{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR<br> 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2022/807 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/722<br>DAVA\t: Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli <br>DAVA TARİHİ\t: 14/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 16/12/2005 tarihinde kurulmuş olup, ortaklarının..., ... ve müvekkili olduğunu, 2010 ve sonrası dönemde fiili olarak diğer ortaklar tarafından kiralayan Makine Mühendisleri Odasının davacıyı görmek istemediği, yoksa kira sözleşmesini feshedeceği gibi ve benzeri iddialar ile müvekkilinin bilinçli olarak şirket yönetiminden uzaklaştırıldığını, müvekkilinin bu süreçte  sürekli olarak talep etmesine rağmen şirketin ekonomik durumuna dair bilgi, belge ve diğer ticari mali hususlarda alınan kararlar, kar payları ve finansal tablolara ilişkin olarak diğer ortaklardan bir cevap alamadığını, 04/07/2022 tarihli ihtarname ile bazı belgelerin gönderilmesinin talep edilmesine rağmen cevap verilmediğini, haricen öğrenilen 19/07/2022 tarihli toplantıya vekaleten katılım sağlanarak, alınan kararlara muhalefet şerhinin konulup  red oyu kullanıldığını, TTK'nun 414(1) maddesi hükmüne rağmen ortaklar kurulu toplantısı çağrısının ve davetinin usulüne uygun şekilde ve şirketin resmi internet sitesinde ilan yapılmadığını, ortaklar kurulu toplantısı çağrısının yetkili müdürler tarafından yapılmamış olup, daveti yapan müdürlerin müdürlük sıfatının hukuka uygun olmadığını, müdürlerin seçildiği 03/12/2015 tarihli genel kurul toplantısı kararının, davacının imzasının taklit edilmek sureti ile sahte imza ile alınması nedeni ile sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, bu konuda yaptıkları suç duyurusu ile ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma nolu dosyasında yapılan soruşturmanın devam ettiğini, ortaklar kurulu toplantısı öncesi şirketin mali durumunu gösterecek evraklar ve kayıtların müvekkiline iletilmediği gibi, şirket merkezinde de hazır edilmediğini, pay sahiplerinin genel kurulda oylarını bilinçli bir şekilde kullanabilmeleri için şirket işlerine dair geniş bilgiye sahip olmaları gerektiğini, TTK'nun 437. maddesine uyulmamasının genel kurul kararının iptali sonucunu doğuracağını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma nolu dosyalarında, müvekkili adına atılan sahte imzalarla ilgili soruşturmaların devam ettiğini, bunun yanında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma nolu dosyasında yaptıkları şikayet sonucu haksız rekabet, güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık şirket hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgi verme ve tespit edilecek diğer suçlar nedeni ile yapılan soruşturmanın devam etmekte olduğunu, davaya konu toplantının üçüncü maddesinde şirket sermayesinin arttırılması ve ana sözleşmenin altıncı maddesinin görüşülüp, sermayenin 10.000-TL'den 500.000-TL'ye çıkarılmasına, arttırılan 490.000-TL'nin geçmiş yıl karlarından karşılanmasına oy çokluğu ile karar verildiğini, sermaye artışı kararının asıl nedeninin, şirket ortağı davacının hisselerini hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak azaltma amacı ile diğer ortaklar lehine olacak şekilde yükseltmeye çalışmak olduğunu, şirketin mali kaynakları ve aktif varlığının, diğer ortaklar tarafından, kendileri ve üçüncü kişiler adına kurdukları ve hisselerini devredilmiş gösterdikleri şirketlere hukuka aykırı şekilde transferler yapılarak şirkete zarar verildiğini, bu konuda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma nolu dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, şirket müdürlerinin önce kendileri sonrasında ise akrabaları üzerine hisse devirleri yaparak faaliyetlerine devam ettirdikleri şirket ile müvekkilinin ortağı bulunduğu şirket arasında hukuki ve fiili bağ varmış gibi göstermek amacıyla davalı şirketin işletici olduğu restaurantın adını ... olarak değiştirdiklerini, bu hususun dahi tek başına haksız rekabeti ortaya koyduğunu, bu işlemlerden doğan zarar nedeni ile açacakları tazminat davaları için zorunlu arabuluculuk başvurularını yaptıklarını, davalı şirketin ağır vergi, kira ve Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlarının mevcut olup, bu hususta müvekkilinin, şirketi ibra etmesinin olanaklı olmadığını, davalı şirket nezdinde tahakkuk eden vergi borçlarının 19/07/2022 tarihli ortaklar kurulu toplantısı sırasında haricen öğrenilmiş olup, müvekkilinin şirketin yıllık faaliyet raporlarını, yıllık bilançolarını, gelir gider cetvellerini ve finansal tablolarını ibra etmesinin mümkün olmadığını, şirket yöneticilerinin şirketin zararına olacak şekilde hukuka aykırı faaliyetleri nedeniyle şirketi mali ve idari yönden yönetemediklerinin açık olup, bu sebeple şirket yönetimine kayyım atanması gerektiğini bildirmiş, öncelikle şirket yönetimine tedbiren kayyım atanmasına, 19/07/2022 tarihli genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA:<br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davalı şirketin 16/12/2005 tarihinde kurulmuş olup, şirket müdürleri... ve ...'ın müşterek imzası ile temsil ve ilzam olunduğunu, davanın TTK'nun 445. maddesine belirtilen üç aylık süre içinde açılmaması nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının kendi isteği ve iradesi ile yönetimden uzaklaştığını,  şirkete karşı olan görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, davacının bilgi alamadığına ilişkin iddiasının kötü niyetli olup, bu konuda 2022 tarihli ihtarname dışında hiç bir somut delil sunmadığını, genel kurul toplantısı çağrısının Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilip, davacıya posta ile tebliğ edilmiş olması nedeni ile toplantı çağrısı ve davetinin usulüne uygun şekilde yapıldığını, şirketin resmi internet sitesinin güncel olmadığından aktif olarak kullanılmaması nedeni ile toplantı ilanının internet sitesinde yayınlanmadığını, çağrının usulüne göre yapılmadığını iddia eden ortağın aynı zamanda bu aykırılığın genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu kanıtlamasının gerektiğini, çağrı usulüne uyulmamasının başlı başına alınan kararların iptali için yeterli olmadığını, ortaklar kurulu toplantısı çağrısının 03/12/2015 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında çoğunluk oyuyla seçilen yetkili müdürler tarafından yapıldığını, 2015, 2018, 2022 tarihli ortaklar kurulu kararlarının, olağan ya da olağanüstü genel kurul toplantıları olmadığını, bu toplantılarda alınan kararların... ve ...'ın oylarıyla ve %70 çoğunluk oyu ile alındığını, davacının oyunun alınan kararlara etki etmediğini, sahte imza ile elde edilecek herhangi bir menfaatin ve davacının imzasının atılmasının söz konusu olmadığını, davacıya bilgi alma ve inceleme hakkının tanındığını, davacının şirketten fiili olarak uzaklaştırılmasının söz konusu olmadığını, kendi iradesi ile toplantılara katıldığını ya da katılmadığını,\tdavacının keşide ettiği ihtarnamede tam olarak ne istediğinin anlaşılamaması nedeni ile kendisine bilgi verilemediğini, ayrıca faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablosunun şirket merkezinde hazır olmasına rağmen gelip incelemede bulunmadığını, davacının müdür  olduğu dönemde dahi bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadığını, ihtarmane dışında yazılı veya sözlü bir talebinin olmadığını, finansal tabloların müzakeresini ve buna bağlı konuların ertelenmesini dahi talep etmediğini, şirketin mali konuları hakkında bilgi alamadığı iddiasını ispatlayan bir somut delilin varlığının mevcut olmadığını, davacının şirketin içinin boşaltılmak amacı ile şirketler kurulduğu ve bu şirketlere  yasal olmayan yollarla para aktarıldığı iddialarının kabulünün mümkün bulunmadığını, adı geçen firmalarla ticari ilişki dışında herhangi bir iş ve işlemin bulunmadığını, davacı tarafından bu konuda somut bir delil sunulmadığını, davacı tarafın sermaye artırımı kararına yönelik iddialarının kabulünün mümkün olmayıp, kararda artırılan sermayenin geçmiş yıl karlarından karşılanmasına ve ortakların sermaye paylarının korunmasına karar verildiğini, davacının seramye payının azaltılmayıp aynen korunduğunu, şirketin 10.000 TL sermaye ile ticari faaliyetinin devam etmesinin imkansız hale gelmesi nedeni ile sermaye artırımına gidildiğini, kararların oy çokluğu ile alınmasında yasaya aykırılık bulunmadığını, şirketin borcu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şirkete kayyım atanmasını gerektirecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Dava; davacının, ortağı olduğu davalı şirketin, 19/07/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların, iptali istemine ilişkindir.  <br>TTK'nun 622(1) maddesinde anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin TTK hükümlerini, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağı, TTK'nun 617(1) maddesinde genel kurulun müdürler tarafından toplantıya çağırılacağı, şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurulunun olağan üstü toplantıya çağırılacağı, 620. maddede ise kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dahil, tüm genel kurul kararlarının, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı düzenlenmiştir.<br>Cevap dilekçesinde, davanın üç aylık süre içinde açılmadığı iddia edilmiş ise de; toplantı tarihinin 19/07/2022, dava tarihinin 14/10/2022 olduğu gözetildiğinde davanın, TTK'nun 445. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde açıldığı belirgin olmakla, davalı tarafın aksine iddiasında haklılık yoktur.<br>TTK'nun 447(1) maddesinde butlana tabi genel kurul kararları sayılmış, TTK'nun 446 (1/a) maddesi uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunan ortakların alınan kararlara karşı iptal davası açabilmeleri için ret oyu kullanmış ve muhalefetlerini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olmaları gerektiği belirtilmiş, aynı fıkranın b bendinde toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın ilgili bentte gösterilen hallerin varlığı halinde pay sahiplerinin iptal davası açabilecekleri düzenlenmiştir.<br>Cevap dilekçesinde, davaya konu toplantı çağrısının 03/12/2015 tarihli genel kurul toplantısındaki davacıya ait imzanın sahte olmasına bağlı olarak bu toplantıda seçilen müdürlerin seçimindeki usulsüzlük nedeni ile yetkisiz müdürler tarafından yapılmış olduğu iddiası ile toplantının ve alınan kararların geçersiz olduğu iddia edilmiştir. 03/12/2015 tarihli genel kurul kararlarının sahtelik nedeni ile iptaline karar verilmediği gibi, ticaret sicil kayıtlarına göre çağrıyı yapan şirket müdürlerinin şirketi temsil ilzama yetkili olup, genel kurul çağrısı yapma yetkilerinin bulunması yanında, toplantının, davacıya çağrı davetiyesi gönderilerek ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmek sureti ile usulüne uygun çağrı ile tüm ortakların katılımıyla yapıldığı göz önünde tutulduğunda, davaya konu genel kurul kararlarının geçersiz sayılmasını gerektirecek usulsüzlüklerin bulunmadığı anlaşılır olmakla davacı tarafın, aksi yöndeki iddialarında haklılık görülmemiştir. <br>Davaya konu genel kurul toplantısı, davacıyı vekaleten temsil eden vekilinin de  katılımı ile ortakların tamamının hazır bulunması ve temsil edilmesi suretiyle yapılmıştır. Toplantı, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 mali yıllarına ait olağan genel kurul toplantısı niteliğindedir. Davacı tarafça, davacının çağrılmadığı, kendisine tebligat yapılmadığı, toplantı gününün ilan edilmediği iddia edilerek alınan kararlın geçersiz olduğu iddia edilmiş ise de; bilirkişi raporunda da ayrıntıları açıklandığı üzere toplantının, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği gibi davacıya çağrı davetiyesinin 08/07/2022 tarihinde tebliğ edilip, davacının vekili aracılığıyla toplantıda temsil edildiği dikkate alındığında, çağrının usulüne uygun yapıldığı gibi, çağrıdaki usulsüzlüklerin başlı başına kararların iptali nedeni olmaması yanında, toplantının çağrısız toplantı niteliğinde olduğu kabul edilse dahi tüm ortakların katılımı nedeni ile alınan kararların geçersiz kabul edilmesi mümkün olmamakla, davacı tarafın aksine iddialarında haklılık yoktur.<br>Davaya konu genel kurul toplantısında alınan kararlar, TTK'nun 446 (1) maddesi uyarınca butlana tabi nitelikte kararlar olmayıp, ancak iptali talep edilebilecek nitelikte kararlardır. Toplantıda alınan bütün kararlara, davacı vekili tarafından ret oyu kullanıldığı gibi oylamalar sonrasında muhalefet şerhlerinin de tutanağa kaydettirildiği, buna göre    TTK'nun 446 (1/a) maddesinde düzenlenen özel dava şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla, dava esastan incelenmiştir. <br>Dava konusu edilen genel kurul kararlarının niteliğine göre uzman bilirkişiler atanarak  dosyada toplanan delil ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan rapor ve dosyada toplanan tüm deliller ile ilgili yasal mevzuat ve davalı şirkete ait ticaret sicil kayıt örnekleri ile şirket ana sözleşmesi göz önünde tutularak uyuşmazlık çözülmüştür.<br>Bilirkişiler sundukları raporda; genel kurul toplantısı ilanının Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, 08/07/2022 tarihinde davacıya çağrı davetiyesinin tebliğ edildiğini, çağrının usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının bilgi alma hakkını kullanamadığına ilişkin iddialarını kanıtlayamadığını, finansal tabloların kanunda belirtilen sürede pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulmuş olduğunu, sermaye artırımı kararının şirketin mali durumuna ve ülkemizdeki  ekonomik koşullara uygun olduğunu,  toplantı tutanağının bir, iki ve üçüncü maddelerinde alınan kararların, kanun, ana sözleşme ve  dürüstlük kurallarına aykırı olmadığını,  dört, beş, altı ve yedinci maddelerinde alınan kararların, oy yoksunluğu nedeni ile yokluk ile malul olduğunu bildirmişlerdir.<br>Davacı tarafça, dava dilekçesinde, davalı şirketin TTK'nun 437. maddesine aykırı olarak davacıya bilgi edinme hakkının kullandırılmadığı, defter ve kayıtların bir örneğinin gönderilmediği, incelemeye hazır bulundurulmadığı, bu nedenle toplantıda alınan genel kurul kararlarının iptal edilmesi gerektiği iddia edilmiştir. Bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacının TTK'nun 437. maddesinde belirtilen süre içinde şirkete giderek bu maddede belirtilen belgeleri inceleme talebinde bulunup, belgelerin hazır olmadığı veya kendisine incelettirilmediğine ilişkin  hiçbir delil ve belge sunmamış olması ile davalı tarafça belgelerin kanunda belirtilen süre içinde hazır bulundurulduğuna ilişkin açıklamanın aksinin kanıtlanamadığı, davacı tarafça keşide edilen 04/07/2022 tarihli ihtarnamenin içeriği gözetildiğinde, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmemesinin ve defter kayıt bilgileri ile istenen belge örneklerinin davacıya gönderilmemesinin davacının bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğini kanıtlar nitelikte belge olmadığı, TTK'nun 437. maddesinde yazılı  belgelerin, paydaşlara bir örneğinin gönderilmesi gerektiği konusunda bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeni ile davalı şirketin belge örneklerini davacıya göndermesi konusunda bir yasal yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının şirkete giderek gelir tablosu ile bilançonun bir örneğini istediği ve kendisine verilmediği yönünde bir iddiası bulunmadığı gibi bu konuda hiçbir delil ve belgeyi dosyaya sunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, TTK'nun 437. maddesinde düzenlenen bilgi alma ve inceleme hakkını ve bu maddede belirtilen belgelerin kanunda belirtilen süre içinde hazır bulundurulduğunun kabulünün gerektiği dikkate alınarak, davacının aksine iddialarının kanıtlanamaması nedeni ile davacı tarafın, TTK'nun 437. maddesine aykırılık nedeni ile kararların iptali isteminde haklılık görülmemiştir.<br> Dava konusu olağan genel kurul toplantısı, 19/07/2022 tarihinde yapılmış, toplantıya %40 'ar pay sahibi yönetici ortaklar... ve ... ile %30 pay sahibi ortak davacı, vekili aracılığıyla katılmıştır. Buna göre toplantı nisabı açısından iptali gerektirir bir yasal neden yoktur.<br>Davaya konu toplantı tutanağının bir nolu gündem maddesi, toplantı başkanı seçimine ve iki nolu gündem maddesi, toplantı başkanına tutanakları imzalama yetkisi verilmesine ilişkin olup, her iki kararın davacı tarafın ret oyuna karşılık diğer ortakların kabul oyu ile alınmasında karar nisabına uygunluk bulunduğu gibi kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına bir aykırılık bulunmadığı açık ve anlaşılır olmakla, davacı tarafın bu kararla yönelik iptal isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Toplantı tutanağının üçüncü maddesinde; şirket sermayesinin artırılarak 10.000,00 TL'den 500.000,00 TL'ye çıkarılmasına, artırılan sermayenin geçmiş yıl karlarından karşılanmasına, davacı tarafın ret oyuna karşılık diğer iki ortağın kabul oyu ve oy çokluğu ile karar verilmiştir. Karar nisabı kanun ve ana sözleşme hükmüne uygundur. Davacı tarafça, kararın, davacının payını küçültmeye yönelik olarak alındığı iddia edilmiş ise de, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere şirket sermayesinin, şirket karından karşılanmak üzere artırılmasına karar verilmesi nedeni ile bütün ortakların önceki payları değişmeksizin ve korunarak sermayenin artırıldığı, ülkemizdeki enflasyon nedeni ile sermayenin korunması ilkesi karşısında önceki sermaye miktarının anlamsız kalıp, şirketin kısa vadeli borçları ve satış rakamları karşısında şirket sermayesinin, kararda belirtilen miktara çıkarılmasında, davacının ve şirketin de yararının bulunduğu belirlenmiş olmakla, karar, kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığından, davacı tarafın aksine iddialarında haklılık görülmemiş ve kararın iptali isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Toplantı tutanağının dördüncü maddesinde 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 mali yıllarına ait yıllık faaliyet raporunun ve beşinci maddesinde aynı yıllara ait bilanço ve gelir gider cetvelleri ve finansal tabloların okunup, müzakere edilmesine ilişkin oy çokluğu ile karar alınmış olup, bu maddelerdeki kararlar, TTK'nun 424(1) maddesinde belirtilen  faaliyet raporları ile bilanço ve gelir gider cetvelleri ve finansal tabloların onaylanmasına ilişkin bir karar niteliğinde değildir. Tutanağın altı ve yedinci maddelerinde bu belgelerin onanması niteliğinde bir karar alınmayıp, yalnız bu belgelere bağlı olarak şirket yöneticilerinin ibra edilmeleri konusunda kararlar alınmış olup, toplantıda adı geçen belgelerin onaylanması konusunda ayrıca bir karar alınmadığı dikkate alındığında, tutanağın dört ve beşinci maddelerinde alınan kararın yalnız belgelerin okunup, müzakere edilmesi ile ilgili olduğu, belgelerin okunup, müzakere edilmesinde kanun ve ana sözleşme kurallarına aykırılık bulunmadığı göz önünde tutulduğunda, tutanağın dört ve beşinci maddelerinde iptale konu olabilecek bir onaylama kararının alınmadığı, belgelerin okunması ve müzakere edilmesine ilişkin kararın iptale tabi olmadığı açıktır. Bir başka deyişle tutanakta ilgili yıllara ilişkin faaliyet raporları ile bilanço ve gelir gider cetvelleri ve finansal tabloların yalnızca okunup, müzakere edilmesinin, bu belgelerin onaylanması anlamına gelmediğinden ve toplantı tutanağının altıncı ve yedinci maddelerinde bu belgelere bağlı olarak şirket yöneticilerinin ibrası oylamasının ayrıca yapılmış olması nedeni ile tutanağın dört ve beşinci maddelerinde ilgili belgelerin okunması ve müzakere edilmesinden sonra yapılan oylamada iptale konu olabilecek alınmış bir karar bulunmadığından, bilirkişi raporunda bu iki kararın, batıl oldukları konusundaki tespit doğru görülmemiş ve davaya konu toplantı tutanağının dört ve beşinci maddelerindeki oylamaların ilgili belgelerin onaylanmasına ilişkin bir karar niteliğinde bulunmadığı, yalnızca okunup, müzakere edilmelerinden sonra oy çokluğu ile alınan kararın, iptale tabi olabilecek nitelikte bulunmaması nedeni ile davacı tarafın bu maddelere yönelik iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Toplantı tutanağının 6. ve 7. maddesinde alınan karar; 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 mali yıllarına ait faaliyet raporu, bilanço ve gelir gider cetvelleri ve finansal tablolar nedeni ile şirket yöneticileri... ve ...'ın ibrasına ilişkindir. <br> TTK'nun 436(2) maddesinde yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kararlarda, kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları, TTK'nun 424(1) maddesinde ise bilançonun onaylanmasın ilişkin genel kurul kararının, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrasının sonucunu doğuracağı, bununla beraber bilançoda bazı hususların hiç veya gereği gibi belirtilmemesi veya bilançonun şirketin gerçek durumunun görüşülmesine engel olacak bazı hususları içermesi ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onamanın ibra etkisini doğurmayacağı düzenlenmiştir.<br>Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut dava yönünden, toplantı tutanağının altı ve yedi nolu kararların, tutanakta belirtilen belgeler nedeni ile yönetici ortaklar... ve ...'ın ibra edilmelerine ilişkin olup, ayrıca ilgili belgelerin TTK'nun 424(1) maddesi uyarınca onaylanması yönünde karar alınmadığı dikkate alındığında, kararda belirtilen belgelere bağlı olarak şirket yöneticilerinin ilgili mali yıllara ilişkin olarak ibra edilmiş olmaları nedeni ile kararların, TTK'nun 436(2) maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.  <br> Ticaret sicil kayıtları ile, 03/12/2015 tarihi öncesi, davacı ve diğer iki ortağın, şirket yöneticisi olup, bu tarihten sonra yalnız davacı dışındaki diğer ortakların, şirket yöneticisi oldukları bellidir. Öncelikle, 03/12/2015 tarihinden önceki ve bu tarihten sonraki kararlara konu mali yıllar için davacı dışındaki diğer şirket ortaklarının, şirket yöneticisi sıfatının bulunduğu ve ibra kararlarının yalnız davacı dışındaki şirket ortaklarının ibrasına yönelik olduğu dikkate alındığında, TTK'nun 436(2) maddesi uyarınca davacı dışındaki diğer şirket ortaklarının, karara konu bütün mali yıllar için kendileri ve birbirleri hakkında oy kullanamayacakları gibi davacının dahi yönetici olduğu yıllar yönünden kendisi dışındaki diğer yönetici ortaklar hakkında oy kullanması mümkün olmadığından toplantı tutanağının altı ve yedinci maddelerinde oy çokluğu ile alınan her iki ibra kararının TTK'nun 436(2) maddesine aykırılığı nedeni ile batıl olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı,  toplanan deliller, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen gerekçeli, ayrıntılı, hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu ile; davalı şirketin tüm ortaklarının, asaleten ve vekaleten katılımı ile gerçekleştirilen davaya konu genel kurul toplantısının, davacıya yapılan usulüne uygun çağrı ile yapıldığı, çağrısız olarak yapıldığının kabulü halinde dahi tüm ortakların katılımı ile yapılmış olması nedeni ile davacı tarafın toplantının geçersiz olduğu iddiasında haklılık bulunmadığı, toplantıda, yöneticilerin ibra kararı dışında  yokluk hükmüne tabii nitelikte bir karar alınmadığı gibi kararların, bütünüyle iptalini ve toplantının geçersiz sayılmasını gerektirecek yasal bir nedenin varlığının bulunmadığı, davacı tarafın bilgi alma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddialarını kanıtlayamadığı, dava dilekçesinde şirket yöneticilerinin, haksız rekabete aykırı, şirketi zararlandırıcı işlemler ile sahte işlemler yaptığı konusundaki iddialara ilişkin olarak toplantıda ibra kararı dışında bir başka bir karar alınmadığı, bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmalara ilişkin dosyaların sonucunun beklenmesinin gerekmediği gibi davacı tarafın, şirkete tedbiren yönetici kayyım atanması isteminin bu konuda oluşturulan ara kararda belirtilen gerekçeler çerçevesinde usul ve yasaya uygun bulunmaması nedeni ile talebin reddinin gerektiği, toplantı tutanağının altı ve yedinci maddelerinde alınan şirket yöneticilerinin ibrasına ilişkin kararların, oydan yoksunluk halini düzenleyen TTK'nun 436(2) maddesine aykırı olarak alınmış olması nedeni ile batıl olduğu, tutanağın dört ve beşinci maddelerine iptale konu olabilecek nitelikte bir karar alınmadığı, tutanağın iki, üç ve dördüncü maddelerinde alınan kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davaya konu altı ve yedi nolu kararların batıl olduğunun tespitine, bu kararlar dışında dava konusu diğer kararların ve toplantının geçersizliği nedeni ile iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>Davalı  ... 'nin davaya konu 19/07/2022 tarihinde yapılan 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 mali yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısı tutanağının altıncı maddesinde faaliyet raporları yönünden şirket yöneticilerinin ibrası ve yedinci maddesinde bilanço ve gelir gider cetvelleri ve finansal tabloları yönünden şirket yöneticilerinin ibrasına ilişkin kararların batıl olduğunun tespitine,<br>2-Davanın KISMEN REDDİ ile; <br>Bir nolu hükümde batıl olduğunun tespitine karar verilen genel kurul kararları dışındaki tüm kararlar yönünden; davacı tarafın, kararların iptaline yönelik fazlaya ilişkin istemi ile toplantının geçersizliği nedeni ile iptali isteminin reddine, <br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 80,70 TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 189,15‬ TL harcın, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  <br>4-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davanın kabul edilen bölümü için; davacı yararına takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davanın reddedilen bölümü için; davalı yararına takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin,  davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 95,00 TL on adet elektronik tebligat gideri, 42,00 TL bir adet tebligat gideri, 2,00 TL kep reddiyatı, 48,50 TL dosya masrafı posta ücreti, 2.200,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 2.387,5‬0 TL yargılama giderinden 2/7'inin karşılığı olan 682,14‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5/7'inin karşılığı olan 1.705,36 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,    <br>8-Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, <br>Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/10/2023 <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br>e-imza <br>Katip ...<br> e-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d121985b7a3c1491","SID":"8e2ca0e811971a8a"}}