{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/01/2023<br>NUMARASI\t\t: .Esas . Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 22/01/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 10/01/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisi ... ile dava dışı ....’ün yarı yarıya ortağı ve <br>münferiden temsile yetkili olduğu .... Ltd Şti ünvanlı 16.12.2019 tarihinde şirket kurulduğunu, 19.03.2020 tarihinde Genel Kurul Kararı ile ortaklardan <br>... davacı şirketteki hissesinin tamamını diğer ortak ...’e <br>devrettiğini böylece davacı şirketin tek ortağının ... olduğunu, davacı şirketteki payının tamamının devreden dava dışı ... ve davalı ..., fikir ve eylem birliği içinde 15.12.2019 düzenleme tarihli 15.04.2020 vadeli <br>40.000,00 TL tutarlı eski tarihli bir bono düzenlediklerini, bononun borçlusu kısmına <br>davacı şirketin kaşesi basıldığını ve bono, davacı şirketi temsilen dava dışı ... <br>tarafından imzalandığını, daha sonra davalı ... tarafından Konya.. Asliye <br>Ticaret Mahkemesi'nin 18.01.2022 tarih ... D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak <br>18/01/2022 günü davacı şirket aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı <br>dosyası üzerinden kambiyo takibi başlatıldığını, icra takibinde harca esas değeri ve dava <br>değerinin  50.143,79 TL olduğunu ve 20.01.2022 tarihinde icra takip dosyasından davacı <br>şirketin 520.000,00 TL değerindeki CNC hidrolik abkant pres büküm tezgahının <br>haczedildiğini ve yediemin deposunu götürüldüğünü,  <br>davacı şirket yetkilisi ...'in, alacaklı olarak görünen ...’ı <br>tanımadığını ve ticari ilişkisinin bulunmadığını, şirket kuruluş ilanından bir gün önce <br>...’dan 40.000,00 TL gibi bir mal ve hizmet veya para alımının söz konusu <br>olmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin, işbu dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasını,  taleplerinin de kabul görmez ise,  İİK.'nın 72/3. maddesi gereğince, icra dairesine ödenen paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini,  Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini ve icra takibinin davacı yönünden iptalini, İİK.'nın 72/5. maddesi gereğince, davacı aleyhine icra takibi yapmakta kötü niyetli olan davalıdan, icra takibine konu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere takdir olunacak tazminatın alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senedin tanzim edildiği tarihte şirket yetkilisi olan ... <br>tarafından tanzim edildiğini, müvekkilinin şirket yetkilisi ...’ü tanıdığını, şirket <br>kuruluş aşamasında işyerine almayı düşündüğü Laser Kesim makinesini alabilmek için <br>yardım etmesini, şirketin tam olarak faaliyete geçtiği vakitte şirkete ortak yapacağını <br>vaat ederek müvekkilinden borç para aldığını, <br>müvekkiline ödenecek olan senedin vadesi gelmeden şirkette hissesini diğer ortağı olan <br>...’e devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, ...'ün şirketteki <br>hisselerini ...’e devrettiğini müvekkilinden gizlediğini, müvekkilin de <br>işyerinin girişinde hem ... Metal hem de ...’ün diğer firması olan <br>... Makine’ya ait tabela asılı olduğundan bu durumdan şüphelendiğini ve defalarca <br>paranın iadesini istediğini, senedi tanzim eden ...’ün müvekkilinin alacağını <br>ödemekten kaçınmak için hisselerini muvazaalı bir şekilde ...’e devrettiğini, <br>kaldı ki işyerinin tabelasında ...’ün diğer firması olan... Makine’ya ait <br>tabelanın asılı olması işyerinin ... ile ...’ün halen ortaklıklarının <br>devam ettiğini gösterdiğini, gerçek anlamda şirket ortakları arasında hisse devri yapılmış <br>ise, ortakların birbirlerine hisse devri karşılığında ödedikleri bedellerin de davacı <br>tarafından ibraz edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....1.GÖREV AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Davaya ve takibe dayanak bononun incelenmesinde keşide tarihinin 15/12/2019 Tarihi olduğu, keşideci kısmında davacı şirket kaşesinin basılı olduğu, ödeme tarihinin 15/04/2020 tarihi olduğu, bedelinin 40.000,00 TL olduğu, ihdas nedeni olarak \"nakten\" ibaresinin yer aldığı, senet lehtarının ise ... olduğu anlaşılmış olup, eldeki dava bu bono yönüyle açılan menfi tespit davası olduğundan davanın mutlak ticari dava olduğu ve Mahkememizin görevli olduğuna kanaat edilerek işin esasına geçilmiştir. <br>2.BONOYU KİMİN TANZİM ETTİĞİ; Gerek ceza soruşturması aşamasında beyanı alınan şirketin önceki ortağı ...'ün 07/03/2022 tarihli kolluk beyanı gerekse de davalının 11/02/2022 tarihli cevap dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere dava konusu senet davacı şirketin kuruluş aşamasından önce şirket faaliyet konusunda alınan Laser Kesim Makinesinin satın alınması için nakit borç para karşılığında ... tarafından tanzim edilmiştir. <br>3.CEZA SORUŞTURMA DOSYASI; Her ne kadar davacı tarafından davalı ... ve şirketin önceki ortağı ... hakkında şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra eski tarihli bono tanzim etmek suretiyle fikir ve eylem birliği içerisinde davacı şirketi kötüniyetli olarak borçlandırdıkları iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulmuş ise de T.C. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2022 Tarih ve.. Sor.- ... Karar sayılı kararı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği anlaşılmıştır. <br>4.DAVACI ŞİRKETİN TESCİL VE İLANI; T.C. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere ekinde yer alan 16/12/2019 Tarih ve 9973 Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 1049-1050 sayfalarında davacı şirketin kuruluşunun tescil ve ilan edildiği, davacı şirketi bu tarih itibariyle temsile yetkili kişilerin şirket ortakları olan ... ile ... olduğu, söz konusu temsilcilerin yetkilerinin münferiden olduğu anlaşılmıştır. Yine T.C. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere ekinde yer alan 25/03/2020 Tarih ve 10044 Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 597-598 sayfalarında davacı şirketin pay devri nedeniyle ...'in tek ortak haline geldiği, diğer şirket ortağı ...'ün bu tarih itibariyle şirkette herhangi bir hissesi kalmadığı anlaşılmıştır. <br>5.ŞİRKET KURULUŞUNDAN ÖNCEKİ BORÇLARDAN SORUMLULUK; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunumuzun 588/3-4. Maddesinde; \"Tescilden önce şirket adına işlem yapanlar, bu işlemler dolayısıyla şahsen ve müteselsilen sorumludur. Bu gibi taahhütlerin, ileride kurulacak şirket adına yapıldıklarının açıkça bildirilmeleri ve şirketin ticaret siciline tescilini izleyen üç aylık süre içinde şirket tarafından kabul edilmeleri koşuluyla, bunlardan yalnız şirket sorumlu olur.\" amir kanun hükmü yer almaktadır. Mahkememizce söz konusu amir kanun hükmü ve yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/10/2016 Tarih ve 2016/10287 Esas-2016/7956 Karar sayılı ilamı, T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 17/12/2019 Tarih ve 2018/1789 Esas-2019/1511 Karar sayılı ilamı ile T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 04/12/2020 Tarih ve 2020/551 Esas-2020/1303 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi alanında uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu aldırılmıştır. <br>6.27/09/2022 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ; Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi alanında uzman bilirkişi Serpil Özçelebi tarafından hazırlanan 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak tutulduğu, 6100 Sayılı Kanunun 222 ve devamı maddeleri ile 6102 Sayılı Kanunun 64/3 ve devamı maddeleri gereğince söz konusu defter ve belgelerin davacı lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen ticari defter ve belgelerde davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı ve yine dava konusu senedin davacıya ait ticari defter ve belgelerde kayıtlı olmadığı rapor edilmiştir. <br>7.DEĞERLENDİRME VE NETİCE; <br>a- Davaya ve takibe dayanak bononun incelenmesinde keşide tarihinin 15/12/2019 Tarihi olduğu, keşideci kısmında davacı şirket kaşesinin basılı olduğu, ödeme tarihinin 15/04/2020 tarihi olduğu, bedelinin 40.000,00 TL olduğu, ihdas nedeni olarak \"nakten\" ibaresinin yer aldığı, senet lehtarının ise ... olduğu,<br>b-Gerek ceza soruşturması aşamasında beyanı alınan şirketin önceki ortağı ...'ün 07/03/2022 tarihli kolluk beyanı gerekse de davalının 11/02/2022 tarihli cevap dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere dava konusu senedin davacı şirketin kuruluş aşamasından önce şirket faaliyet konusunda alınan Laser Kesim Makinesinin satın alınması için nakit borç para karşılığında dava dışı ... tarafından tanzim edildiği, <br>c-T.C. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere ekinde yer alan 16/12/2019 Tarih ve 9973 Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 1049-1050 sayfalarında davacı şirketin kuruluşunun tescil ve ilan edildiği, davacı şirketi 16/12/2019 tarihi itibariyle temsile yetkili kişilerin şirket ortakları olan ... ile ... olduğu, söz konusu temsilcilerin yetkilerinin münferiden olduğu, dava konusu senedin tanzim tarihinde dava dışı ...'ün şirket adına borçlanma yetkisinin henüz bulunmadığı, <br>ç-27/09/2022 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere  ticari defter ve belgelerde davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı ve yine dava konusu senedin davacıya ait ticari defter ve belgelerde kayıtlı olmadığı, <br>d-6102 Sayılı TTK'nın 588/3-4 amir kanun hükmü ile yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/10/2016 Tarih ve 2016/10287 Esas-2016/7956 Karar sayılı ilamı, T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 17/12/2019 Tarih ve 2018/1789 Esas-2019/1511 Karar sayılı ilamı ile T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 04/12/2020 Tarih ve 2020/551 Esas-2020/1303 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davacı şirketin kuruluşunun ilan ve tescilinden önce ve dahi henüz davacı şirketi temsil yetkisinin ilan edilmediği bir durumunda, şirketin kuruluşundan önce davacı şirket adına işlem yapan dava dışı ...'ün dava konusu bono yönüyle \"şahsen\" sorumlu olduğu, söz konusu borçtan borcu kabul etmeyen davacı şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığı değerlendirilmekle davacı ...  San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin davasının kabulüne, avacının, T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe dayanak 15/12/2019 Keşide Tarihli 15/04/2020 Ödeme Tarihli 40.000,00 TL tutarlı bono yönüyle, alacak aslı ile faiz ve feriyle birlikte davalı(takip alacaklısı) ...'a borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. <br>8.DAVA KONUSU SENEDİN TANZİMİNİN DİĞER ORTAK ... TARAFINDAN BİLİNDİĞİ İDDİASI; <br>a-Dava dilekçesinin incelenmesinde davacı şirketin hali hazırda tek ortağı durumunda bulunan ...'in, diğer şirket ortağı dava dışı ...'ün şirket ortaklığı sona erdikten sonra söz konusu bonoyo eski tarihli düzenlendiği yönünde iddiada bulunmuştur. <br>b-Davacı şirketin tek ortağı ...'in bu yöndeki iddiasına karşılık olarak ise davalı ... ile ...'ün muvazalı olarak işlem yaptığını, senedin şirket kuruluşundan önce şirket adına verildiğinin ... tarafından bilindiği ileri sürülmüştür. <br>c-Her ne kadar dava dışı Keşideci ... 07/03/2022 tarihli kolluk beyanında dava konusu senedin verildiğinden ...'in haberi olduğu ifade edilmiş ise de şirket ortağının bononun tanzim edilmesini bilmesinin sonuca etkili olmadığı, nitekim davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu, söz konusu bononun şirket kuruluşundan önce tanzim edildiği, 6102 Sayılı TTK'nın 588/4 maddesi gereğince davacı şirketin ticaret siciline tescilini izleyen üç aylık süre içinde şirket tarafından borcun kabul edilmediği ve dahi dava dışı ...'ün söz konusu bonodan dolayı şahsen sorumlu olması da nazara alındığında bu yöndeki beyanlarına Mahkememizce itibar edilmemiştir.  <br>9.KÖTÜNİYET TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Her ne kadar dava davacı lehine neticelenmiş ve davacı tarafından 2004 Sayılı Kanunun 72/5. Maddesi gereğince davalının kötüniyet tazminatı mahkum edilmesi talep edilmiş ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13/04/2015 Tarih ve 2015/2729 Esas-2015/2509 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında dosyadaki mevcut delil durumuna göre davalının icra takibine geçmesinde kötüniyetli olduğu davacı tarafından ispat edilemediğinden davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.<br>10.DAVALININ YEMİN HAKKININ HATIRLATILMASI GEREKİP GEREKMEDİĞİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Her ne kadar davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de yine cevap dilekçesindeki savunmalarında da ifade ettiği üzere senedi tanzim eden dava dışı ... ile davacı arasında muvazaalı olarak hisse devri yapılması yönündeki iddiaları da nazara alındığında davacının eylemlerinin bu iddiaların kabulü halinde 5237 Sayılı TCK'nın 157, 158. Maddeleri kapsamında kalabileceği, 6100 Sayılı Kanunun 226/1-c maddi ve yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18/02/2021 Tarih ve 2020/5089 Esas-2021/1457 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında kişiyi  ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar hakkında yemin teklif olunamayacağından davalının yemin deliline dayanamayacağına kanaat edilmiş ve yemin delili hakkı hatırlatılmamıştır.\" gerekçesiyle Davacı ...  İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin davasının kabulüne, davacının, T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe dayanak 15/12/2019 Keşide Tarihli 15/04/2020 Ödeme Tarihli 40.000,00 TL tutarlı bono yönüyle, alacak aslı ile faiz ve feriyle birlikte davalı(takip alacaklısı) ...'a borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, yasal şartları oluşmadığından davacının 2004 Sayılı Kanunun 72/5. Maddesi gereğince talep etmiş olduğu kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu senedin, tanzim edildiği tarihte şirket yetkilisi olan ... tarafından tanzim edildiğini, müvekkilinin şirket yetkilisi ...'ü tanıdığını, şirketin kuruluş aşamasında, işyerine almayı düşündüğü Laser Kesim Makinesini alabilmek için yardım etmesini, şirketin tam olarak faaliyete geçtiği vakitte şirkete ortak yapacağını vaat ederek müvekkilinden borç para aldığını, müvekkilinden alınan para takibe ve davaya konu olan senetten kat be kat fazla olduğunu, müvekkilinin, şirket kurulduktan sonra kendisinin şirkete yapılacak ortaklığını sorduğunda ise şuanda bir ortağının olduğunu, diğer ortağının yanaşmadığını, ...'den hibe alacaklarını ve alınacak olan hibe desteğinin ödenmesinden sonra parayı iade edeceklerini beyan ederek müvekkili oyaladığını, müvekkiline ödenecek olan senedin vadesi gelmeden şirkette hissesiini diğer ortağı olan ...'e devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, ... şirketteki hisselerini ...'e devrettiğini müvekkilinden gizlediğini, telefonla defalarca verdiği paraların iade edilmesini istediğini, her defasında başka vaatlerde bulunulduğunu, senedi  tanzim eden ...'ün müvekkilin alacağını ödemekten kaçınmak için şirketteki hissesini muvazaalı şekilde ...'e devrettiğinin açıkça ortada olduğunu, yerel mahkeme tarafından \"dava konusu senedin tanzim tarihinin 15/12/2019 Tarihi olması, T.C. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 16/12/2019 Tarih ve 9973 Sayılı Sicil Gazetesi ilanından anlaşıldığı üzere davacı şirketin bononun tanzim tarihinden sonra kuruluş işlemlerini tamamlaması\" gerekçe gösterilerek yeniden bilirkişiye gönderilmesine yönelik taleplerinin kabul görmediğini, halbuki; dosyaya sundukları Konya ... Noterliğinin 09.12.2019 tarih ve ... yevmiye ile çıkartılmış olan borçlu şirkete ait imza sirkülerinde de görüleceği üzere davacı şirketin ticaret siciline 09.12.2019 tarihinde kayıt ve tescil edildiğini, yine imza sirkülerinden, şirket ortakları ... ve .....'ün 09.12.2019 tarihinden başlayarak 20 yıllık süre ile münferiden yetkilendirildikleri şirketin, Selçuk Vergi Dairesinin .... numarası ile vergi kaydının yapıldığının görüldüğünü, hal böyle iken yerel mahkemenin bu hususları göz ardı ederek hüküm kurmasının isabetsiz olduğunu, yine 27.09.2022 tarihinde sunulan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini ve eksik inceleme hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde özetle;dava konusunun likit olduğunuı, davalının davacı aleyhine icra takibi yapmakta haksız ve açıkça kötü niyetli olduğunu, dava dosyasına toplanılan tüm deliller kapsamıyla sabit olduğu halde, davalının kötü niyetli olduğu hususunda yeterli kanaat hasıl olmamış ise, bu kez de davacının tüm delilleri toplanılmadan, özellikle dava dilekçesindeki \"Sübut Deliller\" kısmının (4) ve (5) numaralı bentlerinde ifade edilen deliller  toplanılmayıp, davalı ile senedi imzalayan dava dışı ... arasındaki dostluk, arkadaşlık, ticari ve hukuki ilişki, akrabalık bağı, davacı şirketin senet nedeniyle borcunun olup olmadığı, davalının bilebilecek veya bilmesi gereken konumunda olup olmadığı, davalı ile senedi imzalayan Umut'un fikir ve eylem birliği içinde hareket edip etmedikleri tespit edilmeden eksik inceleme sonucu, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı Kanun'un 629 uncu maddesinin birinci fıkrası  uyarınca; Müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Aynı Kanun'un anonim şirketlere ilişkin 371 inci  maddesi uyarınca; şirketi temsile yetkili kişiler, şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin temsilciye karşı rücu hakkı saklıdır. Temsilcilerin üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiği veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda bulunduğu ispat edilsin. Şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması, bu hususun ispatı açısından, tek başına yeterli delil değildir. <br>\tTemsil yetkisinin sınırlandırılması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi, tescil ve ilan edilmek koşuluyla, bir temsilcinin temsil yetkisi sadece merkezin veya bir şubenin işleri yönünden bölgesel olarak veya birlikte temsil yetkisi kullanılması yönünden sınırlandırılabilir. Kısıtlama yapılmış olsa bile bu karar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Şirketi temsilen yapılan iş ve işlemler her halükarda geçerli olup, iç ilişkide temsil yetkisinin sınırlandırılmış olması üçüncü kişilerin şirkete müracaat etmelerine engel değildir. Bu bağlamda, limited şirketi temsile yetkili olanlar şirketi üçüncü kişilere karşı borçlandırabilirler. <br>\tSomut olayda dava konusu bononun keşide tarihi 15/12/2019 olup, bononun keşide tarihinde bonoyu şirket adına imzalayan dava dışı ...'ün davacı şirketin ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü olduğu sabit olup, ilk derece mahkemesince her ne kadar şirketin 16/12/2019 tarihinde tescil edildiği kabul edilerek şirketin kuruluşundan önce davacı şirket adına işlem yapan dava dışı ...'ün dava konusu bono yönüyle şahsen sorumlu olduğu, söz konusu borçtan borcu kabul etmeyen davacı şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin ticaret siciline 09/12/2019 tarihinde tescil edildiği, tescil ilanının 16/12/2019 tarihli ticaret sicil gazetesi ile yapıldığı, bu sebeple bononun keşide tarihi olan 15/12/2019 tarihinde davacı şirketin kuruluşu tamamlanmış bir şirket olduğu, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulünün hatalı olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacı, icra takibine konu davalının lehtarı davacının borçlusu olduğu bononun bedelsiz olduğu ve muvazaalı olarak düzenlendiği iddiasıyla İİK'nın 72. maddesi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Dava konusu bononun düzenlendiği tarihte dava dışı ...'ün davacı şirketin yetkilisi olduğu ticari kayıtlarla sabittir. O halde bono davacı şirketin yetkilisi tarafından düzenlenmiştir. Bononun TTK'da düzenlenen kambiyo senetlerine ilişkin hükümlere uygun düzenlendiği, davalının bonoda lehtar olduğu görülmektedir. Öte yandan, kambiyo senedinin davacının ticari defterine kaydedilmemiş olması onu hükümden düşürmez. Bu durumda davacının bonoya karşı iddialarını HMK'nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Davacı yazılı bir delil ibraz etmemiş olup, iddiasını ispatlayamamıştır. Davacının davalı hakkındaki şikayeti üzerine açılan Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .....soruşturma sayılı dosyasında da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi, takiple ilgili tedbir kararı verildiği ve tedbir kararı uygulandığı için davalı talebi dikkate alınarak davalı lehine İİK'nın 72/4. maddesi gereğince asıl alacağın %20'si oranında tazminata da hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi, davalının istinaf başvuru talebinin ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Davacının istinaf  başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>B)Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2023 tarih ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 856,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına, <br>C)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-İcra takibine konu 40.000.00 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine<br>3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 605,98 TL peşin harçtan karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 178,38‬ TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>D)İlk derece mahkemesince yazılan 10/03/2023 tarihli harç tahsil müzekkeresinin  bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>E) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>F) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad98b617b0d88f6a","SID":"47c6d704caf88abd"}}