{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2049 Esas<br>KARAR NO: 2024/259 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/431 Esas - 2021/459 Karar <br>TARİH: 31/05/2021<br>DAVA: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...'nin eşi ve kızı ...'nun babası olan ...'ndan 15.09.2010 tarihinde boşandığını, tarafların boşanırken birlikte çalışıp kazanarak aldıkları ve eşi ...'ın adına tescili yapılan konutun, boşanma sonrasında ortak çocuk ... adına tescili ve ömür boyu kullanma hakkının ise müvekkili ...'nin adına tesis edildiğini, tarafların evlilik birliği süreci içinde eş ...'nun İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi Mimarsinan Köyündeki taşınmazı üzerinde 200.000,00 TL'lik limitli ipotek tesis edildiğini, bu ipoteğe bağlı olarak ... San ve Tic. Ltd. Şti adına ... Bank tarafından kredi kullandırıldığını, kredi borçlusu şirketin krediye ilişkin borçlarını ödeme süresi içinde eksiksiz olarak ödediğini, borç yükünün sona erdiğini ve kurulan ipoteğinde borcun ödenmesi ile sona erdiğini, ipotek konusu gayrimenkulün malikinin değiştiğini ve müvekkilinin kızına devredildiğini, ancak bankanın iyi müşterisini kaybetmemek adına müvekkilinin bilgi ve muvafakatı dışında eski eş ...'a aynı sözleşme üzerinden başka krediler kullandırmaya devam ettiğini, ...Tekstil'e 25.06.2012 tarihinde 117.000,00 TL'lik yeni bir kredi daha kullandırıldığı, borçlu ... Tekstil'in kendine ait olmayan bir gayrimenkulü yeni maliklerinin rızası olmadan rehnedemeyeceğini, ipotek tesis edemeyeceğini, daha sonra kullandırılan kredilerin ödenmemesi dolayısı ile müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini ve kendileri tarafından gerekli itirazların yapıldığını, müvekkilinin kredi borçlusu olmadığını, bu nedenle müvekkilleri yönünden takibin durdurulmasını, geçersiz olarak tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını, menfi tespit davasında müvekkilinin ödeme bulunması ya da ipotekli gayrimenkulün paraya çevrilmesi yolu ile ödeme yapmak durumunda davaya istirdat davası olarak devam edilmesini, müvekkilinin yaptığı ödemelerin iadesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili banka ile dava dışı ... Tekstil arasında akdedilen 18.12.2009 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile tarafların dava dışı ...'nun sahibi olduğu davaya konu taşınmazın müvekkili bankaya ipotek edilmesi karşılığında ... Tekstil'e ticari finansman kredisi açılması hususlarında anlamış olduklarını, ... Tekstil şirketinin ödemelerini sözleşmeye kararlaştırılan şekil ve surette yapmayarak taahhütlerini yerine getirmemesi üzerine, müvekkili banka tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin 09/04/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin ... Tekstil'e, Beşiktaş ... Noterliğinin 27/09/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin kefil ...'na keşide edilerek kredi hesaplarının kat edildiğini, ... Tekstil şirketi tarafından verilen süre içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında şirket aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davacı tarafın 25/06/2012 tarihinde kullandırılan 117.000,00-TL tutarlı krediden bahsettiğini, taşınmazın 2010 yılında ... adına tescil edilmiş olduğundan davacı tarafın sunmuş oldukları ekstrenin ilk bakışta yeni kredi kullandırımı olarak görünse de 117.000,00- TL'nin yeni kredi kullandırımı değil, daha önce açılmış 4 adet kredinin birleştirilerek tek hesapta toplanması nedeniyle oluşan bakiyeden ibaret olduğunu, davacı tarafın kredi borçlusu olmadıklarına, borcun hiç doğmamış olduğuna, gayrimenkulün üzerinde tesis edilen geçerli bir ipoteğin söz konusu olmadığına yönelik beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve kabul edilemeyeceğini, bu nedenle haksız ve iyi niyetten yoksun icra takibine yapılan itirazın iptali ile davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 31/05/2021 tarih 2018/431Esas 2021/459 Karar sayılı kararında; \"....Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın davalı ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 18/12/2009 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiği, dava dışı kefil olan davacı küçüğün babasının bu sözleşmeye ipotek veren sıfatıyla kefil olduğu, kredinin kullanılmasından sonra dava konusu taşınmazın boşanma nedeniyle davacı küçüğe intikal ettiği, bankaya bildirildiği, ancak bildirime rağmen kredi kullandırılmaya devam edildiği, bu nedenle borçtan sorumlulukları olmadığı iddiası ile ipoteğin feki talebine ilişkindir. Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu borcun dava dışı ipotek veren kefilin kullandığı krediye ilişkin olduğu, kullanılan kredilerin tek bir sözleşmeye dayandığı ve ...'nun kefil sıfatıyla imzası bulunduğu görülmüştür. Davacı her ne kadar dava konusu taşınmazın boşanma ile intikal ettiği ve sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de taşınmaz ipotekle birlikte devir alındığı gibi  taşınmazı üzerindeki ipoteğin davalı bankanın dava dışı asıl borçlu şirketin doğmuş ve doğacak kredi alacaklarının teminatı için konulduğu, genel kredi sözleşmelerin çerçeve sözleşmesi olup borcun her hangi bir tarihte sıfırlanmış olmasının sözleşmeyi sona erdirmediği, davalı bankanın bu sözleşmeler çerçevesinde dava dışı asıl borçlu şirkete her zaman kredi kullandırmasının mümkün olduğu, hesap kat ve icra takip tarihi itibariyle dava dışı şirketin davalı bankaya ipotek limiti dahilinde kredi borcu bulunduğu, davacının dava dışı asıl borçlu şirketin doğan borçlarından dolayı ipotek limiti sınırlı olarak sorumlu olduğu, nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2018/1380 Esas  2019/922 Karar sayılı emsal ilamı da bu doğrultuda olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm  kurulmuştur...\"gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile,  müvekkili ...'nin eşi ve kızı ...'nun babası olan ...'ndan 15.09.2010 tarihinde boşandığını, tarafların boşanırken birlikte çalışıp kazanarak aldıkları ve eşi ...'ın adına tescili yapılan konutun, boşanma sonrasında ortak çocuk ... adına tescili ve ömür boyu kullanma hakkının ise müvekkili ...'nin adına tesis edildiğini, tarafların evlilik birliği süreci içinde eş ...'nun İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi Mimarsinan Köyündeki taşınmazı üzerinde 200.000,00 TL'lik limitli ipotek tesis edildiğini, bu ipoteğe bağlı olarak ... ... San ve Tic. Ltd. Şti adına ... Bank tarafından kredi kullandırıldığını, kredi borçlusu şirketin krediye ilişkin borçlarını ödeme süresi içinde eksiksiz olarak ödediğini, müvekkili üzerinde evlilik birliği içinde verdiği rehin izninden kaynaklanan borç yükünün sona erdiğini ve başlangıçta kurulan ipotekle borcun ödenmesi ile kapandığını, Boşanma nedeni ile 08/12/2010 tarihinde ipotek konusu gayrimenkulün malikinin değiştiği, reşit olayan kızına devredip indifa hakkını da boşandığı eşine devrettiği bankaya bilgi olarak verdiğini ancak banka iyi müşterisini kaybetmemek adına müvekkilinin bilgi ve onayı dışında eski eşine krediler kullandırmaya devam ettiğini, yapılan inceleme ... Tekstil'e 25/06/2012 tarihinde 117.000,00.TL yeni bir kredi daha kullandırıldığının görüldüğünü, bu durumun hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve bankanın sorumluluğunda olduğunu, Boşanma sonrası aynı sözleşme ile kredilerin çekilmesi, ödenmesi, ödenmediğinde de müvekkilinin sorumlu tutulmasının hak ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, Evliliğin bitiminden sonra müvekkili bilgisi dışında kullandırılan krediler ve bu kredilerin ödenmemesi dolayısıyla müvekkili hakkında İstanbul ... İcra müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini gerekli itirazların dosyaya yapıldığını, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında kullandırılan krediler sonucu oluşan borçlardan müvekkilinin sorumlu tutulup yeni takip açılmasının kabul edilemeyeceğini, Davanın her aşamasında ileri sürülen krediler kullanan şirket ve kredi kullandıran bankanın dava dosyasına borç miktarını sunmadan yani borç tespit edilmeden ipoteğin asgari limiti olan 200.000,00.TL üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda kredi kullanan gerçek borcu belirtilmemiş borç tespiti yapılmadığını,İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, dava dışı asıl borçlu ...  San ve Tic. Ltd. Şti ve ... aleyhine  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik takipten ötürü davalıya borçlu olunmadığının tespiti ve takibin iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava dışı kredi borçlusu .. San ve Tic. Ltd. Şti ile davalı banka arasında 18/12/2009 tarihli, 200.000,00 TL. Limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, şirket ortağı ...'nun sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefil olunan miktarın 200.000,00 TL. olduğu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...'nun 16/08/2007 tarihinde satın aldığı konut nitelikli davaya konu İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... köyü, ... parsel, ... blok ... no'lu bağımsız bölümü dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı banka arasında imzalanan GKS. Nin teminatı olarak 18.12.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile ... Bankası lehine 1. Derecede 200.000,00 TL'lik limitli ipotek tesis edildiği, ipotek senedinin 1. Maddesinde;''....adı geçenin alacaklı bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarından   200.000,00 TL'na kadar olan kısmı ile bu meblağa ilaveten ve ayrıca bu borçlarla ilgili olarak taahhütnamelerde belirtilen akdi faizleri ile temerrüt faizlerini ve bunların gider vergilerini, komisyonlar ile kredi taahhütnamelerinden doğan her türlü masrafları, icra takip ve yargılama giderlerini, %10 avukatlık ücretini ve bunun gider vergisinin tahsilini teminen 1. Derecede (boş ve serbest dereceden istifade kaydıyla ) fekki bankadan bildirilinceye kadar ipotek vermeyi kabul ettiği, '' ipotek senedinin 10. Maddesinde ise;'' İpotek edilen taşınmaz mallardan biri veya bir bölümü veyahut tamamı üçüncü kişilere devir ve temlik edildiğinde veya taksim vuku bulduğunda yeni malik borcun tamamını veyahut kendi parçasına düşen hisseyi kabul etse dahi TMK. Nun 888-889 maddeleri gereğince tarafıma/za bir ihtar yapılmaksızın bankaya karşı borçluluğumun/uzun devam edeceğini gayrikabili rücu olarak beyan ve taahhütederiz.'' Hükmünün düzenlendiği, davalı bankanın dava dışı ... Tekstil şirketine kullandırdığı kredilerin vadelerinde ödenmemesi üzerine dava dışı kredi borçlusu şirket ve ipotek maliki ...'na  Beşiktaş ... Noterliğinden gönderdiği 09/04/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile toplam 108.201,02 TL. Nakdi, 8.940,00 TL. Gayriakdi ve 232,99 noter masraf alacağının 24 saat için ödenmesi ihtaren bildirilmiştir. Dava dışı ipotek veren kefil ... ile ...'nun 15/09/2010 tarihinde boşandıkları, boşanmanın 01/10/2010 tarihinde kesinleştiği, boşanma protokolü doğrultusunda dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacı küçük ...'na 08/12/2010 tarihinde devir edildiği ve ...'nun da intifa hakkı olduğunun 08/12/2010 tarihinde tapuya tescil edildiği görülmüştür. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine ... Bank A.Ş. tarafından borçlular ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. Ve ... aleyhinde İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 05/07/2013 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu icra takibine geçildiği, borçlu ... adına kayıtlı taşınmazın 08.12.2010 tarihinde ...'na devredilmesi üzerine , örnek 6 nolu icra emrinin ...'na velayeten ...'na tebliğ edildiği anlaşılmıştır.  ...'na velayeten ... tarafından davalı banka aleyhine 18/11/2013 tarihinde İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/1248 Esas sayılı dosyası ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından satışın durdurulması ve borçlarının olmadığının tesbiti talebiyle şikayet davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 16/06/2014 tarih ve  2013/1248 Esas -  2014/761 Karar sayılı kararı ile; Şikayetin REDDİNE, karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12 HD. Nin 27/04/2015 tarih ve  2015/944 Esas -  2015/11183 Karar sayılı kararı ile mahkemece verilen kararın onandığı anlaşılmıştır. Mahkemece, taraf delilleri toplanıp bankacı bilirkişiden kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. HMK 282 maddesinde \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; Banka kayıtlarında yapılan incelemede kredilerden 1 nolu kredi dışında kalan 4 adet kredinin kapanış açıklamalarında, ... numaralı kredi kullanımı ile kapatıldığı açıklamasına yer verildiğini, 2 nolu kredi dışında 3,4 ve 5 nolu kredilerin 08/12/2010 tapu tescil tarihinden sonra verilen krediler olduğu,  davalı bankanın 05/07/2013 takip tarihi itibariyle dava dışı ...'ndan 108.201,02 TL asıl alacak, 343,36 TL işlemiş adi faiz, 20.558,19 TL işlemiş temerrüt faizi, faizin %5'e gider vergisi ve 375,39 TL masraf olmak üzere toplam 130.523,00 TL alacağının bulunduğunun belirtildiği, İpotek senedinin 10. Maddesi doğrultusunda davacının borcu yüklendiğine dair dosya kapsamı itibariyle delil olmasa da ipotek borçlusunun bankaya karşı  borçluluğunun devam edeceği, davacıya devredilen taşınmaz üzerindeki ipoteğin ipotek senedinin 1. Maddesi uyarınca davalı bankanın dava dışı asıl borçlu şirketin doğmuş ve doğacak kredi alacaklarının teminatı için konulduğu, genel kredi sözleşmeleri çerçeve sözleşme olup borcun her hangi bir tarihte sıfırlanmış olmasının sözleşmeyi sona erdirmediği, davalı bankanın bu sözleşmeler çerçevesinde dava dışı asıl borçlu şirkete her zaman kredi kullandırmasının mümkün olduğu, hesap kat ve icra takip tarihi itibariyle dava dışı şirketin davalı bankaya  kredi borcu bulunduğu, davacının dava dışı asıl borçlu şirketin doğan borçlarından dolayı ipotek limiti sınırlı olarak sorumlu olduğu, fekki bankadan bildirilinceye kadar ipoteğin devam edeceği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında  mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bd8cad350acbbd2","SID":"adbeec5de7de7dca"}}