{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/26 Esas<br>KARAR NO: 2024/167 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/476 Esas - 2023/506 Karar<br>TARİH: 04/07/2021<br>DAVA: Tespit<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı tarafından ... Tic. Ltd. Şti'ye 17/08/2019 tarihine kadar geçerli olacak şekilde ekli Yerli Malı üvanı kullanma hakkı veren belgeleri verildiğini, ancak aynı işi yapan bir üretici olarak müvekkili davacının yaptığı tespit kapsamında belgelerde adı geçen makinelerin tamamına tek seferde Yerli Malı Belgesi verilmesi yerli malı katılımları ve oranları açısından mümkün olmadığını, bu durumun yerli malı belgesinde adı geçen makinelerin tamamı ile ilgili  SMK kapsamında hak sahibi olarak üretim yapan müvekkili açısından haksız rekabet arz ettiğini, her ürün için ayrı ayrı belge verilebileceği, aynı gurupta bulunan birden fazla ürün için tek tek yerli malı belgesi düzenlenebileceğini ileri sürerek ekli yerli malı belgelerine konu makineler üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını, yerli malı belgelerinin üsüle ve yerli malı belgesi verilen makinelerin münferid olarak yerli malı hakkı tanınması için tebliğdeki teknik şartlara uygun olup olmadığının tespitine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir. Davalı İTO vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı Oda tarafından diğer davalı şirkete 17/08/2019 tarihine kadar geçerli olmak üzere ... ve ... numaralı yerli mali belgeleri verildiğini, bahsi geçen ürünler için ayrı ayrı yerli malı belgesi düzenlendiğini, davacının iddialarının yerli malı belgesini yanlış okumaktan kaynaklandığını, yerli malı belgesi formatı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın onayı ile TOBB tarafından hazırlandığını, müvekkili odanın ilgili formlarla ilgili bir sorumluluğu bulunmadığını, ilgili firma adına düzenlenen söz konusu 2 adet yerli mali belgesinin TOBB  tarafından kontrol edilerek uygun bulunduğunu, ...Tic. Ltd. Şti'ne kendileri tarafından düzenlenen yerli malı belgelerinin ilgili tebliğ ve uygulama esaslarına uygun olarak düzenlendiğini, usul ve esas yönünden mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin 2013 yılından itibaren kendi dizaynı olan su jeti kesim makinasını yerli imkanlarla imal ettiğini, ithal yüksek basınç pompaları ile entegre ederek yurt içinde satışını yapmakta ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülke de ihraç ettiğini, davacının itiraz ettiği yerli malı belgelerinin tüm parçaların entegre edildiği waterjet kesim makineleri için alındığını, davalının makine için gereken pompayı bayisi olduğu Amerika Birleşik Devletlerindeki ... firmasından ithal ettiğini,  Max.6 eksenli su jeti kesim makinaları için 21/12/2018  yılında 2018/20101 numaralı Türk Patent Enstitüsüne yapmış oldukları başvurunun halen işlemde olduğunu, bu durumunda davalının yerli makine ürettiğini ve yerli mali belgesi almaya hakkı olduğu yönünde ispat olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/07/2023 tarih 2022/476 Esas 2023/506 Karar sayılı kararında; \"....Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı tarafa verilen yerli malı belgesinin tebliğdeki teknik şartlara uygun olup olmadığının tespiti istemiyle huzurdaki davanın açıldığı,  davaya konu yerli malı belgesinin dava tarihinden önce 17/08/2019 tarihinde geçerliliğini kaybettiği, bu kapsamda iddianın ileri sürülüş şekli de dikkate alındığında davacının eda davası açmak yerine hemen tespit talebinde bulunulmasında hukuki yararı bulunmadığı gibi dava tarihinde geçerliliği bulunmadığı anlaşılan belgeye dayalı olarak hakkın tehlike altında bulunduğuna dair dosya kapsamında beyan ve delil bulunmadığı, somut olay yönünden talep edilen tespit kararının netice tehlikeyi bertaraf edici nitelikte bulunmadığı, davacı yönünden tespit davası ile istenen hukuki korunmanın eda davası ile tamanen elde edilebilecek nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine dair  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davaya konu belgelerin dava tarihinde geçerliliği olmadığı nedeniyle hukuki yarar yokluğunu gerekçe göstererek red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Tespit davası, bir hukuki ilişkinin ya da hakkın varlığını veya yokluğunu, belgelerin sahte olup olmadığı konusunun görevli mahkeme tarafından saptanması için açılan bir dava türü olduğunu, bu sebeple davalı firmaya ait yerli malı belgelerinin usule uygun düzenlenip düzenlenmediğine ilişkin tarafımızca tespit davası açıldığını, Tespit davasında, sadece tespit hükmü verilebildiğini, tespit davasında verilen karar ile hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu kesin olarak tespit edildiğini, diğer bir anlatım ile davalının varlığını inkar ettiği ilişkinin var olduğu veya yokluğunu inkar ettiği hukuki ilişkinin yok olduğu hükme bağlandığını, Pekcanıtez, Pekcanıtez Usul, s. 933 vd.; Kuru, Ders Kitabı, s. 131.; Alangoya, Yıldırım, Deren Yıldırım, a.g.e., s.192-193; Arslan v.d., a.g.e., s. 315. Hukuki yarar, davanın taraflarıyla ilgili değil daha çok talep sonucuyla bağlantılıdır.Davanın kabulü ile varılacak tespit davası sonucu elde edilecek verilere göre belgelerin geçerlilik süresince davalı ...'nın yapmış olduğu alım satım işlerinin müvekkili firmanın ticaretine engel teşkil edecek bir durum olup olmadığı tespit edilecek ve hukuka aykırı bir durumun tespiti halinde müvekkili firmanın tazminat hakkı doğacağını, Davalı ...'nın hukuka aykırı bir davranışının bulunmadığı takdirde müvekkili firmanın da tazminat hakkı doğmayacağını, ilk derece mahkemesinin kararının aksine tespit davası açılmasında hukuki yararın olduğunu,  İstinaf Mahkemesi de kaldırma kararında ; \"6100 sayılı HMK'nın 106. maddesinde tespit davası düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.”  Dosya incelendiğinde, davacının istemi HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davası niteliğindedir. Buna göre, davanın görüm ve çözüm yeri adli yargıdır. Mahkemece, yerinde olmayan gerekçeyle yargı yolu nedeniyle görevsizlik karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.\" dediğini, Davalı firmanın usulsüz aldığı ve davalı diğer kurumun usulsüz verdiği yerli malı belgesi ile yapılmış ihaleler olduğunu, bu ihalelere ilişkin üretim ve teslim süreçlerinın devam ettiğini, aynı firmaya yine diğer muhatap tarafından eski belgeye istinaden yeni belge tanzim edilip edilmediği de dosyada araştırılmadığını, bunlardan dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ve haksız rekabete maruz kaldığını, bu zararların giderilmesinin ön şartı da bu tespitin yapılması olduğunu, aynı işi yapan bir üretici olarak müvekkilinin yaptığı tespit kapsamında  belgelerde adı geçen makinelerin tamamına tek sertifikada Yerli Malı Belgesi verilmesi yerli malı katılımları ve oranları açısından mümkün olamayacağını,  yerli malı belgesinde adı geçen makinelerinin tamamı ile ilgili SMK kapsamında hak sahibi olarak  üretim yapan müvekkili için haksız rekabeti teşkil ettiğini, İlk derece mahkemesinde muhatap ...'ya ait Yerli Malı Belgeleri bilirkişi incelemesi ve keşif yapılarak davaya konu belgelerin uygunluğu tespit edileceğini ancak davalı tarafın gerekli bilgi ve belgeleri \"ticari sır\" kapsamında gördüğünden alınan bilirkişi raporunun da talepleri karşılar nitelikte olmadığını,   İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı oda tarafından diğer davalı ..Şti'ye 17/08/2019 tarihine kadar geçerli olmak üzere yerli malı belgesi verildiği, yerli malı belgelerinin yerli malı tebliğine uygun olup olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davacı dava dilekçesi ile,  davalı oda tarafından diğer davalı .....Şti'ye 17/08/2019 tarihine kadar geçerli olmak üzere yerli malı belgesi verildiği, ancak söz konusu makinelerin tek sertifikada Yerli Malı Belgesi verilmesinin yerli malı katılımcıları ve oranları açısından mümkün olmadığı, bu hususun SMK kapsamında hak sahibi olarak davacı yönünden haksız rekabet anlamına geleceği, bu nedenle yerli malı belgelerine konu makineler üzerinde keşfen bilirkişi incelemesi yapılarak yerli malı belgelerinin usule ve tebliğdeki teknik şartlara uygun olup oladığının tesbiti talep edilmiştir.Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır (HMK m. 106/2). Eda davasının açılmasının mümkün olduğu durumlarda, tespit davası açılamaz. Nitekim Yargıtay’ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamasına göre de eda davası açılabilecek hâllerde tespit davası açılmasında hukukî yarar yoktur .Davacı vekili istinaf dilekçesinde açık bir şekilde tespit davasında verilecek hükme göre, tazminat davası açacağını ifade etmiştir. Gerekçeli kararda belirtildiği üzere, iddianın ileri sürülüş şekli de dikkate alındığında davacının eda davası açmak yerine tespit davası açmasında hukukî yararı bulunmadığı, davacı yönünden tespit davası ile istenen hukukî korunmanın eda davası ile tamamen elde edilebilecek nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince davanın hukukî yararının olmadığı yönündeki tesbiti isabetli olup, ayrıca mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere davaya konu yerli malı belgesinin dava tarihinden önce 17/08/2019 tarihinde geçerliliğini kaybettiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller ışığında,  mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 01/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cd98ab15b76a4f5","SID":"16d66d382224c03d"}}