK'nın 26 ve 111. maddeleri gereğince ikinci kademe terditli  tazminat istemleriyle ilgili inceleme yapılıp bu konuda olumlu, olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir. <br>\tSonuç: yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı ve birleştirilen dosyanın davalısı ...vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bent uyarınca davacı ...vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına, 1.630.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı ...Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacı ...verilmesine,  peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\" denilerek hükmün davalı şirket aleyhine bozulmasına karar verilmiş olup, bozma ilamında Yargıtay . Ceza Dairesinin 14/07/2016 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararında sanık ...ve diğer kooperatif yöneticileri hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin onanması esas alınarak davacı ...ın temyiz itirazları reddedilmiş olup karar davamızla ilgisi olmayan başkaca usulü bir nedenle bozulmuştur. <br>\tYargıtay . Hukuk Dairesince onanarak ve karar düzeltme talebi reddedilerek 04/07/2019 tarihinde kesinleşen Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararına göre; davacı ..., davalı kooperatifin üyesi değildir. Gerek bu kararda sözü edilen gerekse mahkememizce yukarıda sözü edilen gerekçeler ve dosyalar kapsamında kooperatif üyesi olmayan davacı ile davalı kooperatif arasında hem eser sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişki hem de iş hukukundan (işçilik haklarından, ücret alacağından) kaynaklanan başka bir ilişki daha vardır. <br>\tKonya . İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasındaki davacının işçilik ücretlerinin davalı kooperatiften tahsiline ilişkin kesinleşmiş karar da bunu göstermektedir. <br>\tMahkememizin iş bu ...Esas sayılı dosyasındaki dava işçilik ücretlerinden ayrı eser sözleşmesinden kaynaklanan bir davadır.<br>\tNitekim 2. Yargıtay bozma ilamında da davacının statüsünün ve eldeki işbu davasının net bir şekilde belirlenmesi gerektiği hususuna haklı olarak vurgu yapılmıştır.<br>\tKesin hüküm tarafları ve haleflerini bağlar. Yukarıda bahsedilen dava dosyalarının ve verilmiş kararların varlığı ve özellikle Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı kesinleşen kararı karşısında davacı ...' ın  davalı kooperatifin ortağı/üyesi olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tBir an akla kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddi gerekir gibi bir düşünce gelebilir ise de sözü geçen kesinleşen karardaki talep sonucu ile eldeki davamızdaki talep sonuçları  farklıdır. Ancak kesinleşen karar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının, davalı kooperatifin üyesi olmadığı ve bu nedenlerle davacı ... aleyhine tahliye ve ecrimisile hükmedildiği, söz konusu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>\tDosyamızdaki 30/01/2012 tarihli Yargıtay bozma ilamında davacının kooperatif üyesiymiş gibi haklarının belirlenmesi gerektiği yönünde karar verilmiş ise de 16/12/2015 tarihli Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği gibi kesin hüküm usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil eder. Davacının kooperatif üyesi olmadığı, kooperatife yüklenici olarak 3 bloğun duvar işçiliğini yaptığı ve bu işten ayrı olarak iş hukuku çerçevesinde işçi olarak kooperatife ayrıca işçilik yaptığı kesinleşen kararlardan anlaşılmaktadır. Sözün özü eldeki davamız eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsiline yönelik alacak davasıdır. <br>\tTüm dosya kapsamı ile davacı ve davalı kooperatif yöneticilerinin imzasını taşıyan 11/03/2002 tarihli sözleşme başlıklı belgeye göre davacı, davalı kooperatifin 3 bloğunun her türlü duvar işçiliğini yapacak ve kendisine 16.250,00 TL miktarındaki yapacağı iş karşılığı olarak dubleks bir dairenin kura ile kendisine verilecek ve davacının kat farkı hariç başkaca bir aidat vs. ödemeyecektir. Davacının bu sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiği dosya kapsamı ile sabit ve gelinen usulü aşamada çekişmesiz hale gelmiştir. Her ne kadar dubleks mesken verilmesi konusunda kooperatif genel kurulunun bir icazet ve onay olmadığından tapunun devri mümkün değil ise de dubleks meskenin dava tarihindeki rayiç bedelinin iş bedeli olarak davalı kooperatif tarafından davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.<br>\tDavacının eser sözleşmesinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiği ancak davalı kooperatifin 11/03/2002 tarihli sözleşmede öngörülen dubleks meskeni veya bunun rayiç değerini davacıya teslim etmediği/ödemediği, dubleks meskenin dava tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği gibi 85.000,00 TL olduğu anlaşıldığından, bu miktarın davalı kooperatif tarafından davacı ...' a ödenmesi gerektiğinden davacının ıslah talepli toplam 87.000,00 TL lik davasının 85.000,00 TL lık kısmının kabulüne fazlaya ilişkin 2.000,00 TL lik talebinin reddine ve böylelikle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.<br>BİRLEŞEN KONYA .ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>\tYukarıda da bahsedildiği üzere kesin hüküm tarafları ve haleflerini bağlar.  Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2015 tarih ...Esas ...Karar sayılı kesinleşen kararı karşısında davalı ...' ın, davacı kooperatifin ortağı/üyesi olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tAkla kesin hüküm nedeniyle davaların usulden reddi gerekir gibi bir düşünce gelebilir ise de sözü geçen kesinleşen karardaki talep sonucu ile eldeki birleşen davadaki talep sonuçları farklıdır. Ancak kesinleşen karar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının, davacı kooperatifin üyesi olmadığı ve bu nedenlerle davalı ... aleyhine tahliye ve ecrimisile hükmedildiği anlaşıldığından ve kooperatif üyesi olmayan davalının takip ve dava konusu edilen aidatı ödeme sorumluluğu olmadığından (aidat ödeme yükümlülüğü üyelerin/ortakların üzerine bir borç olduğundan) aidat alacaklarının tahsilini sağlamaya yönelik itirazın iptali ile ilgili birleşen davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurma cihetine gidilmiştir.<br>Her ne kadar 08/02/2024 tarihli duruşmada kısa karar kısmının 2 numaralı bendinde \"Birleşen . Asliye Hukuk Mahkemesinin...\" şeklinde ibare yazılmış ise de bunun sehven maddi hata olarak yazıldığı anlaşılmakla hüküm kısmının B-)2- numaralı bendi \"Birleşen Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin \"  şeklinde düzeltilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-)1-)ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 85.000,00 TL nin 28/01/2009 dava tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,<br>2-)Alınması gereken 5.806,35 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin ve ıslahen alınan 1.184,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.622,35 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,<br>3-)Davacı tarafından yapılan 1.080,00TL peşin harç, 104,00TL tamamlama harcı,  15,60TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.199,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-)Davacı tarafından sarfedilen 73,90TL temyiz yoluna başvurma harcı,  60,80TL karar düzeltme harcı, 2,50-TL vekalet harcı, 65,00 TL 1. keşif harcı gideri, 148,55 TL 2. keşif harcı gideri, 950,00 TL bilirkişi ücreti gideri ve 788,95‬ TL yazışma ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.089,70TL yargılama giderinin haklılık oranına göre (85.000/87.000) 2.041,66TL'nin davalıdan alınarak davacıya  verilmesine, artan bölümün davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-)Davalı tarafından sarfedilen 150,00TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin haklılık oranına göre (2.000/87.000) 3,44TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan bölümün davalı üzerinde bırakılmasına,<br>8-)Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara  iadesine,<br>B-)2-)BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... Esas( ... eski Esas ) Sayılı dosyası yönünden;<br>1-)Açılan davanın REDDİNE,<br>2-)Alınması gereken  427,60TL harçtan, peşin alınan 18,40TL harcın mahsubu ile bakiye 409,2‬0TL harcın davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,<br>3-)Davalı tarafından yapılan 74,80TL karar düzeltme harcı, 121,30TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 143,50TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam  339,6‬0TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-)Davacı tarafından yapılan 143,50TL temyiz yoluna başvurma harcı, 103,40TL posta gideri olmak üzere toplam 246,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-)Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 16.370,83 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>6-)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dair; davacı  vekilinin ve davacı birleşen dosya davalısı asilin yüzüne karşı davalıların yokluğunda asıl dava yönünden  kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde  Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, birleşen dava yönünden dava değeri nazara alındığında  miktar itibari ile KESİN olmak üzere yapılan yargılama sonucunda karar verildi.08/02/2024   <br>    <br>Katip ...\t\t\t\t\t\t\tHakim ...<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"585fdb846b39d11b","SID":"17913fe4fc50e9f3"}}