{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/219 Esas<br>KARAR NO: 2024/265 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/406 Esas - 2023/955 Karar<br>TARİH: 22/11/2023<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Esas davada dava dilekçesinde özetle;  müvekkili tarafından ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 28. İş Mahkemesi'nin 2017/280 E sayılı dosyasından açılan alacak istemli davanın yargılama sırasında, şirketin sicilden tasfiye ile terkin edildiğini, davaya devam edilebilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle ... Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Esas davada Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle, dava, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin (SN:...) ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğu, davacı, husumeti yalnızca yasal hasım olan Müvekkili müdürlüğe yönelttiği,  usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ... da yöneltilmesi gerektiğini, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yapıldığı,  Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğu,  Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını,  dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, her ne kadar husumet Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltilmiş ise de  ortaya çıkacak yargılama giderleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne yüklenemeyeceğini,  Ticaret Sicili Müdürlüğü sadece yasal hasım konumunda olduğu ve davanın açılmasına da sebep olmadığından davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket Tas. Halinde ...Tic. Ltd. Şti.,  temizlik hizmeti veren bir şirket olup 2016 yılı itibari ile tüm projeleri sona erdiğini,  Müvekkili şirketin çalışma alanının kalmaması üzerine şirketin tasfiyesine karar verilmiş ve 06.09.2016 tarihinde tasfiye sürecine girildiği, Tasfiye süreci kapsamında 05.10.2016, 12.10.2016 ve  19.10.2016 tarihlerinde şirket alacaklılarının bildirilmesi için Ticaret Sicil gazetesine ilan verildiği, söz konusu süreçte müvekkili ... tasfiye memuru olarak süreci yönettiği ve şirket alacaklılarını topladığı,  tasfiye süreci usulüne göre tamamlanmış olup şirketin tasfiye edildiği, davanın zaman aşımına uğradığı,  ihyası istenilen şirketin 2015 yılında TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu hüküm uyarınca sicilden terkin tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 2021 yılında ihya davası açıldığından bahisle  zaman aşımı nedeni ile davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada dava dilekçesinde özetle;  İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2023/406 E. Sayılı dosyasında İstanbul Ticaret sicil müdürlüğü aleyhinde şirketin ihyası davası açtıklarını, mahkemenin davanın aynı zamanda tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerektiğinden bahisle bildirimde bulunduğunu, eldeki davanın bu nedenle açıldığını belirtmiş, davanın  bahsi geçen dava ile birleştirilmesi talep edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  22/11/2023 tarih 2023/406 Esas 2023/955 Karar sayılı kararında;\"...Mahkememizce ihyası istenen şirketin sicil kayıtları celp edilmiş, şirketin 28/02/2019 tarihinde tasfiye sonu terkinine karar verildiği, birleşen dosya davalısı ...'un tasfiye memuru olduğu  belirlenmiştir.Mahkememizce İstanbul 28. İş  Mahkemesinin 2017/280  esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmış, tetkik edilmiş, davacısının dosyamız davacı olduğu, ihyası istenen şirkete yönelik işçi alacaklarının tahsili istemiyle dava açılmış olduğu, terkin nedeniyle dosyanın istinaf incelemesinde, geri çevrilmesine dair karar verildiği belirlenmiştir.TTK.nun 547/1 maddesinde \"tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. \" düzenlemesi getirilmiştir.Bu kapsamda İstanbul 28. İş  Mahkemesinin 2017/280 esas sayılı dosyasının sürdürülmesi ve infazı yönünden ek tasfiye işlemlerinin yapılması Mahkememizce zorunlu görülmekle  ...nin ihyasına dair karar vermek gerekmiş, birleşen dosya davalı tasfiye memuru olarak atanmıştır....\"gerekçesi ile, 1-Esas ve birleşen davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen ...nin, İstanbul 28. İş  Mahkemesinin 2017/280 esas  (ve istinaf sonrası yeni esas) sayılı  dosyasının sürdürülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olarak Ticaret Sicil'e kayıt ve tesciline,Tasfiye memuru olarak davalı ...'un atanmasına,Kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, Tescil ve ilan için davacıya yetki verilmesine,2-Esas davada alınması gerekli 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL  harcın mahsubu ile eksik bakiye 89,95 TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup davanın açılmasına sebep olmadığından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,4- Birleşen davada alınması gerekli harç peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-Birleşen davada davacı tarafından sarfedilen 15.00 TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  6-Birleşen davada Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiş ve karara karşı Birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme \"İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen ...nin, İstanbul 28. İşMahkemesinin 2017/280 esas(ve istinaf sonrası yeni esas) sayılıdosyasının sürdürülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olarak Ticaret Sicil'e kayıt ve tesciline, tasfiye memuru olarak davalı ...'un atanmasına\" karar verildiğini, yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu,  Müvekkili şirket Tas. Halinde ... Tic. Ltd. Şti.,  temizlik hizmeti veren bir şirket olup 2016 yılı itibari ile tüm projeleri sona erdiğini, müvekkili şirketin çalışma alanının kalmaması üzerine şirketin tasfiyesine karar verilmiş ve 06.09.2016 tarihinde tasfiye sürecine girildiğini, tasfiye süreci kapsamında 05.10.2016, 12.10.2016 ve  19.10.2016 tarihlerinde şirket alacaklılarının bildirilmesi için Ticaret Sicil gazetesine ilan verildiğini, söz konusu süreçte müvekkili ... tasfiye memuru olarak süreci yönetmiş ve şirket alacaklılarını topladığını, tasfiye sürecinin usulüne göre tamamlanmış olup şirket tasfiye edildiğini, Davanın zaman aşımına uğradığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/1127, K. 2022/2222 ve 22.03.2022 tarihli kararında \"Dava, 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce res'en terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir ancak; TTK'nın geçici 7. maddenin 15. bendinin son cümlesinde \"Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer aldığını, Yerel mahkemece \"ihyası istenilen şirketin 2015 yılında TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu hüküm uyarınca sicilden terkin tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 2021 yılında ihya davası açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açmadığı hususu tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.\" denilmek suretiyle şirketin ihyası davasının 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğuna karar verildiğini, müvekkilinin tasfiye memuru olduğu şirket 2016 yılında alacaklılar toplantılarını yapmak suretiyle tasfiye edildiğini,Yerel Mahkeme kararında tasfiye memuru olarak müvekkili ...'un atanmasına karar verildiğini, tasfiye memuru olarak atanan müvekkilinin görev süresi belirli olmamakla birlikte müvekkilinin emekli olduğundan şirketin tasfiye memurluğu görevini ücret almaksızın yerine getirmesi mümkün olmadığını, iş bu nedenle müvekkilinin söz konusu görevi yerine getirirken kararda ücret belirlenmesi gerekirken bu hususta karar verilmesi doğru olmadığını, Müvekkilinin aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, tasfiye edilen şirketin tasfiye süreci ile ilgili alınan kararlar müvekkili tarafından tek başına alınmadığını, aleyhe bir durum halinde doğan masraf ve ücretlerden müvekkilinin tek başına sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini,  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre  ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, Asıl ve Birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacı ... tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine 12/06/2017 tarihinde İstanbul 28 İş Mahkemesinin 2017/280 Esas sayılı dosyası ile iş akdinin  fesih edilmesi sebebine dayalı olarak ödenmemiş işçilik alacaklarının  tahsili istemi ile alacak davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu 2017/280 Esas - 2019/645 Karar sayılı 24/11/2019 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 41. Hukuk Dairesi'nin 2022/342 Esas 2022/538 Karar sayılı ilamı doğrultusunda mahkemece,  bu dosyada verilen kararın tebliğ edilmesi ve müteakip işlemlerin yapılması için 15/03/2019 tarihinde sicilden terkin edilen Tas. Halinde .... Ltd. Şti.'nin ihyası için dava açmak üzere davacı vekiline 24/02/2023 tarihli yetki belgesi verildiği, iş bu yetki belgesine istinaden davacı tarafça  istinafa konu iş bu ihya davasının açıldığı, ilgili dosyadan verilen gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması ve müteakip işlemlerin yapılması için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin olmayıp dava dışı şirketin TTK.nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesi talebine ilişkin olup TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada ise zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir, bu nedenle birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekilinin zamanaşımı süresi içerisisinde dava açılmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. TTK. 547/2 Maddesinde;'' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir,'' hükmü düzenlenmiş olup son tasfiye memurunun birleşen dosya davalısı  ... olduğu, buna göre TTK. 547/2 Maddesi uyarınca mahkemece son tasfiye memuru ...'un  tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı tasfiye memuru vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı tasfiye memuru, şirket ortaklar kurulunun aldığı kararla tasfiye memuru olarak atanmıştır. Anılan ortaklar kurulu kararında tasfiye memuruna ücret ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi ihyası istenilen şirketin tasfiye aşamasında davalı tasfiye memuruna ücret taktir edildiği ve  ücret ödendiğine ilişkin bu yönde ibraz edilmiş delilde olmadığı, davalı tasfiye memuru ücret talep etmeden tasfiye memuru olarak atanmayı kabul ettiğinden ve tasfiye işlemlerini eksik bırakarak davanın açılmasına neden olduğundan ek tasfiye işlemleri için kendisine ücret takdir edilmemesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı tasfiye memuru vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosya içinde bulunan belgelerden, ihyası istenilen Tas. Halinde ... Tic. Ltd. Şti. hakkında tasfiyenin sona erdirildiği 15/03/2019 tarihinden önce, davacı tarafından12/06/2017 tarihinde İstanbul 28 İş Mahkemesinin 2017/280 Esas sayılı dosyası ile iş akdinin  fesih edilmesi sebebine dayalı olarak ödenmemiş işçilik alacaklarının  tahsili istemi ile açılmış bir alacak davası bulunduğu, bu davanın sonuçlanmamış olmasına rağmen şirketin tasfiyesi tamamlanmadan ticaret sicil kaydının terkin edildiği, buna göre görülmekte olan bir dava var iken tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. HMK'nın 326. Maddesi uyarınca yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen taraf sorumlu olduğundan ve davalı Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup yargılama giderlerinden sorumlu olmasını gerektirir bir durum bulunmadığından, diğer taraftan,  tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti ihyası istenilen şirketin tasfiye masasından alınmak üzere tasfiye giderlerine sonradan eklenebileceğinden ve  davalı tasfiye memuru şirketin tasfiye işlemlerini tamamlamadan eksik bırakarak, tasfiye işlemlerini sonlandırarak şirketin ticaret sicilden terkinine neden olarak bu davanın açılmasına sebep olduğundan davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan birleşen dosya  davalısı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1- Birleşen dosya  davalısı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa, karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e5167f2b7afbd01","SID":"2181ea608f2de22f"}}