{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/165 <br>KARAR NO: 2024/317<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/11/2021<br>NUMARASI: 2021/308 Esas - 2021/640 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/11/2021 tarihli, 2021/308 Esas, 2021/640 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin tıp alanındaki çalışmaları ile tanınan ve takip edilen bir doktor olduğunu, yaptığı sözleşmeler çerçevesinde ürün geliştirme ve bu ürünlerin tanıtım işlemlerini de yaptığını, bu kapsamda; içeriğine de katkıda bulunduğu ... markalı ürünlerin tanıtımı hususunda, müvekkil ile davalı ... Ticaret Anonim Şirketi arasında sözlü olarak anlaşma sağlandığını, ancak  davalı şirket ve müvekkil arasında yıllardır süregelen ilişkiye duyulan güven nedeniyle yazılı sözleşmenin yapılmadığını, sözlü olarak mutabık kalınan hususların müvekkili tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, ilk etapta, müvekkili tarafından söz konusu ürünlerin içeriğine tıbbi anlamda katkı sağlandığını, daha sonra; müvekkilinin adı, fotoğrafları ve bulmuş olduğu sloganlar kullanılarak ürünlerin davalı şirketin Instagram hesabında tanıtıldığını, ürünlere ilişkin müvekkilinin yer aldığı video içeriklerinin Youtube kanalında yayınlandığını, müvekkili tarafından pazarlama faaliyetlerine destek verildiğini, bilgilendirme toplantılarına ve eğitimlerine katılım sağlandığını, bütün bunların yanında, çeşitli sitelerin Google reklam alanlarında müvekkilinin ismi, fotoğrafı ve sloganları kullanılarak reklamlar yayınlandığını, ancak davalı şirket tarafından, müvekkilinin iyi niyetinin suistimal edildiğini, müvekkilinin emek ve mesaisinin karşılığının ödenmediğini, müvekkilinin hak ettiği ücreti talep ettiğini ancak davalı şirketin müvekkiline ödeme yapmadığını, müvekkili tarafından, ... markalı ürünlerin üretimi, tanıtımı ve pazarlaması için birçok faaliyet gösterildiğini, bu faaliyetlerin 2019 yılının Şubat ayından Ağustos ayına kadar devam ettiğini, müvekkilinin yer aldığı tanıtım videolarının Youtube kanalında yayınlandığını, Instagram hesaplarında müvekkilinin adının, fotoğraflarının ve seçmiş olduğu içeriklerle paylaşımlarının yapıldığını, müvekkilinin etkinliklere katılarak tanıtım faaliyetlerini yürüttüğünü, davalının müvekkilinin kamuoyunda oluşturduğu güveni kullanarak ürünlerin satış rakamlarını arttırdığını, müvekkilinin harcadığı emek ve mesainin karşılığını alamadığından bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile  200.000,00 TL maddi tazminat ile 500.000,00 TL manevi tazminatın  dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak  müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirkete ait ... markası ile üretilen hiçbir ürün için davacı ile yapılmış yazılı yada sözlü bir anlaşma ve dolayısıyla da davacıdan bu ürünler için alınmış bir tanıtım, eğitim ve başka türlü bir hizmet  mevcut olmadığını, davacının bahse konu markalı ürünlerin içeriklerine bir katkısı söz konusu olmadığı gibi, tanıtım ve pazarlama süreci için de bir faaliyeti, işlemi veya başka türlü bir katkısının da söz konusu olmadığını, davacının beyanlarının  gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında, müvekkil tarafından üretilen “...” markalı ürünlerin pazarlanması için  01.01.2019 tarihli 1 yıl süreli sözleşme bulunduğunu müvekkili şirketin davacıya sözleşme gereği olan ödemelerini süresinde ve eksiksiz biçimde yapmasına rağmen, davacının Nisan 2019 ayı sonrasında bu sözleşmeden doğan edimlerinin hiçbirini yerine getirmemesi ve müvekkilin ödemelerini devam ettirmek suretiyle kendisine ulaştırdığı talep ve uyarılara rağmen bu haksız tutumunu sürdürmesi sebebiyle, bu sözleşmenin müvekkili tarafından, sözleşmenin ilgili maddesinde tanınan hak doğrultusunda süre bitimi olan 01.01.2020 tarihi itibariyle yenilenmeyerek feshedildiğini, taraflar arasındaki tek sözleşmenin bu olduğunu,  davacının “...” markalı ürünler için hiçbir faaliyeti ve taraflar arasında bu ürünler için yapılmış yazılı yada sözlü hiçbir anlaşmanın söz konusu  olmadığını, davacının da bu ürünler için müvekkili şirket tarafından yapılan yada yaptırılan hiçbir tanıtım, eğitim veya pazarlama faaliyetine katılmadığını, bu husustaki tüm beyanların asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa konu karar, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin  04/11/2021 tarihli 2021/308 Esas, 2021/640 Karar sayılı davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik kararıdır. Davacı vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur. <br>GEREKÇE: Dosya Bölge Adliye Mahkemelerine gönderildikten sonra davadan feragata ilişkin dilekçe sunulmuş ve vekaletnamede feragat yönünde yetkinin bulunduğu görülmüştür. Ayrıca karşı tarafın da vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığına yönelik dilekçe sunmuş olduğu görüldü. Feragat, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İstinaf aşamasında da feragat mümkündür. Çünkü HMK.'nun 310. maddesinde hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğini düzenlemiştir. Davacının davasından feragat ettiği anlaşılmakla istinaf başvurusu incelenmeksizin, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm tesisi yoluna gidilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; Davacının istinaf başvurusu incelenmeksizin, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/11/2021 tarihli, 2021/308 Esas, 2021/640 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, İlk derece yargılaması nedeniyle davacı tarafından yatırılan peşin harçtan 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının mahsubuyla fazla yatırıldığı anlaşıldığından 11.526,65 TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, İlk derece yargılaması nedeniyle davacı tarafından yatırılan harcın mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın ilk derece mahkemesince davacıdan hazine adına tahsiline, Davalı vekalet ücreti talep etmediğini belirtmiş olmakla lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  İstinaf kanun yolu başvurusu için harcanan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, İstinaf kanun yolu başvurusu nedeni ile yapılan yargılamanın niteliği ve A.A.Ü.T. hükümleri göz önünde bulundurularak karşılıklı vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Kararın tebliği, harç ve avans iadesi vs. işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda HMK 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"054b7fb6c57a5a3f","SID":"120b321853f480a0"}}