{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/199 <br>KARAR NO: 2024/379<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2023<br>ESAS NO: 2023/357<br>KARAR NO: 2023/1056<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Kooperatif Üyeliğinden Dayalı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 14/02/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih ve  2023/357  Esas -  2023/1056 sayılı kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili  davalı kooperatifin ...  nolu üyesi iken kendisine kura teslim tutanağı neticesinde isabet eden ... Kat ...  nolu  bağımsız  bölümü ...  tarihli  konut teslim tutanağı ile teslim aldığını ve o tarihten beri taşınmazı fiilen kullandığını, müvekkili davalı kooperatife üyelikten kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı kooperatifin müvekkiline karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı kooperatifin iflas ettiğini ve tapu kaydının halen davalı kooperatifte olan bağımsız bölümün iflas masasına kaydolduğunu ve kooperatifin borçlarından dolayı müvekkile ait bağımsız bölümün satışının da 2022/1 iflas sayılı dosyası ile talep edildiğini belirterek ...  İli, ...  İlçesi, ... ada ...  Parsel ...  Kat ... nolu  bağımsız bölüme tedbir konulmasını, müvekkiline ait bağımsız bölümün 2022/1 iflas sayılı dosyası ile satışının istenildiğini, tedbiren ve teminatsız olarak aksi halde mahkemece uygun bir teminat karşılığında satışın tedbiren durdurulmasını, davanın kabulü ile ...  ili, ... ilçesi ...  ada ... parsel ...  Kat ...  no'lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini aksi halde konutun rayiç bedelinin davalıdan tahsilini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, kooperatif üyesi olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, kooperatife halen üye olan davacıya payı oranında isabet eden ek ödeme yükümlülüğünün bildirildiğini ancak davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafın müflis kooperatife halen borçlu olduğunu, davacının, müflis kooperatiften alacaklı değil, aksine müflis kooperatife ait olan taşınmazda haksız yere işgal ettiği için ecri misil ödemesi gerektiğini, davacı tarafından işbu dava açıldıktan sonra müflis kooperatife alacak kayıt başvurusu yapıldığını, iflasın açılmasından sonra iflas idaresinin tüm alacakların İİK madde 198 hükmüne göre paraya dönüşmüş olmasından dolayı, bu şekilde konusu para olmayan taleplerin aynen ifa edilmesine karar verilemeyeceğini davacının haksız davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesi ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"......Tüm Dosya Kapsamı Değerlendirildiğinde: davalı kooperatifin iflasına karar verildiğinden İİK'nun 198. maddesi uyarınca iflas halinde konusu para olmayan borçlar da para borcuna dönüşeceğinden tapu iptali ve tescil istenemeyeceği anlaşılmakla bu talebin reddi gerekmiştir.Davacının terditli talebi olan konutun rayiç bedelinin davalı kooperatiften tahsiline ilişkin olduğu ancak dava tarihi itibari ile davalının iflasına karar verildiğinden talebinin kayıt kabul talebi yönünden değerlendirilmiştir. 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. (Yargıtay 6. HD 2022/5348 Esas, 2023/1558 Karar ve  02/05/2023 tarih) Bu durumda  davacının kooperatiften  alacaklı olduğu kabul edilse dahi  bu alacağın kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı anlaşılmakla bu talep yönünden de davanın reddine karar verilerek......\" gerekçesiyle Davacının tapu iptali ve tesciline ilişkin talebinin reddine, Davacının ikinci terditli talebi olan bedele ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.İşbu kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Somut olayda davacı, davalı kooperatife üye iken kendisine kura sonucu  isabet eden konut mevcut olup bu konutta da oturduğunu, İflas idaresinin yahut kooperatif tarafından konutun müvekkiline ait olmadığı kurada kendisine isabet edilmediği gibi  bir itirazı olmamış  olup alacağın paraya dönüşmesi için iflas idaresine müvekkilinin başvuru yapması ve iflas idaresi tarafından tapu iptali talebinin kura katılım belgesi  kooperatifi üyelik sözleşmesi vs gibi belgelerin kabul edilmemesi gerektiğini,  dolayısıyla  eşitlik ilkesi gereği kooperatifin üyelerine dairelerinin tapularının verilmesine rağmen müvekkilinin tapusunun verilmemesinin  hukuka aykırı olduğunu, konuya ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/5303 e. 2022/4630 k sayılı ilamı da bu yönde olduğunu belirterek; izah edilen nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile Kayseri 1. ATM 2023/357 e.  2023/1056 k. sayılı ilamının kaldırılarak davanın kabulü ile ...  ili,... İlçesi ...  ada ...  parsel  ...  Kat ... no.lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline  aksi halde  konutun rayiç bedelinin davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından tedbir talebine ilişkin olarak verilen ret kararının doğru olduğunu, davacı tarafça her ne kadar istinaf başvurusu dilekçesinde; \"alacağın paraya dönüşmesi için iflas idaresine müvekkilin başvur yapması ve iflas idaresi tarafından tapu iptali talebinin kura katılım belgesi kooperatifi üyelik sözleşmesi vs gibi belgelerin kabul edilmemesi gerekmektedir.\" şeklinde ifadeler istinaf başvurusuna gerekçe olarak gösterilmiştir. Öncelikle davacının bu iddiasının hukuki dayanağı bulunmayıp, İİK 198. maddesinin emredici hükmüne açık aykırılık içermektedir. İİK 198. Madde hükmü \"Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir.\" şeklinde olup, hükümde ve devamında, konusu para olmayan alacakların değerine göre para alacağına çevrilmesi için hiçbir şart  öngörülmediğini, kısaca, davacının iddia ettiği şekilde bir başvuru ve akabinde iflas idaresi tarafından alınacak bir karar şartı kanunda öngörülmemiş olup, böyle bir uygulamanın zaten iflas hukukuna uygun olmayacağı aşikar olduğunu, yerel mahkeme tarafından tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçeyi yerinde olup, açıklanan tüm bu nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusu hakkında  ret kararı verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Kooperatifçe bir konutun ortağa tahsisi ortağa şahsi hak sağlar.  Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır. Bu hak ortağa ayni hak bahşetmez.Öte yandan İİK'nın 198. maddesi, \"Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur.\" hükmünü içermektedir.Dava konusu bağımsız bölümün davacı ortağa tahsisinin davalı kooperatiften tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacı ortağa şahsi hak bahşettiği, ancak davalı kooperatifin iflasıyla artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü, taahhüdün aynen ifasının yani tapu kaydının devrinin tasfiye durumuna göre iflas idaresinin takdirinde olduğu, davacı ortağın borçlu olmadığının tespiti halinde İİK'nın 198. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği ancak artık para  alacağına dönüşen alacağının kayıt ve kabul isteminde bulunabileceği uyuşmazlığın  kayıt ve kabul istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Bu açıklama doğrultusunda davacının alacağını masaya kaydettiremeyeceği, kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı , iflas masasına kaydı mümkün alacak olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacının talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.(Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.\" hükmü, gereği yargılamanın usul ve yasaya uygun yürütüldüğü görülmüştür.6100 sayılı HMK MADDE 321- \"(1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. Ön inceleme duruşmasında basit yargılama usulüne göre yargılama yaparak aynı celsede tahkikatın bitirilmesine karar verildiği,bu hususun tefhiminden sonra duruşmada hazır olan taraf vekillerinin son beyanlarının da alındığı daha sonra da aynı celsede yargılamanın sona erdiği bildirilerek nihai (kısa) kararını tefhim  ettiği anlaşıldığından bu yönden usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre  davacı ile davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından  istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca  esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 23/11/2023 tarih ve 2023/357 E. - 2023/1056  sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br> 3-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.01/02/2024\t\t\t<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"765e3482c43d896f","SID":"032ac3353249fd6b"}}