{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/233 <br>KARAR NO: 2024/240<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/12/2023 (D.İş Karar)<br>NUMARASI: 2023/764 D.İş - 2023/765 Karar<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 05/12/2023 tarihli d.iş kararın karşı taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili, taraflar arasında 01.07.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye ek olarak 20.12.2019 tarihinde Kira Şartlarına Dair Protokol imzalandığını, kira sözleşmesine göre müvekkilinin İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Pafta, ... Ada,... Parsel numarasında kayıtlı ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak No:..., ... Kat:... Ataşehir/İstanbul/Türkiye adresinde bulunan taşınmazın kiracısı, davalı şirketin ise kiraya veren olduğunu, müvekkili şirketin kira bedelini öderken davalı şirket tarafından 3 aylık kira bedelinin aylık 71,770-USD + KDV üzerinden hesaplanarak ödenmesi talebini içerir ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye cevaben müvekkili şirket tarafından kira bedeli Temmuz 2023 ÜFE ve TÜFE endeksleri gözetilerek, 02.08.2023 tarihinde, \"6 aylık peşin kira bedeli\" açıklamasıyla 7.180.012,80-TL karşı tarafa havale ettiğini, bu tutarın karşı tarafça 03.08.2023 tarihinde müvekkilimize iade edildiğini, 10/08/2023 tarihinde İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/262 Esas sayılı dosyası ile görülen  kira bedelinin tevdi mahalli talebinin içerir değişik iş dosyası ikame edildiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin kira bedelini ödemesi için kiraya veren adına hesap açıldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak 3 aylık kira bedelinin tümü ilgili hesaba yatırıldığını, 11/08/2023 tarihinde ise davalı  şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine toplamda 258.372-USD tutarında icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibine 22/08/2023 tarihinde itiraz ettiklerini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamama neticesinde 11/10/2023 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine bu kez de İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas numarası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine müvekkili şirket tarafından süresi içerisinde itiraz edilemediğini, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak 3 aylık kira bedelinin tümünün tevdi mahalline yatırıldığını, ticari nitelikteki menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamına girmesi nedeniyle ikame edilemediğini belirterek, İİK 72/3 maddesine göre dosya alacağının %15’i oranında teminat karşılığında icra dosyasına yatıracakları bedelin karşı tarafa ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>D.İŞ KARARI: Mahkemece, uyuşmazlığın taralar arasında akdedilen 01.07.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile protokole ek olarak akdedilen 20.12.2019 kira şartlarına dair protokol uyarınca davacının davalıya borcu bulunup bulunmadığı noktalarında olduğu, uyuşmazlığın kira ilişkisinde kaynaklandığı, her iki tarafın tacir olması halinde dahi kira ilişkisinden kaynaklı tüm uyuşmazlıkları konu alan dava ve işlere bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu, talep eden taraf her ne kadar dava öncesi ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de HMK 390.maddesi gereği ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden istenebileceği, eldeki talepte davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin Mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili, görevsizlik kararının hatalı olduğunu, dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan davalar için kanunda açıkça görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, kararın kaldırılarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Karşı yan kiralayan tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit davası açılmadan evvel İİK'nin 72(3)maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. HMK 390.maddesi; \"İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.\" 6100 sayılı HMK nın 4-1/a maddesinde; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği düzenlenmiştir. Taraflar arasında dosyaya sunulan kira sözleşmesi ve protokol uyarınca 5 yıllık kira sözleşmesi mevcut olduğu, uyuşmazlığında kira bedelinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. İhtiyati tedbirin esas hakkında dava açılmadan evvel, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden talep edileceği kanunda açıkça düzenlenmiştir. Karşı yan vekili istinafa cevap dilekçesinde, mahkemenin görevsizlik nedeniyle talebi reddetmesi üzerine İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/264 D. İş sayılı dosya kapsamında ihtiyati tedbir talebi alındığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, karşı yan vekili, uyuşmazlığın her iki yanının tacir olduğunu, TTK'nin 4(1) maddesi uyarınca davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağını ileri sürmüş ise de TTK'nin 5(1)maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı düzenlenmiş olup,kanunda tacirler ayrık tutulmadan  kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı düzenlenmiş, buna göre aksine hüküm bulunduğu belirlenmekle karşı yan vekilinin  aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Karşı yan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından karşı yan tarafından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın karşı yandan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Karşı yan tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, talep eden tarafından yapılan 40-TL yargı giderinin karşı taraftan alınarak talep edene verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf4d89896e22133c","SID":"f845cc5048ac7e3a"}}