{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1111 <br>KARAR NO\t\t: 2024/72<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/12/2020 (Dava) - 08/07/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/812 Esas - 2021/623 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/01/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/812 Esas-2021/623 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... plakalı aracın maliki olduğunu, davalı sigorta şirketinin ise müvekkilinin aracının hasarlanmasına neden olan ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olduğunu, 15/07/2020 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu araç ile kırmızı ışıkta beklediği esnada, arkada bulunan aracın kırmızı ışığı fark etmemesi nedeniyle ilk olarak müvekkilinin aracına arkadan çarptığını ve müvekkilinin aracının da bu çarpmanın etkisi ve şiddeti ile önünde duran araca çarpmak suretiyle birden çok aracın karıştığı zincirleme kazanın meydana geldiğini, kaza sonrasında taraflar arasında anlaşmalı kaza tutanağı tutulduğunu, SBM' den çıkan kusur durumuna göre en arkada bulunan davalıya sigortalı aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise hiç bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalıya ihbarda bulunularak hasar dosyası açıldığını, görevlendirilen eksperin hasar tespiti yaptığını ve hasarın KDV dahil 12.967,02 TL olarak tespit edildiğini, işbu kaza ile ilgili davalının 20.08.2020 tarihinde 7.555,00 TL kısmi hasar ödemesi yaptığını, hasarın tamamının neden ödenmediğini bilmediklerini, yapılan ödemenin eksik olması üzerine KTK 97 kapsamında bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve ekspertiz ücreti yönünden taleplerinin mail adresi üzerinden davalı sigorta şirketine yöneltildiğini, olumlu ya da olumsuz bir dönüş yapılmadığını, arabuluculuk süreci sonunda davalıyla herhangi bir şekilde anlaşılamadığını, müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığını, bakiye hasar alacağı, değer kaybı ve çekici ücretini HMK m. 107 uyarınca ileride arttırmak üzere talep ettiklerini, yerleşik Yargıtay kararından da görüleceği üzere tam ödemesi gerekirken hasarı eksik ödemesi nedeniyle bakiye hasar bedeli yönünden kısmi ödeme tarihi olan 20.08.2020 tarihinin sigortacıya karşı açılan davada faiz başlangıcı yani temerrüt tarihi olacağını belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere şimdilik, bakiye hasar bedeli için 500,00 TL'nin 24.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile hüküm altına alınmasına, değer kaybı için 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile hüküm altına alınmasına, 354,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile 5.412,02-TL hasar bedeli, 4.000-TL değer kaybı olarak talebini arttırdığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekilinin süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış bulunan ... plakalı aracın davacı ...'in maliki olduğu araç ile çarpıştığını, ancak davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin adresi İstanbul ili yargı sınırları içinde bulunmakla yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, değer kaybı talebi açısından davanın başvuru şartı eksikliği nedeni ile usulden reddi gerektiğini, davacının sadece hasar bedeli için başvuruda bulunduğunu, bildirimin noter eliyle veya taahhütlü mektupla yapılması gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, bakiye hasar bedeli alacağının belirsiz olduğu iddiasının abesle iştigal olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olacağı limitlerin belirlendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının işbu limitlerin üstünde bir bedeli sigorta şirketinden talep edebilmesinin mümkün olmadığını, ekspertiz raporu ile belirlenmiş olan hasar bedelinin davacı yana ödendiğini, ayrıca yapılacak kusur sorgulamasında müvekkili şirket sigortalısının kısmi kusurlu veya kusursuz olduğunun anlaşılacağını, hasar bedelinin bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiğini, dava değeri belirlenirken dikkate alınmayan ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak istenmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu, HMK'da sayılan yargılama giderlerinden olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>YEREL MAHKEME KARARI:<br>Mahkemece, \".....Tüm dosya içeriğine göre; 15.07.2020 tarihli kazanın oluşumunda, davalı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacı tarafın bir kusurunun bulunmadığı, dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün  de kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, dava konusu ... plakalı araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 12.967,02-TL (KDV dahil) hasar meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin, davacı tarafa hasar tazminat bedeli olarak 20.08.2020 tarihinde 7.555,00-TL ödeme yaptığı, buna göre; davalı sigorta şirketinin bakiye hasar tazminat yükümlülüğünün 5.412,02-TL olduğu, kaza nedeni ile ... plakalı araçta kaza nedeniyle piyasa değerine göre 4.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği, davaya konu aracın, sigorta ekspertiz rapor ücretinin 354,00-TL (KDV dahil) olduğu, davacının da bu miktara uygun olarak dava miktarını artırdığı ve eksik harcını ikmal ettiği, artırılan miktarın teminat limiti dahilinde olduğunun anlaşılmasına göre davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmakla; DAVANIN KABULÜ İLE, 5.412,02 TL bakiye hasar bedelinin talep doğrultusunda 24/09/2020' den itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  4.000,00 TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 354 TL ekspertiz giderinin yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine....\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davalı vekili tarafından, \"....Hükme esas alınan raporda hasar onarım bedeli belirlenirken orjinal parça fiyatlarının esas alındığını ve bedeller üzerinden hiçbir iskonto uygulamasına gidilmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, raporda hasar onarım bedelinin yalnızca fotoğraflar ve haricen alınan ekspertiz raporu doğrultusunda hesaplandığını, bilirkişi raporunda hasar gören parçaların değişim onarım durumunun hatalı değerlendirilerek yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, hükümde iskonto uygulanmadan belirlenen bedelin hükme ne gerekçe ile esas alındığının belirtilmediğini, Genel Şartların maddi tazminatın hesaplanmasına ilişkin maddesinin açık düzenlendiğini, yetkili servis olmasa dahi, onarımın yaptırılacağı herhangi bir servisten belli bir oranda iskonto alınabilecekken, hiçbir iskonto almaksızın onarım yaptırılmasının müvekkili şirketi ekstra zarara uğratmak anlamına geleceğini ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, hasar onarım bedeline KDV eklenerek karar verildiğini, KDV tutarından bir sorumluluklarının bulunmadığını, ya fatura aslının ibraz edilmesi ya da yansıtma fatura kesilmesi gerektiğini, aksi kanaatte başvuranın sebepsiz zenginleşmiş olacağını, bilirkişi raporunda; ‘Yapılan inceleme ve araştırmalara göre, 09.10.2020 tarihli sigorta eksperi Hale Kıran tarafından düzenlenen raporda, değişmesi gerekli yedek parçaların, bahse konu araca ait yedek parçalar olduğu ve değişmesinin gerektiği, yedek parça fiyatlarının piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu ve ayrıca 17.08.2020 tarihli ...’in faturasındaki işçilik bedellerinin piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu tarafımdan da tespit edilmiştir.’ denilmesine rağmen, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ...'in faturasındaki 4.307,00 TL'lik işçilik bedelinin dikkate alınmadığını, sigorta eksperi ... tarafından düzenlenen 09.10.2020 tarihli ekspertiz raporunda belirlenen 3.650,00 TL'lik işçilik bedelinin de dahil olduğu toplam 12.967,02 TL'lik mevcut hesaplamanın kopyalanıp yapıştırıldığını, bu haliyle söz konusu bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, sadece evrak üzerinden yapılan değerlendirme ile hazırlandığını, 20/08/2020 tarihinde 7.555,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile teminat sorumluluklarının yerine getirildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılan ödemenin güncel değerinin hesaptan düşürülmemesinin hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, hükme esas alınan aracın piyasa rayiç değeri ve değer kaybı hesaplamasının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına aykırı olarak yapılan hesaplamayı kabul etmemekle birlikte, aracın 2. el araç alım-satım piyasasında kaza tarihi itibari ile hasarı onarılmış durumda 56.000,00 TL bedelle alıcı bulabileceği tespitinin, hiçbir gerekçe ve somut veri gösterilmeden yapıldığını ve denetime elverişli olmadığını, söz konusu araştırmalara raporda yer verilmediğini, aracın kilometresi, modeli, yaşı, daha önceki hasar kaydının dikkate alındığı ve piyasa koşullarında yapılan araştırmaların yer aldığı, denetime elverişli olan bir rapor alınması gerektiğini, değer kaybı hesabının da genel şartların ekinde yer alan şartlar uyarınca yapılmadan karar verildiğini, ekspertiz rapor ücreti de poliçe teminat dışı olduğundan, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, zorunlu ve makul giderlerden olmaması sebebiyle yargılama gideri olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu....\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle karşı yan trafik sigortacısından bakiye hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu kaza nedeniyle davacı aracında oluşan hasar ve değer kaybına ilişkin olarak mahkemece otomotiv bilirkişiden rapor alındığı, davalı taraf sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru ile sebep olduğu kaza nedeniyle davacı aracındaki bakiye hasar tutarının ve değer kaybının, dosyadaki tüm belgeler ile eksper raporları da dikkate alınarak ve irdelenerek ayrıntılı olarak değerlendirildiği, davalı tarafın iskonto uygulanması gerektiğine ve KDV'den sorumlu olmadıklarına dair itirazlarının, \"gerçek zararın giderilmesi ilkesi\" uyarınca kabulünün mümkün bulunmadığı, rapor içeriğinde çelişkili bir husus bulunmadığı, piyasa şartları da gözetilerek Yargıtay kararlarına uygun şekilde değer kaybı bedelinin hesaplanmış olduğunun görüldüğü, ayrıca davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürülmeyip davacı taraf yararına usuli müktesep hak oluşturan hususların istinaf aşamasında ileri sürülmesinin HMK 357.madde uyarınca da mümkün bulunmadığı, ekspertiz rapor ücretinin de kaza nedeniyle yapılmış bir gider olup yargılama giderlerine eklenmesinde bir usule aykırılık olmadığı, sonuç olarak mahkeme kararında usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/812 Esas - 2021/623 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 642,93-TL istinaf karar harcından peşin alınan 160,73-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 482,20-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  24/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4f4aa4aaa6c9b30","SID":"f69845bc23650624"}}