{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 19/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ : 18/08/2023<br>DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Alım Satım)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ : 19/01/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili, davalı alacaklı tarafından müvekkillerinden ... hakkında 10/06/2021 tanzim ve 10/07/2011 vade tarihli 325.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak takibe girişildiğini, senetteki imza müvekkiline ait olmadığı gibi senedin de hile ile alınmış olabileceğini, davalının karşılığında müvekkiline herhangi bir mal verilmediğini, takip sebebiyle asıl alacağa %16 oranında faiz uygulandığını, müvekkili ...'a ait malvarlığı değerlerinin de haczedildiğini, müvekkillerinden ...'ın 13/10/2011 tarihinde 40.000,00 TL, 08/02/2022 tarihinde 95.606,32 TL ödeme yaptığını belirterek, müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, haksız yere yapılan ödemenin istirdadına, yapılan bu ödemenin munzam zararının da ayrıca tahsiline ve tazminatına  hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkeme, borcun davadan önce ödenmiş olması sebebiyle açılan davanın istirdat davası niteliğinde olduğu, zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığı, borcu ödedikten sonra istirdat davası açan davacının ayrıca menfi tespit talep etmesinde hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle, menfi tespit davasının hukuki yarar bulunmadığından, istirdat davasının zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılmış olması sebebiyle usulden reddine, \".. karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 131.223,68.-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalıya ödenmesine,\" karar vermiş, davacının belirlenen vekalet ücretinin AAÜT'nin 7. maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile yaptığı tashih talebi üzerine, belirlediği duruşma gününde yaptığı duruşmada verdiği kararla, belirtilen vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasını \"Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalıya ödenmesine,\" şeklinde tashih etmiştir. <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili, mahkemenin gerekçeli kararında belirlediği vekalet ücretinin  \"Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.\" şeklindeki HMK'nın 305/2. maddesine aykırı olarak tashih yoluyla düzeltilmeyeceği gibi tashih dilekçesi kendilerine tebliğ edilmeden tashihe de karar verilemeyeceğini belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Mahkemece menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğundan, istirdat davasının da zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığından bahisle usulden reddine karar verilmiş, başlangıçta hatalı olarak belirlediği vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasını da davacının talebi üzerine tarifeye uygun olarak tashih edilmiştir.<br>Davalı tarafça tashih kararı, tashih usulüne uyulmadığı ve hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile değiştirilemeyeceği gerekçesi ile istinaf edilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 304. maddesine göre hükmün tashihi, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine ve ancak \"hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar\" için yapılabilir. \"Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.\"<br>Dosya incelendiğinde gerekçeli kararın davacıya 13/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 11/08/2023 tarihli dilekçe ile tashih talebinde bulunulduğu, duruşma gününü bildirir tashih talepli dilekçenin 16/08/2023 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, belirlenen tarihte yapılan duruşmaya davalı tarafın katılmadığı görülmüştür. Buna göre davalı vekilinin mahkemece kendilerine gerekli davetiye tebliğ edilmeden tashih kararı verildiği iddiası doğru değildir.<br>Kanunun tavzihle ilgili 305/1. maddesi hükmü, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile değiştirilemeyeceğine ilişkin olup, mahkemenin 23/05/2023 tarihli hüküm fıkrasının 4. bendindeki \" 131.223,68.-TL nispi vekalet ücretinin \" ibaresinin tashih kararı ile \" 9.200,00.-TL maktu vekalet ücretinin\" şeklinde düzeltilmesi mümkündür. Zira vekalet ücretinin belirlenmesinde uygulanması gerektiği ihtilaf konusu olmayan AAÜT'nin 7/2.  maddesinde \" Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.\" denilmekte olup tarifenin 3. kısmı nispi vekalet ücretine ilişkindir. Mahkemenin 2. kısımda belirtilen vekalet ücretini aşmamak kaydıyla nispi vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken 2. kısımda belirtilen vekalet ücretini aşar şekilde nispi vekalet ücretine hükmetmesi maddi hata olarak değerlendirilmesi gereken bir hatadır. Mahkemenin tashih kararında buna maktu vekalet ücreti demesinin sonuca bir etkisi de yoktur. Bu sebeple de tashih yoluyla düzeltilmesi mümkün olduğundan davalı vekilinin 18/08/2023 tarihli tashih kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.19/01/2024<br><br>...\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"105ebd4ead071a50","SID":"759c659d5d088710"}}