{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/136 Esas<br>KARAR NO: 2024/175 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/495 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİH: 13/12/2023<br>DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>BİRLEŞEN DAVA (İ.A. 12.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>2023/512 ESAS SAYILI DOSYA )<br>DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  tedbir talebi kapsamında davalı şirket müdürünün tedbiren öncelikle yönetim ve temsil yetkilerinin kısıtlanmasını, şirket zararının artmasının önüne geçilmesi için tedbiren ... ... Mah. Şubesi ... nolu hesabın, ... T.A.Ş. ... Mah. Şubesi ... nolu hesapların ve ... ... Mah. Şubesi ... hesap nolu hesapların başta olmak üzere müvekkilinin ortağı olduğu ... Tic. Ltd. Şti. 'nin tüm banka hesaplarının nakit para çekimi ve para transferi işlemlerinin durdurulması, davalı şirketin müdürü ... ... ... nezdinde bulunan hesabının başta olmak üzere şirket hesaplarından transfer yaptığı tüm şahsi hesaplarının tedbiren nakit para çekimi ve para transferi işlemlerinin durdurulması  karar verilmesi talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 18/09/2023 tarih ... Esas sayılı kararında;\"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin koşulları bulunmadığından REDDİNE,\" karar vermiştir.Birleşen dosya davacısı vekilince sunulan talep dilekçesinde, tedbir talebi kapsamında birleşen  dosya davacılarının şirket banka hesaplarına, interaktif vergi dairesine ve ürün takip sistemine erişimi aktif hale getirilmesi, bunun için şirketin mobil bankacılık uygulamalarının birleşen dosya davacılarının  kullanımına açılması, şirket elektronik imzasının mahkememiz kasasına teslimi için davalılara kesin süre verilmesi, şirketin mali müşavir ve kimyagerin sözleşmelerinin yenilenmesi adına ...a yetki verilmesi, hakkında azil istenmeyen tek müdür olan ...a derdest yargılamalar sona erene dek tedbiren münferiden imza yetkili müdür olarak  tanınmasına, ... tarafından ikame edilen İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesi talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/12/2023 tarih 2023/495 Esas sayılı kararında;\"....Davacı vekilince, tedbir istemi yönünden ileri sürülen gerekçelere nazaran, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği, gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceği yönünde Mahkememizde yeterli kanaat hasıl olmamakla, bundan başka  tedbirin dava konusu hakkında verilebileceği,  İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının bu yargılamanın konusu teşkil etmediği, ayrıca Mahkememizin şirketin genel kurulu adına irade kullanımı mahiyetinde olacak şekilde, şirket ortaklarından birini tedbiren de olsa müdür olarak atamasına hukuken imkan olmadığı,  buna göre  HMK 389. maddesi koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiş, tedbir talebinin tüm  istemler yönünden  reddine dair karar vermek gerekmiştir....\"gerekçesi ile, \"Birleşen dosya davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin tüm  istemler yönünden  REDDİNE...\" karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya davacıları  ..., ... Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen dosya davacıları ..., ...  Vekili istinaf dilekçesi ile, Yerel mahkeme esasında görülen davanın cevap dilekçesinde ve birleşen dava dava dilekçesinde izah edildiği üzere, 20.11.2017 tarih ve 9455 sayılı TTSG ilamı ile dava dışı kurucuların şirketteki paylarını davalı ... ve davacı ...'a devir ettiklerini, bu devir işlemi ile birlikte şirketin eski müdürü dava dışı ... müdürlüğünün iptal edildiğini ve ..., ..., ... ve davalı ...'ın temsil ve ilzamda  müşterek imza kuralı ile  müdürlük görevine getirildiklerini, ORTAK MÜDÜR  ...  ...Tüzel kişilerin İCRAİ işlemlerini yerine getirmekle görevli olan ve tüzel kişiliğin hareket kabiliyetini sağlayan müdürlerin; Öncelikle eldeki dava, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/688 Esas sayılı dosyası, İstanbul Anadolu CBS 2023/175427 sayılı soruşturma dosyası ve 2023/29390 sayılı uzlaştırma dosyasında karşılıklı olarak bulunmaları sebebi ile  bahse konu süreç içerisinde şirketin varlığını ve devamlılığını etkileyecek önemli hususların hiçbir şekilde karar altına alınamadığını,  Buna istinaden hakkında azil talebi olmayan tek müdür olan ...'ın tedbiren tek imza yetkilisi olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmasının talep edildiğini; işbu talepleri ile birlikte zaten yetkisi var olan bir müdürün yetkisinin tedbiren MÜNFERİT olarak kabul edilmesini ve şirket tüzel kişiliğinin hayatına devam etmesinin önünün açılmasının talep edildiğini,   Şirketin çalıştırmakla zorunlu olduğu çalışanlarının görevliler ile sözleşme imzalayamadıklarını, Dosya içinde mündemiç olan ... ticaret sicil kayıtlarından anlaşılacağı üzere  kozmetik, farmakoloji sektöründe faaliyet gösteren ortaklığın, Sağlık Bakanlı'ğı denetimine tabi şirket uhdesinde kimyager çalıştırma zorunluluğuna mevcut olup satış yaptığı ürünlerin denetime tabi olduğunu,  Şirketin son kimyager çalışanı olan ... şirketteki görevinin sona ermiş olup bu hususun 28.08.2023 tarihli genel kurul kararında belirtildiğini; mevcut olarak şirketin çalıştırmakla mükellef olduğu kimyagerinin bulunmadığını; bunun sağlanabilmesi için şirket müdürlerinin müşterek imzası ve e-imza sisteminin kullanılmasının gerektiğini;  Sağlık bakanlığının ürün takip sisteminde mevcut olarak üyeliğinin aktif halde bulunan tek gerçek şahısın davalı ... olup, müvekkili ...'ın üyeliğinin art niyet ile pasif hale getirildiğini; bu sebeple bu hukuka aykırı eylemler neticesinde şirket varlığının tehdit altında olduğunu,  Şirketin gelir - gider beyannameleri ve vergisel süreçlerin takibini yapacak mali müşavirinin bulunmamakta olduğunu, Her ne kadar yerel mahkemenin kurmuş olduğu ara karar hükmünde öne sürülen bu taleplerinin ''hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği, gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceği yönünde'' kanaat oluşturmamış olsa da tüzel kişi vergi mükellefinin an itibari ile işlemlerini tesis edecek bir mali müşaviri bulunmadığını, ... şirketini beyanname vermeye, vergisel yükümlülüklerini takip etmeye sorumlu Mali Müşavir ... sözleşmesinin 24.10.2023 tarihinde sona erdiğini; buna müteakip az yukarıda izah edildiği üzere şirketin imza yetkisinin husumetli taraflar arasında vaki bulunmasından mütevellit şirket karar mekanizmasının işleyemiyor olması sebebi ile mevcut olarak şirketin beyannamelerini işleyecek bir yetkili mali müşaviri bulunmadığını,  Dava dışı şirketin 3568 sayılı kanun uyarınca çalıştırmak zorunda olduğu Mali Müşavirin bulunmamasının şirket için büyük bir mali ve vergisel tehdit olacağını, Davalıların Yetkilisi Ve Ortağı Oldukları Anonim Ortaklığın Mali Müşaviri Şirketle Sözleşme Yenilemeyen Mali Müşavir Olup, Davalılar Bilerek Süreci Sürüncemede Bırakarak Şirketi Tasfiyeye Zorlamakta olduklarını; bu hususun dosyaya mübrez olan ticaret sicil evraklarında bulunan vekaletnamede açıkça görüldüğünü, Şirketin aleyhine açılan icra takiplerine ve davalara karşı cevap verme olanağının bulunmadığını,   İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı takip dosyası ile ... tarafından, ortağı ve müdürü olduğu şirket tüzel kişiliğine icrai takibat başlatıldığını; şirket UETS hesabına tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içerisinde kanundan doğan hakları şirketin mevcut imza  yapısı sebebi ile kullanılamadığını ve şirketin mütemerrit duruma düşmesine sebep olduğunu,  Şirket UETS hesaplarını yedinde bulunduran ... ve annesi ...'ın şirketin mevcut imza yapısı ile kanundan doğan itiraz hakkını, bahse konu takibe ödeme yapılmak istense şirket banka hesaplarının kullanılamıyor olması sebebi ile  ... şirketi temsil ve hareket edilemiyor olması sebebi ile borçlu - müflis duruma düştüğünü,  Bahse konu şekilde şirketin üzerinde bulunan araçlara, banka hesaplarına haciz konulması mevcut imza yapısı ve hantal yargı süreci nedeni ile şirketin ne ölçüde tehlikede olduğunun mezkur takip ile de gözler önüne serildiğini, Karşı davalıların şirket içindeki müdürlük görevinden doğan güveni kötüye kullandığını ve suç işlediklerinin soruşturma makamınca tespit edildiğini,  Dosya içerisinde bulunan soruşturma dosyasında ... ve  ... fiillerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununu 155/2, 43/2 Maddesinde tanımlanan Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçunu oluşturduğu ve şahıslar hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğunun saptandığını, şüpheliler hakkında isnat edilen suçun uzlaştırma kapsamında bulunması sebebi ile dosyanın İstanbul Anadolu Uzlaştırma Bürosunun 2023/29390 sayılı dosyasına tevdi edildiğini, Yine bununla birlikte mezkur soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalıların ...  şirketinde müdürlük görevleri devam ederken ikame etmiş oldukları anonim şirketlere usul ve yasaya aykırı şekilde 'geliş fiyatından' satmaları ile şirketi toplam 1.565.241,42 TL zarar oluşmasına sebebiyet verdiklerinin anlaşıldığını,  İleri sürerek, tüm bu arz ve izah edilen sebepler ile şirketin mevcut müşterek imza kuralı ile, husumetli müdürleri tarafından şirketin sevk ve idaresinin sağlanamadığını; bu noktada şirketin tüzel kişiliğini devam ettirebilmesi adına halen müdür olan ve hakkında azil istenmeyen ...ın şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili olarak belirlenmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Asıl dava davacılarının ihtiyati tedbir talebinin İDM. 'nin 2023/495 Esas sayılı dosyasının 18.09.2023 tarihli ara kararı ile ret edildiği, bu ara karara karşı asıl dava davacılar vekilinin 20.10.2023 tarihli istinaf dilekçesi ile istinaf edilmesi üzerine Dairemizin  28/12/2023 tarih ve  2023/2236 Esas -  2023/2096 Karar sayılı kararımız ile Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Talep, TTK. 630 madde kapsamında şirket yöneticisinin azli istemi ile açılan birleşen davada; Birleşen dosya davacılar vekilince sunulan talep dilekçesinde, tedbir talebi kapsamında birleşen  dosya davacılarının şirket banka hesaplarına, interaktif vergi dairesine ve ürün takip sistemine erişimi aktif hale getirilmesi, bunun için şirketin mobil bankacılık uygulamalarının birleşen dosya davacılarının kullanımına açılması, şirket elektronik imzasının mahkeme kasasına teslimi için davalılara kesin süre verilmesi, şirketin mali müşavir ve kimyagerinin sözleşmelerinin yenilenmesi adına ...a yetki verilmesi, hakkında azil istenmeyen tek müdür olan ... derdest yargılamalar sona erene dek tedbiren münferiden imza yetkili müdür olarak  tanınmasına, ... tarafından ikame edilen İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesi yönünde ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece,  ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya  davacılar vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının öncelikle şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir. Haklı sebep kavramı Yasa maddesinde tanımlanmamıştır. Müdürün, kanun ve ana sözleşmenin kendisine yüklediği görevleri yapmaması haklı sebep oluşturacaktır. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir.  6100 sayılı HMK'nın 390. maddesine göre de: Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olaya döndüğümüzde, birleşen dosya davacılar vekili tarafından ileri sürülen iddialar açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yapılacak yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır. Asıl olanın şirketlerin ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, dava dışı şirketin organlarının tam olduğu, bu konuda eksiklik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Talep  ve ara karar tarihi itibariyle henüz delillerin toplanmamış olması, mevcut delillere göre yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ve değişen koşul ve delil durumuna göre her zaman yeniden ihtiyati tedbir talep edilebileceği gözönünde bulundurulduğunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, birleşen dosya davacılar  vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen davada davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava davacılarından alınması gereken 427,60'ar TL istinaf karar harcından, istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 269,85'er TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75'er TL harcın birleşen dava davacılarından tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talepler eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c1fd61750759064","SID":"d572186fab3063ce"}}