{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/2376 <br>KARAR NO: 2024/39 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/09/2023<br>NUMARASI: 2023/602 Esas - 2023/700 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 03/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkili şirkete ait aracın maddi hasar gördüğünü ve onarılması için ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan ... Sigorta AŞ'ye başvurulup,  94.613,15 TL bedel fatura edildiğini, tutarının yalnızca 31.620,00 TL'sinin sigorta şirketi tarafından ödenmesi üzerine, bakiye 44.613,15 TL tutarındaki toplam zararın yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsilini dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacının arabuluculuk yoluna başvurmaksızın doğrudan işbu davayı açmış olması karşısında TTK 5/A hükmüne atfen 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A madde hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, görevsizlik kararı sonrasında arabuluculuk başvurusu yapılmasına rağmen henüz arabuluculuk toplantısı yapılamadığını, dava, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/602 Esas sayılı dosyaya gönderilmesi sonrası arabuluculuk son tutanağının gönderilmesi talep edilmiş olmasına rağmen mahkemeye arabulucuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin tamamlanmasına ilişkin süre verilmesinin talep edildiğini, dava açıldığı esnada, işbu davada görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunun bilinmesi mümkün olmadığı gibi Yargıtay içtihatları incelendiğinde uyuşmazlığa konu olayın ticari işletmeyle ilgisinin olmaması durumunda ticari davanın söz konusu edilemeyeceğini,   uyuşmazlıkta davacı ve davalı taraflar tacir olmakla birlikte, tarafların yalnızca tacir olmasının haksız fiile, ticari eylem niteliği kazandırmayacağını, davanın Yargıtay içtihatları doğrultusunda görevli olduğu düşünülen Asliye Hukuk Mahkemelerinde açıldığını, bilindiği üzere Asliye Hukuk'ta görülmekte olan davalarda arabuluculuk zorunluluğu bulunmadığını,  mahkeme tarafından taraflarına bir haftalık kesin süre verilmesine rağmen bu süre beklenmeden dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesinin de hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası sonucu araç değer kaybından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Somut olayda, dava ilk olarak 21/03/2023 tarihinde İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, Mahkemece 08/06/2023 tarih ve 2023/78 Esas  2023/156 Karar sayılı kararıyla Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dava dosyasının 15/09/2023 tarihinde tevzi edildiği Mahkemece yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş ve 21/09/2023 tarihinde karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazı sonrasında 30/10/2023 tarihinde verdiği dilekçe ekinde sunduğu arabuluculuk son tutanağına göre davacı vekili tarafından 21/09/2023 tarihinde arabulucuya başvurulduğu, tarafların anlaşamadığına dair son tutanağın ise 17/10/2023 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Eldeki dosyada, görevsiz mahkemede yargılama aşamasında bu eksikliğin giderilmediği görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinde de davanın esasına girildikten sonra arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından Mahkemece dava şartı yokluğundan red kararı verilmesi yerindedir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan Tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0384885ae55d2c22","SID":"e591c6d4b5f1442b"}}