{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/551 <br>KARAR NO: 2024/242<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/12/2022<br>NUMARASI: 2020/424 Esas,  2022/879 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 02.07.2020<br>İSTİNAF KARARININ <br>VERİLDİĞİ TARİH: 08.02.2024<br>YAZILDIĞI TARİH: 08.02.2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/424 Esas, 2022/879 Karar sayılı ilamı taraf vekilleri tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde yaralamalı  ve maddi hasarlı  trafik kazası meydana geldiğini, davalılar ...  ve   ... in oğlu müteveffa ... 'in sevk ve idaresinde bulunan ...  plakalı araç ile müvekkillerinin babası olan ... 'un sevk ve idaresindeki ...  plakalı aracın çarpışması sonucu kazanın meydana geldiğini, kazada ... 'un kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle ... 'un vücudunda kırıklar meydana geldiğini, ... 'un ise yaralanmasından dolayı yüzünde sabit izler kaldığını, kazadan dolayı müvekkillerinin maddi ve manevi  olarak çok yıprandığını, davalılardan ...  ve  ... 'in araç sürücüsü haksız fiili gerçekleştiren müteveffa ... 'in mirasçısı sıfatıyla diğer davalı sigorta şirketinin ise ... plakalı aracın sigortacısı olmakla davacılara karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunu beyan ederek, şimdilik müvekkili ...  için 249.192,60-TL,... için ise 273.107,40-TL belirsiz maddi tazminatın ve 6.795,00-TL tedavi giderinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...  A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, bunun yanı sıra Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan sürekli iş göremezlik durumuna ilişkin rapor alınması gerektiğini, zarar hesabı yönünden aktüerya uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporu alınmasının gerektiğini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirir durumların olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini beyan ederek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalılar ...  ve ...  vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin taleplerini açık bir şekilde açıklaması gerektiğini, tedavi giderlerinin ancak SGK'dan talep edilebileceğini, ceza dosyasında alınan raporu kabul etmediklerini, müvekkillerinin oğlu müteveffa ... in bu kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, davacıların maluliyetlerinin bu kaza ile ilgili olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacıların sigorta şirketinden ya da SGK'dan para alıp almadığının araştırılması gerektiği beyan ederek haksız, yersiz ve kötü niyetli olarak açılmış işbu davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler ile düzenlenen aktüer bilirkişisinin 23/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda;  ... 'un sürekli iş göremezlik zararının %8 özür oranına göre 309.511,61 TL olduğu, ... 'un sürekli iş göremezlik zararının %3 özür oranına göre 131.924,36 TL olduğu, 16.09.2018 kaza tarihinde kişi başına ZMMS poliçesinde sakatlık teminatının 360.000,00 TL olduğu, her iki davacının hesaplanan zararının poliçe limiti dahilinde kaldığı belirlenmiş olup, davacı vekilinin 05/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile aktüerya uzman bilirkişinin ek raporu doğrultusunda maddi tazminat taleplerini artırdığı ve ıslah harcını da ikmal ettiği, dava dilekçesinde davacı ... yönünden kalıcı iş göremezlik talebinin 273.107,40-TL olduğu, bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere bu davacının kalıcı iş göremezlik zararının ise 131.924,36-TL olduğu anlaşılmakla, mahkememizce aktüerya uzmanı bilirkişinin ek raporuna itibar edilmiştir.Tedavi gideri taleplerine yönelik uzman hekim bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin ... yönünden 7.790,00-TL, ... yönünden ise 1.000,00-TL tedavi giderinin bulunduğu, bunun yanı sıra dosya içerisindeki mevcut evraklarda kime ait olduğu anlaşılmayan eczane fişlerinde toplam 126,90 TL göründüğü belirtilmiş ise de, bu giderin davacılar tarafından yapılıp yapılmadığı belirlenemediğinden tedavi giderlerine dahil edilmemiş olup, davacı ...  için 7.790,00-TL, davacı ...  için 1.000,00-TL tedavi giderinin davalılardan tahsilinin gerektiği sonucuna varılmakla, sonuç olarak davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile, davacı ...  için 309.511,61-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 7.790,00-TL tedavi gideri, davacı  ...  için 131.924,36-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 450.225,97‬ maddi tazminatın davalılar ... ve ... 'ten 16/09/2018 tarihinden itibaren, davalı  ... A.Ş'den ise temerrüt tarihi olan 10/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.  ...  A.Ş. tarafından süresi içerisinde rapora itiraz edilmediğini, itiraz etme hakkından vazgeçtiklerini ve kusurun davalı yönünden kesinleştiğini, davalı ...  Sigorta yönünden kesinleştiğini, SGK'nın sorumluluğu kapsamında kalmayan tedavi giderlerinden motorlu aracın işleteni bağlı olduğu teşebbüsün sahibi ve bunların yükümlülüğünü üstlenen sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kararda davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarında hukuka aykırılık olmadığını, müvekkillerinin gördüğü tedavilere ilişkin evrakların dosyada mevcut olduğunu, müvekkillerinin kaza öncesi herhangi bir maluliyetlerinin olmadığını; istinaf sebeplerinde; ilk derece mahkemesince alınan 16.02.2022 ve 28.04.2022 havale tarihli maluliyet raporları doğrultusunda müvekkili ... 'un maluliyet oranı %3 müvekkili ... 'un maluliyet oranının %8 olarak belirlendiğini, müvekkillerinin maluliyet oranının eksik değerlendirme ve incelemeye dayalı olarak düşük belirlendiğini, ... 'un maluliyet oranının tespitinde müvekkilinin kazada yüzüne aldığı darbe sebebi ile her iki dudağında oluşan 3 cm'lik kesik, burnundaki kıkırdak septum çıkığı ve bu nedenle müvekkillerinin geçirdiği ameliyat, müvekkilinin dudağında ve yüzünde meydana gelen kalıcı izlerin değerlendirilmediğini, kişinin psikiyatrik ve psikolojik olarak uğradığı zararların da maluliyet kapsamında değerlendirme altına alınması gerektiğini, söz konusu hususların değerlendirilmemesi, maluliyet açısından eksik inceleme yapılmasına ve maddi tazminatın eksik hesaplanmasına yol açtığını, bu nedenlerle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, karşı istinaf dilekçelerinin kabulü ile müvekkillerinin maluliyet oranlarının yeniden tespitine ve hesaplamaların bu tespit üzerinden yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ...  ve  ...  vekili süresinde sunmuş olduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarına itibar edilmediğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince tedavi giderlerinin ancak Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilebileceğini, özel hastane tarafından yapılan faturalandırma usul ve yasaya aykırı yapıldığını ve SGK tarafından karşılanması gereken bedellerin de katkı payı olarak faturalandırılarak düzenlenen bilirkişi raporun hükme esas alındığını, belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin hatalı hesaplandığını ve belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin gerçek durumundan uzak, farazi olarak belirlendiğini ve hükme esas alındığını, bilirkişi tarafından belgelendirilemeyen alacak kalemlerinde tahmini bir bedelin belirlendiğini, emsal fiyat araştırması vs. yapılmadığını, farazi tespit edilen belgelendirilemeyen alacak kalemleri bedelinin hangi usule ve ölçüte göre yapıldığı, raporda belirtilmediğini, farazi hesaplama yapılırken gerçek duruma en yakın bedeli tespit edilmesi için tüm verilerin ortaya konulması gerektiğini, hiç bir veri ortaya konmadan tahmini/farazi bedel belirlenmesi ve bu raporun da hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların işbu davaya konu trafik kazası nedeniyle malul olup olmadığı, maluliyetleri ile işbu kaza arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunun tespit edilmediğini, müvekkilleri ... ve ... 'in çok yüksek miktarda olan istinaf harç ve giderlerini karşılamayacak derecede zor durumda olduğundan HMK'nın 334 ve devamı maddeleri gereğince işbu başvuru yapıldığını, bu nedenlerle adli yardım talepli istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili süresinde sunmuş olduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkilinin şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, hakkaniyete uygun bir karar verilebilmesi için maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında teminat limiti ile sınırlı olduğunu, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerin kusur oranının tespiti için elverişsiz nitelikte olduğunu, yapılan değerlendirmenin kendileri tarafından kabulünün söz konusu olmadığını, hal böyle iken Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin şirket poliçe dahilinde davacının bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaatinde tazminat hesaplaması yapılması dahilinde yaşam süresinde TRH Yaşam Tablosu ile birlikte prograsif rant oranı esas alınmasının hatalı olduğunu, TRH -1,8 teknik faiziyle hesaplama yapılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin silahların eşitliği ilkesini gözeterek hesap yönetimi değişmesi sebebiyle müvekkili şirket aleyhine haksız bakiye çıkılmasını gözetmesi gerektiğini, yine kanunun geriye yürümezliği ilkesi doğrultusunda TRH %1,8 faiz üzerinden ek rapor aldırılası gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz yönetimi esas alınarak yapılması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinden sonra yürürlüğe giren genel şartların Ek-2 bendinde de belirtildiği üzere hesaplamalarda iskonto oranı %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, zira aksi halde tazminatın haksız kazanç kapısı haline geleceğinin aşikar olduğunu, AYM tarafından K.T.K.'nın 90 ve 92. maddelerindeki \"Genel Şratlar\" ibaretleri iptal edilmişse de Anayasa'nın 153. maddesi gereği iptal kararları tamamlandığını, hukuki durum ve olaylara etkili olacak şekilde geçmişe yürütülmeyeceğini, bakiye zarar hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz hesap yöntemine göre yapılması gerektiğini, aksi takdirde hasar aşamasında ödenerek zararın giderildiği her dosyada hesaplama farklılığı sebebiyle bakiye tazminat hesaplanacağını, hukuki istikrar ve kamu düzenine güven ilkesinin sarsılacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı kaza tespit tutanağında belli olmayıp, maluliyetin oluşumunu engelleyecek bir husus olduğundan müterafik kusur açısından komisyonca yapılacak tazminat hesabında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının içinde bulunduğu araçta herhangi bir ivaz karşılığı bulunup bulunmadığının tespitinin müvekkili şirketin sorumluluğu açısından büyük önem taşıdığını, bir başka deyişle somut olayda hatır taşıması mevcut olduğunun tespiti halinde, aleyhine hükmedilme ihtimali olan tazminat miktarında yerleşik içtihatlar gereği indirim yapılması gerekeceğini, bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile haksız ve hukuka aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli işgöremezlik tazminatı ve tedavi gideri taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ... 'in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, yine ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporlarında ise, davac ... 'un 4 ay süre ile geçici işgöremezlik ve %8 oranında sürekli maluliyetinin söz konusu olduğu, davacı ... 'un 2 ay süre ile geçici işgöremezlik ve %3 oranında sürekli maluliyetinin söz konusu olduğu belirlenmiş, Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 23.09.2022 tarihli ek raporda ise Yargıtay kararlarına uygun şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %10 iskonto yöntemine göre hazırlandığı görülmüş, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri yönünden Adli Tıp Uzmanı Dr. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda da davacı ... 'un bu kaleme ilişkin zararının 7.790,00 TL, davacı  ... 'un zararının 1.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. İlk derece mahkemesince bu raporlar dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik yoktur. Davacıların araçta yolcu olarak bulundukları, herhangi bir kusurları olmadığı gibi emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı hususunda tespit edilemediği anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Yine davacıların babaları  ... 'un kullandığı araçta yolcu olmaları sebebiyle hatır taşıması indiriminin söz konusu olamayacağı anlaşılmakla bu hususa ilişkin istinaf sebepleri de yerinde değildir.Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, davanın kısmen kabulüne yönelik ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)<br>1-) Davacılar, davalı ...  A.Ş. ve davalılar ...  ile ... 'in  istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,<br>2-) a-) Davacıların istinaf talepleri reddedilmiş olmakla; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 346,90 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b-) Davalıların istinaf talepleri reddedilmiş olmakla; alınması gerekli olan 30.754,93-TL istinaf karar harcından davalılar ...  Sigorta A.Ş. ve davalı ...  tarafından peşin yatırılan toplam 15.377,50 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 15.377,43 TL harcın davalılar ...   ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, <br>c-) Davalı ... 'in adli yardım talebinin Dairemizce kabul edilmesi nedeniyle kendisinden istinaf başvuru harcı alınmamış olduğundan  ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla alınması gerekli olan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının bu davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydedilmesine,<br>3-) Davacılar ve davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>4-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-) Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,<br>6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88eee47ff3cd64b6","SID":"e437f840eca45ed4"}}