{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/984 <br>KARAR NO: 2023/1433<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/04/2023<br>NUMARASI: 2023/82 Esas -  2023/362 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, İstanbul 13, İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409 E. Sayılı dosyası ile görülen ihalenin feshi davasında; taraflardan ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı firma ticaret sicilinden terkin edilmiş olup; taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam olunması adına şirketin ihyası için dava açmak üzere İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından kayyım olarak atandığını,  İhyası talep olunan ... Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı firma 06.03.2018 tarihli Genel Kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, nihayetinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 06.11.2019 tarih ve 9945 sayılı nüshasında şirketin terkin edildiği ilan edildiğini,  Şirketin ticaret siciline kayıtlı son adresi ... Mah. ... Cad. No:... Beykoz/İstanbul olduğunu, Bilindiği üzere, 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak terkin tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.  Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksız olduğunu,  Davalılardan ..., ihyası talep olunan şirketin tasfiye memuru olduğundan davayı Ticaret Sicil Müdürlüğü ile birlikte tasfiye memuruna da ikame ettiğini, açıklanan nedenlerle  İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409 E. Sayılı dosyasında yargılamaya devam olunabilmesi için; terkin olunan ... Dış Tic. Ltd. Şti. (Mersis no: ...) unvanlı firmanın ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi özetle; müvekkili müdürlüğün tescil taleplerini ilgili Yasa'nın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, bu hususun T.T.K.'nun 32. maddesinde ifade edildiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye süreci eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği \"Yasal hasım\" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle müvekkili yönünden davanın reddini, aksi halde müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesi özetle ; müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, husumet itirazında bulunduğunu, müvekkilinin tasfiye memuru olarak gerekli iş ve işlemleri mevzuat hükümlerine uygun davranılarak gerçekleştirdiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere riayet edilmeksizin açıldığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece;  \"TTK'nun 547 madde hükmü gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek  tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemi yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Tasfiye Halinde ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin sicil dosyası celp edilmiş, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 31/10/2019 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409 Esas sayılı dosyası celp edilmiş, davacı  Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından davalı ... ve ... aleyhine ihalenin feshi davası açıldığı, 26/01/2023 tarihli ara kararı ile davacı şirketin sicilden terkin olunması nedeniyle Av. ...'in kayyım olarak atandığı ve ihya davası açmak üzere yetki verildiği, davanın derdest olduğu, hukuki yararın mevcut olduğu anlaşılmakla; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası  ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 13. İcra hukuk Mahkemesinin 2021-409  esas  sayılı dosyasının yargılaması ve infazı ile sınırlı  olarak ihyasına,  Davalı Tasfiye Memuru ...'ın görevine devam etmesine,  ihya  hususunun Ticaret Siciline tescil ve ilanına\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın taraf teşkili tam olarak sağlanmadan sonuçlandırılmış ve hukuki dinlenilme hakkının  yerine getirilmediğini, mahkemece dava içeriğinin ve davanın kabulüne dair gerekçeler tartışılmadan ve gerekçesiz bir biçimde karar oluşturulduğunu, davacının işbu davası davalıya yöneltilebilinecek davalardan olmayıp, işbu davanın müvekkile yöneltilmek yerine; davanın ihyası istenen şirket hissedarlarına yöneltilmesi veya diğer davalı kuruma yöneltilmesi gerektiğinden davalı açısından işbu davanın reddi gerektiğini, nitekim davalı tarafından ihyası talep edilen şirketin tasfiye memuru olarak gerekli iş ve işlemleri mevzuat hükümlerine uygun davranılarak gerçekleştirildiğini, kaldı ki Mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde işbu davanın zamanaşımı defi nedeniyle de reddi talep edildiği gibi, ayrıca hak düşürücü sürede açılmadığı için de reddi talep edildiğini ancak Mahkemece bu hususlarda tartışılmadan karar verildiğini, yine davanın açılmasına davalı neden olmadığından, yargılama neticesinde davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\".  Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir.\" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... San. ve Dış Tiç. Ltd. Şti'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının 31/10/2019 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, ihyası talep edilen şirketin  açmış olduğu İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409 Esas sayılı ihalenin feshi davasının derdest olduğu ve mahkemece davacının şirketin ihyasına ilişkin dava açmak üzer kayyım olarak atandığı anlaşılmıştır. Davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edilmiş ve TTK geçici 7 maddesi uyarınca terkin edilmemiş olup, bu madde kapsamında düzenlenen hak düşürücü tabi olmadığı gibi AYM'nin  22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde \"silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde\" ibaresi iptal edilmiştir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan  ihya(ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresi de düzenlenmediğinden davalı tasfiye memuru bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi23/03/2022 tarih E: 2022/265 -K: 2022/2291). Tasfiye memurunun  TTK 541/3. maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde şirketin davacı olduğu derdest bir davanın bulunması nedeniyle  tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan davanın hakdüşürücü sürenin geçtiği ve haksız olduğunu belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş is de ileri sürülen bu husular eldeki davada  incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen  istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı tasfiye memuru vekili mazeret dilekçesi sunmuş ise de dilekçe içeriğinde mazerete konu herhangi bir somut bir bilgiye yer vermediği gibi mazeretini tesvik eden bir belgeyi dilekçe ekinde ekinde ve istinaf aşamasında dahi sunmamış olup, davacının da karar verilmesini talep etmesine göre mahkemece duruşmayı mazeret nedeniyle ertelemeden karar vermesi doğrudur. Bu durumda  mahkemece davanın  kabulü ile davaya konu  şirketin  ihyası ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada  tasfiye sürecinden sorumlu olan  tasfiye memurunun  HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması ve  yasal hasım konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğü'nün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı ...  tasfiye memurunun  istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fefcfbff0364c9b5","SID":"6097ecdd4a728ee2"}}