{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1025 <br>KARAR NO\t\t: 2024/32<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/11/2017 (Dava) - 17/06/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2017/1286 Esas - 2021/568 Karar<br>DAVA             \t: Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/01/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 2017/1286 Esas - 2021/568 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.08.2017 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların trafik kazasına karıştığını, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, Uşak CBS tarafından soruşturma başlatıldığını, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin hastanelerde tedavi gördüğünü, ancak tedavilere rağmen tam olarak iyileşemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL kalıcı iş göremezlik, 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 16.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili sunmuş olduğu 02.09.2020 tarihli dilekçe ile; 25,00 TL geçici iş göremezlik taleplerini 16.732,43 TL daha arttırarak 16.757,43 TL talep ettiklerini, 25,00 TL bakıcı gideri tazminatını 5.307,50 TL arttırmak suretiyle 5.332,50 TL olmak üzere toplam 22.089,93 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 16.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t Davacı vekili sunmuş olduğu 26.05.2021 tarihli dilekçe ile; 50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı taleplerini 56.170,00 TL daha arttırarak 56.210,00 TL olarak ıslah ettiklerini, toplam 78.300,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 16.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde kazaya karıştığı belirtilen aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza ile sakatlık arasında illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, yine davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının tespit edilmesinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranlarının tespiti açısından dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin gerektiğini, yine davacının maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiğini savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"....davanın  KISMEN KABULÜNE, 16.757,43 TL geçici iş göremezlik, 5.332,50 TL bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat olmak üzere toplam 22.089,93 TL maddi tazminatın 27.10.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, kalıcı iş göremezliğe ilişkin talebin yerinde görülmediğinden reddine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu taleplerin müvekkilinin geçirdiği trafik kazası neticesinde kalıcı iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve iyileşme dönemine ait bakıcı gideri tazminatı hakları için olduğunu, Anayasa Mahkemesinin sigorta genel şartlarına ilişkin bir takım iptal kararlarından sonra, sigorta hukuku ve davalarına ilişkin yeni bir dönem başlamasına rağmen Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ve daha sonra 4. Hukuk Dairesinin bu iptal edilen maddeler hükmünce karar verdiğini ve eski uygulamalarına devam ettiğini, bu uygulamaların yanlış olduğunu ve zaten mağdur olan  davacıların daha çok mağdur olmasına sebep olduğunu, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının uygulanarak, davaya konu alınan ATK raporu doğrultusunda müvekkilinin hak ettiği kalıcı iş göremezlik tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararının bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, yerel mahkeme kararında davacı taraf lehine geçici iş göremezlik tazminatına ve geçici bakıcı giderine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerine ilişkin zararların poliçe teminat kapsamında bulunmadığını, 6111 sayılı Yasa ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. Maddesi ile tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin zararların trafik sigortası genel şartları kapsamında SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacı tarafın çalışmadığı geçici iş göremezlik dönemine ilişkin tüm zararların sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılandığını ve müvekkili şirkete rücu edildiğini, SGK tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan Uşak 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4275 Esas sayılı dosyasına 23/07/2018 tarihinde 1.909,11 TL tazminat ödemesi yapılarak tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini,  davacı tarafın geçici iş göremezlik zararlarının maluliyet raporunda farazi olarak tespit edildiğini, gerçek zararın hizmet dökümü incelenerek tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle davacı tarafından bakıcı tutulduğuna dair resmi belge sunulmadığından geçici bakıcı gideri talebine ilişkin hesaplamanın net asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda brüt asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığını, bu durumun hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle geçici-kalıcı işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun ve aktüer bilirkişi doktor olmakla raporunda bakıcı giderinin ne kadar süre ile gerekli olduğuna dair tespitlerinin somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu  anlaşılmakla, davalı  vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br>2-) Davalı sigorta şirketi vekilinin geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığna dair istinaf itirazının da reddi gerekmiştir. Bilindiği üzere, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alındığında TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerinden sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan bu giderlerin sigorta şirketi aleyhine de hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/2511 E.- 2021/2452 K).<br>3-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik  hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Eldeki dosyada;  Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı ve  İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan 28.05.2020 tarihli raporun söz konusu yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07.12.2020 tarihli raporunun ise doğru yönetmeliğe göre düzenlenmediği, mahkemece doğru yönetmelik uyarınca düzenlenen raporların esas alınmasının yerinde olduğu anlaşılmakla davacının kalıcı maluliyete yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı ve davalı vekillerinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Taraf vekillerinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1286 Esas - 2021/568 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı istinafı yönünden; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br> Davalı istinafı yönünden; alınması gerekli 1.508,96 TL istinaf karar harcından peşin alınan 75,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.433,76 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  17/01/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99d97682751df279","SID":"628c6a4aafb53d19"}}