{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 19/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ : 15/06/2022<br>DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklı) <br>DAVA TARİHİ\t: 11/07/2019<br>BİRLEŞEN DENİZLİ ASLİYE TİCARET <br>MAHKEMESİ'NİN ... E. DOSYASI;<br>DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/07/2019<br>BİRLEŞEN DENİZLİ ASLİYE TİCARET<br>MAHKEMESİ'NİN ... E. DOSYASI;<br>DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/09/2020<br>BİRLEŞEN DENİZLİ ASLİYE TİCARET<br>MAHKEMESİ'NİN ... E. DOSYASI;<br>DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ : 10/09/2020<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ : 19/01/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Asıl dosya yönünden; <br>Davacı vekili;  müvekkilleri aleyhine Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 26/05/2016 tanzim ve 30.06.2016 ödeme tarihli 111.500,00-TL bedelli bono; 26/05/2016 tanzim ve 30.07.2016 ödeme tarihli 118.400,00-TL bedelli bono; 26/05/2016 tanzim ve 30.08.2016 ödeme tarihli 80.000,00-TL bedelli bono; 26/05/2016 tanzim ve 30.09.2016 ödeme tarihli 80.000,00-TL bedelli bonolar dayanak edilerek kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığını, müvekkillerinin Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçen şahıslara karşı hiçbir borcunun bulunmadığını, ilgili bonoların müvekkillerince karşı tarafın murisi ...'a ticari ilişkin teminatı olarak teslim edildiğini, bedelleri ödenmesine rağmen, muris tarafından hastalığı sebebi ile müvekkillerine iade edilmediğini, murisin vefatı sonrasında da mirasçıları tarafından kötü niyetli olarak bedelsiz kalmış senetlerin icra takibine konu edildiğini, alacaklılar ve müvekkilleri arasındaki cari hesap tabloları incelendiğinde görüleceği üzere müvekkillerinin karşı tarafa hiçbir borcu bulunmamakta; aksine müvekkillerinin karşı taraftan alacağının bulunduğunu, müvekkillerince takip konusu bono bedellerinin davalıların murisinin hesaplarına yatırıldığını, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenlerle müvekkillerinin davalılara borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bonolarda yazılı miktar olan 509.962,19-TL'nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı Cevabının Özeti:   <br>Davalı ... vekili; müvekkili aleyhine açılmış olan davanın haksız ve yersiz olup reddinin gerektiğini, davacılar aleyhine Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı takip dosyasında icra takibine konu edilen bonolardan dolayı davacıların borçlu  durumda olduğunu, iş bu bonoların iddia edilen cari ilişki kapsamındaki iş ve işlemlerle  hiç bir surette alakalarının bulunmadığını, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle soyut bir borç ilişkisinin yaratıldığını, bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin öneminin de bulunmadığını, takibe konu edilen bonolarda nakden ya da malen kaydına yer verilmediğini, böyle kayda yer verilmediğinden müvekkili alacaklı davalı lehine geçerli olan senedin kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarının olduğu yönünde soyutluk kuralına dayanma imkanlarının mevcut olduğunu, bonoların metninde herhangi bir teminat kaydına yer verilmediği gibi teminat bonoları olduğu yönünde  herhangi bir yazılı delilin de davacı borçlu tarafından sunulmadığını, borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa bu durumda doğal olarak ispat yükünün kendisine düşeceğini, müvekkili veya murisinin asla kötü niyetli olmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı, haksız ve mesnetsiz olarak açılmış davanın reddine, davanın reddine karar verildiğinde alacaklarını tahsil etmemiz verilen tedbir kararıyla gecikmiş olacağından takip konusu alacağın %20'si üzerinden borçlu-davacı tarafın tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>Birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı  dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 26.05.2016 tanzim ve 30.10.2016 ödeme tarihli 126.000,00-TL bedelli bono ile 26.05.2016 tanzim tarihi 30.11.2016 ödeme tarihli 23.000,00-TL bedelli bono dayanak edilerek kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlatıldığını, müvekkillerinin Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçen şahıslara karşı hiçbir borcunun olmadığını, müvekkillerinin cari hesaplarda da görüleceği üzere davalıların murisine yapılan ödemelerin karşılığı mal teslimlerinin de müvekkillerinin yapılmadığını, tüm bu nedenlerle müvekkillerinin davalılara borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bonolarda yazılı miktar olan 187.706,07-TL nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, teminat mukabili icra veznesine girecek satış paralarının tedbiren alacaklıya ödenmemesi hususunda tensiple verilen tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiğinde alacaklarının tahsil etmesi amacıyla tedbir kararıyla gecikmiş olacağından takip konusu alacağın % 20'si üzerinden borçlu davacı tarafın tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı  dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirket ile davalıların murisi ... (... Tekstil) arasında tekstil ürünleri alım satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, işbu ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının nedeni ile taraflarınca davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı ile işbu takip durdurulduğunu, muris ...'ın vefatı sonrasında davalılarca, davacı şirketin yapmış olduğu ödemelere rağmen yapılması gereken mal teslimlerinin yapılmadığı gibi, kötüniyetli olarak, davacı şirketçe bedelleri ödenmiş bulunan senetlerin, icra takibine konu edildiğini, davacı şirketçe Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından görülmekte olan menfi tespit davasının açıldığını, yine davacı şirket ve ... aleyhine kötü niyetli olarak bedelsiz kalmış bonolar dayanak yapılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiğini, işbu icra takibi hakkında da davacı şirketin davalılara borcu bulunmadığının tespiti amacıyla Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası ikame edilmiş mezkur dosya  yine aynı Mahkemenin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin davalılardan, davalıların murisinin ticari defterleri uyarınca 1.138.687,97-TL, davacı şirketin ticari defterleri uyarınca da 872.438,25-TL alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, raporda da yer aldığı üzere, davalıların tespit edilen müvekkiline olan borcunun 1.056,187,97-TL'lik kısmını cari hesaptan çıkartıp kendi hesabı ile kapatması da kötüniyetini, müvekkiline olan borcunu ödeme niyetinin bulunmadığını gösterdiğini belirterek, öncelikle borçlunun borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını, işbu dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Denizli 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların dava konusu takip aleyhine haksız ve mesnetsiz itiraz etmeleri sebebiyle dava konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı  dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalıların murisi arasında tekstil ürünleri alım satımından kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, cari hesap alacağı nedeni ile davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalıların haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, muris ...'ın vefatı sonrasında davalılarca müvekkilinin yapmış olduğu ödemelere rağmen yapılması gereken mal teslimlerinin yapılmadığını, müvekkilince bedeli ödenmiş olan senetlerin icra takibine konu edildiğini, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası ikame edildiğini, müvekkilinin davalılardan, davalıların murisinin ticari defterleri uyarınca 325.646,72-TL, müvekkilinin ticari defterleri uyarınca da 320.646,72-TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalılar müvekkiline olan borçlarını ödememek için süreci uzatmaya çalışmakta olup mal kaçırma teşebbüsü içine girdiğini bu sebeplerle müvekkilinin haklarının korunmasını teminen, borçluların borca yeter tutarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına dayanılarak; \"Mahkememizin ... ve ... Esas sayılı dosyaları yönünden yapılan yargılama neticesinde; her ne kadar davacı tarafça icra takibine konu bonoların  taraflar arasındaki ticari ilişkinin teminatı  olarak verildiği iddia edilmiş ise de; dava konusu bonoların üzerinde teminat olarak verildiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.  Takibe konu bonolar kambiyo senedi vasfında olup, illetten mücerrettir. Bono belli bir borç ikrarını içeren kambiyo senedi olup, bononun belli bir sebeple  düzenlendiğini ve düzenlenme sebebinin gerçekleşmediğini veya bonoda yazılı borcun ödendiğini yasal delillerle ispat külfeti davacı taraftadır. HMK.'nın 200 ve devamı maddelerine göre senede karşı senetle ispat zorunluğu bulunmakta olup, davacı iddiasını yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Buna göre dava konusu senetlerin teminat senedi olarak verildiğine dair davacı yanca yazılı bir delil sunulamadığı gibi bono metninde senedin teminat için verildiğinin düzenlenmediği, dava konusu bonoların  illetten mücerret olduğu, davacı tarafın senedin teminat senedi ya da avans senedi olduğunu yazılı delille ispat edemediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı ancak bonoların davalıların murisine verilmesi nedeniyle davacılara mahkememizce yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır.Aldırılan bilirkişi raporları ve hükme esas alınan 04.04.2022 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre takibe konu senetler ilgi tutularak Denizli  7.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu toplam 389.900,00-TL bedelli bonoların 292.700,00-TL'sinin banka aracılığıyla ödendiği tespit edilmekle bu dosya yönünden davacı borçluların 292.700,00-TL asıl alacak, 107.592,99-TL işlemiş faiz ve 878,10-TL komisyon bedeli yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu toplam 149.000,00-TL bononun 30.000,00-TL'lik kısmının bu senetler ilgi tutularak banka aracılığıyla ödendiği tespit edilmekle davacı borçluların 30.000,00-TL asıl alacak, 23.146,07-TL işlemiş faiz ve 90,00-TL komisyon bedeli yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Asıl ve birleşen dosya yönünden davalıların takibe konu senetleri icra takibe kötü niyetli olarak konu ettikleri ispat edilemediğinden davacıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,<br>Mahkemenin ... ve ... Esas sayılı dosyaları yönünden yapılan yargılama neticesinde; hükme esas alınan 04.04.2022 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre, Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin 11.07.2019 takip tarihinde; davacı şirketin, davalıların murisi ...'dan 872.438,25-TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu tespit edilmekle ... Esas sayılı dosya yönünden davacının davasının kabulüne, Denizli 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin 11.07.2019 takip tarihinde; davacı ...'nun, davalıların murisi ...'dan 148.146,72-TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu tespit edilmekle  birleşen ... Esas sayılı dosya yönünden davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkememizin ... ve ... Esas sayılı dosyalarına konu icra takiplerinde davacı alacaklılar tarafından icra takip talebinde alacakların hangi kalemlerden oluştuğu açıklanmadığından alacağın belirlenebilir ve likit olmadığı sonucuna varılarak davacıların icra inkar tazminatı takdiri taleplerinin reddine\" şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya borcu olmadığı, bilakis alacaklı bulunduğu ve davalılarca haksız ve kötüniyetli olarak, bedelsiz kalmış senetler ile icra takibine geçildiği dosya kapsamında mevcut delil ve raporlar ile ispatlandığını, ancak müvekkillerin davalılara hiçbir borcu olmamasına rağmen ilk derece mahkemesi menfi tespit davalarına konu bonolara yönelik hatalı tespit yaparak menfi tespit davalarının kısmen kabulüne karar verdiğini, yerel mahkemece menfi tespit davalarının kısmen kabulüne dair karar verilmesi sonucu davalılarca bonoların kötüniyetli olarak takibe konulduğunun da ispatlandığı, ancak gerekçesiz olarak kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkillerimizin davalılara borcunun bulunmadığına ve davalıların  haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, <br>Birleşen ... Esas sayılı itirazın iptali davası yönünden; Müvekkili ... tarafından  19.10.2017 tarihinde ... Bankası A.Ş. Aracılığıyla davalıların murisi ...'ın hesabına gönderilen havalede, müvekkili tarafından açıklama kısmına ... Tekstil Borcuna karşılık cari hesaba mahsuben yazılması olup, bu tutarın müvekkilinin davalıların murisi ... arasındaki borç/alacak hesabında dikkate alınmadığını, bilirkişilerin bu tespitinin hatalı olduğunu, ... Tekstil, gerçek kişi tacir olan ...'nun ticaret unvanı olduğunu, ... Tekstil olarak herhangi bir ticaret şirketi bulunmadığını, İlgili ödemenin ... tarafından kendi ad ve hesabına, kendi cari hesap ticareti için yapıldığını, bilirkişilerce ... Tekstil, taraflardan bağımsız üçüncü bir şirket gibi düşünüldüğünü ve bu nedenle de 172.500,00-TL hesaplamaya dahil edilmediğini, müvekkil ...'nun 148.146,72 + 172.500,00 = 320.646,72-TL cari hesap alacağı bulunduğunu, Denizli 8. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki alacaklarının ispatlandığını, yerel mahkemece bu husus değerlendirilmeden beyanları ve itirazları da yok sayılarak, davalıların da bu yönde hiçbir itirazının bulunmamasına ve davalı defterlerinde müvekkilimizin cari hesabında yer almasına rağmen icra takibinin yalnızca 148.146,72-TL asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, <br>Birleşen ... ve ... Esas sayılı itirazın iptali davaları icra inkar tazminatı talepleri yönünden; Borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek durumunda ise alacağın likit olduğunu, cari hesap alacaklarının yüksek mahkeme kararları ile de likit kabul edildiğini, tarafların ticari defterlerinin incelemesi sonucu da görüleceği üzere davalılarca borç miktarının bilindiği,  davalıların, borçlu olduğunu ve borcun miktarını bildiği/bilebilecek durumda olduğu halde borca itiraz etmiş olup yerel mahkeme tarafından da anılan itirazın haksız olduğuna hükmedilmesine ve kaldırılmasına karar verildiğini, tüm şartlar oluşmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen reddine ve kötüniyet ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine dair kısımlarının kaldırılarak asıl ve birleşen davaların kabulüne, davalılar aleyhine kötü niyet ve icra inkar tazminatlarına hükmedilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yazılı bir \"cari hesap sözleşmesi\" davacı tarafça dava dosyasına sunulamadığını, davacı iddialarının ve bu iddialar doğrultusunda hazırlanan mali bilirkişi raporlarının kabul edilemeyeceğini, senetlerde malen kaydı bulunmadığından alacaklı müvekkilin sadece soyutluk ilkesine dayanmasının alacağın ispatı bakımından yeterli olacağını, senedi verirken \"malen\" kaydını yazmayan veya yazmayı tercih etmeyen borçlunun ise bu tercihi veyahut ihmali nedeniyle senet alacaklısının lehine olan senette soyutluk ilkesine dayanarak alacağını ispatlaması yönündeki yerleşik kıymetli evrak hukukuna ilişkin hukuki korumaya katlanmak zorunda kalacağını, Bu nedenlerle olayımızda davacı borçlunun iddia ettiği mallara ilişkin olarak herhangi bir savunma argümanını menfi tespit davası usulüne göre hem ileri sürmesi mümkün olmayıp hem de böyle bir iddiayı ispat imkanı usulen olmadığını, mahkemece davacıya bu kapsamda ticari defterleri hakkında savunma argümanı ileri sürmesine ve ispatına olanak tanınmasına usulen hukuka aykırı olduğunu, kıymetli evrak hukukundaki esasları ile ispat hukuku kuralları ihlal edilerek esas hakkındaki hüküm tesis edildiğini, davacı tarafın müvekkillerine borcu bulunduğunu, hükümde takas-mahsup taleplerinin hiçbir surette değerlendirilmemiş olması usule ve esasa aykırı olduğunu, bilirkişilerin rapor konuda yetersiz kaldıkları ortada olup itirazlarının gerekçesiz biçimde dikkate alınmamasının usule aykırı olduğunu, defterlerin delil olarak kullanılmasına dair şartlar kapsamındaki yemin şartına da yer verilmediğini, tarafların ticari defterleri usulüne uygun tutulmadığından takdiri delil niteliğinde bile olamayacaklarından hükme ve rapora esas alınmamaları gerektiğini, mali bilirkişi raporlarında cari hesap ilişkisi var sayılarak ileri sürülen tespitleri kabul etmediklerini, cari hesap sözleşmeleri yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz ve taraflar açısından sonuç doğurmayacağını, davacı ve davalı arasında her iki tarafın iradesi ile akdedilmiş bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı borçlu tarafın, senetler karşılığında alınan malların teslim edilip edilmediği, senetlerin bedelsiz kalıp kalmadığı hususunda iddialarını ispat olanağına sahip olmadığını,  davalı-alacaklı tarafa bir temerrüt ihtarı da göndermek suretiyle resmi olarak da müvekkilleri temerrüde düşürmesi gerektiğini, takas mahsup taleplerinin değerlendirilmediğini, taraflar arasında özel ticari anlaşmanın dikkate alınmadığını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında davacı tarafın davalılara borçlu olmadığına ilişkin ikrarının bulunmasına rağmen bu hususun değerlendirilmediğini, bu nedenle istinaf isteminin kabulüyle ... Esas (ve birleşen tüm dosyaların) ve 15.06.2022 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilmesini, istinaf istemimi sebebiyle istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icra takip dosyalarındaki takiplerin ve mahkeme ilamının icrasının tehir-i için; söz konusu kararı tehir-i icra talepli olarak istinaf etmiş oldukları hususunun Denizli 7.İcra Müd ... E. sayılı, Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı ve ... E. sayılı takip dosyalarına derkenar şerhi verilerek mahkemece ivedilikle bildirilmesini istemiştir.<br>Dava,  asıl ve birleşen ... Esas sayılı davları yönünden menfi tespit, diğer birleşen davalar yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile; asıl dava ile birleşen ... Esas sayılı menfi tespit davalarında; davaların kısmen kabulü ile kısmen reddi ile davacı yanın kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verildiği, birleşen ... Esas sayılı itirazın iptali davasında; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiği, yine birleşen ... Esas sayılı itirazın iptali davasının ise; kabulüne karar verildiği, itirazın iptali davalarında davacı yanın icra inkar tazminatı taleplerinin ise reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edildiği anlaşılmıştır. <br>Asıl dava ile birleşen ... Esas sayılı menfi tespit davalarında davacı ve davalı vekillerinin istinaf istemlerinin değerlendirilmesinde; <br>Menfi tespit davalarında ispat külfeti kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa aittir. Davalı taraf iddiasını takibe konu bonolara dayandırmıştır. Senetler üzerine malen veya nakden kaydının düşülmediği tespit edilmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatları ve öğretide kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik “bedel kaydı”dır. “Bedel kaydı” kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel defi nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Bonolar, yasanın aradığı şekil şartlarına uyularak, usulüne uygun düzenlenmeleri koşulu ile mücerretlik ilkesi uyarınca, temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak, tek başına alacağın varlığını ispata yeterlidir.<br>Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle somut olaya uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Davacı yan; davaya ve takibe bonoların ticari ilişkinin teminatı olarak verildiğini, bedellerinin ödenmesine rağmen murisin mirasçıları davalılar tarafından takibe konu edildiğini iddia etmiştir. Davalı taraf, takibe dayanak bonoların, cari hesaba ilişkin teminat senedi olduğunu ve bedelsiz kaldığını kabul etmediğine göre; davacı yan takibe konu bonoların teminat amacıyla verildiğini ve bedelsiz kaldığını yukarıda açıklandığı şekilde geçerli delillerle ispat etmek zorundadır. Bunun dışında elinde kayıtsız şartsız borç ikrarını içerir bir bono bulunan davalının ayrıca alacağının nereden kaynaklandığını açıklama mecburiyeti bulunmadığı gibi bonoda yazılı miktarda alacaklı olduğunu kanıtlama yükümlülüğü de bulunmamaktadır. O halde, davacı taraf, dava konusu bonoların iddia edildiği şekilde teminat olarak verildiğini geçerli başka yazılı delillerle ispatlayamamasına (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2021 tarih ve 2020/5900 Esas ve 2021/3916 Karar sayılı ilamı), Mahkemece, banka aracılığıyla ve açıkça ilgi tutularak ödenen senetler yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesine, diğer senetler yönünden ise; senet metinlerinde teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir ibare bulunmaması ve teminat amacıyla verildiği de yazılı delille ispat edilememsine, senetlerin takibe konu edilmesinde davalı mirasçıların ayrıca kötüniyetinin ispatlanamamasına, menfi tespit talepli davalara ilişkin kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık da bulunmamasına göre; inceleme konusu menfi tespit taleplerine ilişkin kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Birleşen ... Esas ve ... Esas sayılı itirazın iptali davalarında davacı ve davalı vekillerinin istinaf istemlerinin değerlendirilmesinde; <br>Davalılar vekilinin istinaf dilekçesince; Taraflar arasında geçerli yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, takas mahsup taleplerinin değerlendirilmediği, ticari defterlerin her iki tarafça da usulüne uygun tutulmamasına rağmen bu defterler esas alınarak hazırlanan mali raporun hükme esas alındığı, taraflar arasında özel ticari anlaşmanın dikkate alınmadığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında davacı tarafın davalılara borçlu olmadığına ilişkin ikrarının bulunduğu, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu hususları istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığında aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği, tarafların ticari defter ve belgelerinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin mal/emtia alışverişine ilişkin değil banka kanalıyla yapılan çek/senet ve EFT ödemelerine ilişkin olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; usulüne uygun tutulduğu belirlenen davacı yan ticari defterlerinde; davacı şirket yönünden 872.48338,25-TL, diğer davacı ... yönünden 148.146,72-TL alacak kaydının bulunduğu, davalı yanın ticari defterlerinin ise; davacı şirket yönünden 2016 yılı ticari defterlerinin mükerrer kayıt içermesi sebebiyle değerlendirilmeye alınamadığı, diğer davacı ... ile olan ticari ilişki kapsamında ise; 2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin hesap bakiyesi birleştirme işlemleri nedeniyle değerlendirilmeye alınamayacağının belirlendiği, davalı yanın ticari defterlerinde; davacı şirketin alacak tutarının 01/09/2016 tarihinde 1.026.187,97-TL olarak göründüğü; ancak muris tarafından 1.056.187,97-TL tutarında kendi işletmesini kendisine borçlandırmak kaydıyla ödeme kaydı gösterilerek borcun kapatıldığı; ancak davalı tarafça bu ödeme kaydına ilişkin ödeme belgesi ya da mal teslimine ilişkin hiç bir delil sunulmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği usulüne uygun tutulmayan ticari defter ve kayıtların davalı aleyhine delil teşkil ettiği, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesinin usulüne uygun tutulduğu belirlenen davacı yan ticari defterleri esas alınarak düzenlenen ve bilirkişi raporu ile belirlenen çek/senet ve EFT ödemelerine ilişkin alacak miktarı nazara alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı yanca dosya kapsamına sunulan sözleşme başlıklı belgenin mutabakat niteliğinde bulunmadığı gibi tarafların ticari defterlerinin fatura/mal teslimine ilişkin kayıtlar içermediğinden denetlenebilir de olmadığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında bulunduğu bildirilen cd dökümlerine ilişkin konuşma içeriklerinin ikrar niteliğinde olmadığı, davalı yanca İlk Derece Mahkemesince takas mahsup talebinde bulunulmadığından HMK.'nın 357/1 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği anlaşılmakla, davalı yanın istinaf istemleri yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ... Esas sayılı dosyasında davacı ...'nun davalıların murisine gönderilen 172.500,00-TL bedelli ödemenin dikkate alınmadığını ve Mahkemece 148.146,72-TL alacağa hükmedilmesinin hatalı olduğu hususu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüşse de; davacı yanca icra takibinde 150.00,00-TL alacak talep edildiği, Mahkemece 148.146,72-TL alacağa hükmedildiği, bu durumda reddedilen kısım 1.853,28-TL olup, 2022 yılı itibariyle istinaf kesinlik sınırı 8.000,00-TL olduğundan davanın reddedilen kısmı itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından 6100 Sayılı HMK'nın 352/1-b. maddesince davacının bu hususa ilişkin istinaf talebinin kesinlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ... Esas ve ... Esas sayılı itirazın iptali davalarında lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ve lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği hususunun istinaf istemi olarak ileri sürülmüşse de; davacı yanca takip taleplerinde cari hesap alacakları ile fazla/teminat amaçlı ödemelerden kaynaklı alacak talep ettiği nazara alındığında; alacak miktarının belirlenebilir olmadığı anlaşılmakla davacı yanın icra inkar tazminatına ilişkin istinaf istemi yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1.maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- Davacı vekilinin birleşen ... Esas sayılı dosyasından verilen ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK.'nın 352/1-b maddesi gereğince  USULDEN REDDİNE, <br>3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60' şar TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70'şer TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL istinaf karar harcının davacılar ..., ... ve  ...'nden ayrı ayrı tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkerelerinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 75.315,45-TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 18.830,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 56.485,45-TL istinaf karar harcının davalılardan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>5-Taraf vekillerinin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince talebi halinde ilgililerine İADESİNE, <br>7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  karar verildi. 19/01/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed688dcc6295e091","SID":"dc7cc4685da03f26"}}