{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2039 Esas<br>KARAR NO: 2024/258 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/953 Esas - 2020/634 Karar<br>TARİH: 26/11/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil banka ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi diğer davalı ...'in  müteselsil kefil sıfatıyla 2.100.000,00-TL limit dahilinde imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 13/09/2018 tarihinde kat edilerek borçlulara Beyoğlu .... Noterliği'nin 13/09/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile 1.175.365,05 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir . Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğine rağmen davalı tarafça davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/11/2020 tarih 2019/953 Esas 2020/634 Karar sayılı kararında; \"........Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel  kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'ne kredi kullandırıldığı, davalı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı şirket ile müteselsil kefil olan davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması, ayrıca alacaklı banka tarafından kredi alacağının teminatı olarak alınan ipotekten dolayı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ipotek borçlusu ... ve lehine ipotek verilen asıl borçlu şirket hakkında takip yapılmış ise de kefilin bu dosyada taraf olmadığı ve dava konusu takibin ipotek takibiyle tahsilde tekerrür oluşmamak kaydıyla başlatılmasından dolayı takibin usul ve yasaya uygun yapılması nedeniyle davalı olan müteselsil kefil tarafından da borç ödenmediğinden nakdi kredi borcundan sorumlu olduğu sabit olduğundan düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan 1.143.618,51-TL asıl alacak(taksitli kredi), 14.053,80-TL işlemiş faiz, 702,69-TL BSMV, 6.460,72-TL asıl alacak(kredi kartı),  71,67-TL işlemiş faiz, 3,58-TL BSMV olmak üzere toplam 1.164.910,97-TL alacaklı olduğu, takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren 1.143.618,51-TL asıl alacağa uygulanacak yıllık %44,24 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi, 6.460,72-TL asıl alacağa uygulanacak yıllık %30,24 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi, uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, davacının fazlaya ilişkin isteminin haksız olduğu; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (1.150.079,23-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....\"gerekçesi ile, 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki;  a) Kredi alacağı yönünden borçlu davalı tarafından 1.143.618,51-TL asıl alacak(taksitli kredi), 14.053,80-TL işlemiş faiz, 702,69-TL BSMV, 6.460,72-TL asıl alacak(kredi kartı),  71,67-TL işlemiş faiz, 3,58-TL BSMV olmak üzere toplam 1.164.910,97-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren 1.143.618,51-TL asıl alacağa uygulanacak yıllık %44,24 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi, 6.460,72-TL asıl alacağa uygulanacak yıllık %30,24 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi, uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Asıl alacağın (1.150.079,23-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme tarafından itiraz edilen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu,  Bilirkişi raporunun 6.sayfasında taksitli kredi yönünden yapılan asıl alacak miktarının tespitine ilişkin hesaplamada asıl alacak tutarı temerrüt tarihi itibariyle 1.143.237,89-TL olarak tespit edildiğini, müvekkili  bankanın ise icra takibinde talep ettiği asıl alacak tutarının hesap kat tarihi itibariyle 1.148.364,99-TL olduğunu, arada 5.127,10-TL fark bulunduğunu,Bilirkişi raporunda aradaki  farkın sebebi yine 6.sayfada Not başlığı altında ;Davacı banka talebiyle yapılan hesaplama arasındaki fark davacı bankanın hesaplamada krediye uygulanan%17.88 oranını dikkate alması gerekirken ödeme planındaki (Ek.6) %20.78 maliyet oranını dikkate almasından kaynaklanmış olup krediyi %17.88 akdi faiz oranından kullandırıp takibi %20.78 maliyet oranından yapılmasını dayanağı davacı banka tarafından dosyada bulunmadığı gibi davacının bu talebinin taraflar arasında imzalanan sözleşmede olup olmadığı tespit edilemediğinden talebinin yerinde olmadığı sayın mahkemenizin takdirlerinde mütalaa olunmaktadır.'' şeklinde açıkladığını, oysa ki müvekkili banka tarafından da bilirkişinin bu tespiti üzerine hesaplar yeniden incelendiğini ancak raporda belirtilen şekilde %20,78 maliyet oranından herhangi bir hesaplama yapılmadığının tespit edildiğini, hesap kat öncesi yapılan faiz hesaplaması ödeme planında belirtilen  akdi faiz olan %17,88 oranından yapıldığını, buna ilişkin hesaplama tablosu da bilirkişi raporuna itiraz  dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, aynı faiz oranı üzerinden aynı yöntemle yapılan hesaplamada farklı tutar çıkması olası görünmediğini, farkın, hesaplama hatasından  kaynaklanmış olabileceği gerekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, yapılan hesaplamanın kontrolü ve hatanın giderilmesi talebinde bulunulduğunu, asıl alacak yönünden eksik yapılan hesaplama asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan feriler yönünden de eksik tutarlar ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğini ancak taksitli kredi yönünden asıl alacak miktarının yeniden hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınması talebinin reddedilerek, mevcut rapor üzerinden karar verildiğini,   İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden ve kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.   Davacı bankanın Maslak Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu ... Ticaret A.Ş. arasında 22.12.2016 tarihinde 600.000 TL limitli, 22.05.2017 tarihinde 1.500.000.00 TL limitli olmak üzere toplamda 2.100.000.00 TL limitli iki adet Genel Kredi Sözleşmelesi imzalandığı, her iki sözleşmeyi davalı ...'in  müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalının her iki sözleşmedeki kefalet miktarının  2.100.000.00,00 TL. Olduğu anlaşılmaktadır.  Anılan sözleşmelerde kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefalet sözleşmesinin  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 583. maddesindeki yasal koşulları kapsadığı,  davalı kefil ... anılan sözleşmelerin akdedildiği tarihde  dava dışı kredi borçlusu ... Ticaret A.Ş.'nin  ortağı/yetkilisi olduğu, bu durumda TBK 584 maddesi uyarınca eş muvafakatinin aranmayacağı ve kefaletin geçerli olduğu, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete 22/05/2017 tarihinde 60 ay vadeli 12.100.000,00 TL. Lik taksitli ticari kredinin kullandırıldığı, kredinin ilk 12 taksidinin ödendiği, kalan taksitlerin ödenmediği, borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya ve davalı kefile Beyoğlu ... Noterliğinden çekilen 13/09/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesiyle hesabın kat edildiği, dava dışı asıl borçlu ve kefile ihtarnamenin 15/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 1 günlük sürenin sonunda 17/09/2018 tarihinde temerrüde düştükleri, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, takibe davalı kefilin itiraz etmesi üzerine somut davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin mahkemenin eksik bilirkişi raporuna istinaden karar verdiğine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde,Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan rapora karşı davacı vekilinin süresi içerisinde itirazlarını içerir beyan dilekçesi sunduğu, beyan dilekçesinde; Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun 6.sayfasında taksitli kredi yönünden yapılan asıl alacak miktarının tespitine ilişkin hesaplamada asıl alacak tutarı temerrüt tarihi itibariyle 1.143.237,89-TL olarak tespit edildiğini, müvekkili  bankanın ise icra takibinde talep ettiği asıl alacak tutarının hesap kat tarihi itibariyle 1.148.364,99-TL. Olduğunu, bilirkişi raporunda aradaki  farkın sebebinin yine raporun 6.sayfasında Not başlığı altında ;'' Davacı banka talebiyle yapılan hesaplama arasındaki fark davacı bankanın hesaplamada krediye uygulanan%17.88 oranını dikkate alması gerekirken ödeme planındaki (Ek.6) %20.78 maliyet oranını dikkate almasından kaynaklanmış olup krediyi %17.88 akdi faiz oranından kullandırıp takibi %20.78 maliyet oranından yapılmasını dayanağı davacı banka tarafından dosyada bulunmadığı gibi davacının bu talebinin taraflar arasında imzalanan sözleşmede olup olmadığı tespit edilemediğinden talebinin yerinde olmadığı,'' şeklinde açıklandığını, oysa ki müvekkili banka tarafından da bilirkişinin bu tespiti üzerine hesaplar yeniden incelenmiş ancak raporda belirtilen şekilde %20,78 maliyet oranından herhangi bir hesaplama yapılmadığının tespit edildiğini, hesap kat öncesi yapılan faiz hesaplaması ödeme planında belirtilen  akdi faiz olan %17,88 oranından yapıldığını, buna ilişkin hesaplama tablosunu dilekçe ekinde ibraz edildiğini, dolayısıyla aynı faiz oranı üzerinden aynı yöntemle yapılan hesaplamada farklı tutar çıkmasının olası görünmediğini, bu nedenle  farkın hesaplama hatasından  kaynaklanmış olabileceği kanaatinde olduklarını beyanla taksitli kredi yönünden asıl alacak miktarı hesaplamasının yeniden yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiştir.Mahkemece 26/11/2020 tarihli duruşmanın ara kararı ile; Düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetimi elverişli olduğundan davacı tarafın rapora itirazlarının reddine karar verildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan bankacı bilirkişi raporunun taksitli ticari kredi yönünden yapılan alacağın tesbiti başlıklı bölümde açıklandığı üzere;  Davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete 22/05/2017 tarihinde 60 ay vadeli 12.100.000,00 TL. lik taksitli ticari kredinin kullandırıldığı, kredinin ilk 12 taksidinin ödendiği, kalan taksitlerin ödenmediği sunulan hesap ekstresinden tesbit edildiği, en son taksit ödemesi yapılan 07/05/2018 tarihindeki 12. Taksit sonrası kalan 1.069.335,61 TL.'ye hesap kat tarihine kadar konu krediye uygulanan 17,88 akdi faiz oranından yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın dava dışı asıl borçlu ve kefilden 13/09/2018 hesap kat tarihi itibariyle asıl alacak tutarının 1.141.237,89 TL. Olarak hesaplandığı, 17/09/2018 temerrüt tarihi itibariyle ise asıl alacak tutarının 1.143.618,51 TL. Olarak hesaplandığı tesbit edilmiş olup yapılan hesaplama ve tesbitin dosya kapsamına, usul ve yasaya göre yerinde olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmakla; Davacı vekilinin  yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda  karar verildiğine yönelik istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında  mahkemece verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabulüne yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d1de8f512bfac46","SID":"517e1e0c5d8af3a4"}}