{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1967 Esas<br>KARAR NO: 2024/158<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/07/2020<br>NUMARASI: 2017/888 Esas, 2020/385 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalı şirkete ait araçların ihlalli geçişleri nedeniyle, geçiş ücretleri ve 10 katı oranında ceza tutarının tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının borcun tamamına itiraz ettiğini, araçların OGS veya HGS'den geçiş ücretinin tahsil edilememesi ve OGS/HGS ile ilgili anlaşmalı bankadan provizyon alınamaması halinde gişedeki bariyerin açılmadığını ve gişe memurunun nakit yada kart ile ödeme talep ettiğini, ödeme gerçekleşmezse bilgilendirme amaçlı ihlalli geçiş bildiriminin sürücüye teslim edildiğini, ihlalli geçişi takiben 15 gün içinde ödeme yapılması halinde ceza tahakkuk ettirilmediğini, müvekkili şirketin 15 günlük sürede ödeme yapılmaması halinde araç sahiplik bilgisine ulaşabildiğinden, bu sürede araç sahiplerine bilgilendirme yapma imkanı olmadığını, 6001 Sayılı Yasa'nın 30/5. fıkrası uyarınca müvekkili şirketin geçiş ücreti ve on katı tutarında ceza tutarının genel hükümlere göre tahsil edeceğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevabında;  idari para cezalarının tahsil yetkisinin şirkete devredilemeyeceğini, geçiş ücretinin ödenmesi için tanınan onbeş günlük sürenin geçiş tarihinden başlamasının Anayasaya aykırı olduğunu, on beş günlük ödeme süresinin ihlalli geçişin tebliğinden itibaren başlaması gerektiğini, müvekkilerinin araçlarının ihlali geçiş yapmadığını, davacının ihlalli geçiş yapıldığını ispatlaması gerektiğini, gişelerdeki sistemlerin HGS-OGS'yi okumaması nedeniyle birçok kimsenin mağdur olduğunu savunarak davanın reddine, davacının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı şirkete ait araçların davacının işlettiği otoyoldan ihlalli geçişinin tespit edildiği, bu nedenle 4.077,05 TL geçiş ücreti ile yasal değişiklik nedeniyle dört katı ceza tutarı yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile toplam 20.201,65 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine, alacak likit olmadığından icra tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dava tarihi itibarıyla geçiş ücretinin on katı tutarında ceza tutarını talep etmekte haklı olduklarını, yargılama sırasında yapılan yasal değişiklik ile ceza tutarının geçiş ücretinin dört katı olarak belirlendiğini, mahkemenin dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca alacak likit olmasına rağmen lehlerine icra tazminatına hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını icra tazminatına hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; talep edilen alacak idari para cezası olup, davacı şirket tarafından tahsil edilmesinin Anayasaya aykırılık teşkil ettiğini, sunulan belgelerin müvekkili şirketin ihlalli geçiş yaptığını ve ihlalli geçişin kendisine bildirildiğini göstermeyeceğini, müvekkilinin HGS kayıtlarına otomotik yükleme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yeterli bakiye bulunmasına rağmen 45,90 TL'lik geçiş ücretinin tahsil edilmediğinin tespit edildiğini, davacının sistemindeki aksaklıklar nedeniyle pek çok kimsenin mağduriyet yaşadığını, müvekkili şirketin HGS kayıtları incelenerek karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilerek davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücretinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde;  davacı tarafından davalı aleyhine 4.077,05 TL geçiş ücreti ve 40.770,50 ceza ücreti olarak toplam 44.847,55 TL üzerinden takip başlattığı, davalının borca ve ferilerine yasal süresinde  itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, eldeki itirazın iptali davasının yasal  bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, toplam 20.201,65 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine, alacak likit olmadığından icra tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.  6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında \".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır...\" yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; geçişler esnasında davalı davalının araçlarına ait HGS hesaplarında yeterli bakiye bulunmadığını, sadece ... plakalı aracın 26/04/2017 tarihindeki geçişinde yeterli  bakiyesi bulunmasına rağmen 45,90 TL geçiş ücretinin tahsil edilmediğini, davalının 45,90 TL geçiş bedelinin ceza tutarından sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacının 4.077,05 TL geçiş bedeli ve 16.124,60 TL ceza tutarı olmak üzere 20.201,65 TL talep edebileceğini belirtmiştir. Buna göre davalı şirkete ait araçların davacı şirketin işlettiği yolda ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davacı tarafından 30/06/2017 tarihinde başlatılan takipten sonra, 16.05.2018 tarihli değişiklik ile  \"...geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmündeki \"on\" ibaresinin “dört” şeklinde değiştirildiği, yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibari ile geçiş ücreti davalıdan tahsil edilmediğinden bu durumdan davalının da faydalandığı, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 4.077,05 TL geçiş bedeli ve 16.124,60 TL ceza tutarı olmak üzere 20.201,65 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Bu nedenle bu miktar yönünden takibe itirazın iptali karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekir. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; a)Davacı vekili yasal değişiklik ile düşürülen ceza tutarı yönünden dava tarihindeki haklılık durumuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir. Yargılama sırasında 6001 Sayılı Yasa'nın 30/5 fıkrasında yapılan değişiklikle, dava tarihinde geçiş bedelinin 10 katı tutarında uygulanan cezanın, 4 katına düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Davanın devamı sırasında, dava konusu alacağın ödenmesi, menkul malın davacıya teslim edilmesi, gayri menkulün tahliye edilmesi gibi nedenlerle veya davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun yada Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın konusuz kalması mümkündür. Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir.  Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine \"maktu vekalet\" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında \"Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği\" belirtilmiştir. Somut olayda, davacı takipte 40.770,50 TL ceza tutarı talep etmiştir. Ancak bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, 45,90 TL geçiş bedeli yönünden yeterli bakiye olmasına rağmen bu geçiş ücretinin tahsil edilmediği anlaşıldığından, davacının takipte talep ettiği bu geçiş ücretinin 10 katı olan 459,00 TL ceza tutarı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacının  4.077,05 TL geçiş bedeli dışında 16.124,60 TL ceza tutarı talep etmesi mümkün olup, reddi gereken 459,00 TL ceza tutarının mahsubundan sonra kalan ceza tutarı, davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun nedeniyle konusuz kalmıştır. Ancak konusuz kalan ceza tutarı yönünden davacının dava tarihinde haklı olduğu gözetildiğinde, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde, konusuz kalan kısmın da dikkate alınması gerekirken, bu tutar dikkate alınmadan eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. b) İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir. Somut olayda, davalı geçiş ücretini tespit edebilir durumda olduğundan, alacak likit ve belirlenebilir niteliktedir. Bu nedenle mahkemece, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra tazminatının reddedilmesi de doğru olmamıştır Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne, kısmen konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2017/888 Esas, 2020/385 Karar ve 07/07/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince  KALDIRILMASINA, yeniden hüküm TESİSİNE, 3-a)Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,  kısmen konusuz kaldığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA, b)Davalının takibe itirazının KISMEN İPTALİ İLE takibin 4.077,05 geçiş bedeli ve 16.124,60 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 20.201,65 TL alacak yönünden DEVAMINA, davacının 459,00 TL ceza tutarı yönünden davasının REDDİNE, kalan ceza tutarı yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine YER OLMADIĞINA,Hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek şekilde yıllık %9.75 oranını aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, c)Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen 20.201,65 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 4.040,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.379,97 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 541,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 838,32 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, e)Davacı tarafından karşılanan 31,40 TL başvurma harcı ile 541,65 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)Davacı tarafından yapılan 198,00-TL posta gideri ve 600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 798,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 789,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, g)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,h)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, ı)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın ret miktarı üzerinden hesaplanan 459,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 399,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 28,21 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 54,40 TL istinaf karar harcı  ile 82,00 TL olmak üzere toplam 285,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dair  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7d3e3e0a8c2b687","SID":"6fc5395eab1f4522"}}