{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/628 Esas<br>KARAR NO: 2024/134<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/09/2021<br>NUMARASI: 2021/86 Esas - 2021/141 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARŞI DAVANIN KONUSU: Kullanmama nedeni ile markanın iptali<br>KARAR TARİHİ: 29/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili şirketin 1983 yılında Almanya'da kurulduğunu, Avrupa ve Türkiye'de kendi sektöründe lider firmalardan biri olduğunu, müvekkilinin marka haklarını korumak için markalaşma çalışmalarını yıllardır ... esas unsurlu markaları üzerinde sürdürdüğünü, bu markaların TPMK, WIPO ve OHIM nezdinde tescilli olduğunu, müvekkili firmanın \"...\", \"...\" ve \"...\" markalarına dayalı olarak davalının ... sayılı \"...\" ve ... sayılı \"...\" markalarına karşı itiraz ettiğini, TPMK kararı ile markalar arasında iltibas teşkil edecek derecede benzer olduğunun kabul edildiğini, markalarda yer alan \"...\" ibaresinin ayniyeti ve markaların \"...\" ibaresi ile ayırt edilemeyecek derecede benzer \"...\" ve \"...\" ibarelerinin stilize edilerek oluşturulmuş olmalarının markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, markalar kapsamında yer alan ürünler ve hizmetlerin aynı ve/veya benzer olduğunu, davaya konu markalar sahibinin bu markaları müvekkiline ait markanın tescilli ve tanınmış olduğu sektörlere ilişkin ürün ve hizmetleri içeren 18, 25 ve 35.sınıfta tescil ettirmiş olup, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmasının kaçınılmaz olduğunu, davalının marka tescillerinin kötüniyetle yapıldığını, açıklanan gerekçelerle davalının Türk Patent nezdindeki kötüniyet mahsülü ..., ... ve ... sayılı marka tescillerinin kötüniyetli, hukuka aykırı ve haksız olduğunun tespitine, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>KARŞI DAVA: Davalı vekili karşı dava dilekçesi ile, Davacının davaya mesnet ettiği tescilli olan ..., ... ve ... başvuru numaralı markaların kullanılmamaları nedeniyle tescilli oldukları tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkin edilmesine karar verilmesi gerektiğini, SMK md.9 gereğince tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde Türkiye'de kullanılmayan markanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin Türkiye ayakkabı pazarının lideri konumunda olduğunu, ... markası ile yurtiçinde 400'ün üzerinde, yurtdışında yakın coğrafyada ise 50'nin üzerinde mağaza ile hizmet verdiğini, ... bünyesinde bulunan çok markalı sneaker konseptli ... perakende noktalarının ise Türkiye'de 91 mağazaya ulaştığını, dava konusu her iki markada kullanılan kelimeler olan ..., ... ve ... kelimelerinin İngilizce anlam ihtiva eden herkesçe kullanılabilen kelimeler olduğunu, davacının markasının ... esaslı olması ve bu nedenle davacının bu kelime üzerinde tekeli(inhisarı) bulunduğu iddiası hususunu kabul etmediklerini, hem davacının hem de müvekkili markalarını oluşturan tüm kelimeler marka olarak tescil edilmesi halinde zayıf marka olacağını, markaların anlamlarının tamamen birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkili markalarının seri marka olması nedeniyle kazanılmış hak teşkil ettiğini, davacının beyan etmiş olduğu ... markasının herhangi bir ayırtedici özelliğinin bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davacının markası olan ... başvuru numaralı \"...\" markasının başvuru tarihinin 14/09/2015 olup, müvekkiline ait dava konusu markaların tescilinden daha sonra tescil edildiğini, davacının kötüniyet iddiasının herhangi bir delil bulunmadığından reddi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.<br>KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesi ile, KHK 14 hükmünün iptalinden 4 gün sonra yürürlüğe getirilen SMK'nın 9.maddesinde öngörülen \"kullanım zorunluluğunun\" halihazırda tescilli markalara uygulanabilmesi için ilgili SMK hükmünde öngörülen 5 yıllık sürenin SMK'nın yürürlük tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren hesaplanması gerekeceğini, müvekkili markaları aleyhine kullanılmama nedeniyle iptal davasının açılabilecek en erken tarihinin 10/01/2022 olduğunu, davanın öncelikle bu sebepler reddinin gerektiğini, müvekkili markasının SMK hükümlerine uygun olarak Türkiye'de kullanıldığını, müvekkilinin davaya konu markalarını 3.kişilere lisans verme suretiyle Türkiye'de kullandığını, bu nedenle karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"....Somut olayda davacı markaları olan \"...\" \"...\" ve \"...\" markaları ile davalının \"...\", \"...\" ve \"...\" markaları arasında yapılan kıyaslamada; asli ve ayırdedici unsurun \"...\" kelimesi olduğu, bu kelimenin taraf markaları arasında ortak olduğu, diğer kelime ve şekillerin ayırdedicilik kazandırmadığı, taraf markaları arasında görsel, biçimsel, anlamsal ve işitsel benzerliklerin bulunduğu ve benzerliklerin ortalama tüketicide karıştırma ihtimalini doğuracağı, yukarıda anılı kanuni düzenlemeler çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; Kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için hak düşürücü bir süre bulunmamaktadır. Önemli olan dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar 5 yıllık sürenin dolmuş bulunmasıdır, bu nedenle dava süresindedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında dosyada toplanan tüm deliller ve bilimsel gerekçeye sahip ayrıntılı bilirkişi raporu karşısında karşı davalının ... tescil numaralı markanın 23.ve 24.sınıflarda, ... tescil numaralı markanın 03, 09, 14, 16, 18, 26.sınıflarda, ... tescil 03, 09, 14, 16, 18, 23, 24, 26.sınıflarda ciddi bir şekilde herhangi bir kullanımının bulunmadığı bu hali ile markanın sicilden kısmi iptal sebebinin yasal koşullarının oluştuğu  kısmi iptal nedeni ile iptal edilen karşı davalı-davacı markalarının iptal edilen emtialar ve sınıflar yönünden hükümsüzlük davasına dayanak yapılamayacağı ve bu sınıflar yönünden hükümsüzlük davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerektiği ... \"gerekçesi ile neticeten; 1-ASIL DAVADA: -Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalıya ait ... tescil numaralı markasının 25.sınıftaki tüm emtialarda ve 35.sınıfta \"koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç ve dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri emtialarına yönelik \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için...malların bir araya getirilmesi hizmetleri\", yönünden hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, -Davalıya ait ... tescil numaralı markanın 35.sınıfta \"koruyucu amaçlı olanlar hariç, her türlü malzemeden yapılmış iç ve dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri ürünlerine yönelik \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için... malların bir araya getirilmesi hizmetleri\" yönünden  hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, -Davalıya ait ... tescil numaralı markanın 35.sınıfta \"koruyucu amaçlı olanlar hariç, her türlü malzemeden yapılmış iç ve dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri ürünlerine yönelik \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için... malların bir araya getirilmesi hizmetleri\" yönünden  hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,  -Fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>2-KARŞI DAVADA: -Davacı-karşı davalıya ait ... tescil numaralı markanın 23.ve 24.sınıflarda; -... tescil numaralı markanın 03, 09, 14, 16, 18, 26.sınıflarda; -... tescil numaralı markanın 03, 09, 14, 16, 18, 23, 24, 26.sınıflarda kullanılmama nedeniyle iptaline, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; Karşı dava yönünden istinaf sebepleri; bilirkişilerin sadece davalı tarafından sunulan faturalar üzerinden inceleme yaptıklarını, ancak Yargıtay kararları gereğince faturanın her zaman düzenlenebilecek nitelikte belge olduğunu, kullanımı ispatlayacak nitelikte bir delil olmadığını, mahkemenin birinci bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verdiği ara kararında; bilirkişilerden \"özellikle ticari defterlerin\" incelenmesinin talep edildiğini, ek raporda davacı şirketin yabancı menşeili olup ticari defterlerinin olmadığının  belirtildiğini, bu durumda ticari defter incelenmediğinin açık olduğunu, raporun hükme esas alınmayacağını, ciddi kullanımın hiçbir sınıfta ispatlanamadığını, raporda markanın kullanımın lisans sözleşmeleri ile üçüncü kişilere bırakıldığı belirtilmiş ise de; lisans sahipleri tarafından kullanılıp kullanılmadığının incelenmediğini, davacının bu yönde delil sunmadığını, karşı davanın tümden kabulü gerektiğini, Asıl dava yönünden ise markanın iptal nedeni ile asıl davanın konusu kalacağını bu gerekçe ile asıl davanın reddi gerektiğini, ... gibi genel geçer bir ifadenin davacı uhdesine bırakılamayacağını, ... ve ... kelimesinin ülkemizde neredeyse herkes tarafından anlamı bilinen kelimeler olduğunu, markanın zayıf marka olduğunu, bilirkişiler bu yönde değerlendirme yapmadıklarından raporun eksik olduğunu, zayıf markaya getirilen eklerin incelenmesi gerektiğini, ... ibaresinin anlamının ... olduğunu, müvekkilinin ... markasının anlamının ise ... anlamına geldiğini, telaffuzların farklı olduğunu, Prof Dr ...'dan alınan uzman görüşünün ve itirazların ilk derece mahkemesince hiç değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı/karşı davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde; Asıl davada  müvekkili markalarının 25 sınıft akullanıldığının tespit edildiğini, benzer ve aynı türden olan 18 ve 35 sınıf yönünden de hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini,  Y.11 HD 825/11154 sayılı 02.11.2010 tarihli kararında; \"25.sınıftaki iç ve dış giysiler ile18.sınıftaki \"valiz cüzdan şemsiye baston\" emtialarını giysileri tamamlayıcı mahiyette yardımcı aksesuar olduklarından ve giysilerle aynı mağazada satıldığından benzer bulunduğunu, TPMK benzer kararında 09 sınıftaki gözlükler gözlük kılıfları teleskoplar dürbünler emtialarını itiraz sahibin 18 sınıftaki şemsiyeler güneşlikler bastonlar emtiası ve 25.sınıftaki iç dış giysiler çoraplar, ayal giysiler baş giysileri emtialarında bağlantılı ve benzer bulduğunu, davanın tümden kabulü gerektiğini,Müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu raporda da SMK 6/4 md kapsamında inceleme yapılarak bu hususun belirtildiğini, Almanya da da tanınmış marka olduğunu, davalının benzer markaları aynı sektörde kullanılmak üzere tescil ettirdiğini, tanınmışlık nedeni ile markanın kötüniyetli tescil edildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davanın bu yönden de kabulü gerektiğini, karşı davada ciddi kullanım ispatlandığından karşı davanın reddine, asıl davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE Asıl dava, ..., ..., ... numaralı \"...\" ibareli markaların benzerlik, tanınmışlık ve kötüniyetli tescil, ticaret unvanına dayalı olarak hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Karşı dava ise; ..., ... ve ... başvuru numaralı markaların kullanmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Asıl ve karşı dava yönünden davalı-karşı vekili ile katılma yolu ile davacı-karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Karşı davada davalı vekili, ... markasını taşıyan ürünlerin üretimini Türkiye'de yaptırdığını, Türkiye'deki üretici şirketler ile yapılan sözleşmelerin sunulduğunu, ... markalarının üretim sırasında markalara etiketlendiğini ve online satış yolu ile de markanın kullanıldığını ileri sürmüş, fatura ve yabancı dilden tercümeli katalog suretlerini sunmuştur. Mahkemece son rapora göre birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; ürünlerin Türkiye'de üretimi sırasında markanın mal  veya ambalaj üzerine konulduğu iddiası yönünden rapor denetlenememiş, \"...\" başlıklı yabancı dildeki katalog sayfa suretlerinin hangi aşamaya ilişkin olduğu anlaşılamamıştır. Bu durumda; öncelikle karşı davacının itirazlarının, davalının ise kullanıma ilişkin delillerinin değerlendirilerek SMK 9 maddesi gereğince markanın kullanımı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yönünden ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte, kabule göre de davacı vekili, raporda aksi yöndeki tespitleri kabul etmemekle birlikte, sadece 25.sınıf yönünden değerlendirme yapılması halinde dahi markaların tescilli oldukları 18 ve 35.sınıfın alt sınıflarının benzer olduğunu ileri sürmüş, bir kısım Yargıtay kararları, TPMK kararı sunmuştur. Mahkemece bu yöndeki itirazlar değerlendirilmesi için sektör bilirkişisi de eklenerek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmadığı gibi asıl davada, davacının tanınmışlık ve kötüniyete dayalı hükümsüzlük isteminin de bulunduğu, mahkemece gerekçede bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği görülmekle bu yöndeki istinaf istemleri yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle; son bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi de eklenerek ek rapor alınması, birleşen davada markanın kullanılması koşullarının oluşup oluşmadığının denetlenmesi, asıl dava yönünden ise davacının kötüniyet, tanınmışlık ve aynı/benzer sınıflara iddiasına dayalı hükümsüzlük istemlerinin yerinde olup olmadığı üzerinde durulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiş, davacının ve karşı davacının istinafının kısmen kabulüne, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı/karşı davalı ve davalı/karşı davacı vekillerinin istinaf taleplerinin KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk  Mahkemesi'nin 10/09/2021 tarih, 2021/86 Esas - 2021/141 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde aidiyetine göre  taraflara iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı/karşı davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 441,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 13-TL posta masrafı olmak üzere toplam 454,40-TL'nin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, -İstinaf aşamasında davalı/karşı davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 441,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 158,40-TL posta masrafı olmak üzere toplam 599,80-TL'nin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50cdc3a1f7195699","SID":"3832477e17d84506"}}