{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1051 <br>KARAR NO\t\t: 2024/114<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:29/06/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2020/577 Esas - 2021/521 Karar<br>DAVA             \t: Kasko  Sigorta Poliçesinden Kaynaklı Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 27/10/2020<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/01/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2021 tarihli, 2020/577 Esas ve 2021/521 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ve sürücü dava dışı ...'ın sevk ve  idaresindeki ... plakalı aracın, 22/06/2019 tarihinde ... plakalı araç ile çarpışarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın ardından taraflarca tutulan kaza tespit tutanağında müvekkiline ait araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunu, müvekkiline ait  ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, müvekkilinin, davalıdan aracın pert-total işlemine tabi tutulmasını talep etmişse de bu talebi davalı tarafından pert-total işleminin uygun olmayacağı gerekçesi ile reddedildiğini, davalıca yaptırılan ekspertiz neticesinde araçta KDV hariç 29.657,47 TL hasarın olduğunu ve bu tutarın ödeneceğinin bildirildiğini, bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, araçta oluşan bakiye hasarın karşılanması için 07/09/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmışsa da bugüne kadar ödemenin de yapılmadığını, yargılama sonucunda müvekkilinin zararının tam olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL hasar tazminatının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı ... Sigorta A.Ş.'den 31/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı tarafa verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br> Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, ancak savunma ve delil sunmadıklarından, münkir kabul edildikleri görülmüştür. <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece;  \".. davanın kabulü ile, 16.894,29-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde sigorta şirketinin başvuruyu reddettiği tarih olan 31/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile davacı ... Şirketine verilmesine..\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar ederek, davacı yanın zararının tazmin edilmesine karşılık, bilirkişi raporunda fahiş oranda bakiye alacak tespit edildiğini, hasar tutarının %18 KDV dahil olarak hesaplandığını, bu nedenle rapora itiraz ettiklerini,  bu itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, dosyaya KDV ödemesi yapıldığına ilişkin bir faturanın da sunulmadığını, müvekkili şirketin yalnızca gerçek zarardan sorumlu olduğunu, davacının gerçek zararı tespit edilirken öncelikle hasar gören parçaların onarım ve eşdeğer parça ile değiştirilme durumlarında ödenmesi gerekecek miktarın belirlenmesinin gerektiğini, tanzim edilen bilirkişi raporunda işbu hususların değerlendirmeye alınmadan yapılan hesaplamanın hükme esas alınamayacağını, davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ve buna bağlı olarak vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmolunmaması gerektiğini,  vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan  bakiye hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili  istemine  ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından<br> istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak  yapılmıştır.<br>Davacıya ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından   23/08/2018-23/08/2019 tarihleri arasında genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile teminat altına  alındığı uyuşmazlık konusu değildir.<br>Mal sigortaları türünden  olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet veya muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.<br>Kasko Genel Şartları A.5.4.maddesinde aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması  sırasında meydana gelen zararlar;  A.5.5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar;  A.5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması teminat dışı hal olarak sayılmıştır. <br>Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.<br>İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte; sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır.<br>Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir.<br>Somut olayda; yargılama sırasında alınan 28/05/2021  havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacı aracında oluşan gerçek hasarın 46.551,76- TL olduğunun belirlendiği, bakiye hasar bedelinin 29.657,47-TL olduğu  belirtilmiştir. Davalı taraf, davacı sigortalının dava konusu hasarının teminat dışı kaldığı hususunu geçerli deliller ile ispat edememiştir. <br> Bu itibarla davalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları ve TTK'nın 1409/2 maddesi uyarınca rizikonun teminat dışında kaldığını ispat edemediğine göre, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulünde  bir isabetsizlik  görülmemiştir.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının iskontosuz gerçek zarardan ve KDV'den  sorumlu olmasına, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine elverişli bulunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin doğru hesaplanmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına  göre, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin  İzmir 7. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 29/06/2021 tarihli, 2020/577 Esas ve 2021/521 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.154,05-TL istinaf nispi karar harcından, istinafa gelirken peşin  alınan 289,00-TL 'nin mahsubu ile bakiye 865,05-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, <br>3-Davalı tarafın yatırmış olduğu istinaf kanun yoluna başvuru harcı olan 148,60 TL'nin hazineye gelir yazılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>6- Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>7-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere  25/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d20189a57d427ec","SID":"031a1151165619fa"}}